T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 880
KARAR NO : 2020 / 41
KARAR TR : 27.1.2020
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: S. Japan Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. A. T. A., Av.B. B. I.
Davalı : Konya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.A.D.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacışirketin 08.04.2014 ila 08.04.2015 tarihleri arasını kapsayandönem için Kasko Sigorta Poliçesi tanzim ettiği 42 …67 plakalı aracın 28.11.2014 tarihinde Beyşehir Caddesiistikametinden Otogar istikametine seyrederken davalı idareye aitEşrefoğlu Üstgeçidi altına geldiğindeüstgeçit üzerinden buz kütlelerinin düşmesinedeniyle aracının hasarlandığını, yapılanekspretiz incelemesi sonucunda tespit edilen 6.888,00 TL hasar bedelinin2.2.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini; kazanın meydanagelmesinde üstgeçitin gerekli bakım ve onarım işlerinilayıkıyla yerine getirmeyen davalı idarenin kusurlu olduğundanbahisle uğranıldığı iddia olunan ve davacışirket tarafından ödenen 6.888,00-TL zararın 2.2.2015tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KONYA1.İDARE MAHKEMESİ: 11.8.2015 gün ve E:2015/942, K:2015/1075sayı ile, “(…)2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla trafikte seyir halindeykenmeydana gelen zararların tazmini istemiyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15'inci maddesinin 1-a bendi uyarınca davanın görevyönünden reddine, …” karar vermiş ve Mahkemekararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Konya3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 10.10.2017 gün ve E:2015/714, K:2017/640sayı ile,”(…) Alınan son bilirkişi ATK raporu,dosyadaki oluşan delillerle örtüşür ve itirazlarıkarşılar nitelikte ve denetime elverişli olduğugörüldüğünden bu ATK raporu doğrultusunda davakonusu trafik kazasında davalının % 100 kusurlu olduğukanaati ile oluşan hasardan davalının sorumlu olduğuanlaşılmakla; kısmen sübut bulan davanın kabulüneaşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Davanınkısmen kabulü ile 6500 TL alacağın 02.02.2015 tarihindenişleyen avans faizi ile birlikte ve davacı yargılamagiderlerinin kabul oranında hesaplanan 1988-TL’nin ve davacıvekili yararına 1980 TL vekalet ücretinin davalıdanalınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinreddine…” karar vermiş, istinaf yoluna gidilmesi üzerine;Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi: 18.1.2019 gün veE:2018/67, K:2019/56 sayı ile, “… HMK'nun355/2. maddesi uyarınca mahkeme kararında kamu düzeniniilgilendiren hususlara ilişkin aykırılık olupolmadığının incelenmesinde; her ne kadar mahkemecedavanın kısmen kabulüne, 6.500,00 TL alacağın02.02.2015 tarihinden işleyen avans faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmiş ise de, 2918 sayılı KTK 'nun 10/1 -b-1maddesi ile davalı belediyeye yapım ve bakımından sorumluolduğu yollan, trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmak, 10/l-b-3 maddesi ile kara yolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirialmak, aldırmak ve denetlemek, 10/l-b-4. maddesi ile kara yolunda trafikiçin tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüzegöre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veyaortadan kaldırmak görevleri verilmiştir. Bu görevlerin 2918Sayılı Kanun ile verilmiş olması, bunun ihlali nedeniyleoluşacak zararlardan dolayı idarenin Özel Hukukhükümlerine tabi olacağı sonucunudoğurmayacağı gibi idarenin hizmet kusurundan kaynaklananzararlar yönünden idare aleyhine, idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir. Esasen 2918 SayılıKanun'un 85. ve onu izleyen maddelerinde araç işletenininsorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundankaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışındatutulmuştur. Davalı belediye bir kamu tüzel kişisiolduğundan görmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmeti sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayısorumluluğu, özel hukuk hükümlerine tabi değildir.Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerini kullanırken oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazminiamacıyla idareye karşı hizmet kusurlarına dayanılarak2577 sayılı İYUK'nun 2/1 -b maddesi uyarınca İdariYargı Mahkemelerinde tam yargı davası açılmasıgerekir. Yargı yolu, kamu düzenine ilişkin olup davaşartlarından olduğundan, mahkemece yargılamanın heraşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bu durumda davanınİdari Yargı yerinde görülmesi gerektiğindenHMK’nun 353/l-a-3.maddesi uyarınca yerel mahkeme kararınınkaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebinegöre davalı Konya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin sair istinaf sebeplerininşimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesigerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izahedildiği üzere;
1-Davalı KonyaBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilininistinaf talebinin kabulü ile Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin10.10.2017 tarih ve 2015/714 Esas, 2017/640 Karar sayılıkararının HMK'nun 355/2, 353/1-a-4. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,HMK'nun 355/2, 353/1-a-3. maddesi gereğince davanın idari yargıyerinde, çözümlenmesi gerektiğinden, (mahkemeningörevli olmamasına rağmen davaya bakmış olmasınedeniyle) HMK'nun 114/1-b ve 115. maddelerine göre yargı yolukonusunda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,kararın kaldırılma sebebine göre davalı KonyaBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilininsair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA…” karar vermiştir.
KONYA3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 19.3.2019 gün ve E:2019/44, K:2019/60sayı ile, “…Mahkememizcekaldırma kararı sonrasında dosya ve eklerinin incelenmesi sonucundayargı yolu, kamu düzenine ilişkin olup davaşartlarından olduğundan, mahkemece yargılamanın heraşamasında re'sen gözetilmesi gerektiğinden Ankara BAM 26.HD'nin 18/01/2019 tarihli kesin olarak verilen kaldırma kararınauyularak, davacının idari mercilere başvurma yolu ve bunabağlı olarak da idari yargı mercilerine dava açmaktamuhtariyetine şeklinde aşağıdaki gibi karar vermekgerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıdaaçıklanacağı üzere;
Davacının idari mercilere başvurma yolu vebuna bağlı olarak da idari yargı mercilerine dava açmaktamuhtariyetine…” karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.1.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, İdari Yargıdosyasının UYAP örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ilesigortalı, 42 … 67 plakalı aracın 28.11.2014 tarihindeBeyşehir Caddesi istikametinden Otogar istikametine seyrederkendavalı idareye ait Eşrefoğlu Üstgeçidinden buzkütlelerinin düşmesi nedeniyleuğranıldığı iddia olunan ve davacı şirkettarafından ödenen 6.888,00-TL zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Konya 3.Asliye HukukMahkemesinin 19.3.2019 gün ve E:2019/44, K:2019/60 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.3.2019gün ve E:2019/44, K:2019/60 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.1.2020gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın,özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksizyerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.27.1.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy