T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 54
KARAR NO : 2020 / 43
KARAR TR : 27.1.2020
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av.A. A., Av.S.A.
Davalı : İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av.N. Ö. E.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirketeKasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, 34 … 7293 plaka noluaracın, sürücüsünün sevk ve idaresinde, HürriyetBulvarını takiben Tümsan Sanayi istikametine seyrisırasında Ciğeristan Restaurant karşısınageldiğinde, yol refüj çalışma alanına girmesisonucu aracın ön alt ve sol ön kısımlarıylarefüj taşlarına çarptığını, buçarpma sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini; bu kazanın oluşumunda gerekli işaretlemeleriyapmayan davalı idarenin kusurlu olduğunu; hasartazminatının sigortalı aracın onarımı içinödendiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla müvekkil şirket tarafından sigortalıyaödenen 42.289,25-TL’nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL2.İDARE MAHKEMESİ: 17.5.2018 gün ve E:2018/998, K:2018/961sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 1.maddesinde, bu Kanun'un amacının karayollarında canve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikte ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulanmasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanun'un karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. Maddesiyle değişik 110.maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, Adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren - trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır" hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacı şirkete kaskopoliçesiyle sigortalı olan, dava dışı A. İ.Ş.'nun maliki ve sürücüsü olduğu 34 SV 7293plakalı aracın 21.12.2017 tarihinde İstanbul İli,Başakşehir İlçesi, Hürriyet BulvarındanTümsan Sanayi Sitesi istikametine doğru seyir halindeykenCiğeristan olarak bilinen işyerinin önüne geldiğindeyolda refuj çalışması yapıldığı haldeherhangi bir trafik işaretlemesinin yapılmaması nedeniyle refujtaşlarına çarpması suretiyle nedeniyle araçtameydana geldiği ileri sürülen hasara ilişkin 21.12.2017tarihli trafik kazası tespit tutanağında, yolun ve refüjçalışması yapıp, çalışmaalanında gerekli işaretlemeyi yapmayan kuruluşun kusurluolduğunun belirtildiği, davacı şirket tarafındansigortalanan araç üzerinde oluşan zararın tespitiamacıyla yaptırmış olduğu 2017/9655 sayılıekspertiz raporunda söz konusu araçta hasar toplamının48.242,79TL olduğunun belirlenerek anılan miktarınsigortalısına ödendiği, bunun üzerine davacışirket tarafından sigortalısına ödenen zararın,idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı önesürülerek olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunanTürk Ticaret Kanununun 1301. maddesinde düzenlenen"Halefiyet" kuralı gereğince tazmini istemiyle bakılandavanın açıldığı anlaşılmakta olup,2918 sayılı Kanunun gerek zararın oluştuğu, gerekdavanın açıldığı tarihteyürürlükte bulunan 110.maddesinde yer alan açık"görev kuralı" karşısında, trafikkazasından kaynaklanan bu sorumluluk davasının görümve çözümünde adli yargı verinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli, E:2018/192 ve K:2018/259,26.03.2018 tarihli E:2018/141 ve K:2018/167 sayılı kararları dabu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; 2577 Sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş, istinaf yolunagidilmesi üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9.İdareDava Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş veMahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İstanbul7.Asliye Hukuk Mahkemesi: 16.4.2019 gün ve E:2018/308, K:2019/197sayı ile, (…)Dava Hizmet kusuru sebebiyle oluşan zararıntazminine ilişkindir.
Toplanantüm deliller ve dosya içeriğine göre; Davacışirket davasını, dava dışı A. M. S.idaresindekisigortalı 34 … 7293 plakalı araç ile HürriyetBulvarını takiben Tümsan Sanayi istikametinde seyir halindeykenyol refüj çalışma alanına girmesi sonucuaraçta maddi hasar meydana geldiğini belirterek sigortalıyaödenen zarar tazmini talebine dayandırmıştır. Kamuhizmeti görmekle yükümlü olan idareler kamu hizmetisırasında verdikleri zararlarda, özel hukukhükümlerine tabi değildirler, kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibari ile hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacı ile hizmet kusurlarına dayalı olarakaçılan tam yargı davalarında İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi uyarınca idari yargıyeri görevlidir.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen dikkatealınması zorunludur. Davacının, davalının hizmetkusuruna dayalı açtığı davada yargı yolubakımından Mahkememiz görevsiz bulunduğundan, benzermahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/04/2017 tarih ve2016/15802 esas, 2017/3926 karar ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13720esas, 2017/6918 karar ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. HukukDairesinin 04/10/2018 tarih ve 2018/2242 esas, 2018/1035 karar sayılıemsal kararları da nazara alınarak, davacının davadilekçesinin yargı yolu bakımından mahkememizingörevsiz olması nedeniyle reddine karar vermek gerektiğisonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargı yolubakımından mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davadilekçesinin REDDİNE…” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine;
İstanbulBölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi: 19.9.2019 gün ve E:2019/2707,K:2019/3495 sayı ile, “(…) mahkemece, İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 2018/998 E., 2018/961 K. sayılıdosyasının bulunduğu yerden getirtilerek görevsizlikkararının kesinleşip kesinleşmediğininaraştırılması, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin2018/998 E., 2018/961 K. sayılı kararınınkesinleşmiş olması halinde görülmekte olan davadosyasındaki yargılamanın durdurulması suretiyle (2247sayılı UMK m. 19/1), her iki dosyanın kül halindeyargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi, ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kararıbeklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ileyazılı şekilde karar verilmesi doğrugörülmemiştir(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2017tarih ve 2016/19195 E., 2017/10261 K. Sayılı kararı).
Bu nedenleMahkemece verilen kararın HMK 353/1-a/6 maddesi gereğincekaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtildiğiişlem yapılması amacıyla Mahkemesine gerigönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçe uyarınca;
1-Davacıvekilinin istinaf talebinin kabulü ile, istinaf talebine konuİstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2019 tarih ve 2018/308 E.,2019/197 K. sayılı KARARIN KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın,kaldırma gerekçesi uyarınca işlem yapılmaküzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE…” kararvermiştir.
İSTANBUL7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.12.2019 gün ve E:2019/566 sayıile, (…) G.D:/ 1-Yargı yolu uyuşmazlığınedeniyle yargılamanın DURDURULMASINA,
2-İstanbul2. İdare mah. 2019/998 esas, 2018/961 karar sayılı ilamıile mahkememiz arasındaki yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesi ve hangiyargı yolunun görevli olduğunun tespiti için UMK 19/1mad. gereğince dosyanın Uyuşmazlık Mah. Gönderilmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.1.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen durumun aksine,idari yargı kararına ilişkin dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; uyuşmazlığı çözmeye yeterli bilgi ve belgelerile idari yargı kararının kesinleşme durumunu gösterenbelgenin dosyada bulunduğu, sonuçta usule ilişkin başkabir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete Kasko SigortaPoliçesi ile sigortalı, 34 … 7293 plaka nolu aracın, HürriyetBulvarını takiben Tümsan Sanayi istikametine seyrisırasında Ciğeristan Restaurant karşısınageldiğinde yol refüj çalışma alanına girmesisonucu aracın ön alt ve sol ön kısımlarıylarefüj taşlarına çarpması sonucu maddi hasarlıtrafik kazası meydana geldiği; kazanın oluşumunda gerekliişaretlemeleri yapmayan davalı idarenin kusurlu olduğundanbahisle, sigortalıya ödenen 42.289,25-TL’nin ödemetarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdanrücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2019 gün veE:2019/566 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2019 gün veE:2019/566 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 27.1.2020gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.27.1.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy