T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/891
KARAR NO : 2020/53
KARAR TR: 27.01.2020
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacılar: 1-S.Ç.
2-O.Ç.
Vekili : Av. M.S.K.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. K.Ş.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; davacıların murisi olan N. Ç.'nin sevk veidaresindeki 33 … 50 plakalı araç ile seyir halindeyken M.S.'ın sevk ve idaresinde bulunan 23 .. 917 plakalı aracınçarpışması sonucu 07.06.2011 tarihindeElazığ-Diyarbakır karayolu üzerinde meydana gelen trafikkazasında davacıların murisi olan N.Ç.'ninhayatını kaybetmesi sonucu 37.500,00-TL maddi (destekten yoksunkalma) ve 40.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 77.500,00-TL maddi vemanevi tazminatın ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun,davalı idare tarafından reddedilmesi üzerine; kaza sonrasıtutulan tutanaklarda davalı idarenin kusurlu olduğunun tespitedildiğini ileri sürerek, kaza tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
ELAZIĞ 1. İDARE MAHKEMESİ: 11.5.2017 gün veE: 2016/434, K:2017/452 sayı ile, davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarıncagörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle adli yargının görevalanına giren davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş,bu kararakarşı davacılar vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştr.
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi:14.11.2017 gün ve E:2017/2909, K:2017/2604 sayı ile, mahkemekararı hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun reddinekesin olarak karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 24.1.2019 günve E:2017/439, K:2019/25 sayı ile, davaya konu olayın hizmetkusurundan kaynaklanması nedeniyle, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca idari yargıyerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiğinden,mahkemelerince hizmet kusuruna dayanılarak davalı idare aleyhineaçılmış olan bu davada, HMK 114/1-b ve 115/2 maddelerigereğince yargı yolu bakımından davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karara karşı davalı vekilitarafından istinaf isteminde bulunulmuştr.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi:30.4.2019 gün ve E:2019/981, K:2019/914 sayı ile, mahkemece, davadosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (2247sayılı UMK m. 19/1), her iki dosyanın kül halindeyargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilereksonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ileyazılı şekilde karar verilmesi doğrugörülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinafbaşvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararınınHMK'nun 353/1-a,4. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanınmahkemesine iadesine karar vermiştir.
Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 18.6.2019 günve E:2019/97, K:2019/228 sayı ile, uyuşmazlığa ilişkindavanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2. Maddesi uyarınca idari yargı yerinde görülmesigerektiği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın114/1-b ve 115 maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle usulden reddine karar vermiş, bu karara karşıdavacılar vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştr.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi:4.11.2019 gün ve E:2019/2367, K:2019/2006 sayı ile, mahkemece budurumda yargılamayı durdurmak suretiyle işbu dosya ve idaremahkemesi dosyanın birlikte yargı yoluuyuşmazlığının çözümüiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi,Uyuşmazlık Mahkemesi kararı doğrultusunda işlemyapılması gerekirken Uyuşmazlık Mahkemesi kararıbeklenmeden doğrudan davanın usulden reddine karar verilmesidoğru görülmediği gerekçesiyle, davacıvekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesikararının HMK'nun 353/1-a,4. maddesi uyarıncakaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir.
ELAZIĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.12.2019gün ve E:2019/229 sayı ile, HMK madde 114/1-b ve 115/2 maddesiuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan27.01.2020 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adliyargı dosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılarınyakınlarının aracıyla seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Elazığ 1. Asliye HukukMahkemesince yapılan 11.12.2019 gün ve E:2019/229 sayılıbaşvurunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan 11.12.2019 günve E:2019/229 sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 27.01.2020gününde Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy