T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 886
KARAR NO : 2020 / 37
KARAR TR : 27.1.2020
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ş. Ç.
Vekilleri
:Av.H.S.
Davalı : Tekirdağ su veKanalizasyon İdaresi- Marmaraereğlisi ŞubesiMüdürlüğü
Vekili : Av.E.Ü.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin 24 Aralık 2018tarihinde 34 … 3397 Plakalı aracıyla, içindeüç arkadaşıyla birlikte Çorluya gitmek üzereyola çıktığını; YeniçiftlikMahallesi, Atatürk Caddesi üzerinde TESKİ’ye ait kanalkapağı yerinden çıktığından ve tamkapalı vaziyette olmadığından dolayı aracınıçarpmak suretiyle kaza meydana geldiğini; kaza sırasındaarabanın ön salıncak vidasının kesildiğini, bunabağlı olarak airbeglerin patladığını, öncamın kırıldığını, kaza nedeniyle müvekkilininve arkadaşının sinir sistemlerinin bozulduğunu, önkoltukta oturan arkadaşının yaralandığını; aracınarkasında oturan arkadaşının çarpma nedeniyle çenesindeezikler meydana geldiğini; bilirkişi raporunda araçtaki hasarın32 bin olarak belirlendiğini ifade ederek; 10.000,00-TL manevi, 32.000,00-TL,maddi tazminatın, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarısaklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren faizi ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
MARMARAEREĞLİSİASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 16.5.2019 gün ve E: 2019/27, K:2019/177sayı ile, “(…) İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğunedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak davalar ile idarenin aynı planı ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, suşebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtemel olanlar tarafından açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, iptal ve tamyargı davaları kapsamında yargısal denetimi yapan idariyargı yerine ait olduğu, idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin meni ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel husus hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceğiyerleşik Yargıtay içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Yargıtay17.Hukuk Dairesi'nin 2014/6319 Esas-2014/11975 Karar sayılıilamı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2014/11120 Esas-2015/13688 Kararsayılı ilamı ve Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümünün 28/12/2015 Tarih, 2015/929 Esas-2015/953 Kararsayılı ilamlarında hizmet kusurlarına dayalı olarakİdari Yargılama Hakkındaki Kanun'un 2'nci maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı ikameedilmesi gerektiğini belirtilmiştir.
Tümdosya kapsamından; Dava; davalı kurumun yapmış olduğuTESKİ ye ait kanal kapağının yerindençıkmış olması nedeniyle meydana gelen kaza nedeniylemaddi ve manevi tazminat ödetilmesine karar verilmesiyleaçılmış davadır, bu bağlamda idarenin plan veproje kapsamında yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak kurulmuş bir işlemekarşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğanzararların tazminine yönelik olarak 2577 sayılı İdariYargı Usulü Kanunun 2/1 maddesinde belirtilen dava türlerdenolması nedeniyle uyuşmazlığın İdari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği kabul edilmiş olup,davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davadilekçesinin bu hali ile görev yönünden reddine kararverilerek HMK 114/1-b, 115 maddeleri gereğince yargı yolunun caizolmaması nedeniyle dava şartları bulunmadığındanusulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
Davanın6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115. Maddeleri gereğinceYargı Yolu dava şartı yokluğu nedeniyle USULDENREDDİNE…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
TEKİRDAĞ 2. İDARE MAHKEMESİ: 3.12.2019gün ve E:2019/441 sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesinin, anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmeyerek iptal istemini oy birliğiyle reddettiği 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdiktensonra; “(…) 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Bu durumda,açılan bu davanın görüm veçözümü adli yargının görev alanıiçinde bulunmaktadır. Nitekim;benzer bir uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Mahkemesince verilen20.05.2019 tarih ve E:2019/366, K:2019/386 sayılı; 25.03.2019 tarihve E:2019/141, K:2019/201 sayılı kararları da bu yöndedir. Açıklanannedenlerle; Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.1.2020günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacı adına kayıtlı 34 … 3397plakalı araçta, 24.12.2018 tarihinde Tekirdağ ili,Marmaraereğlisi İlçesi, Yeniçiftlik Mahallesi,Atatütk Caddesi üzerinde TESKİ’ye ait kanalkapağının yerinden çıkmasından kaynaklıolarak meydana gelen kaza sonucu oluşan 32.000,00-TL maddi ve 10.000.00-TLmanevi zarar olmak üzere toplam 42.000,00-TL tazminatın, kazatarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Tekirdağ 2.İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Marmaraereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.5.2019gün ve E:2019/27, K:2019/177 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Tekirdağ 2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Marmaraereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.5.2019gün ve E:2019/27, K:2019/177 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 27.1.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞIOY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği,meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.27.1.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy