T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 811
KARAR NO : 2020 / 21
KARAR TR : 27.1.2020
ÖZET : Davacı Şirkete, kuracağı lisanssız güneş enerjisi santralleri için verilmiş olan Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektuplarının geçersiz addedildiğine dair davalı işleminin iptali/ idarenin tesis ettiği işleminin geçersiz olduğunun tespiti ve davalının davacı ile Bağlantı Anlaşması imzalamasına karar verilmesi istemiyle açılan davanın, davanın açıldığı tarihte davalı konumunda kamu kuruluşu niteliği taşımayan MEDAŞ (Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.)'nin olması karşısında, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : S. E.San. Ve Tic.A.Ş. Vekili : Av. M.S. K. Davalı : Meram ElektrikDağıtım A.Ş. Vekilleri : Av.Ö.Y. A., Av.A. M. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; Türkiye elektrik piyasasındaelektrik üretimi ve ticareti yapmak amacıyla kurulan müvekkilişirketin; Konya Seydişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB)sınırları içerisinde kalan alanda lisanssızgüneş enerjisi santrali (GES) kurmak ve işletmek amacıylaSeydişehir OSB’den arazi tahsisi talebinde bulunduğunu, OSBYönetim Kurulu tarafından 30/04/2014 tarih ve 2014/12,sayılı ile, “Konya ili Seydişehir İlçesiAkçalar Köyü 286 Ada 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16Nolu Parsellerdeki toplam 109.258 m2’lik alanın müvekkilşirkete tahsisine karar verildiğini; 12/05/2014 tarihli ve 2014/79sayılı kararla Arazi Tahsis Durum Belgesidüzenlendiğini; 12/05/2014 tarihli “Arazi TahsisSözleşmesi” ile de arazinin müvekkiline tahsisedildiğini; tahsis bedelinin tamamının 13/05/2015 tarihiitibariyle ödendiğini; müvekkilinin, ElektrikPiyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkinYönetmelik uyarınca, tahsis edilen arazide kurulacak lisanssızGES’lerle ilgili olarak bölgesel elektrik dağıtımşirketi davalı Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.’ne(Meram EDAŞ) yapacağı bağlantı başvurusukapsamında Meram EDAŞ’a sunulmak üzere ilgili yerelidarelerden gerekli belgeleri alarak Bağlantı başvurusunuyaptığını; bağlantı başvurusu içingerekli evrakın tamamlanmasını müteakip müvekkilşirketin (dilekçede) bilgileri verilen bağlantıbaşvurularını Meram EDAŞ’a yaptığını;başvuruların Meram EDAŞ tarafından olumludeğerlendirildiğini ve her bir GES projesi için Müvekkiliadına Bağlantı Anlaşmasına ÇağrıMektubu düzenlendiğini; toplam 5 GES projesi için MeramEDAŞ’tan çağrı mektuplarını alanMüvekkilinin, Elektrik Piyasasında Lisanssız ElektrikÜretimine İlişkin Yönetmelik’in 9/3 maddesiuyarınca, söz konusu GES’lerin Elektrik Tesisleri ProjeYönetmeliği’ne göre proje onaylarını almaküzere, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye(TEDAŞ) başvuru yaptığını; TEDAŞ proje onaysüreci devam ederken, Seydişehir OSB’nin, daha önceOSB sınırları içindeki arazide GES kurulumuna dair08/01/2014 tarihli ve 2014/231 sayılı yazısıyla Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından görüş istediğini; Bakanlığın, 20/02/2014 tarihli ve 650 sayılıcevabi yazısında, “OSB’ler içindeki arazilerin GESkurulumu için tahsis edilip edilmeyeceğine OSB YönetimKurulu’nca değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği'nibildirmiş olmasına rağmen; 11/08/2015 tarihli ve 131sayılı yazısıyla, müvekkile ait GES’lerinüzerinde kurulacağı OSB içindeki arazinin buamaçla tahsisinin yapıldığınıBakanlığa bildirerek, bu arazi üzerinde GES kurulupkurulamayacağı konusunda yeniden görüş istediğini; Bakanlığın 24/08/2015 tarihli ve 3759 sayılıgörüş yazısında, ilgili mevzuat hükümlerineatıf yapılarak “...sanayi parsellerinde parselalanının 1/4’ünden az taban alanlı projeüretilemeyeceği, OSB’lerin sanayinin altyapıihtiyaçlarına cevap verecek şekilde donatılan ve buamaçla büyük yatırımlar ilegerçekleştirilen üretim bölgeleri olmaları,güneş enerjisi santralinin bu altyapıya ihtiyacı olantesislerden olmaması ve ülke kaynaklarının daha verimlikullanılması gerekliliği esasında sanayi parsellerinin,güneş enerjisi santrali kurulması amacıylakullanılmasının mümkün olmadığı…”değerlendirmesinin yapıldığını, ayrıca30/04/2014 tarihli ve 2014/05 sayılı Müteşebbis HeyetKararında yer alan “..tahsis edilen söz konusu parsellerin,tahsis eden kişi tarafından aynı sektördeki altyatırımcılara kiralanabilmesine, tahsis ve kiralamaişlemleri için Yönetim kuruluna yetki verilmesine kararverildiği...” hususuna değinilerek, sanayi parsellerininüzerinde tesis kurulmadan ve üretime geçilmedenkatılımcı tarafından kiraya verilmesinin mümkünolmadığının bildirilmiş olduğunu; SeydişehirOSB’nin, gelengörüş üzerine arazi tahsis işlemine ilişkinherhangi bir iptal kararı almadan ve henüz hiç bir işlemyapmadan, 10/09/2015 tarihli ve 143 sayılı üst yazısıekinde Bakanlığın 24/08/2015 tarihli ve 3759 sayılıgörüş yazısını davalı MeramEDAŞ’a ilettiğini; Davalının da, SeydişehirOSB’nin üst yazısı ekinde gönderilen Bakanlıkgörüşünden yola çıkarak, müvekkile ait GESprojelerine ilişkin olarak bağlantı başvurusu aşamasındakendisine “üretim tesisinin kurulacağı yere ait tapukaydı veya kira sözleşmesi veya kullanım hakkınıgösterir belge” olarak sunulan arazi tahsis karar vesözleşmelerinin geçersiz olduğuna, dolayısıylabu projeler için düzenlenen çağrımektuplarının da geçersiz hale geldiğine karar verdiğini; kararın müvekkiline usulüne uygun bir şekildetebliğ edilmediğini, müvekkilinin karardan ancak23/10/2015 tarihindeki e-posta yazışmalarıaracılığıyla haberdar olduğunu; davalı MeramEDAŞ’ın ayrıca 06/11/2015 tarihli ve 109045sayılı yazısıyla, proje onay başvurularınıincelemeye almış olan TEDAŞ’a, çağrı mektuplarınıngeçersiz hale geldiği, dolayısıyla buçağrı mektuplarına binaen herhangi bir işlemyapılmaması gerektiği yönünde bilgi verdiğini; davalı Meram EDAŞ tarafından 09/10/2015 tarihinde kendi internetsitelerinde yayımlanan “Elektrik Piyasasında LisanssızElektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik KapsamındaYapılan EYLÜL 2015 Dönemi BağlantıBaşvurularının Ön Değerlendirme KomisyonKararı”ndan müvekkilin GES projelerininbağlanacağı trafo merkezinden şebekeye bağlanmaküzere 23 adet yeni proje için bağlantı başvurusununteknik değerlendirmeye alındığınınanlaşıldığını; değerlendirmeye alınanbu projeler incelendiğinde projelerden 21 tanesinin başvurusahiplerinin, Meram EDAŞ’ı da bünyesinde bulunduran Şirketile aynı ekonomik bütünlük içerisinde bulunan gerçekve tüzel kişiler olduğunun görüldüğünü;bu süreçten sonra, Seydişehir OSB Yönetim KuruluBaşkanlığının, gönderdiği 18/11/2015tarihli ve 204 sayılı yazısıyla, müvekkileyapılmış olan arazi tahsisinin 29/09/2015 tarihli ve 2015/05sayılı Seydişehir OSB Müteşebbis Heyetikararıyla iptal edildiğini bildirdiğini; davalı MeramEDAŞ’ın; müvekkilin kurmayı planladığıGES projeleri için her türlüyükümlülüğünü yerine getirerek hukuka uygunbir şekilde almış olduğu “Bağlantı AnlaşmasınaÇağrı Mektuplarının”, ElektrikPiyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkinYönetmelik’e ve hukuka aykırı bir şekilde, sırfkendisiyle aynı ekonomik bütünlük içerisinde bulunangerçek ve tüzel kişilere haksız menfaat temin etmekamacıyla, Seydişehir OSB ile işbirliği halinde, yukarıdaaktarılan süreci dizayn ederek ve en nihayetinde henüzkoşulları oluşmadan geçersizliğine karar vermişolduğunu; Meram EDAŞ’ın çağrımektuplarının geçersizliğine karar verebilmesiiçin gerekli koşulların oluşmadığını;dava konusu Meram EDAŞ işlemine, işlemin tesis edildiğitarih itibariyle dayanak olması mümkün olmasa da SeydişehirOSB Müteşebbis Heyetinin arazi tahsisinin iptali kararınında hukuka aykırı olduğunu; Meram EDAŞ’ın, davakonusu işlemle, müvekkili şirkete verilen ÇağrıMektuplarının geçersizliğine karar vererekaçığa çıkan bağlantı kapasitesinibağlı olduğu Cengiz Holding’le aynı ekonomikbütünlük içerisinde bulunan gerçek ve tüzelkişilere peşkeş çekmeyi amaçladığını;hem 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’ndakiüçüncü kişilere eşit ve tarafsız muameleyükümlülüğünü hem de 4054 sayılıRekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesindedüzenlenen hakim durumun kötüye kullanılmasıyasağını ihlal eden bu uygulamanın, dava konusuişlemin amaç unsuru yönünden de hukuka aykırıolduğunu gösterdiğini ifade ederek; müvekkili Şirkete“Konya ili Seydişehir İlçesi AkçalarKöyü 286 Ada 1-16 arasındaki Parseller”dekayıtlı arazi üzerinde kuracağı lisanssızgüneş enerjisi santralleri için davalı tarafındanverilmiş olan Bağlantı AnlaşmasınaÇağrı Mektuplarının geçersizaddedildiğine dair Davalının 29/09/2015 tarihli ve 96621sayılı işleminin iptali istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. KONYA 2. İDAREMAHKEMESİ: 9.3.2017 gün ve E:2015/1279, K:2017/571 sayı ile,“(…) İdari yargıda bir işlemin iptaldavasına konu edilebilmesi için o işlemin "idariişlem" niteliğini haiz olması gerektiği hususundatartışma bulunmamaktadır. İdari işlem ise diğervasıflarının yanı sıra ve her şeyden önce"bir kamu idaresinin işlemi" olmak durumundadır. Bu durumda, dava konusuişlemi tesis eden MEDAŞ'ın kamu kuruluşu niteliğitaşımayan ve faaliyetleri özel hukuk hükümlerine tabibir özel hukuk tüzel kişisi olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan; benzer biruyuşmazlığa dair Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü'nün 28.11.2016 tarih ve E:2016/103, K:2016/531 sayılıkararı da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/6 ve15. maddesinin 1-a bendi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezidarenin tesis ettiği işleminin geçersiz olduğununtespiti ve davalının müvekkili ile BağlantıAnlaşması imzalanmasına karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır. KONYA 2. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ: 28.3.2019 gün ve E:2017/455, K:2019/166 sayı ile,“(…)mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları iledosya kapsamındaki delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda,ülke genelinde elektrik dağıtım faaliyetinin önceleribir kamu kurumu olan Türkiye Elektrik Dağıtım AnonimŞirketi (TEDAŞ) tarafından gerçekleştirilmekte iken,4628 sayılı kanunla bu hizmetin oluşturulacak bölgeseltekeller tarafından yürütülmesininöngörüldüğü; bu kapsamda ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 2004 yılında adı geçen kurumuözelleştirme programı kapsamına aldığı vedağıtım bölgelerinin şirketleştirilerekTEDAŞ bünyesinde bölgesel tekel niteliğinde 20 ayrışirketin oluşturulduğu; 2005 yılında buşirketlerin blok satış yöntemiyleözelleştirilmesi sonucunda, faaliyetlerini EPDK'nın gözetimve denetimi altında yürütmek üzere, aralarındadavalı şirketin de bulunduğu dağıtımşirketlerinin ortaya çıktığı; bu şirketlerher ne kadar birer özel hukuk tüzel kişisi olsalar dayürüttükleri faaliyetin kamusal nitelikte olduğu ve buşirketlerin diğer özel hukuk tüzel kişileri gibisözleşme serbestiyetine sahip şirketler olmadığı;lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantıbaşvurularının nasıl yapılıp nasılsonuçlandırılacağının 02/10/2013 tarihli ResmiGazetede yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız ElektrikÜretimine İlişkin Yönetmelikle düzenlendiği:davacının yaptığı bağlantı başvurusunungeçersizliğine dair dava konusu işlemi yapan davalıMEDAŞ'ın özel bir şirket olmasına rağmenişlemin kendisinin kamusal bir hizmetin yürütülmesineyönelik olarak tek taraflı irade açıklamasıylagerçekleşen ve yürütülmesi zorunlu bir işlemolması nedeniyle söz konusu işlemin idari bir işlemniteliğinde olduğu ve söz konusu işlemin yargısaldenetiminin idari yargı yolunun görev alanına girdiğikanısına varılmıştır. Söz konusu davahakkında daha önce Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 2015/1279 E. -2017/571 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğuna dair oy çokluğuyla karar verilmişolması karşısında, görevli yargı yolununbelirlenmesi bakımından dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek taraflara bu şekildetefhim olunmuş; ancak kısa karar zaptında sehven"mahkememizin görevli olmadığından bahislekararın kesinleşmesinden sonra iki hafta içerisinde talepedilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Konya İdareMahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği" ibaresine yerverilmiş ve kanun yolu olarak da Konya Bölge Adliye Mahkemesigösterilmiştir. Yapılan bu hata kanun yolunudeğiştirmeyeceğinden ve düzeltilmemesi halindeyargılama sürecinin gereksiz yere daha da uzamasına nedenolacağından, davaya bakmakla görevli yargı yolununmümkün olan en kısa sürede belirlenerek yargılamayadevam olunabilmesi için HMK'nın 304. maddesi uyarınca taraflardavet edilmeksizin söz konusu hata mahkememizce re'sen düzeltilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, davanın adli yargınıngörev alanına girmemesi (bu dava için adli yargı yolununcaiz olmaması), ancak aynı dava hakkında daha önce Konya 2.İdare Mahkemesi'nce 2015/1279 E. - 2017/571 K. sayılı kararlauyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğuna karar verilmiş olması nedenleriyle, görevliyargı yolunun belirlenmesi bakımından dosyanın re'senUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 27.1.2020 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiğiüzere, tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idariyargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmaktaolup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargıyerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılı Yasanın14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesiiçin adli ve idari yargı mercilerinin (1)tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca (…) ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesininkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargıyerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki“Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008– 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. .” hükmünegöre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda, adli yargı yerince, davada idariyargının görevli olduğu belirtilerek görevsizlikkararı verilmekle birlikte bununla yetinilmemiş, dosya esasnumarasını kapattıktan sonra, görevli yargı yolununbelirlenmesi bakımından dosyanın re'sen UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine de karar vermiştir. Bu haliyle, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinceverilen karar, 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de; Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması dava ekonomisine ve UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun düşeceğindenve sonuçta usule ilişkin başka bir noksanlık dabulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı Şirkete,kuracağı lisanssız güneş enerjisi santralleriiçin davalı tarafından verilmiş olan BağlantıAnlaşmasına Çağrı Mektuplarının geçersizaddedildiğine dair davalının 29/09/2015 tarihli ve 96621sayılı işleminin iptali/ idarenin tesis ettiğiişleminin geçersiz olduğunun tespiti ve davalınındavacı ile Bağlantı Anlaşması imzalanmasına kararverilmesi istemiyle açılmıştır. Elektrik sektöründekidağınık yapıyı ortadan kaldırmak ve işletmebütünlüğünü sağlamak amacıyla 1970yılında çıkarılan 1312 sayılı Kanun ileTürkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmuş, imtiyazlışirketlerin görev bölgeleri ve belediye sınırlarıdışında tüm yurtta elektriğin üretim, iletim,dağıtım ve satış hizmetleri TEK bünyesindetoplanmıştır. Hizmetlerin daha etkin, daha verimli veçağdaş bir şekilde sürdürülebilmesiamacıyla ve özelleştirme politikalarıçerçevesinde TEK, Bakanlar Kurulunun 12.08.1993 tarih ve 93/4789sayılı Kararı ile, Türkiye Elektrik Üretim-İletimA.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş.(TEDAŞ) adı altında iki ayrı İktisadi DevletTeşekkülü olarak yeniden yapılandırılmıştır.1994 yılında TEAŞ ve TEDAŞ tüzel kişiliklerinekavuşmuşlar, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyeekli listede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilen"Teşekkül" olarak gösterilmişlerdir. 233 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 1. maddesinde, bu KanunHükmünde Kararname'nin; iktisadi devlet teşekkülleri ilekamu iktisadi kuruluşlarının ve bunlarınmüesseselerinin, bağlı ortaklıklarınınkurulmasını, iştiraklerinin teşkilini, özerk birtarzda ve ekonominin kurallarına uygun olarak yönetilmelerini veamaçlarına ulaşabilmelerini sağlamak içindenetlenmelerini düzenlemek amacı taşıdığınaişaret edilmiş; 2. maddesinde, iktisadi devletteşekkülü "Teşekkül", sermayesinintamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyetgöstermek üzere kurulan, kamu iktisaditeşebbüsüdür." şeklindetanımlanmış; değişik 15. maddesinde, sermayesinintamamı Devlete ait teşebbüslerin, işletmelerinimüessese halinde teşkilatlandırabilecekleri vemüesseselerin, teşebbüs genel müdürününteklifi, yönetim kurulunun kararı ile kurulacağıbelirtilmiş, 4. maddesinde teşebbüslerin, 16. maddesinde demüesseselerin, tüzel kişiliğe sahip oldukları vebu Kanun Hükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulundukları ifade edilmiştir. Buna göre, TEDAŞ' nin,233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede işaretedildiği üzere, özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarınauygun olarak faaliyette bulunmak üzere kurulup işletmelerinimüessese olarak teşkilatlandıran, sermayesinin tamamıDevlete ait, tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumu olduğukuşkusuzdur. Ancak, 233 sayılı Kanun HükmündeKararnamede saklı tutulan hususlar dışında özel hukukhükümlerine tabi bulunduğu gözdenkaçırılmamalıdır. Bugün Elektrikdağıtım ve perakende satış sektöründerekabete dayalı bir ortamın oluşturulması ve gereklireformların yapılmasını teminen dağıtımbölgeleri baz alınarak kamu mülkiyetindeki elektrikişletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyleelektrik enerjisi dağıtım hizmetlerininözelleştirilmesine karar verilmiş ve TEDAŞ 02.04.2004 tarihve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek KuruluKararı ile özelleştirme kapsam ve programınaalınmıştır. Dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır. 31.08.2013 tarihi itibariyle şirketlerleTedaş arasındaki hisse devri sözleşmeleritamamlanmıştır. Diğer taraftan, YüksekPlanlama Kurulunun 25.11.1993 tarih ve 93/T-103 sayılı kararıile Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne bağlıortaklık olarak 7 Genel Müdürlük kurulmuştur. Bubağlı Ortaklık Genel Müdürlüklerinden biri olanve merkezi Konya'da olmak üzere, Konya ve Karaman illerinde hizmet vermekamacıyla kurulan; 01.03.2005 tarihinde Aksaray-Nevşehir-Niğde veKırşehir İşletme Müdürlüklerininbağlanması nedeniyle, hizmet sahası genişleyen "MeramElektrik Dağıtım A.Ş."nin ÖzelleştirmeYüksek Kurulunun 30.04.2009 tarih ve 2009/16 sayılı kararıuyarınca %100 oranındaki hissenin satışınailişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığıile Alcen Enerji Dağıtım ve Perakende Satış HizmetleriA.Ş. arasında 30.10.2009 tarihinde imzalanan Hisse SatışSözleşmesi ile Şirket özelleştirilmiş olupaynı isim altında "Meram Elektrik DağıtımA.Ş." olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. 233 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 35. maddesinde, "Teşebbüs,müessese ve bağlı ortaklıklar, işletmelerindeüretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitte serbesttirler."denilmiş; 1.7.2004 tarih ve 6083 sayılı Türkiye TicaretSicili Gazetesinde yayımlanan Ana Sözleşmenin 3. maddesinin 1.bendinde Şirketin amacının, "... elektrik enerjisinindağıtımı, perakende satışı ve perakendesatış hizmeti faaliyetlerini "kârlılık ve verimlilik"ilkesi çerçevesinde, ticari, ekonomik ve sosyalgerekçelere uygun biçimde yürütmek…” olduğubelirtilmiştir. Bu durumda davanınaçıldığı tarihte davalı konumunda kamukuruluşu niteliği taşımayan MEDAŞ (Meram ElektrikDağıtım A.Ş.)'nin olması karşısındaidari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesininbaşvurusunun reddi ile aynı Mahkemece ayrıca verilen 28.3.2019gün ve E:2017/455, K:2019/166 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİile aynı Mahkemece ayrıca verilen 28.3.2019 gün ve E:2017/455,K:2019/166 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 27.1.2020 gününde Üyelerden Aydemir TUNÇve Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY Dava, davacı Şirkete,kuracağı lisanssız güneş enerjisi santralleriiçin davalı tarafından verilmiş olan BağlantıAnlaşmasına Çağrı Mektuplarının geçersizaddedildiğine dair davalının 29/09/2015 tarihli ve 96621sayılı işleminin iptali/ idarenin tesis ettiğiişleminin geçersiz olduğunun tespiti ve davalınındavacı ile Bağlantı Anlaşması imzalanmasına kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı Kanun'un2.1.a maddesinde; İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları İdarî dava türleri arasındasayılmış olup, idare tarafından, bir kamu hizmetininyürütülmesi dolayısıyla kamu gücükullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin veyürütülmesi zorunlu İdarî işlemlerekarşı açılacak davalarda İdarî yargı yerigörevli bulunmaktadır. Elektrik enerjisine ilişkinfaaliyetleri, temel olarak “üretim”, “iletim”,“dağıtım” ve “ticaret”başlıkları altında toplamak mümkündür.Hizmetin kesintiye uğramasının alternatif maliyetleri çokyüksek olduğu için bütün bu faaliyetlerin birkoordinasyon içinde yürütülmesi şarttır. Buamaçla, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile, 2001yılında kamu tüzel kişiliğini haiz, İdarîve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilengörevleri yerine getirmek, enerji piyasasını düzenlemek vedenetlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur. Elektrik piyasasıfaaliyetleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatındadetaylı olarak düzenlenmiş, 4628 sayılı Kanun'unmülga 2. maddesi, elektrik piyasası faaliyetlerini: “piyasadafaaliyet gösterecek tüzel kişilerin üretim, iletim,dağıtım, toptan satış, perakende satış,perakende satış hizmeti, ticaret, ithalat ve ihracatfaaliyetleri” olarak sıralamıştır. Kanun'da elektrikenerjisi “iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde veTürkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafındanyürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğerfaaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özelhukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesinekatılabileceği öngörülmüştür. Elektrikpiyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özelayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisansalınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilenyaklaşım, 30.3.2013 tarih ve 28603 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile desürdürülmüştür. Bu itibarla, elektrikpiyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmetigerekliliklerini sağlayacak bir uyum içindeyürütülmesi için düzenleme, denetleme ve kollukfaaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyle yerinegetirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucunaulaşılmaktadır. Öte yandan, elektriğinkamu hizmeti özelliği, "dağıtım" faaliyetiaçısından ele alındığında, 6446sayılı Kanun'un "Dağıtım Faaliyeti"başlıklı 9. maddesi, dağıtım şirketlerininlisanslarında belirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame vekapasite artırım yatırımlarını yapma,dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olantüm sistem kullanıcılarına, eşit taraflararasında ayrım gözetmeksizin elektrik enerjisi dağıtımıve bağlantı hizmeti sunma yükümlüğügetirmiştir. Kanun'da ve ilgili yönetmeliklerde"dağıtım" faaliyetini yerine getirecekişletmelerin uyması gereken yükümlülükleraçıkça düzenlenmiştir. Elektrik dağıtımpiyasasının en temel aktörü Türkiye ElektrikDağıtım AŞ (TEDAŞ); tüzel kişiliğesahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerkve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrikdağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakendesatışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyleiştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür.Doğal tekel niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti4628 sayılı Kanun öncesinde TEDAŞ tarafındangerçekleştirilmekte iken, 4628 sayılı Kanunuyarınca, dağıtım sektörünün, EPDKtarafından verilen dağıtım lisanslarıyla bölgeseltekeller olarak işletilmesi öngörülmüştür.17/03/2004 tarihinde Yüksek Planlama Kurulu'nun 2004/3 sayılıkararıyla onaylanarak yürürlüğe giren "ElektrikEnerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme StratejisiBelgesi" (Strateji Belgesi) ile elektrik dağıtım veüretim alanları için özelleştirme girişimibaşlatılarak özelleştirme uygulamalarınadağıtım sektöründen başlanacağıbelirtilmiş; Strateji Belgesi'ndeki eylem planına uygun olarakÖzelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22sayılı kararıyla TEDAŞ özelleştirmeprogramına alınmıştır. Bu kapsamda, söz konusuYüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtımbölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarakTEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım veperakende satış hizmeti yürüten 20 dağıtımşirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2.maddesinde yer verilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yeralan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletmeve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydıile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyetgöstermek üzere kurulan elektrik dağıtımşirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesidüzenlenebilir." kuralı uyarınca, TEDAŞ ile % 100hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketiarasında dağıtım varlıklarınınişletilmesine yönelik İdarî sözleşmeniteliğine sahip "İşletme Hakkı DevirSözleşmesi" imzalanmış ve ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 7.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılıkararıyla da; sermayesinin % 100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrikdağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sistemininişletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacakdağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olaraksatış yöntemi ile özelleştirilmesine kararverilmiştir. Öte yandan, 14/02/2018günlü, 30332 sayılı Resmi Gazetede yayımlananTürkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. AnaStatüsünün 5. maddesinde, TEDAŞ’ın tüzelkişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı bir iktisadi devletteşekkülü olduğu hükmüne yer verilmiştir. Her ne kadar davalışirketin özel hukuk tüzel kişisi ve dava konusuişlemlerin de özel hukuk işlemi olduğu ifade edilmişsede, özel faaliyetler için söz konusu olamayacaküstün ayrıcalıklara sahip olan,yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamuhizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiniyürüten davalı şirketin yürüttüğühizmetin kamu hizmeti olduğu kuşkusuz olup; zararın kamuhizmetinin yürütülmesi sırasında doğmasınedeniyle idarenin hizmet kusuruna dayanılmış olması vezarara neden olduğu iddia edilen eylemin abone ilişkisikapsamında da bulunmaması karşısında, kamu hizmetiniyöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin yani hizmet kusuru veya başka nedenleidarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığınınyargısal denetimini yapma ve doğan zarardan dolayı tazminatistemini karara bağlama görevinin idari yargı merciine aitolduğu açıktır. Bu itibarla, kamu hizmetininyürütülmesinden doğan ve idarenin hizmet kusurunadayalı olarak açılan tazminat davasınınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyoruz.27.1.2020 . Üye Üye AydemirTUNÇ Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy