T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 883
KARAR NO : 2020 / 36
KARAR TR : 27.1.2020
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Axa Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.M. R. F.
Davalı : İSKİ Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.E. B.A.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirket nezdinde sigortalı 34 … 1700 plakalıaracın 07/12/2014 tarihinde seyir halinde ikenKüçükçekmece İlçesi,Söğütlüçeşme Mahallesi Huzur Caddesi Yanyol ileFatih Sokak Kavşağında, yolun ortasında ortalama 25 cm yüksekliğindebulunan İSKİ yazılı rögar kapağınaçarpması sonucu aracın hasara uğradığını,olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahislesigortalıya ödenmiş olan 7.258,12TL tazminatın ödemetarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıidareden tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
Dava Küçükçekmece BelediyeBaşkanlığına da ihbar edilmiştir.
Küçükçekmece 4. Asliye HukukMahkemesi: 24.3.2017 gün ve E:2016/53,K :2017/132 sayı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi: 25.10.2018gün ve E:2017/1183, K:2018/1176 sayı ile, “(…)Yapılan değerlendirmede; davacı, davalınınsorumluluğunda olan rögar kapağının bakım veonarımını gerçekleştirmemesi, denetlememesikaynaklı olarak idarenin hizmet kusuru nedeniyle kazanınoluştuğunu ileri sürmüştür. Davanın ilerisürülüş biçimine göre hizmet kusurunadayalı eylemde yargı yolunun idari yargı olduğu anlaşıldığındanyargı yolu yönünden davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi yerindegörülmediğinden, (Benzer mahiyette olan Yargıtay 17. HukukDairesinin 11/04/2017 tarih ve 2016/15802 E., 2017/3926 K. sayılı veYargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13720 E., 2017/6918 K. sayılıkararlarında görevli mahkemenin idari yargı olduğununbelirtilmiştir.) kararın HMK.353/l-a/4 hükmü uyarıncakaldırılması gerektiği sonucuna varılarakaşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçe uyarınca;
Davalıİski Genel Müdürlüğü vekilinin istinafbaşvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜile; istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunanilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a(4) maddesi hükmüuyarınca KALDIRILMASINA,
Dosyanın yukarıda anlatıldığı biçimde işlemyapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE…”karar vermiştir.
KÜÇÜKÇEKMECE4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28.5.2019 gün ve E:2018/582,K:2019/442 sayı ile, “(…) Mahkememizce İstanbul BAMilamı sonrası usulüne uygun olarak taraflara duruşmagünü ve BAM kaldırılma ilamı tebliğ edilmiş,mahkememizce bağlayıcı İstanbul BAM kararı dikkatealınarak idari yargının görevli olduğundan bahisleyargı yolu açısından görevsizliğine kararverilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda yazıldığı üzere;
Mahkememizindavanın idari yargıda açılmasına ilişkinbağlayıcı İstanbul BAM kararı dikkate alınarakyargı yolu açısındangörevsizliğine…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL14. İDARE MAHKEMESİ: 16.10.2019 gün ve E:2019/1162 sayıile, “(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev ve sorumluluk, çalışma usulleriile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanununKarayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım vebakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiş, 110. maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükümlerine yer verilmiştir.
(…) 2918sayılı Kanun'un yukarıda zikredilen 110. maddesi uyarınca,rögar kapağına çarpma sonucu araçta meydana gelenhasarın, idarenin sorumluluğunu yerine getirilmediğindenkaynaklandığı iddiasına dayanan iş bu davanın,yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca adli yargımercilerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Nitekim;Uyuşmazlık Mahkemesi'nin müstekar hale gelen kararları daaynı yöndedir.
Bu durumda;uyuşmazlığı çözmekte adli yargımahkemelerinin görevli olduğu sonucunaulaşıldığından, yukarıda metnine yer verilen 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesine yönelik olarakgörevli mahkemenin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulması gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ninE:2016/53 ve E:2018/582 sayılı dosyaları mahkemesinden teminedildikten sonra olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyaların Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.1.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu;13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesiile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirket tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamındasigortalı olan 34 … 1700 plakalı aracın 07/12/2014tarihinde seyir halinde iken zeminden yüksek rögar kapağınaçarpması sonucu oluşan ve sigortalıya ödenen bedelin,olayda kusur ve sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla davalıidareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 14.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileKüçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.5.2019gün ve E:2018/582, K:2019/442 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 14. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Küçükçekmece 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.5.2019 gün ve E:2018/582, K:2019/442 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 27.1.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.27.1.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy