T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/897
KARAR NO : 2020/11
KARAR TR : 27.01.2020
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : F. Kafe RestaurantTurizm Gıda İnş. San.Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. F.D. Davalı : GüzelbahçeKaymakamlığı Vekili : Av. S.T.D. OLAY : GüzelbahçeKaymakamlığının 27.06.2019 gün ve 10 sayılıkararı ile, davacı şirkete ait işletmede 26.06.2019tarihinde yapılan denetimde, tütün ürünlerininkullanımının yasak olduğu kapalı alanlardatütün ürünü kullanımına izinverildiğinin tespit edildiğinden ve bu durumun bir yıliçinde işlenen üçüncü tekerrür olduğundanbahisle, 4207 sayılı Tütün ÜrünlerininZararlarının Önlenmesi ve Kontrolü HakkındaKanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasıuyarınca söz edilen işletmenin 10 gün süreylekapatılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili,kapatma kararının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. İZMİR 6. SULHCEZA HÂKİMLİĞİ: 16.08.2019 gün veD.İş:2019/3984 sayı ile, işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idariyaptırım kararının idari yargı yerinde incelenecekkararlardan olması nedeniyle, davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev nedeniyle reddine karar vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İZMİR 1. İDARE MAHKEMESİ: 02.12.2019 gün ve E:2019/978sayı ile, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, …..İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “işyerininkapatılması”na ilişkinhükmün, 4207 sayılı Kanun’da ilk kez,13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27.maddesiyle değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği, davacıya aitişyerinin belirli bir süre ile kapatılmasına ilişkinolarak verilen kararın 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 4207 sayılı Kanun’da bu idariyaptırımlara itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde5326 sayılı Yasa hükümlerinin dikkate alınacağı belirtilerek, anılan Kanun’un27. maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıylayapılan 27.01.2020 tarihli toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adliyargı dosya sureti de temin edilmek suretiylebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarıncadavacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açıldığıanlaşılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2 nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beşbin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütün ürünlerininyasaklanması” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Tütünürünleri; a) Kamu hizmet binalarının kapalıalanlarında, b) Koridorları dahil olmak üzere hertürlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal,kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özelhukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişiningirebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binalarınkapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçlarınsürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhilolmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplutaşıma araçlarında, ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler,özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmaküzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının,kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı veaçık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane,kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez….. ” hükmü yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16. maddesinde,“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olanidarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarîtedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Buna göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesindesayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren budüzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıancak; idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesince,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlık-larının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Olayda,davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bufıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresizdeğil, belirli bir süre için (10 gün)kapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının;5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, …..İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olduğu, 4207 sayılıKanun’un ilk kez, 13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılıKanun’un 27. maddesiyle değiştirilerek yeniden düzenlendiğive “işyerinin belirli bir süre için kapatılması”na ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncıfıkrası uyarınca ve bu fıkrada öngörülensürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süreiçin davacıya ait işyerinin (10 gün) süre ile kapatılmasınailişkin idari yaptırım kararının, 5326sayılı Kanun’un 16. madde-sinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarihve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerleKanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “işyerinin 10 günsüre ile kapatılmasına” ilişkin kararakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İzmir 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulüile, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 16.08.2019gün ve D.İş:2019/3984 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, İzmir 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 16.08.2019 gün veD.İş:2019/3984 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 27.01.2020 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy