T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/6
KARAR NO : 2020/56
KARAR TR: 27.01.2020
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacılar : 1-F.K.
2-K.K.
3-M.T.K.
3-Ş.D.
Vekili :Av. G.K.
Davalılar : 1-AdanaBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. B.B.G.
2-Adana İl Özel İdaresi
Vekili :Av. H.E.
3-Güneş Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. Ö.H.
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; davacılar murisi M.K.'nın, 26.06.2011 gününde01 ZP 360 plaka sayılı aracı ile Adana İli, Çukurovaİlçesi, Örcün Köyü yakınlarındabulunan köprüde seyir halindeyken, trafik işaret velevhalarının bulunması gereken yerde olmaması, yolçizgileri ve aydınlatmanın bulunmaması gibi eksikaltyapı sorunları nedeniyle geçirdiği trafik kazasısonucunda hayatını kaybettiğini ileri sürerek, idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluştuğuönesürülen zararların, F., K. ve T. K. için toplam50.000,00-TL maddi, yine F.K. için 30.000,00-TL, T. ve K. K. ile Ş.D.'in her biri için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 122.000,00-TLmanevi, araçta meydana gelen hasar sebebiyle de 12.000,00-TL maddi zararolmak üzere toplamda 122.000,00-TL zararın yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ADANA 1. İDARE MAHKEMESİ: 10.7.2012 gün veE:2012/936, K:2012/1242 sayı ile, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari davatürleri” arasında sayılan “idari işlem veeylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafındanaçılacak tam yargı davası” kapsamında, idariyargı yerlerince yapılsa da; 2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe girdiğigözetildiğinde, meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-amaddesi uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, trafik kazasının meydanagelmesinde kaza mahalli sorumluluk alanına giren ve kusuru bulunan kurumunfazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile 12.000,00-TLmaddi 60,000,00-TL manevi tazminatın tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 31.12.2012 gün veE:2012/229, K:2012/820 sayı ile, Davanın Zorunlu Mali Sorumluluk trafiksigortasından kaynaklanan tazminat davası niteliğinde olupdavalının sigorta şirketi olması düzenlenen zorunlumali sorumluluk poliçesine dayalı olarak davanınaçılması nedeniyle 6102 Sayılı TTK nun 1401 vedevamı maddeleri gereğince davanın Ticari dava niteliğindeolduğu ve davanın 6102 sayılı yasanınyürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonraaçılmış olması sebebiyle 6102 Sayılı TTKnun 1-3-4-5-11-12- 1401 ve devamı maddeleri ile 6100 Sayılı HMKnun 1-2-20-114/1-c ve 115 ve 320. maddeleri uyarınca dosya üzerindenön inceleme aşamasında Mahkemelerinin görevsizliğine,dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanınAdana Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir.
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi: 22.10.2014 gün veE:2014/1672, K:2014/478 sayı ile, ile, toplanan deliller ve dosyakapsamına göre; davanın destekten yoksun kalma tazminatıtalebine ilişkin kısmı ile manevi tazminata ilişkinkısmının kısmen kabulüne karar vermiş, bu kararakarşı davalılar ve davacılar vekilleri temyiz istemindebulunmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 21.12.2017 gün veE:2015/5399, K:2017/11949 sayı ile, mahkemece, davalıBüyükşehir Belediyesi hakkında açılan davadaidari yargının görevli olduğu nazara alınarakUyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 19. Maddesi gereğince işlemyapılması gerekirken bu davalı bakımından da işinesasına girilerek yazılı olduğu gibi hükümkurulması doğru görülmediği gerekçesiylemahkeme kararını bozmuş,Güneş Sigorta A.Ş. vekilitarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 28.1.2019 gün veE:2018/2657, K:2019/707 sayı ile, dosya içeriğine, mahkemekararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektiricisebeplere göre 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3.maddesinin 2.fıkrasıdelaletiyle 1086 Sayılı HUMK.nin 440. maddesinde sayılannedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltmeisteğinin reddine karar vermiştir.
ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 9.12.2019gün ve E:2019/158 sayı ile, 2918 sayılı KTK 110. maddesinde‘işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davalarının- adli yargıda görüleceği’hükmü yer almakla birlikte somut dava davalı belediyeninsorumluluğu yönünden bu madde kapsamında işletilen biraracın neden olduğu zarar iddiasına dayalı olarakdeğil davalı belediyenin 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinegöre idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan sorumluluğuiddiasına dayandığı; 2918 sayılı KTK’nun85. maddesi “... bir motorlu aracın işletilmesi bir kimseninölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zararauğramasına sebep olursa...” hükmü ile bu Yasadandoğan sorumluluk davalarının sınırınıaçık bir şekilde düzenlediği; yol kusurunun, trafiklevha ve işaretlerinin kusuruna dayalı zarar iddiasınadayalı tazminat istemleri doğal olarak 2918 sayılı KTKkapsamında değil idarenin işlem ve eylemlerine dayalı birsorumluluk türü olduğu; idarenin işlem ve eylemlerindenkaynaklanan tam yargı davalarını yargılama görevininise idari yargı mercilerine ait olduğu, bu nedenlerle AdanaBüyükşehir Belediyesine karşı açılandavanın idare mahkemelerince görülmesi gerektiği veaynı konuda daha önce Adana 1. İdare Mahkemesinin 2012/936-1242sayılı kararı ile yargı yolu açısındanreddedilen ve kesinleşen hüküm nedeniyle iki mahkemearasında oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan27.01.2020günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Asliye Ticaret Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde idariyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ındavada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların murislerininaracıyla seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kazaneticesinde oluştuğu önesürülen zararın tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen,bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğeryargı organları bakımından da uyulması zorunlu birkarar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinceyapılan 9.12.2019 gün ve E:2019/158 sayılı başvurununreddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan 9.12.2019 gün ve E:2019/158sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 27.01.2020 günündeÜye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıylayürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydanagelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmasıkarşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy