T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 908
KARAR NO : 2019 / 34
KARAR TR : 28.1.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar: 1-S.Y.
2-Z.Y.
Vekili : Av.İ.H.B.
Davalı : Diyarbakır BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av.S.Ş.
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; Karı-koca olanmüvekkillerinin 14.08.2016 tarihinde trafik kazasıgeçirdiklerini, kaza esnasında araçta müvekkilleri ilebirlikte üç çocuklarının bulunduğunu,müvekkili S. Y.'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucuaraçla birlikte şarampole yuvarlandığını ve bukazanın oluş sebebinin yolun hatalı yapılmışolmasından kaynaklandığını, kazanın olduğuyerde herhangi bir uyarı levhası bulunmadığını; bubakımdan kaza sonrası meydana gelen maddi-manevi zararınsöz konusu yolu yapan belediye tarafından ödenmesigerektiğini, kaza sonrasında her iki müvekkilininkollarının kırıldığını, müvekkiliZuhal'ın yüzünde büyük bir yırtıkoluştuğunu ve müşterek çocuklardan birinin dekafasının kırıldığını; başvurularıüzerine Mahkemece, kazanın oluşumunda asli kusurlunundavalı belediye başkanlığı olduğunun saptandığınıifade ederek; davalı belediyenin ağır kusuru sonucuoluşan kaza neticesinde müvekkillerinin maddi kayıplarıdolaysıyla her biri için şimdilik 100 TL maddi, müvekkiliSelahattin için 10.000 TL, müvekkili Zuhal için ise 20.000TL manevi olmak üzere toplam 30.200 TL tazminata mahkum edilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Bismil AsliyeHukuk Mahkemesi; 2.2.2018 gün ve E:2016/916, K:2018/165 sayı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek; davanın trafik kazası ile maddi vemanevi tazminata ilişkin olduğu, her ne kadar meydana gelenkazanın yolun hatalı yapılmış olduğundan bahisle davalıaleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasında davacısürücü Selahattin Yılmaz'ın %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddinekarar vermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi:17.7.2018 gün veE:2018/1432, K:2018/965 sayı ile, mahkemece, hizmet kusurunadayanılarak kusur raporunda kusur izafe edilen DiyarbakırBüyükşehir Belediyesi aleyhine adli yargı yolubakımından görevsiz bulunduğu halde yazılıolduğu şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediğigerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastankabulüne, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/02/2018 tarih, 2016/916esas ve 2018/165 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a,3maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanınyeniden görülmesi için mahalline iadesine kesin olarak kararvermiştir.
BİSMİLASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 19.10.2018 gün ve E: 2018/659,K:2018/960 sayı ile, “(…)Dava tazminatdavasıdır. Toplanan deliller, tarafların beyanları vetüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bir kamu kurumudur ve kamukurumlarının eylemlerine karşı açılan davalaridari yargı denetimine tabidir. Somut olayda davacı vekilibelediyenin hatalı yol yapımı sonucu müvekkilinin kazayaptığını ve yaralandığını belirterekbu zararın tazminini talep etmiştir. Davada ilerisürülüş ve olayın gerçekleşmebiçimine göre, davanın anılan davalıyayöneltilmesinin nedeni de hizmet kusurudur. Kamu hizmetiningörülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararlarıngideriminde idari yargı görevlidir. (2577 sayılı İYUY.m.2) Davacı da ilgili zararın giderilmesini ancak idaremahkemelerinde açacağı tam yargı davası ile talepedebilecektir. Açılan davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde yer alan " idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargının görevi içerisindeolduğu, yargılamasının mahkememizin görev alanınagirmediği, görevin kamu düzenine ilişkin olup resen dikkatedilmesi gereken husus olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1 -bmaddesine göre "yargı yolunun caiz olması" davaşartı olup, dosyamızda dava şartlarının mevcutolmadığı görülmüştür. HMK m. 115/1uyarınca; dava şartları davanın her aşamasındamahkemece resen araştırılır. Taraflar da davaşartı noksanlığını her zaman ilerisürebilirler. HMK m 115/2' de düzenlenen "Mahkeme, dava şartınoksanlığını tespit ederse davanın usulden reddinekarar verir." hükmü uyarınca dava şartınoksanlığı söz konusu olduğu ve 2577 sayılıyasanın 2/1-b maddesi gereğince uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanında kaldığı anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmişve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Davadagörevli yargı yolunun İDARİ YARGI olduğuanlaşıldığından davanın yargı yolu caizolmaması nedeni ile HMK 114/-b ve 115-2 maddeleri uyarınca davaşartı yokluğundan usulden REDDİNE…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacılar vekili, aynı somut olay nedeniylebu kez toplam 42.000 TL maddi ve manevi tazminat istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR3.İDARE MAHKEMESİ: 6.12.2018 gün ve E:2018/2125 sayı ile, (…)2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde;idari dava türleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tanı yargı davalarıve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 15/1-a maddesinde; idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır.
Öteyandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "KarayoluTrafik Güvenliği" başlıklı 13. maddesinde;"Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür...Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmaküzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflarsorumlulara ödetilir." hükmüne, 110. maddesinde ise; "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Bu durumda,bakılmakta olan davanın, davacının sevk ve idaresindeki 21 …075 plakalı araç ile Bismil istikametine doğru seyir halindeiken meydana gelen trafik kazasının yolda yapılandeğişikliklerin yanlış yapılmasından ve yoldauyarıcı levha bulunmamasından kaynaklandığı ilerisürülerek davacı S. Y. için 1.000 TL maddi tazminat ile10.000 TL manevi tazminatın, davacı Z. Y. için 1.000 TL madditazminat ile 30.000 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiğitarih olan 14.08.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte tazmini isteminden kaynaklandığı ve bu nedenle deişbu uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dandoğan bir sorumluluk davası niteliğinde olduğuanlaşılmakla, uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,benzer bir uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Mahkemesince verilen22/10/2018 tarih ve E:2018/607, K:2018/611 sayılı karar da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası (davadilekçesi, Mahkeme Kararı, Bölge Adliye Mahkemesi Kararıve kesinleşme şerhi) ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.1.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu; idari yargı dosyasının Mahkemece, adliyargı dosyasının UYAP çıktısı ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının aracıyla karayolundaseyir halindeyken meydana gelen trafik kazasının, davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığından bahisle; uğranıldığıileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmin edilmesiistemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacılardan S. Y.’ın sevk ve idaresindeki 21 …075 plakalı araç ile Bismil istikametine doğru seyir halindeiken trafik kazası meydana geldiği; kazanın yoldayapılan değişikliklerin yanlış yapılmasındanve yolda uyarıcı levha bulunmamasındankaynaklandığı ileri sürülerek; uğranılanzararlara karşılık, adli yargı yerinde toplam 30.200TL, idari yargı yerinde ise toplam 42.000 TLmaddi ve manevi tazminatın, kazanın meydana geldiğitarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemişve idari uyuşmazlıkların çözümünde idareve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 3. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Bismil Asliye HukukMahkemesinin, 19.10.2018 gün ve E:2018/659, K:2018/960 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 3. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin,19.10.2018 gün ve E:2018/659, K:2018/960 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.1.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy