T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 597
KARAR NO : 2019 / 553
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. A.Türk Sigorta Şirketi
Vekili :Av. N. E.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili :Av.D.G.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkil şirkettarafından sigorta edilen 16 ... 655 plakalı aracın, seyirhalinde iken yol üzerinde karayollarına ait yolçalışma levhasının rüzgardan aracınüzerine devrilmesi nedeniyle oluşan trafik kazasındaağır şekilde hasar aldığını, sürücüye de herhangi bir kusur yüklenmediğinindüzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile sabitolduğunu, kaza nedeniyle sigortalıya ekspertiz raporu ilebelirlenen toplam 3.573,00-TL.nin ödendiğini, davalı idarenin,bakım ve gözetim sorumluluğu altında bulunançalışma yapılan yolda meydana gelen kazadan vesigortalı araçta oluşan zarardan; bakım ve gözetimyükümlülüğünün yerine getirilmemesi ve/veyaeksik olarak yerine getirilmesi ilkeleri gereğince sorumlu olduğunuifade ederek; 3.573,00 TL.nin son ödeme tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Bursa8.Asliye Hukuk Mahkemesi: 10.6.2014 gün ve E:2013/182, K:2014/223sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkabulüne karar vermiş, temyiz yoluna gidilmesi üzerineYargıtay 17.Hukuk Dairesi: 17.11.2014 gün ve E:2014/20286,K:2014/16084 sayı ile, "(...) Dava, kasko sigortasözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemineilişkindir.
Davacıyakasko sigortalı aracın, yol üzerindeki yolçalışma levhasının rüzgardan etkilenerekdevrilmesinin neden olduğu tek taraflı kaza sonucuhasarlandığı iddiasıyla Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan davadamahkemece, davanın kabulü ile araçta oluşan hasarbedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, KarayollarıGenel Müdürlüğü kamu tüzel kişisi olup, kamuhizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle kamuhizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayıoluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasındaoluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklananzararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargıyerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. 0 haldemahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak davalı Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan bu davada adliyargının yargı yolu bakımından görevsizbulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesigerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın esasınagirilerek kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanannedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüylehükmün BOZULMASINA..." karar vermiştir.
BURSA 8.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 28.4.2015 gün ve E:2015/80, K:2015/173 sayıile, Bozma ilamına uyduktan sonra; "(...) Dava,trafik kazasısonucu kasko sigorta sözleşmesinden dolayı ödenen bedelinrücuen tahsili talebine ilişkindir.
KarayollarıGenel Müdürlüğü kamu tüzel kişisidir ve kamuhizmeti görmekle yükümlüdür. Kamu tüzelkişilerinin kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunanzararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlardır. Bu zararlarıntazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiğindenhizmet kusuruna dayanılarak davalı Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan davanınadli yargı yolu bakımından görevsiz bulunmasınedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İdariYargı Mahkemeleri görevli olup Mahkememiz görevliolmadığından yargı yeri bakımından mahkememizinGÖREVSİZLİĞİ nedeni ile dava dilekçesininREDDİNE..." karar vermiş, temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 16.5.2019 gün ve E:2017/1594, K:2019/6253 sayıile, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyizitirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmünonanmasına karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA 3.İDAREMAHKEMESİ: 6.8.2019 gün ve E:2019/763 sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "görevli veyetkili mahkeme" başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, kasko sigorta poliçesi ile sigortaedilen 16 NV 655 plaka sayılı aracın seyir halindeyken yolüzerinde davalı yana ait yol çalışmalevhasının aracın üzerine devrilmesi şeklindeoluşan kaza neticesinde hasar meydana gelmesi sebebiyle 3.573,00 TL madditazminatın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle Bursa 8. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin E:2015/80 esasında açılan dava sonucunda,Mahkemenin K:2015/173 sayılı kararı ile davanın görevyönünden reddi üzerine bakılmakta olan davanınMahkememizde açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıdayer verilen hüküm uyarınca 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'ndan doğan sorumlulukuyuşmazlıklarının görüm veçözümünün adli yargının görevalanına girdiği açık olup, bakılanuyuşmazlığın yol çalışmalevhasının aracın üzerine devrilmesi şeklindeoluşan kaza neticesinde hasar meydana gelmesi sebebiyle davalıidarenin sorumluluğu olduğu öne sürülerek madditazminatın davalıdan tazminine ilişkin olduğuanlaşıldığından, bakılan davanıngörüm ve çözümünün adli yargınıngörev alanına girdiği, mahkememizin görevliolmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, görüm ve çözümü idariyargının dolayısıyla Mahkememizin görevinde bulunmayandavada 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine …”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygun görüşüalınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenen hızsınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; kasko sigorta poliçesi ilesigorta edilen 16 ... 655 plaka sayılı aracın üzerine, seyirhalindeyken yol üzerinde davalı idareye ait yolçalışma levhasının üzerine devrilmesi sonucuoluşan kaza neticesinde araçta hasar meydana geldiği;bakım ve gözetim sorumluluğu altında bulunançalışma yapılan yolda meydana gelen kazadan vesigortalı araçta oluşan zarardan; bakım ve gözetimyükümlülüğünün yerine getirilmemesi ve/veyaeksik olarak yerine getirilmesi ilkeleri gereğince davalı idareninsorumlu olduğu ileri sürülerek; hasar bedeli olarak ödemesiyapılan 3.573,00 TL.nin, son ödeme tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle adli yargı yerinde dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Bursa 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Bursa 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.4.2015 gün ve E:2015/80,K:2015/173 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bursa 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Bursa 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.4.2015 gün ve E:2015/80,K:2015/173 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.9.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.30.9.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy