T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 31
KARAR NO : 2019 / 43
KARAR TR : 28.1.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av. M. N.K., Av.H.L.P.
Davalı : Sakarya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. S. Ü.K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı54 … 459 plakalı aracın, sürücüsünün sevkve idaresinde iken 29/03/2017 tarihinde Sakarya ili, Adapazarıilçesi, Maliye caddesinden gelip Milli Egemenlik caddesi istikametineseyir halinde iken kaza mahalli olan 3.Hemzemin geçide geldiğisırada bariyerin ve yolun kendisine açık olduğu esnada, raylarüzerinde iken, merkez istasyondan Arifiye istikametine seyir halinde10417 sefer sayılı 23002EMU makine numaralı trenin,sigortalı aracın sol kısmına çarpması sonucundadavalının % 100 kusuru ile sigortalı aracın hasarauğradığını; aracın tamamen zayi (Pert-total)olduğunu, olay mahallinde tutulan trafik kazası tespittutanağına göre kazanın oluşumuna kontrollühemzemin geçitlerinde bariyerin indirilmemesi, otomatik bariyerolmaması, kontrollü geçişle ilgili olaraktabelaların yetersiz olması ve bakım sorumluluğu ihlali ilegörev ihmali sonucu, sorumlu davalı kuruluşun kusurluolduğunun tespit edildiğini, davalının kazanınoluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğunu, 48.000,00TL hasarbedelinin sigortalılarına ödendiğini, sovtaj bedelinindüşülmesi sonucu kalan miktardan davalının sorumlubulunduğunu ifade ederek; rücuya konu 33.600,00 TL. zararın davalıidareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdantazminine karar verilmesi istemiyle, idari yargı yerinde davaaçmıştır.
SAKARYA1.İDARE MAHKEMESİ: 1.11.2017 gün ve E:2017/901, K:2017/1087sayı ile,, “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde "işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında bu Kanun hükümleriuygulanır”; Geçici 21.maddesinde ise, "Bu Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz"düzenlemesine yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 29.03.2017 tarihinde, davacı sigortaşirketi ile aralarında sigorta poliçesi tanzim edilmişolan üçüncü şahsa ait 54 … 459 plakasayılı aracın ait olduğu sigortalı araçsürücüsünün Sakarya İli, Adapazarıİlçesi, Maliye Caddesi'nden gelip Milli Egemenlik Caddesiistikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan üçüncühemzemin geçide geldiği esnada, bariyerin ve yolun kendisineaçık olduğu esnada raylar üzerinde iken, Merkezistasyondan Arifiye istikametine seyir halinde olan trenin, aracın solkısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasınedeniyle, poliçe sahibine ödenen 33.600,00 TL hasar bedelininbaşvuru tarihi olan 21.06.2017'den itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tazmin edilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. madde hükmünün;karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı vekanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan hasar nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılandavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,İstanbul Bölge idare Mahkemesi Dokuzuncu Dava Dairesi'nin E:2017/3140K:2017/2834 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın görev yönünden reddine…”karar vermiş ve bu karar, istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
SAKARYA 5.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 12.10.2018 gün ve E:2018/13, K:2018/392 sayıile, “(…)Yapılan yargılama sonucunda tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigortaşirketinin kasko sigorta sözleşmesi kapsamındasigortalısına ödemiş olduğu tazminatıdoğuran zararlandırıcı eyleme, davalı belediyeninkendisine verilmiş olan tedbirleri almayarak sebebiyet verdiğinibelirtilerek ödenen tazminatın iadesi istemiyle SakaryaBüyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineaçılan davada, davalı yönünden hizmet kusurunadayanılmış olmaktadır. Bu sebeple öncelikledavanın hizmet kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığıve 2577 Sayılı Yasanın 2/1-b maddesi hükmügereğince "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davalarının"çözümünde idari yargının görevliolması sebebiyle, öncelikle dava şartlarından olanyargı yolunun caiz olup olmadığı hususunundeğerlendirilmesi gerekmektedir.
Kamutüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunugerektiren bir husus olup olmadığının belirlenmesinin idarehukuku kuralları esas alınarak 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2/1-b maddesinde sayılantam yargı davasında çözülmesinde idari yargıyerleri görevlidir. (Emsal:Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin2016/907-1870 E.K. nolu, 2016/9557-7631 E.K.Nolu, 2016/4721-7256 E.K. Nolu,2016/539-6302 nolu ilamları.)
6100sayılı HMK.' nın 114/1-b maddesinde yargı yolunun caizolması dava şartlarından olup, re'sen dikkate alınmasızorunludur. Davalının hizmet kusuruna dayanılarak davalıidare aleyhine açılan bu davada adli yargının yargıyolu bakımından görevsiz bulunması sebebiyle davanın,6100 Sayılı HMK.'nun 114/1-b maddesi delaletiyle, 6100Sayılı HMK.' nun 115/2 maddesi gereğince davanın davaşartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine kararvermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere ;
Davanın,idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 6100Sayılı HMK'nın 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunedeniyle usulden REDDİNE…” karar vermiş, bu kararistinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.1.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasındaanılan Yasanın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adliyargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren Mahkemece; idari yargı dosyasının bir örneği ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete sigortalı 54 … 459 plakasayılı aracın, sürücüsününkontrolünde İli, Adapazarı İlçesi, MaliyeCaddesi'nden gelip Milli Egemenlik Caddesi istikametine seyir halinde iken kazamahalli olan üçüncü hemzemin geçide geldiğiesnada, bariyerin ve yolun kendisine açık olduğu esnada raylarüzerinde iken, Merkez istasyondan Arifiye istikametine seyir halinde olantrenin, aracın sol kısmına çarpması sonucu meydanageldiği iddia edilen trafik kazası nedeniyle, poliçe sahibineödenen miktardan, prim borcu ve sovtaj bedelidüşüldükten sonra kalan 33.600,00 TL hasar bedelinin, başvurutarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, olayda kusurluolduğu ileri sürülün davalı idareden rücuentazmin edilmesi istemiyle davanın açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Sakarya 5.AsliyeHukuk Mahkemesinin, 12.10.2018 gün ve E:2018/13, K:2018/392 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Sakarya 5.AsliyeHukuk Mahkemesinin, 12.10.2018 gün ve E:2018/13, K:2018/392 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.1.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy