T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 590
KARAR NO : 2019 / 550
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av.A. T. A., Av.B. B. I.,
Av.B. Ş., Av.Ö. D.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili :Av.İ.Ö.D.
O L A Y : Davacı şirket vekili; müvekkili şirketçesigortalı 35 ... 5379 plaka sayılı aracın 13.01.2017 tarihindeManisa istikametinden, Balıkesir istikametine seyrederken KM27+500’e gelindiğinde zeminin buzlanması neticesinde tektaraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; trafikekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında; “Kazanınoluşumunda, sürücünün herhangi bir kural ihlalininolmadığı, yolun bakım, onarım ve temizlemefaaliyetlerinin karayollarına ait olduğu, karayollarınınyolun tuzlama ve temizleme işlemlerini yapmadığındankusurlu olduğu..."nun belirtildiğini, bu kaza sebebiyle sigortalıaraçta bulunan zarar miktarının tespiti içinbağımsız sigorta eksperi tarafından belirlenen 48.000,00 TLnin sigortalıya ödendiğini ifade ederek; bu miktarındavalıdan rücuen tazmini istemiyle, adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 15.11.2017 gün ve E:2017/282,K:2017/945 sayı ile, "...) Görev konusu, kamu düzenineilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur.
KarayollarıGenel Müdürlüğü'nün de içerisindebulunduğu kamu tüzel kişileri, kamu hizmeti görmekleyükümlü bulunmaları nedeniyle kamu hizmetlerisırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşansorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir.Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşıhizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
YargıtayHukuk Genel Kurulu’nun 04.11.2015 tarih ve 2015/17-731. 2015/2366 K.sayılı kararı ile de: "davalının hizmet kusurunadayalı zararın tazmini için açılan eldekidavanın bir tam yargı davası olması nedeniyle davada idariyargı mercileri görevli olduğundan yerel mahkemece davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararverilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasayaaykırıdır." denilmek suretiyle hizmet kusurunadayanılarak açılan davalarda idari yargınıngörevli olduğu belirtilmiştir.
Busebeplerle, hizmet kusuruna dayanılarak Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan bu davada HMK114 1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığındanHMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundandavanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
1-Davayabakma görevi İdari Yargı yerine ait olup HMK 114 1-b maddesigereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanınusulden reddine..." karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulmaması üzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Balıkesir1.İdare Mahkemesi: 26.10.2018 gün ve E:2018/1178, K:2018/1439sayı ile, "(...)davalı idarenin bakım vesorumluluğunda olan karayolunda yeterli tedbiralınmadığından bahisle meydana geldiği ilerisürülen zararın tazmini isteminden kaynaklıuyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dan doğan birsorumluluk davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla,davanın görüm ve çözümünde anılanKanun'un yukarıda aktarılan 110. maddesi uyarınca adliyargının görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine..." karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine İzmir Bölge İdare MahkemesiAltıncı İdare Dava Dairesi: 19.3.2019 gün ve E:2019/456,K:2019/453 sayı ile, "(...) …ilk derece mahkemesininfarklı bir yargı düzeni içinde yer alan merciinkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine önünegelen bir davaya yönelik olarak, davanın kabul koşullarıbakımından ilk inceleme aşamasına ilişkin "görev"kuraları için özel nitelikte yargılama usulükuralları getiren 2247 sayılı Yasanın öngördüğüusulü öncelikle uygulaması gerektiği, henüzUyuşmazlık Mahkemesince görevli merciin belirlenmediği,adli yargı yerinin görev ret kararı Üzerineaçılmış davada görevli mercii kesin olarakbelirlemekle görevli Uyuşmazlık Mahkemesine 19. maddeuyarınca başvuru yapılmadan, görevli merciin belirlenmesiiçin öngörülen usul kurallarıuygulamaksızın bakılan davada verilen kararın bozularak,anılan usul kuralları uygulanmak ve yetkili UyuşmazlıkMahkemesi tarafından görevli merciin kesin olarak belirlenmesinisağlamak üzere dava dosyasının merciine gönderilmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Olayda; adliyargı yerinde verilen "görevsizlik" kararınınkesinleşmesi üzerine açılan davada;uyuşmazlığın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu değerlendirmesini yapan Mahkemenin2247 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevlimerciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvuruda bulunması gerekirken; bu yolu kullanmayarak davanın"görevsizlik nedeniyle reddine" karar vermesinin yukarıdaanılan usul kurallarına uygun olmadığınınkabulü gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Balıkesir 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 26/10/2018 tarih. E: 2018/1178, K: 2018/1439sayılı kararın kaldırılmasına..." kesinolarak karar vermiş ve dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
BALIKESİR1.İDARE MAHKEMESİ: 3.5.2019 gün ve E:2019/185 sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun; 13.maddesinin ilkparagrafında, "Karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar,karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmakla yükümlüdür." hükmüne;11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6099 Sayılı Kanun'un 14.maddesi iledeğişen ve 19/01/2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren, değişik 110.maddesinde, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmüne; 19/01/2011tarihinde yürürlüğe giren Geçici 21. maddesinde,"Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." kuralına yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı vekili tarafından ilkolarak Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi E: 2017/282 sayılı dosyasındadava açıldığı, davada, anılan Mahkemenin15/11/2017 tarih ve K:2017/945 sayılı kararıyla yargıyolunun caiz olmaması idari yargının görevli olmasınedeniyle davanın reddine karar verildiğianlaşılmaktadır.
Öteyandan benzer nitelikteki Uyuşmazlık Mahkemesinin 11/04/2016 tarih,2016/163 E., 2016/210 K. bir kararında, "...Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.'' gerekçesiyle adli yargınıngörevli olduğu yönünde karar vermiştir.
Olayın,2918 sayılı Yasanın 110. maddesi ile Geçici 21.maddesinin irdelenmesinden, 2918 sayılı Yasadan kaynaklanansorumluluk (tazminat) uyuşmazlıklarının, 110. madde deyapılan değişikliğin yürürlüğegirdiği 19.01.2011 tarihinden sonra adli yargı yerindegörüleceği, bakılmakta olan davanın ise bu tarihtensonra açıldığıgörüldüğünden, 2918 sayılı Yasadankaynaklı ve sorumluluk hukukuna ilişkinuyuşmazlığın görüm veçözümünün, adli yargının görevinegirdiği anlaşılmaktadır.
Açıklanannedenlerle davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ninE:2Ö17/282, K:2017/945 sayılı dosyası örneği ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen durumun aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin adli yargı dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; davaya ilişkin bilgi ve belgeler ile adli yargıkararının kesinleşme durumunu gösteren onaylı birörneğinin idari yargı dosyası içerisindebulunduğu ve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalanan 35 ...5379 plakalı aracın trafikte seyir halindeyken, zemininbuzlanması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiği; kaza nedeniyle araçta maddi hasaroluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundanbahisle, hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödememiktarının davalı idareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2017 gün veE:2017/282, K:2017/945 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2017 gün veE:2017/282, K:2017/945 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.9.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy