T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 464
KARAR NO : 2019 / 555
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.D.
Vekili : Av. E.Ş.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. A.D.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 06... 3051 plakalı aracı ile 23.02.2017 tarihinde, Muğla’danDenizli istikametine seyir halindeyken, yolun 31. km'sinde aracınıyol üzerinde serili olan mıcırakaptırdığını ve direksiyon hakimiyetinikaybettiğini, yolun sağındaki 1,5 metrelik şarampoletakla atarak sürüklendiğini ve aşağıyaşarampole doğru düştüğünü; olaygünü yolda mıcır serili olduğu, tadilatçalışması yapıldığına ilişkinherhangi bir uyarı levhasının, işaretçi, işaretya da başkaca bir uyarıcının mevcutolmadığını, bu nedenle aracın hasargördüğünü ifade ederek; fazlaya ilişkinhakkı saklı kalmak kaydıyla kaza sonucu araçta meydanagelen 41.000,00 TL maddi zararın, idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idaredentahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
MUĞLA1.İDARE MAHKEMESİ: 23.5.2018 gün ve E:2017/948, K.2018/848sayı ile, “(…) 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 13.maddesinin ilkparagrafında, "Karayolunun yapımı, bakımıişletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar,karayolu yapısını, trafik güvenliğim sağlayacakdurumda bulundurmakla yükümlüdür." hükmüne;11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6099 Sayılı Kanunun 14 maddesi iledeğişen ve 19/01/2011 günlü Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren, değişik 110.maddesinde, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmüne; 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren Geçici 21. maddesinde, "BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz."kuralına yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davalı idareye tazmin istemli olarakyapılan başvurunun reddi üzerine, davacıya ait 06 ... 3051plakalı aracı ile davalı idarenin bakım ve gözetimsorumluluğundaki yol üzerinde bulunan mucura (yol yapımındakullanılan taş kırıntısı) kaptırmaksuretiyle trafik kazası yapması nedeniyle aracının maddihasara uğradığından bahisle, 41.000-TL maddi zararınolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazminine kararverilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda;davalı idarenin yapımı ve bakımı ile sorumluolduğu yol üzerinde gerçekleşen trafikkazasının, davalı idarenin yol üzerine gereklilevhaları koymaması ve işaretlemeleri yapmaması nedeniylemeydana geldiğinden bahisle tazminat istemindenkaynaklandığı ve bu nedenle de işbuuyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dan doğan birsorumluluk davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla,uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıda aktarılan110. maddesi uyarınca adli yargının görevli olduğusonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle,
-2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1 -a maddesi hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine,(…)” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine İzmir Bölge İdareMahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi: 25.10.2018 gün veE:2018/2095, K:2018/1836 sayı ile, yapılan istinaf başvurusununreddine kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
MUĞLA 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 24.4.2019 gün ve E:2018/613, K:2019/258 sayı ile, “(…) Görev yönündenyapılan incelemede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/15835 esas2019/1461 sayılı kararı ile İzmir Bölge AdliyeMahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2017/402 - 1054sayılı kararında belirtildiği üzere kazanıngerçekleştiği yolda gerekli aydınlatma işaretler velevhaların olmaması dolayısıyla kazanın meydanageldiğinin, Karayolları GenelMüdürlüğünün Kamu Tüzel kişisiolması dolayısıyla görmekle yükümlübulunduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunanzararlardan dolayı sorumluluğunun Özel HukukHükümlerine tabi olmayıp hizmet kusurundankaynaklandığı, bu zararların tazmini amacıyla idareyekarşı hizmet kusuruna yönelik açılan davanınİYUK 2. Maddesi Hükmü gereğince idari yargı yerindetam yargı davası olarak açılması gerektiğininbelirtildiği buna ilişkin yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin2019/505-981 sayılı ilamında bu yönde olduğu, 2918sayılı Kanundaki Hükmün Anayasaya aykırıolduğuna yönelik Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince Kanunun iptalineyönelik hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından esastanreddedildiği, yine uyuşmazlık mahkemesince söz konusudavalarda Anayasa Mahkemesinin red gerekçesinde belirtildiğişekliyle davaya bakmanın Adli Yargı yoluna ait olduğununbelirtildiği ancak Bölge Mahkemeleri ve Yargıtay 'da olayınhizmet kusuruna yönelik olduğunun kabul edildiği, mahkememizcede aynı gerekçeye iştirak edilerek Karayolunda işaretleriolmamasının hizmet kusuru olduğu kanaati ile davadilekçesinin İdari Yargı Yolu görevli olduğundandolayı reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntıları yukarıda açıklandığıüzere;
Davada idariYargı yolu görevli olduğundan dava dilekçesinin reddine,
Dosya istinafyoluna gidilmeksizin görevsizlik kararı kesinleştiğitakdirde Adli İdari yargı arasında uyuşmazlıkolduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığıngiderilmesi için dava dosyasının uyuşmazlıkmahkemesine gönderilmesine…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayıinceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ileverdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için idari ve adli yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idari yargı yerinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasa koyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte bununlayetinilmemiş, görevsizlik kararının kesinleşmesindensonra, uyuşmazlığın giderilmesi için davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine dekarar verilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılıYasa’da öngörülen yönteme uymamakta ise de, Mahkemekararı doğrultusunda davacı vekilinin de talepte bulunduğugözetilerek, Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılanbaşvurunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacaktır. Öte yandan, adı geçen Mahkemeceidari yargı dosyası temin edilerek gönderilmediğinden, İdareMahkemesi kararının kesinleşme durumunun Mahkemesindensorulduğu , usule ilişkin başkaca bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığındanbahisle tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak, b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak, e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafik kazalarının oluş nedenlerinegöre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekliönleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasıncatespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının06 ... 3051 plakalı aracı ile seyir halinde iken, aracınıyol üzerinde bulunan mıcıra kaptırmak suretiyle trafikkazası meydana geldiği, aracın maddi zararauğradığı; olay günü yolda mıcır seriliolduğuna, tadilat çalışmasıyapıldığına ilişkin herhangi bir uyarılevhası, işaretçi, işaret ya da başkaca biruyarıcının mevcut olmadığı, oluşan zarardanidarenin sorumlu olduğu ileri sürülerek, oluşan maddizararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ile,aynı Mahkemece ayrıca verilen 24.4.2019 gün ve E:2018/613,K:2019/258 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİile, aynı Mahkemece ayrıca verilen 24.4.2019 gün ve E:2018/613,K:2019/258 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.9.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞIOY İdarenin kendikuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanangörevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafikgüvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerindenkaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarınagöre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktakiaraç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalıidare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.30.9.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy