T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/208
KARAR NO : 2019/319
KARAR TR: 29.04.2019
ÖZET :İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre itirazın iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :A.Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. A.O.İ.
Davalı :Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ASATGenel Müdürlüğü
Vekili :Av. S.A.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan 07 FJC 72plakalı araç A.Y. sevk ve idaresindeyken Necmettin ErbakanCaddesini takiben Sütçüler Caddesi istikametindeilerlemekteyken, araç yolu ortasında bulunan rögarkapağının açılması sonucunda aracın solarka tekerleği üzerinde rögar kapağı ilesürüklenmesi ve rögar kapağının aracın solarka tekerleğine sıkışması neticesinde maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini; müvekkilişirketin kasko sigortası kapsamında 20.04.2016 tarihindesigortalısına 15.263,01-TL ödemede bulunulduğunu;davalı kurumdan tahsili için Antalya 1.İcra DairesininE:2016/7579 sayılıdosyasından ilâmsız icra yoluylaicra takibi başlatıldığını; davalı kurumunitirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına kararverildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibindevamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatınahükmedilmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANTALYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 6.7.2017 günve E:2016/504, K:2017/206 sayı ile, davalı idarenin görev veyetkilerinin kullanılması sırasında oluşan zararlarniteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, buzararların tazmini amacıyla idareye karşı hizmet kusurlarınadayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanunun 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiğinden, davada HMK 114/1-b maddesigereğince yargı yolu caiz olmadığından, HMK 115/2maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanınusulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Antalya 2. İdare Mahkemesi: 26.12.2017 gün veE:2017/1028, K:2017/1604 sayı ile, davadosyasındaki bilgi ve belgelerve kaza tespit tutanağı birlikte incelendiğinde, maddihasarlı trafik kazasının, idarenin bakım ve gözetimialtındaki rögar kapağındankaynaklandığının açık olduğu,kazanınoluş şekli düşünüldüğünde yolortasında bulunan rögar kapağının açıkolacağının sürücü tarafındanöngörülebilir nitelikte olmaması nedeniyle, kazadaaraç şoförünün müterafik kusurununbulunmadığının anlaşıldığı, bunedenle trafik kazası neticesinde ortaya çıkan zararınmeydana gelmesinde davalı idarenin %100 kusurlu olduğuanlaşıldığından, söz konusu zararındavalı idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle davanınkabulüne karar vermiş, bu karara karşı davalı vekilitarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi:28.11.2018 gün ve E:2018/1534, K:2018/1405 sayı ile, 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yapılandeğişiklik sonrası, Karayolları Trafik Yasası'nadayalı olarak açılan sorumluluk davalarında Yasadeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19/01/2011 günü sonrasında açılan bu davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varıldığı; Mahkemece,uyuşmazlığı çözmekle adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna ulaşıldığından, 2247sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevli mahkemeninbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekirken, davanın görev yönündenreddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığıgerekçesiyle, istinaf isteminin kabulüne, mahkemekararının kaldırılmasına, dava dosyasınınyeniden karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine kesin olarak kararvermiştir.
ANTALYA 2. İDARE MAHKEMESİ: 7.3.2019 gün veE:2019/168 sayı ile, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesihükmü gereği anılan Kanundan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğininhüküm altına alındığı; bu durumda,uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun ile davalıidareye yüklenen sorumluluktan kaynaklandığıanlaşıldığından, anılan Kanun hükmügereğince davanın görüm veçözümünün adli yargının görevinegirdiği sonucuna varıldığından, görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.04.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirkete sigortalı aracın, 23.11.2015tarihinde Necmettin Erbakan Caddesini takiben Sütçüler Caddesiistikametinde ilerlemekteyken araç yolu ortasında bulunanrögar kapağının açılması sonucundaaracın sol arka tekerleği üzerinde rögar kapağıile sürüklenmesi ve rögar kapağının aracınsol arka tekerleğine sıkışması neticesinde maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini; sigortalısına15.263,01-TL ödendiğini; meydana gelen zarardan davalı idareninsorumlu olduğunu, dolayısıyla ödenen bedelin veişlemiş faizin davalıdan tahsili için yapılan takibedavalı tarafından haksız itiraz edildiğini ilerisürerek, itirazın iptali ile takibin devamı istemiyleaçılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun“İlamsız takip” başlıklıÜçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icradairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş; değişik 60.maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünceödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itirazailişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66.maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır.
İtiraznedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazıniptali için Yasada iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasınıistemektir.
İncelenenuyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından,değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyleitirazın iptali davası açılmıştır.
Söz konusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.),“(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihindenitibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlununitirazının haksızlığına karar verilirseborçlu; takibinde haksız ve kötü niyetligörülürse alacaklı; diğer tarafın talebiüzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunanşeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunanmeblağın yüzde kırkından aşağı olmamaküzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçluhakkında tazminat hükmolunması kötü niyetinsübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptalisüresini geçiren alacaklının umumi hükümlerdairesinde alacağını dava etmek hakkısaklıdır” hükümlerini taşımaktadır.
Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birincifıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargıçevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup,yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözüedilen “mahkeme” ile, icra dairesinin bulunduğu yargıçevresi bakımından bağlı olduğu asliyemahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgübulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesindegörülmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmıştır.
Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nundeğişik 67. maddesine göre açılan itirazıniptali davasının görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Antalya 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen6.7.2017 gün ve E:2016/504, K:2017/206 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleAntalya 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Antalya 2. Asliye HukukMahkemesince verilen6.7.2017 gün ve E:2016/504, K:2017/206sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,29.04.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy