T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/242
KARAR NO : 2019/759
KARAR TR: 25.11.2019
ÖZET : 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynı olması" ve "kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması” koşullarını taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
KARAR
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesiİsteminde Bulunan
(AdliYargıda Davalı
İdariYargıda Davacı) : H.Ö.
Vekili : Av. A.Ş.
KarşıTaraf Davalı:Adli Yargıda(Davacı)
İstanbul İl Özel İdaresi
Vekili :Av. Z.G.Y.
İdariYargıda (Davalı)
KocamustafapaşaVergiDairesi Müdürlüğü
O L A Y :Davacı İstanbul Valiliği (İl Özel İdareyeizafeten) vekili, adli yargı yerinde açtığıdavadilekçesinde özetle; Gaziosmanpaşa hudutları dahilindeH.Ö. tarafından kaçak ve ruhsatsız malzemealımı ile ilgili olarak İlçe Özel idareMüdürlüğü elemanları tarafındandüzenlenen 18.01.1999 tarihli tutanakta 26.302.5 ton malzemeninalındığının tespit edildiğini, 3213 sayılıMaden Kanuna tabi olmayan Grovak olduğu tespit edilmiş ve bu maddeninTaşocakları Nizamnamesi kapsamına giren mevattan olmasınedeniyle Taşocakları Nizamnamesinin 29.ve 30. maddesine göreişlem yapıldığını, kaçak malzemenin M3bedeli 1.500.000-TL olup buna göre (26.302.5 ton:1.4=18.787 M2) 18.787.M3malzeme X 1.500.000-TL ------- 28.180.500.000-TL toplam bedel olduğunuileri sürerek, 28.180.500.000-TL Taşocağı malzemesibedelinin, 18.01.1999 tarihinden itibaren, en yüksek banka faizi ilebirlikte tahsiline (Fazlaya dair haklarının saklı kalmakkaydıyla) davalının menkul ve gayrimenkul malları ile,üçüncü şahıslardaki alacaklarıüzerine ihtiyati haciz konulmasına teminatsız olarak kararverilmesi istemiyle H.Ö.'e karşı 27.7.1999 tarihinde davaaçmıştır.
GAZİOSMANPAŞA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:16.10.2001 gün ve E:1999/623, K:2001/833 sayı ile," Dava davalıH.Ö.'ün uhtesinde bulunan İR 4708 sayılı mermersahasında üretimi yapılan 26302,5 ton / malzemenin MadenKanununa tabi olmayan grovak olduğu taşocakları nizamnamesinin29.ve 30. maddesi gereği bedeli olan 28.180.500.000-TL’nin ----18.01.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilineilişkindir.
Taraflar arasında ihtilaf davalının kendi madensahasında çıkardığı malzemenin bedelinidavacı Özel İdareye ödeyip ödemeyeceğihususlarındadır.
Tüm deliller toplanmış, Mahkememizce keşifyapılmış, malzeme alınan saha tam olarak tespitedilemediğinden Kadastro Mühendisi ve Maden mühendisibilirkişiler raporunu sunamamıştır.
Dosya üzerinden yaptırılan incelemede sunulanBilirkişi raporuna göre çıkarılan Madenin mermerolmadığı Grovak olduğu ve istenen tazminatın yerindeolduğu raporda belirlenmiştir.
Taşocakları Nizamnamesinin 30. maddesine göreruhsatsız ocak açılması halinde ceza-i müeyyideuygulanacak ve Ocak zaptedilip ihaleye çıkarılacaktır,29.maddede çıkarılan malın zapt edileceğine dairbirhüküm yoktur.
Madenlerin mülkiyeti hazineye aittir, 21.2.1956 tarihindeçıkan 6664 sayılı yasa ile ihalelerin Vilayetçeyapılması,harç ve resimlerin tahsili Vilayetlerebırakılmıştır.Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin5.10.987 tarih 4134 Esas,7125 karar sayılı ilamı da aynıyöndedir. Davacı İl Özel İdare, Kumocaklarının sahibi olmadığından Madenlerin sahibiHazine olduğundan asıl hak sahibi hazine ,ancakuğradığı zararı talep edebilir, davacı idareninböyle bir talebe hakkı yoktur açıklanan nedenlerledavacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan gerekçe venedenlerle;
1-Davacının davasının reddine" kararvermiş, bu karar davacı idare vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi: 9.5.2002 gün veE:2002/1131, K:2002/5598 sayı ile, dosyadaki yazılara, kararındayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenleregöre yerinde görülmeyen bütün temyizitirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmünonanmasına karar vermiş, davacı idare vekilince kararındüzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi: 7.10.2002 gün veE:2002/9214, K:2002/10871 sayı ile, temyiz ilamında bildirilengerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü MuhakemeleriKanununun değişik 440. Maddesinde sayılan nedenlerdenhiçbirine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine veaynı Kanunun 442/3 ve TCK'nun 24. Maddesi gereğince54.500.000-TL.Para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineyegelir kaydedilmesine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı H.Ö. vekili tarafından, davacınınuhdesinde bulunan İR-4708 sayılı Kalker sahasından 26.302,9ton Grovak çıkarıldığının ve Grovakın3213 sayılı Maden Kanununa tabi olmaması nedeniyle 28.180,50-TLhaksız kazanç elde edilmiş olduğunun tespit edilmesiüzerine, anılan tutarın tahsili amacıyla 02.04.2009 tarihve 074999 sayılı haciz tutanağı ile davacınınmenkul mallarına uygulanan haciz işleminin, haksız kazançtutarının 6183 sayılı Kanun hükümleriuyarınca takibinin mümkün bulunmadığı ilerisürülerek iptali istemiyle Kocamustafapaşa Vergi DairesiMüdürlüğüne karşı 7.4.2009 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 7. İdare Mahkemesi: 28.4.2010 gün veE:2009/1387, K:2010/801 sayı ile, 6183 sayılı Yasa'nın 1.ve 62. Maddelerinden sözederek "Dava konusu olayda, yukarıda yerverilen mevzuat hükmünde haksız fiil ve haksız iktisaptandoğan alacakların 6183 sayılı Kanun kapsamında yeralmadığının açık bir şekildebelirtilmiş olması karşısında, davacıtarafından haksız yere iktisap edildiği ileri sürülenve vergi, resim, harç, ceza niteliğinde bulunmayan 28.180,50-TL'nintakip ve tahsilinin 6183 sayılı Kanun hükümleriuyarınca yapılma imkanı bulunmadığından davakonusu haciz işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Her ne kadar davalı idare tarafından davacı adınadüzenlenerek ilanen tebliğ edilen ödeme emirlerininkesinleştiği belirtilmekte ise de, 6183 sayılı Kanunun"Kanunun Şümulü" başlıklı 1. maddesininayrı ayrı bütün maddeler için geçerliolması karşısında, Kanun kapsamında yer almayan alacakiçin ödeme emri düzenlenmiş olsa bile, başlıbaşına 6183 sayılı Kanun uygulaması niteliğindekihaciz işlemi uygulama imkanı bulunmadığındandavalı idare iddiasına itibar edilmemiştir. Açıklanannedenlerle, dava konusu işlemin iptaline..."karar vermiş,davalı Kocamustafapaşa Vergi Dairesi vekilince bu karar temyizedilmiştir.
Danıştay 8. Daire: 4.6.2014 gün ve E:2011/586,K:2014/4709 sayı ile, "…Temyize konu kararda, her ne kadar,söz konusu alacağın haksız kazanç ve iktisaptankaynaklanması sebebiyle 6183 sayılı Kanun kapsamındatahsilinin mümkün olmadığı belirtilmişse de,hacze konu alacağın mülga Taşocakları Nizamanamesi'nin29 ve 30. maddelerinin uygulanması sonucu kesilen para cezasındankaynaklandığı görülmekte olup, bu halde kamualacağı niteliğinde olan söz konusu alacağın 6183sayılı Kanun'un ilgili hükümleri kapsamında tahsiliyoluna başvurulmasının mümkün olduğuaçıktır.
Bu durumda, davaya konu haciz işlemi hakkında işinesasına girilerek hukuka uygun olup olmadığıdeğerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hacze konualacağın haksız iktisap niteliğinde olduğundan bahisle6183 sayılı Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyleişlemin iptaline dair Mahkeme kararı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; İstanbul 7. İdareMahkemesi'nin temyize konu kararının bozulmasına" kararvermiş, davacı vekili tarafından bu kararındüzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Danıştay 8. Daire: 27.5.2015 gün ve E:2014/11272,K:2015/5145 sayı ile, " Danıştay dava daireleri veİdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilenkararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54.maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasınabağlıdır.
İstemde bulunan tarafından öne sürülendüzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerdenhiçbirisine uymadığından düzeltme isteminin reddine,karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerindebırakılmasına ... " karar vermiştir.
İSTANBUL 7. İDARE MAHKEMESİ: 18.12.2015 günve E:2015/1347, K:2015/2371 sayı ile, bozma kararına uyarak,"... Dava dosyasının incelenmesinden; Maden İşleriGenel Müdürlüğü teknik elamanlarıncadavacının uhsedisinde bulunan İR-4708 sayılı Kalkersahasında 26.302,9 ton Grovakçıkarıldığının tespiti üzerinedavacı tarafından çıkarılan Grovak'm Maden Kanuna tabiolmaması nedeniyle 28.180.500.000-TL haksız kazançsağlanıldığı belirlenerek belirlenen tutarıntahsili amacıyla İstanbul İl Özel İdaresitarafından Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1999/623esasına kayıtlı alacak davasınınaçıldığı, bu davada 07.10.20002 tarih E: 1999/623,K: 2001/833 sayılı karar ile madenlerin mülkiyetinin hazineyeait olduğu ve asıl hak sahibinin hazine olduğu belirtilerekdavacı İl Özel İdaresinin talep hakkı bulunmamasınedeniyle davanın reddine karar verildiği, kararınkesinleşmesi üzerine İl Özel İdareMüdürlüğü'nün 19.02.2004 tarihli yazı iledurumun Defterdarlığa bildirildiği, bildirim sonrası adliyargı merciilerinde alacak iddiasında bulunmak yerine doğrudandavacı hakkında 28.293,00-TL tutarlı 07.06.2005 tarihli ödemeemrinin düzenlendiği ve bu ödeme emrinin ilanen tebliğedildiği, bahse konu alacak nedeniyle 02.04.2009 tarih ve 074999sayılı haciz tutanağı ile davacının menkulmallarına haciz konulması üzerine bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; haciz işlemlerine konualacağın mülga Taşocakları Nizamanamesi'nin 29 ve 30.maddelerinin uygulanması sonucu kesilen idari para cezasındankaynaklandığı görüldüğünden, kamualacağı niteliğinde olan söz konusu alacağın 6183sayılı Kanun'un ilgili hükümleri kapsamında tahsiliyoluna başvurulmasına olanak bulunmaktadır.
Bu durumda; 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsiledilebilecek nitelikteki amme alacağının tahsili amacıylatanzim edilen ödeme emrinin ilanen tebliği üzerine yasalsüresi içerisinde ödenmediğianlaşıldığından, vadesinde ödenmeyen ammealacağının cebren tahsili amacıyla tesis edilen dava konusuhaciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığısonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddine..." kararvermiş, davacı vekili tarafından bu karar temyizedilmiştir.
Danıştay 8. Daire: 24.10.2017 gün veE:2016/11385, K:2017/7428 sayı ile, karar onanmış, davacıvekilinin karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 7.5.2018 gün veE:2018/1633, K:2018/2489 sayılı kararı ile reddedilmiş,karar kesinleşmiştir.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK:
Davacı vekili 31.12.2018 tarihinde kayda giren dilekçesiile, "… 1- Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, 18-10-2001Tarihli 1999- 623 E, 2001-833 K. sayılı kararı ile reddedilen,Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09-05-2002 Tarih ve 2002-1131 E, 2002-5598 K.Sayılı Kararı ile onanan ve yine aynı Dairenin 07-10-2002Tarihli, 2002-9214 E. 2002-10871 K. sayılı kararı ilekesinleşen davanın reddi kararından sonra,
2-İstanbul 7. İdare Mahkemesince: 11-12-2009 Tarih 2009-1387E. Sayılı yürütmeyi durdurma, akabinde, 28-04-2010 Tarih,2009-1387 E. 2010-801 K. sayılı kabul kararının,Danıştay 8. Dairesi’nin 04-06-2014 Tarihili, 2011-586 E.,2014-4709 K. sayılı kararıyla bozulması üzerineİstanbul 7. İdare Mahkemesinde 18-12-2015 Tarih 2015-47 E. 2015-2371K. Sayılı bozmaya uyarak verilen kararın kesinleşmesiüzerine iki dosya arasında ortaya çıkan hükümuyuşmazlığının giderilmesi istemidir.
OLAYLAR
1-İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesi, Cebeciköyünde İR-4708 Sayılı Maden İşletme ruhsatveizni ile Madencilik faaliyetinde bulunan müvekkilimin sahasındakaçak ve hukuksuz çalışan birtakım kişilerinve firmaların Organize olarak şikayet etmesi üzerine Sahaya30-05-1998 Tarihinde Genel müdürlükten teftiş heyetigelmiş ve birtakım sözde tespitler yapmıştır. BuTespite yönelik olarak da Maden İşleri Genelmüdürlüğü, Müvekkilim aleyhinde birçokidari işlem uygulamıştır. Bunlardan bir tanesi deİstanbul Valiliğine Yazılan, 15-07-1998 Tarih veB.15.0.MGM.0.Ö2.01.02-791/23586 Sayılı Yazıdır.
1-Bu Yazı üzerine İl Özel İdaremüdürlüğü yetkilileri 18-01-1999 Tarihinde Özelidare Müdürlüğü odasında tutanak tanzimetmişlerdir. Bu Tutanak Sahaya hiç gidilmeden, gidilmişintibaını verdiği için müvekkilimce imzaedilmemiştir.
3-Akabinde il Özel İdare MüdürlüğüMüvekkilim aleyhine Gaziosmanpaşa 3. Asliye hukuk Mahkemesinde davaaçmış ve bu açılan dava Gaziosmanpaşa 3.Asliye hukuk Mahkemesinin 18-10-2001 Tarihli 1999-623 E, 2001-833 K.Sayılı Kararı ile reddedilmiş ve bu kararkesinleşmiş,
4-Mahkeme nin Kararının gerekçesi; “Davacıil özel idare kum Ocaklarının Sahibiolmadığından, Madenlerin Sahibi Hazine Olduğun dan,asıl hak sahibi hazine ancak uğradığı zararıtalep edebilir, davalı idarenin böyle bir talebe hakkı yoktur...”Şeklindedir.
5-Bunun üzerine davacı il özel idaremüdürlüğü: Mahkeme kararı doğrultusundaİşlem yapılmak üzere işlemi Defterdarlığa19.02.2004Tarih ve 933 Sayılı yazılarıylabildirmiştir. Bu yazılarında da:TaşocaklarıNizamnamesine göre İşlem tesis etme yetkilerininolmadığını da açıkça ifadeetmiştir. Defterdarlıkta böyle bir iddiayı, Ekteörneği sunulan İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin14-05-2008 Tarih, Esas No:2007/14429, Karar No:2008/9023 Sayılı EmsalKararında belirtildiği şekilde işlem yapması gerekirken,Kocamustafapaşa Vergi Dairesine tahsili içingöndermiştir.
6-Oysaki; Emsal Kararın gerekçesinde deyazıldığı gibi, “... Adli yargı yerinden ocaktakaçak olarak çalıştığı konusundaherhangi bir karar alınmadan, idarece düzenlenen tutanağa istinadentesis edilen bu işlemde yasal düzenlemelere uyarlılıkbulunmamaktadır.” Gerekçesiyle benzer bir dava konusuişlem iptal edilmiştir.
7-İstanbul defterdarlığı Yukarıdaki kararda dabelirtildiği gibi yapmak yerine, Sadece 6183 Sayılı KanunKapsamında tahsilat yapma yetkisi olan, Kocamustafapaşa Vergi Daireside Alelacele Bu kanun hükümlerine dahi uymadan, hiçbir adresaraştırması dahi yapmadan İlanen tebligat yapmak suretiylehukuksuz olarak müvekkilim adına borcu kesinleştirmiş ve074999 No lu Haciz tutanağı ile 02/04/2009 Tarihinde Mükellefinİkamet adresine giderek evindeki eşyalarını hacizetmiştir.
8-Tarafları ve konusu ayni olan haciz işlemi müvekkilimtarafından, İstanbul 7. İdare Mahkemesinde dava konusuedilmiştir. Mahkemece 11-12-2009 Tarih 2009-1387 E. sayılıYürütme Durdurma, Akabinde, 28-04-2010 Tarih, 2009-1387 E. 2010-801K. sayılı kabul kararı vermiştir. Karşıtarafın temyiz etmesi üzerine; Danıştay 8. Dairesi04-06-2014 Tarih, 2011-586 E. 2014-4709 K. sayılı kararıylabozmuştur. Danıştayın bozma gerekçesi“...Temyize konu kararda, her ne kadar, sözkonusu alacağınhaksız kazanç ve iktisaptan kaynaklanması sebebiyle 6183sayılı Kanun kapsamında tahsilinin mümkün olmadığıbelirtilmişse de, hacze konu alacağın mülgataşocakları nizamnamesinin 29 ve 30. Maddelerinin uygulanmasısonucu kesilen para cezasından kaynaklandığıgörülmekte olup, bu hal de kamu alacağı niteliğindeolan söz konusu alacağın 6183 sayılı Kanunun ilgilihükümleri kapsamında tahsil yolunabaşvurulmasının mümkün olduğuaçıktır.” şeklindedir.
9-Danıştayın yukarıdaki gerekçe ile yerelmahkemenin kararını bozması üzerine İstanbul 7.İdare Mahkemesi de 18-12-2015 Tarih 2015-1347 E. 2015-2371 K.Sayılı bozmaya uymuştur. Bu karar da; Danıştay 8.Dairesince 24-10-2017 Tarih ve 2016/11385 E.:2017/7428 K. sayılıkararı ile onanmış olup, Yine Aynı Dairenin 07-05-2018Tarih 2018-1633 E. , 2018-2489 K. sayılı kararı ile onanarakkesinleşmiştir.
10-Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 24.maddesine göretarafları,konusu ve sebebi aynı olan ve kesinleşençelişik kararların bulunması durumunda,hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunduğu için hükümuyuşmazlığı varsayılır.Bu nedenle ortayaçıkan uyuşmazlığının giderilmesiiçin durumun Uyuşmazlık Mahkemesine sunulmasıgerekmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah olunansebeplerle, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18-10-2001 Tarihli1999-623 E, 2001-833 Karar sayılı kesinleşen kararıyla ,İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 18-12-2015 Tarih 2015/1347 E.-2015/2371K. sayılı kesinleşen kararı arasındaki hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesisaygı ile vekaleten arz olunur." diyerek UyuşmazlıkMahkemesinden talepte bulunmuştu.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Danıştay Başsavcısı’nınyazılı düşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "… İstanbulİli, Gaziosmanpaşa İlçesi sınırlarıiçinde H.Ö.’ün uhdesinde bulunan İR-4708sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlı sahada, 26.302,90 tonGrovak çıkarıldığının Madenİşleri Genel Müdürlüğü elemanlarıncatespit edilmesi üzerine, Grovak’ın Maden Kanunu’na tabiolmaması nedeniyle 28.180,50 TL haksız kazançsağlandığı gerekçesiyle bu tutarın yasal faiziile birlikte tahsili için İstanbul İl Özel İdaresitarafından anılan şahıs aleyhine Gaziosmanpaşa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde 27/07/1999 tarihli alacak davasıaçılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamasonucunda 18/10/2001 tarihli ve E:1999/623, K:2001/833 sayılı kararile özet olarak: Madenlerin mülkiyetinin Hazineye ait olduğu;6664 sayılı Kanun ile ihalelerin yapılması, harç veresimlerin tahsilinin vilayetlere bırakıldığı;Davacı İl Özel İdaresinin, kum ocaklarının sahibiolmadığı; madenlerin sahibi olan Hazinenin asıl hak sahibiolarak uğranılan zararı talep edebileceği; davacıİstanbul İl Özel İdaresinin böyle bir talebehakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddinekarar verilmiştir. Temyiz yoluna başvurulması üzerineYargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/05/2002 günlü ve E:2002/1131,K:2002/5598 sayılı kararı ile Gaziosmanpaşa Asliye HukukMahkemesinin 18/10/2001 tarih ve E:1999/623, K:2001/833 sayılıkararı onanmış, karar düzeltme talebi ise yine aynıDairenin 07/10/2002 tarihli ve E:2002/9214, K:2002/10871 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/10/2001 tarihli veE: 1999/623, K:2001/833 sayılı kararınınkesinleşmesini müteakip İstanbul İl Özel İdareMüdürlüğünün 19/02/2004 günlü ve08-176-660 sayılı yazısı ile mülgaTaşocakları Nizamnamesine göre işlemyapılamadığını bu nedenle anılan ruhsatlımaden ocağının Devletin Hüküm ve tasarrufualtında olan yerlerden olması nedeniyle Grovak bedelinin Hazinecetahsilinin yapılması İstanbul Defterdarlığındanistenilmiştir.
Bildirim üzerine davacının uhdesinde bulunanİR-4708 sayılı (Mermer) Kalker madeni sahasındançıkarılan 26.302,90 ton Grovak’ın 3213 sayılıMaden Kanununa tabi olmaması nedeniyle 28.180,50 TL haksızkazanç elde edilmiş olduğundan bahisle, anılantutarın tahsili amacıyla davacı hakkında 28.293.- TLtutarlı 07/06/2005 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği ve buödeme emrinin ilanen tebliği üzerine 02/04/2009 tarih ve 074999sayılı haciz tutanağı ile davacının menkulmallarına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle davaaçılmıştır.
İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 28/04/2010 gün veE:2009/l387, K:2010/801 sayılı kararı ile haksız fiil vehaksız iktisaptan doğan alacakların 6183 sayılı Kanunkapsamında yer almadığı bu nedenle vergi, resim,harç ve ceza niteliğinde bulunmayan alacağınödenmemesi üzerine uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlıkgörülmediği gerekçesiyle dava konusu işleminiptaline karar verilmiştir. Anılan Kararın temyizi üzerineDanıştay Sekizinci Dairesinin 04/06/2014 günlü veE:2011/586, K:2014/4709 sayılı kararıyla; hacze konualacağın mülga Taşocakları Nizamnamesi'nin 29. ve 30.maddelerinin uygulanması sonucu kesilen para cezasındankaynaklandığı, kamu alacağı niteliğinde olansöz konusu alacağın 6183 sayılı Kanun'un ilgilihükümleri kapsamında tahsili yolunabaşvurulmasının mümkün olduğu gerekçesiyleMahkeme kararı bozulmuştur. Bozmaya uyan İstanbul 7. İdareMahkemesince davanın reddi yolunda verilen 18/12/2015 tarihli veE:2015/1347, K2015/2371 sayılı kararın temyizi üzerineDanıştay Sekizinci Dairesinin 24/10/2017 günlü veE:2016/11385, K:2017/7428 sayılı kararı ile İdare Mahkemesikararı onanmış, karar düzeltme talebi ise yine aynıDairenin 07/05/2018 tarihli ve E:2018/1633, K:2018/2489 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
Adli ve idari yargı kararları arasındaoluştuğu ileri sürülen hükümuyuşmazlığının çözümüiçin öncelikle hüküm uyuşmazlığınınoluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24. maddesinin 1. fıkrasında, “l’incimaddede gösterilen yargı mercileri tarafından görevleilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmişaynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.” hükmü yeralmaktadır.
Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için ;
a)Uyuşmazlık yaratan hükümlerin adli ve idariyargı mercileri tarafından verilmesi,
b)Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c)Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d)Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkınyerine getirilmesinin olanaksız bulunması,
koşullarının birlikte gerçekleşmesigerekmektedir.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen kararların incelenmesinden, adli ve idari yargıyerlerince verilmiş ve yasa yollarına başvurularakkesinleşmiş kararların olduğu, bu kararlarda taraflardan enaz birinin aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Her iki yargı yerinde açılan davalar konuyönünden incelendiğinde:
Adli yargı yerinde ;
İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesisınırları içinde H.Ö.’ün uhdesindebulunan İR-4708 sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlısahada, 26.302,90 ton Grovakçıkarıldığının Maden İşleriGenel Müdürlüğü elemanlarınca tespit edilmesiüzerine, Grovak’ın Maden Kanunu’na tabi olmamasınedeniyle 28.180,50-TL haksız kazanç sağlandığıgerekçesiyle bu tutarın yasal faizi ile birlikte tahsiliiçin İstanbul İl Özel İdaresi tarafındananılan şahıs aleyhine alacak davasıaçılmıştır.
İdari yargı yerinde ;
İR-4708 sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlı sahadançıkarılan 26.302,90 ton Grovak’ın 3213sayılı Maden Kanunu’na tabi olmaması nedeniyle 28.180,50TL haksız kazanç elde edilmiş olduğundan bahisle,anılan tutarın tahsili amacıyla davacı hakkında28.293.-TL tutarlı 07/06/2005 tarihli ödeme emrinin düzenlendiğive bu ödeme emrinin ilanen tebliği üzerine 02/04/2009 tarih ve074999 sayılı haciz tutanağı ile davacının menkulmallarına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle H.Ö.tarafından Kocamustafapaşa Vergi DairesiMüdürlüğüne karşı davaaçılmıştır.
Bu hali ile İstanbul İl Özel İdaresitarafından Adli yargı yerinde açılan davanın konusu,davalı H.Ö. tarafından İR-4708 sayılı (Mermer)Kalker Madeni ruhsatlı sahada çıkarılan malzemeninbedelinin özel idareye ödenip ödenmeyeceğine ilişkinalacak davası olduğu; bu na karşılık, H.Ö.tarafından İdari yargı yerinde, Kocamustafapaşa VergiDairesi Müdürlüğüne karşı açılandavanın konusunun ise, mülga Taşocakları Nizamnamesi'nin29. ve 30. maddelerinin uygulanması sonucu davacı adına kesilenpara cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrive buna bağlı olarak menkul mallara uygulanan haciz işlemininiptali istemine ilişkin dava olduğu, bu bağlamda adli ve idariyargı yerlerinde açılan davaların konularınınve taraf sıfatlarının farklı olduğugörülmektedir.
Esasen, Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin, madenlerinmülkiyetinin Hâzineye ait olması nedeniyle asıl hak sahibiolarak Hâzinenin uğranılan zararı talep edebileceğiyolundaki kararı üzerine kamu alacaklarının takibi ilesorumlu idare olarak Vergi Dairesi Müdürlüğünce tahsilişlemlerinin yürütüldüğüanlaşılmaktadır.
Buna göre adli yargı yerinde açılan davadamahkemece İl Özel İdaresinin yetkili idare-olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişbuna karışılık idari yargı yerinde açılandavada ise mahkemece bozma kararı üzerine dava esastanreddedilmiştir. Dolayısıyla adli ve idari yargı merciikararlan arasında herhangi bir çelişkioluşmadığı gibi hüküm uyuşmazlığınınvarlığından da söz etme imkanı bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Gaziosmanpaşa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/10/2001 tarih ve E: 1999/623, K:2001/833sayılı kararı ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin18/12/2015 gün ve E:2015/1347, K:2015/2371 sayılı kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığıbulunmadığından başvurunun reddine karar verilmesigerekeceği düşünülmektedir." şeklinde kararvermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: " “…İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesisınırları içinde H.Ö.’ün uhdesindebulunan İR-4708 sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlısahada, 26.302,90 ton Grovak çıkarıldığınınMaden İşleri Genel Müdürlüğü tarafındantespit edilmesi üzerine, Grovak’ın Maden Kanununa tabiolmaması nedeniyle 28.180,50 t haksız kazançsağlandığı gerekçesiyle bu tutarın yasal faiziile birlikte tahsili için İstanbul İl Özel idaresitarafından H.Ö. aleyhine açılan alacak davasında,Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/10/2001 tarihli veE.1999/623, K.2001/833 sayılı kararıyla; madenlerinmülkiyetinin Hazineye ait olduğu, 6664 sayılı Kanun ileihalelerin yapılması, harç ve resimlerin tahsilininvilayetlere bırakıldığı, davacı İl Özelİdaresinin kum ocaklarının sahibi olmadığı,madenlerin sahibi olan Hazinenin asıl hak sahibi olarakuğranılan zararı talep edebileceği, davacıİstanbul İl Özel İdaresinin böyle bir talebehakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddinekarar verildiği, söz konusu kararın temyiz ve karardüzeltme aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, İstanbul İl Özel İdareMüdürlüğünün 19/02/2004 tarihli ve 08-176-660sayılı yazısı ile mülga TaşocaklarıNizamnamesine göre işlem yapılamadığından,anılan ruhsatlı maden ocağının Devletinhüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olması nedeniyleGrovak bedelinin Hazinece tahsil edilmesinin İstanbulDefterdarlığından istenildiği, bildirim üzerinedavacının uhdesinde bulunan İR-4708 sayılı (Mermer)Kalker madeni sahasından çıkarılan 26.302,90 tonGrovak’ın 3213 sayılı Maden Kanununa tabi olmamasınedeniyle 28.180,50-TL haksız kazanç elde edilmişolduğundan bahisle, anılan tutarın tahsili amacıyladavacı hakkında 28.293,00 t tutarlı 07/06/2005 tarihliödeme emri düzenlendiği ve bu ödeme emrinin ilanentebliği üzerine 02/04/2009 tarihli ve 074999 sayılı haciztutanağı ile davacının menkul mallarına uygulananhaciz işleminin iptali istemiyle idari yargı yerinde iptaldavası açıldığı görülmüştür.İstanbul 7. İdare Mahkemesinde görülen dava sonunda,Mahkemenin 28/04/2010 tarihli ve E.2009/1387, K:2010/801 sayılıkararı ile haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanalacakların 6183 sayılı Kanun kapsamında yeralmadığı, bu nedenle vergi, resim, harç ve ceza niteliğindebulunmayan alacağın ödenmemesi üzerine uygulanan hacizişleminde hukuka uyarlık görülmediğigerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Anılan Kararın temyizi üzerine Danıştay SekizinciDairesinin 04/06/2014 tarihli ve E.2011/586, K.2014/4709 sayılıkararıyla; hacze konu alacağın mülga TaşocaklarıNizamnamesinin 29. ve 30. maddelerinin uygulanması sonucu kesilen paracezasından kaynaklandığı, kamu alacağıniteliğinde olan söz konusu alacağın 6183 sayılıKanunun ilgili hükümleri kapsamında tahsili yolunabaşvurulmasının mümkün olduğu gerekçesiyleMahkeme kararı bozulmuştur. Bozmaya uyan İstanbul 7. İdareMahkemesince davanın reddi yolunda verilen 18/12/2015 tarihli veE.-K.2015/1347-2371 sayılı kararın temyiz ve karar düzeltmeaşamalarından geçerek kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacı H.Ö. vekilince Uyuşmazlık Mahkemesineverilen 31/12/2018 tarihli dilekçe ile Gaziosmanpaşa 3. AsliyeHukuk Mahkemesinin 18/10/2001 tarihli ve E.1999/623, K:2001/833sayılı kararı ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin18/12/2015 tarihli ve E.2015/1347, K.2015/2371 sayılı kararındanhangisinin uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundanve hakkın yerine getirilmesinin olanaksız hale geldiğindenbahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesitalebinde bulunulmuştur.
MEVZUAT YÖNÜNDEN İNCELEME:
İdari ve adli yargı kararlan arasında oluştuğuileri sürülen hüküm uyuşmazlığınınçözümü için; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24. maddesinin birinci fıkrasında, “7 ncimaddede gösterilen yargı mercileri tarafından, görevleilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksızbulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.” hükmü yeralmaktadır.
Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için:
a- Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idariyargı mercileri tarafından
verilmesi,
b- Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynıolması,
c- Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d- Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması,
e- Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkınyerine getirilmesinin olanaksız
bulunması,
Koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen kararların incelenmesinde; ortada, adli ve idariyargı yerlerince verilmiş ve yasa yollarına başvurularakşeklen kesinleşmiş; taraflarından en az birinin (H.Ö.)aynı olduğu kararların bulunduğu ve tüm kararlarda dadavanın esasının hükme bağlandığı veyasa yollarının tüketildiğianlaşılmıştır.
Ancak, anılan Mahkemelerce verilen hükümlerin konu vedava sebebinin aynı olup olmadığı ve kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız; bulunup bulunmadığı konusunun ayrıcaincelenmesinde fayda bulunmaktadır.
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava; İR-4708sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlı sahada, 26.302,90 tonGrovak çıkarıldığının Madenİşleri Genel Müdürlüğü elemanlarıncatespit edilmesi üzerine, Grovak’ın Maden Kanununa tabiolmaması nedeniyle 28.180,50-TLhaksız kazançsağlandığı gerekçesiyle bu tutarın yasal faiziile birlikte tahsili istemiyle İstanbul İl Özel İdaresitarafından H.Ö. aleyhine açılmış ve Mahkemecemadenlerin mülkiyetinin Hâzineye ait olması nedeniyle asılhak sahibi olarak Hâzinenin uğranılan zararı talepedebileceği, davacı İstanbul İl Özel İdaresininböyle bir talebe hakkı olmadığı gerekçesiyledavanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul 7. İdare Mahkemesindeki dava ise; İR-4708sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlı sahadançıkarılan 26.302,90 ton Grovak’ın 3213sayılı Maden Kanununa tabi olmaması nedeniyle 28.180,50-TLhaksız kazanç elde edilmiş olduğundan bahisle,anılan tutarın tahsili amacıyla davacı hakkındadüzenlenen 28.293,00-TL tutarlı 07/06/2005 tarihli ödeme emrininilanen tebliği üzerine 02/04/2009 tarihli ve 074999 sayılıhaciz tutanağı ile davacının menkul mallarınauygulanan haciz işleminin iptali istemiyle H.Ö. tarafındanKocamustafapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünekarşı dava açılmış ve Mahkemece davanınreddine karar verilmiştir.
Bu hali ile İstanbul İl Özel İdaresitarafından adli yargı yerinde açılan davanın konusu,davalı H.Ö. tarafından İR-4708 sayılı (Mermer)Kalker Madeni ruhsatlı sahada çıkarılan malzemeninbedelinin özel idareye ödenip ödenmeyeceğine ilişkinalacak davası olduğu; buna karşılık, H.Ö.tarafından idari yargı yerinde Kocamustafapaşa Vergi DairesiMüdürlüğüne karşı açılandavanın konusunun ise, mülga Taşocakları Nizamnamesinin 29.ve 30. maddelerinin uygulanması sonucu davacı adına kesilen paracezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri vebuna bağlı olarak menkul mallara uygulanan haciz işlemininiptali istemine ilişkin olduğu, bu sebeple adli ve idari yargı yerlerindeaçılan davaların konularının farklı olduğugörülmektedir.
Bu duruma göre, İdare Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesikararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü için gerekli olan koşullardan,"konu ve dava sebebinin aynı olması" ve "kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması" koşullarınıngerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, adli ve idari yargı mercileritarafından esasa ilişkin olarak verilen ve kesinleşen mahkemekararlarının konuları ve dava sebeplerinin aynıolmaması ve kararlar arasında çelişki bulunmamasıkarşısında, hakkın yerine getirilmesini olanaksızkılan bir durum görülmediği için, 2247sayılı Kanunun 24. maddesinde belirtilen koşullarınbirlikte gerçekleşmediği düşüncesiyle sözkonusu başvurunun reddi gerekmektedir." demiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 25.11.2019günlü toplantısında: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadabaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemeningörevi” başlığını taşıyan 1.maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye CumhuriyetiAnayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir” denilmiş; 24. maddesinde ise, 1 nci maddedegösterilen yargı mercileri tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş,aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığının kabul edileceği belirtilmiştir.
Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için:
a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idariyargı mercileri tarafından verilmesi,
b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynıolması,
c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d) Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması,
e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkınyerine getirilmesinin olanaksız bulunması koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen adli yargı kararlarının incelenmesinde;
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava; İR-4708sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlı sahada, 26.302,90 tonGrovak çıkarıldığının Madenİşleri Genel Müdürlüğü elemanlarıncatespit edilmesi üzerine, Grovak’ın Maden Kanununa tabiolmaması nedeniyle 28.180,50-TL haksız kazançsağlandığı gerekçesiyle bu tutarın yasal faiziile birlikte tahsili istemiyle İstanbul İl Özel İdaresitarafından H.Ö. aleyhine açılmış ve Mahkemecemadenlerin mülkiyetinin Hâzineye ait olması nedeniyle asılhak sahibi olarak Hâzinenin uğranılan zararı talepedebileceği, davacı İstanbul İl Özel İdaresininböyle bir talebe hakkı olmadığı gerekçesiyledavanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul 7. İdare Mahkemesindeki dava ise; İR-4708sayılı (Mermer) Kalker Madeni ruhsatlı sahadançıkarılan 26.302,90 ton Grovak’ın 3213sayılı Maden Kanununa tabi olmaması nedeniyle 28.180,50-TLhaksız kazanç elde edilmiş olduğundan bahisle,anılan tutarın tahsili amacıyla davacı hakkındadüzenlenen 28.293,00-TL tutarlı 07/06/2005 tarihli ödeme emrininilanen tebliği üzerine 02/04/2009 tarihli ve 074999 sayılıhaciz tutanağı ile davacının menkul mallarınauygulanan haciz işleminin iptali istemiyle H.Ö. tarafındanKocamustafapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünekarşı dava açılmış ve Mahkemece davanınreddine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğununkabulü için gerekli olan koşullardan, "konu ve davasebebinin aynı olması" ve "kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması" koşullarınıngerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda sözü edilen mevzuathükümleri birlikte değerlendirildiğinde, adli ve idariyargı yerlerinde verilen kararlar arasındaki çelişkidolayısıyla hüküm uyuşmazlığıbulunduğundan söz edilemeyeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Kanun’un24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" ve "kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması”koşullarını taşımayan başvurunun reddigerekmiştir.
S O N U Ç :2247 sayılı Kanun’un 24. maddesindeöngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" ve "kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması” koşullarını taşımayanBAŞVURUNUN REDDİNE, 25,11.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZERAKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy