T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 421
KARAR NO : 2019 / 546
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.J.Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. M. R.B., Av.A.Ç. C., Av.E. K,
Av.C. B. M., Av.G.A., Av.D. K.
Davalı : Kocaeli Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili :Av.İ. K.A.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından sigortalıbulunan E. A.’e ait 41 ... 2581 plakalı aracın, 15.02.2017tarihinde saat 00.15 sıralarında Kocaeli ili, Çayırovailçesi, Akse Mahallesi, 527. Sokak üzerinde seyir halindeyken, davadışı 34 BV …. plakalı aracın Polis Merkeziistikametinden gelip Çağdaş Kent istikametine doğruilerlerken yolun buzlu olması nedeniyle aracının direksiyonhakimiyetini kaybederek sigortalı araca çarpması sonucundamaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; kaza sonrasıdüzenlenen tutanakta, kazanın oluşumunda 34 ... 4772plakalı araç sürücüsünün KTK 52/bmaddesinde yer alan “aracın hızını hava ve yolşartlarına uydurmamak” kuralını ihlal ettiğinin,ayrıca yoldaki buzlanmadan dolayı ilgili kuruluşun KTK’nun14.maddesinde yer alan “karayolu üzerinde trafiğigüçleştirecek, tehlikeye sokacak veya engel yaratacakolumsuzlukları gidermemek kuralını ihlal ettiğinin; sigortalıaraç sürücüsünün ise kusurununbulunmadığı” yönünde görüş vekanaat belirtildiğini; davaya konu kazanın, davalıidarenin sorumluluk sahasında bulunan yolların temizliğinin vekar ve buzla mücadele çalışmalarınınyapılmamasından dolayı oluştuğunu, aracınpert total işlemine tabi tutulduğunu ve aracın hasarsızpiyasa rayiç bedeli olan 105.000,00.-TL’nin, 04.04.2017tarihinde sigortalıya ödendiğini; hasarlı aracınmevcut haliyle yapılan satışında 69.100,00 -TL sovtajtahsilatı sağlandığını ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere kaza nedeniyleuğranılan zarar miktarı olan 35.900,00 -TL’nin, idareninkusur oranına karşılık gelen 26.925,00.-TL.lik tutarınınödeme itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KOCAELİ2. İDARE MAHKEMESİ: 26.12.2017 gün ve E:2017/1657, K:2017/2055sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanunun 10. maddesinde Belediyelerin görev ve sorumlulukları şuşekilde sıralanmıştır;
"1.Yapımve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
2.Gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmak,
3.Karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek,
4.Karayolundatrafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veyagündüze göre kolayca görülebilecek şekildeişaretlemek veya ortadan kaldırmak,
5.Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklifedilen tedbirleri almak,
6.Çocuklariçin trafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasınısağlamak,
7.Bu Kanun vebu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak.”
AynıKanunun 110. maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmü bulunmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafından,kasko sigorta poliçeli 41 P 2581 plakalı araç Kocaeliİli, Çayırova İlçesi, Akse Mahallesi, 527. Sokaküzerinde seyir halinde iken davalı idarenin yol üzerindekitemizlik ve bakım sorumluluğunun ihlali ile hizmet kusuruoluştuğundan bahisle meydana gelen maddi hasarlı trafikkazasından dolayı sigortalısına ödediği26.925,00-TL tazminat alacağının ödeme tarihinden(04.04.2017)itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Dava konusuuyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunundan doğan sorumluluk davası olduğu, anılan Kanunun110. maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu tespit edilmiştir
Bu durumda,yukarıda yer verilen açık yasa hükmü uyarınca,davaya ilişkin uyuşmazlığınçözümünün adli yargının görevinegirdiği ve davanın görev yönünden reddi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Nitekim,İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. Dava Dairesi'nin 2016/697 E.2016/524 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine …” karar vermiş, istinafyoluna başvurulmaması üzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
KOCAELİ3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 15.11.2018 gün ve E:2018/98,K:2018/476 sayı ile, “(…) Açılan dava,davalı tarafın kusurlu hizmeti ile davacınınsigortalısı olan araçta meydana gelen ve sigortalıyaödenen hasar bedelinin davalı taraftan rucuen tazmini istemineilişkin olup, idarenin kamu hizmeti kusuruna dayanılmaktadır.
Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan kamu idareleri kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İYUK.un2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olup mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkatealınması zorunludur.
Tüm buhususlar nazara alınarak idari yargı yerinin görevli olmasınedeniyle davanın usulden reddine ve Kocaeli 2. İdare Mahkemesi ilemahkememiz arasında görev uyuşmazlığıçıktığından, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekildekarar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 17. HD'nin 2016/6354 E -2016/5479 K. ve Ankara BAM. 26. HD'nin 2017/1347 E - 2017/1188 K.Sayılı ilamları da bu yöndedir.)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlere ve tüm dosya kapsamınagöre;
1-MahkememizinGÖREVSİZLİĞİ sebebiyle açılan davanınusulden REDDİNE,
Kocaeli 2İdare Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine mahkememizcede görevsizlik kararı verildiğinden ve olumsuz görevuyuşmazlığı çıktığındanmahkememiz kararı istinaf edilmeksizin kesinleştiğindedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine…” karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş; davacıvekilinin talebi ve Mahkeme kararı doğrultusunda dosya Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayıinceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ileverdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca (…) ileri sürülebilir.”hükmüne göre, idari yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. .”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağınasahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görevkonusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değinişin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte bununlayetinilmemiş, görevsizlik kararının kesinleşmesindensonra, uyuşmazlığın giderilmesi için davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine dekarar verilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılıYasa’da öngörülen yönteme uymamakta ise de, Mahkemekararı doğrultusunda davacı vekilinin de talepte bulunduğugözetilerek, Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılanbaşvurunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözüme kavuşturulması,gerek dava ekonomisine gerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’ninkuruluş amacına uygun olacaktır. Öte yandan, adı geçen Mahkemeceidari yargı dosyası temin edilerek gönderilmediğinden,İdare Mahkemesi kararının kesinleşme durumununMahkemesinden sorulduğu , usule ilişkin başkaca bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalı 41 ...2581 plakalı aracın, 15.02.2017 tarihinde saat 00.15sıralarında Kocaeli ili, Çayırova ilçesi, AkseMahallesi, 527. Sokak üzerinde trafikte seyir halindeyken, davadışı 34 ... 4772 plakalı aracın yolun buzluolması nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybedereksigortalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiği; kazanın ve maddi hasarın,davalı idarenin sorumluluk sahasında bulunan yollarıntemizliğinin, kar ve buzla mücadeleçalışmalarının yapılmamasından dolayıoluştuğu iddia edilerek ve aracın sovtaj bedeli ve kusur oranının dikkate alınmasıyla oluşan vesigortalıya ödenen 26.925,00.-TL.lik tutarın ödemeitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idaredenrücuen tahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemişve idari uyuşmazlıkların çözümünde idareve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargınıngörev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddiile aynı Mahkemece ayrıca verilen 15.11.2018 gün ve E:2018/98,K:2018/476 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemece ayrıca verilen 15.11.2018 gün veE:2018/98, K:2018/476 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.9.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdarenin kendikuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanangörevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafikgüvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamuhizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke vekurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın,özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksizyerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy