T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/769
KARAR NO : 2019/721
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. DemirÇelik İnş. Taş. Day. Tük. Restaurant Ve Cafe Tah.İth. İhr. San. Tic. ve Ltd. Şti. Vekili : Av. İ.G. Davalı : KayapınarKaymakamlığı Vekili : Av. M.Y. OLAY : KayapınarKaymakamlığının 08.07.2019 gün ve 29632309 sayılıkararı ile, İlçe SağlıkMüdürlüğü denetim ekiplerince 09.09.2018 tarihindedavacıya ait işyerinde yapılan denetimde, tütünürünlerinin kullanımının yasak olduğu kapalıalanlarda tütün ürünü kullanımına izin verildiğinintespit edildiği ve bu durumun bir yıl içinde işlenenüçüncü tekerrür (dördüncü ihlal)olduğundan bahisle, 4207 sayılı TütünÜrünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve KontrolüHakkında Kanun’un 5. maddesinin on altıncıfıkrası uyarınca bahsedilen iş yerinin 10 günsüreyle kapatılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının iptali istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır. Davalı vekili süresiiçinde görev itirazında bulunmuştur. DİYARBAKIR 3. İDAREMAHKEMESİ: 19.09.2019 gün ve E:2019/1199 sayı ile, 4207sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasında,madde kapsamında yer alan ve ceza gerektiren fiillerin aynıdönemde 3. tekerrüründe işyerinin on günden bir ayakadar kapatılacağının düzenlendiği, ancakanılan Kanunda işyerinin geçici süreylekapatılmasına ilişkin işlemler konusunda görevliyargı yerine ilişkin düzenleme yapılmadığı,dolayısıyla iptal istemine konu işyerininkapatılmasına ilişkin kararın idari davaya konuedilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlemolduğu ve 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesindedüzenlenen istisnalar içinde bulunduğu dikkatealındığında, davaya bakma görevinin idari yargıterine ait olduğu gerekçesiyle görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalı vekilinin, adliyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’na gönderil-miştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; 25.10.2019 gün ve YY-2019/98562 sayı ile, somut olayda,davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bufıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresizdeğil, belirli bir süre için (10 gün)kapatılmasına karar verildiği ve bu haliyle de 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden olduğu, 4207 sayılı Kanundabu idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği, bu durumda, 5326 sayılı Kanunun3. maddesi gereğince, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, işyerinin 10gün süreyle kapatılması kararına karşıaçılan davanın görüm ve çözümündeanılan Kanunun 3, 16, 19 ve 27. maddeleri uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun'un10 ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarıncaDanıştay Başsavcısının yazılıdüşüncesi alınmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıylayapılan 25.11.2019 tarihli toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Davalı vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddesinde öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Davanın, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarıncadavacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açıldığıanlaşılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasınakadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütün ürünlerinin yasaklanması”başlığı altında düzenlenen 2. maddesinin birincifıkrasında ise, “Tütün ürünleri; a) Kamuhizmet binalarının kapalı alanlarında, b)Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim,sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik:24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücükoltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzerekarayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşımaaraçlarında, ç) Okul öncesieğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim veöğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve ortaöğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmetbinalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukukkişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibieğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez…..” hükmü yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16.maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığındauygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî paracezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Buna göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesindesayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrasında, idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesidurumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesi’nce, idari para cezası yönünden oluşanolumsuz görev uyuşmazlık-larınınçözümünde, idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması vedosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde davakonusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Olayda,davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bufıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresizdeğil, belirli bir süre için (10 gün)kapatılmasına ilişkin idari yaptırımkararının; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. İşyerininkapatılması …….gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerineuygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıtutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içindesayılan yaptırımlardan biri olduğu, 4207sayılı Kanun’un ilk kez, 13.2.2011 tarih ve 6111sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilerekyeniden düzenlendiği ve “işyerininbelirli bir süre için kapatılması”na ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesindensonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikalhükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasıuyarınca ve bu fıkrada öngörülen sürelere uygunolarak süresiz değil, belirli bir süre için davacıyaait işyerinin (10 gün) süre ile kapatılmasınailişkin idari yaptırım kararının, 5326sayılı Kanun’un 16. madde-sinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarihve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerleKanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde5326 sayılı Yasa hükümleri dikkatealınacağından, “işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına” ilişkin karara karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin, Diyarbakır 3. İdareMahkemesince verilen 19.09.2019 gün ve E:2019/1199 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin, Diyarbakır 3. İdareMahkemesince verilen 19.09.2019 gün ve E:2019/1199 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.11.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ Üye Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy