T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 448
KARAR NO : 2019 / 738
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET: Yargı kararı ile tazminle yükümlü tutulan ve tazminatın tamamını müteselsil sorumluluk gereğince ödemiş bulunan davacı tarafından, ödenen tazminattan kusur ve sorumluluğu oranındaki tutarın, olayda sorumlu olduğu ileri sürülen Davalıdan rücuen tahsili istemi ile açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Türkiye Denizcilikİşletmeleri A.Ş. Vekili : Av. S.D. Davalı : Ulaştırma DenizcilikVe Haberleşme Bakanlığı / Ulaştırma VeAltyapı Bakanlığı Vekili : Av. N.K. O L A Y : a) 1-H.G., 2-E.G., 3-M.G.,4- B.E., 5- Ü.E. 6-S.G.’ın vekili tarafından; 1-Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıile 2-Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’nekarşı açılan; Akport Tekirdağ Limanİşletmeciliği A.Ş.’nin de Müdahil (Davalıyanında) olduğu davada; 28.05.2012 tarihinde saat 04.00sıralarında meydana gelen ve sürücü müteveffa A.G.'ınkullandığı 41 E... plakalı hususi aracın,Bandırma'dan gelen ve Tekirdağ Limanı eski iskeleye yanaşanY.C. isimli gemiden karaya çıktığı sırada,gemilerin yanaşma ve tahliyesine dair kurallar hilafına, gemininrampadan kapaklarını açıp, tedbirli şekildeyolcularını ve feribottaki araçları yön vererek veyakılavuz kullanarak fosforlu giysili, ışıklı elemanlarkullanmak sureti ile tahliye işlemini yapması gerekirken, can ve malemniyeti açısından her türlü tedbirlerinalınmaması, kılavuz personel bulunmamasından dolayıaracın denize düşmesi neticesinde davacılardan B.E., Ü.E.,S.E.'in(G.) anne ve babaları olan A.E. ile V.E.'in, diğerdavacılardan H.G., E.G., M.G.'ın anne ve babaları olan Z. G. Ve A.G.'ınboğulmak suretiyle vefat etmelerinden dolayı duydukları elem veüzüntü nedeniyle her bir davacı için 500.000'er TLolmak üzere toplam 3.000.000,00-TL manevi tazminatın; iskeledegemiden çıkan araçları çıkışayönlendirecek gerekli ve yeterli sayıda görevlininbulunmaması nedeniyle aracın sağa manevra yapıp iskeleçıkışı istikamete doğru gitmesi gerekirkengörüş imkanı bulunmaması nedeni ile aracındüz olarak gitmesi nedeniyle denize düştüğügerekçesiyle olayda kusuru bulunanlar hakkında Tekirdağ 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/119 esasına kayden davaaçıldığı, ölen şahısların gelinile damat olan Mustafa ve Selvi'nin çeyiz eşyalarınıKırklareli iline götürüp evlerini yerleştirmekamacıyla çıkılan yolculuk esnasında kazanınmeydana geldiği, ölen şahısların davacılarınanne ve babaları olmaları ve kazanın düğünarefesinde meydana gelmesinin manevi acılarınıkatladığı ileri sürülerek iskelenin fizikistandartlarda olmayışı, iskelenin kötüişletilmesi, iskelenin bakım ve denetiminin yapılmamasıveya yetersiz oluşu, iskelede can ve mal emniyeti açısındangemilerden çıkan araçları yönlendirecekişaret ve işaretçilerin olmaması, iskeledeaydınlatma ekiplerinin olmaması, mevcut olanların ise yetersizolması nedeniyle hizmet kusuruna dayanılarak dava tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini yönünde karar verilmesiistenilmiş, dava sonucunda; Tekirdağ İdare Mahkemesince;30.4.2014 gün ve E:2013/543, K:2014/460 sayı ile, iskeleüzerinde bariyer gibi engelleyici unsurlarınbulunmadığı, buna karşın liman üzerinde gerekliyönlendirme hizmetinin yeterince yapılmadığı gibiiskele üzerindeki mevcut aydınlatmanın araçkullanımı için yeterli olmadığı, iskeleninfiziki konumunun "L" şeklinde, rıhtımın ise 17metre olduğu ve aynı anda değişik gemi tiplerine hizmetverdiği dikkate alındığında iskele üzerinde ciddiemniyet tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğu, bu haliylelimanın hem yük, hem yolcu ve araç için kullanımamüsait olmadığından Türkiye Denizcilikİşletmeleri A.Ş. ile gerekli inceleme ve denetleme göreviniyerine getirmeksizin hem yük, hem yolcu ve araç içinkullanıma müsait olmayan limana "Kıyı Tesisiİşletme İzin Belgesi"ni düzenleyenUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının ağır derecede hizmet kusurununbulunduğu gerekçesiyle davacıların tazminat istemlerininkısmen kabulü ile toplam 1.400.000 TL manevi tazminatındavanın açıldığı tarih olan 4.4.2013 tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelercedavacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminattaleplerinin ise reddine karar verilmiştir. b) Türkiye Denizcilikİşletmeleri A.Ş. vekili dava dilekçesinde; -yukarıdabelirtilen- Tekirdağ İdare Mahkemesi kararının müvekkiliKuruluşça temyiz edildiğini; Danıştay 10.Dairesi’nin 21.10.2015 tarihli 2014/4368 E 2015/4487 K sayılıilamıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verildiğini;müvekkilince Karar Düzeltme yoluna başvurulduğunu, dosyanınDanıştay’da olduğunu; Tekirdağ İdareMahkemesinin kararına istinaden, müvekkili Kuruluş veUlaştırma, Denizcilik Ve Haberleşme Bakanlığıaleyhine Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün2015/11800 E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını;işbu icra dosyasından, müvekkil Kuruluşun Halkbankasıhesabına haciz konulmak suretiyle 13.07.2016. tarihinde 2.159.286,80 -TLve 24.03.2017 tarihinde 13.931,30 -TL olmak üzere toplam 2.173.218,10 -TLödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığını;Tekirdağ İdare Mahkemesi kararının gerekçebölümünde “...gerekli inceleme ve denetleme göreviniyerine getirmeksizin hem yük, hem yolcu ve araç içinkullanıma müsait olmayan limana “Kıyı Tesisiİşletme İzin Belgesi’ni düzenleyen Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nınağır derecede hizmet kusuru bulunduğu sonucunavarılmıştır.” şeklinde davalıUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığı’nın da ağır hizmet kusurubulunduğuna hükmedildiğini; bu nedenle MüvekkiliKuruluş tarafından, Ulaştırma Denizcilik Ve HaberleşmeBakanlığı Deniz ve İçsular Düzenleme GenelMüdürlüğü’ne yazılan 936-2050sayılı yazılarıyla, kısaca,Bakanlıklarının da mahkeme kararı gereğinceağır hizmet kusurunun bulunduğu, müvekkiliKuruluşça Ankara 24. İcraMüdürlüğü’nün 2015/11800 E sayılıdosyasına 2.173.218,10 -TL ödeme yapılarak dosya borcununkapatıldığı, 2.173.218,10 -TL’nin yarısıolan 1.086.609,05 -TL’nin ödeme tarihinden itibaren işlemişyasal faiziyle birlikte Kuruluş hesabına 15 gün içindeyatırılmasının talep edildiğini; bunakarşılık müvekkili Kuruluşa hitaben yazılan 06.06.2017tarihli E. 46068 sayılı cevap yazısında ödemeyapmayacaklarının bildirildiğini; Tekirdağ İdareMahkemesince, kusur oranlarına ilişkin herhangi bir tespityapılmadığını; mahkemece kusur tespitiyapılması durumunda ortaya çıkacak alacaklarına ilişkinhaklarını saklı tuttuklarını ifade ederek; şimdilik1.086.609,05 -TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 13.7.2017tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. c) Ankara 3.Asliye HukukMahkemesi; 1.12.2017 gün ve E:2017/320, K:2017/551 sayı ile,“(…)Dava; idare mahkemesi kararı ile dava dışıkişilere yapılan tazminat ödemesinin rücuen tahsiliistemine ilişkindir. (…) Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkatealınması zorunludur. (…) HÜKÜM : Yukarıdaaçıklanan gerekçeye göre; 1-Yargı yolu caizolmadığından davanın REDDİNE,(…)” kararvermiş; bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. d)ANKARA BÖLGE ADLİYEMAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ: 29.11.2018 gün ve E:2018/549,K:2018/1243 sayı ile, “(…)GEREKÇE : 1- Dava,rücuen tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinafdilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamudüzenine aykırı hususların olup olmadığıgözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delildurumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkatealındığında mahkemenin vakıa ve hukukideğerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasayaaykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddinedair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin istinafitirazlarının incelenmesine gelince; 6100 sayılıHMK'nın 331/2 maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veyagönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devamedilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik,yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başkamahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanınaçıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumutespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeyemahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup,anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki görevsizlikkararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başkamahkemede devam edilmesi” halinde uygulanmalıdır. Ancak,yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarından sonra,idare mahkemesinde aynı konuda dava açılsa dahi bu dava, adliyargı mercilerinde açılan davanın devamıniteliğinde olmayıp, kendine özgü usul kurallarıbulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir davasöz konusudur. Bu durumda davacının davasınıyürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göregörevsiz yargı yerinde açmış ise mahkemece,“yargı yolu bakımından görevsizliğe” dairverilecek kararla birlikte, davalı yararına harç,yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden dehüküm kurulması gerekir. Yargıtay uygulaması da buyöndedir (Yargıtay 4. H.D.'nin 05/03/2015 tarih ve 2015/1185 E.-2641K., Yargıtay 11. H.D.'nin 11/12/2017 tarih ve 2016/5507 E.- 2017/7087 K.).Bu halde hükmedilecek vekalet ücreti ise karar tarihindeyürürlükte bulunan AAÜT.'nin7. maddesine görebelirlenir (Yargıtay 4. H.D.'nin 12/01/2015 tarih ve 2014/13112 E.-2015/65K. 28/02/2017 tarih ve 2016/11329 E.- 2017/1197 K.). Somut uyuşmazlıkta isemahkemece davalı yararına yargılama gideri ve vekaletücretine hükmedilmemesi doğru olmadığından veHMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamaklaberaber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yenidenyargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığıtakdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse"düzelterek yeniden esas hakkında" duruşmayapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtaytarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün düzeltilerekonanması kararını, istinaf mahkemeleri içinöngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkındakarar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizcedavalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekildehüküm tesis edilmiştir. Dairemizce işin esasıyönünden bir karar verilmeyip, sadece yargılama gideri vevekalet ücreti yönünden kararkaldırıldığından, mahkeme karar tarihindegeçerli bulunan harç ve vekalet ücretine görehüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinafbaşvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTANREDDİNE, 2-Davalı vekilinin ilkderece mahkemesince yargılama gideri ve vekalet ücretinehükmedilmemesine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın353/1-b.2. maddesi uyarınca yerinde görülmekle KABULÜ ileAnkara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2017 tarih ve 2017/320E. - 2017/551 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yargı yolu caizolmadığından davanın REDDİNE, 4-Davacının,davalı İdare aleyhine idari yargıda dava açmaktamuhtariyetine,(…)” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. e)Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. f) Ankara 16.İdareMahkemesi: 26.3.2019 gün ve E:2019/171, K:2019/660 sayı ile,uyuşmazlığın görüm veçözümünde, eylemin gerçekleştiği yerolan Tekirdağ İlinin idari yargı yetkisi yönündenbağlı bulunduğu Tekirdağ İdare Mahkemesi yetkilibulunduğu gerekçesiyle; 2577 sayılı Kanunun 15.maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın yetki yönündenreddine, dava dosyasının yetkili Tekirdağ İdareMahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiştir. g) TEKİRDAĞİDARE MAHKEMESİ;23.5.2019 gün ve E:2019/495 sayı ile,“(…)2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasında, idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan"iptal davaları"; idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan "tam yargı davaları"; tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalaridari dava türleri arasında sayılmış; 2576sayılı Kanun'un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idaremahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanun'la verilen görevleri yerinegetirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemelerolduğu belirtildikten sonra; 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergimahkemelerinin görevine giren davalarla, ilk derecedeDanıştay'da çözümlenecek olanlardışındaki; iptal davalarını, tam yargıdavalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan İdarîsözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalarıçözümleyeceği kurala bağlanmıştır. (…) Uyuşmazlıkta; Tekirdağİdare Mahkemesi'nin 30.04.2014 tarih ve E:2013/543, K:2014/460sayılı kararıyla herhangi bir kusur oranı belirtilmeksizinmüteselsil sorumluluk esas alınarak tazminatıntamamının ödenmesine karar verildiği ve olayda 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen 'İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında, zarar gören tarafından açılmışbir davanın bulunmadığı sonucunavarılmıştır. Bu durumda; 2577 sayılıKanun'un 2. maddesi hükmünde sayılan idari dava türleriarasında yer almayan dava konusu uyuşmazlığın, mahkemekararının yerine getirilmesi sonucu ödenen tazminatınkusuru oranına tekabül eden kısmının davalıidareden tahsili için açılan bir rücu davasıniteliğinde bulunduğu ve Borçlar Kanunu hükümlerinegöre çözümlenmesi gerektiğinden, görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu açıktır. Nitekim; UyuşmazlıkMahkemesi'nin 20.04.2018 tarih ve E:2018/256, K:2018/242; 29.04.2019 tarih veE:2019/205, K:2019/348 sayılı kararları da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle;Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın ve Ankara 3. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2017/320 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 25.11.2019 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvuru yapıldığı; usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, yargı kararı iletazminle yükümlü tutulan ve tazminatın tamamınımüteselsil sorumluluk gereğince ödemiş bulunan davacıtarafından, ödenen tazminattan kusur ve sorumluluğuoranındaki tutarın, olayda sorumlu olduğu ilerisürülen Ulaştırma Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığı / Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından rücuen tahsili isteminden ibarettir. Dava dosyasınınincelenmesinden; Tekirdağ Limanında 28.05.2012 tarihinde meydanagelen kaza olayında yakınlarını kaybeden kişilerceaçılan tam yargı davasına ilişkin Tekirdağİdare Mahkemesi'nin 30.04.2014 tarih ve E:2013/543, K:2014/460sayılı kararıyla toplam 1.400.000-TL manevi tazminatınUlaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ileTürkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. tarafındanödenmesine karar verildiği; bu karar sonrasında, tazminatödenmesine hükmedilenlerce icra takibibaşlatıldığı; davacı TürkiyeDenizcilik A.Ş. tarafından İcraMüdürlüğünün dosyasına 2.173.218,10 -TLödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığı, dahasonra ödenen bu tutarın yarısı olan 1,086.609,05-TL'nin davacıKuruluşa ödenmesi talebiyle yapılan başvurununUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıncareddedildiği; bunun üzerine bu davanın davacısı olanTürkiye Denizcilik A.Ş. tarafından, Mahkeme kararıgereğince, kusurlu olduğu saptanan davalıBakanlığın sorumluluğundaki miktarın daödendiğinden bahisle, adli ve idari yargı yerlerinde rücuentahsil davalarının açıldığıanlaşılmaktadır. Tazminatdavasına bakan Mahkemece, saptanan kusur ve sorumluluk oranları esasalınarak davanın konusu bakımından bir tefrikyapılmadığı ve hükmolunan tazminatın datamamının ödenmiş olduğu gözetildiğinde,olayda zarar gören taraf yönünden, ortada tazminatdavasında giderilmemiş bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceğigibi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun2/1-b maddesinde belirtilen "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında, zarar gören tarafından idari yargı yerindeaçılacak bir idari dava yoluyla giderilmesi gereken zararınolduğundan da bahsedilemeyeceği açıktır. Öte yandan, ortada, Devlete,il özel idarelerine ve belediyelere ait akitten, haksız fiil vehaksız iktisaptan doğanlar dışındaki alacaklarıntahsil usulünü düzenleyen 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamınagiren bir kamu alacağı da bulunmamaktadır. Belirtilen tüm bu hususlara göre, tam yargıdavası niteliği taşımayan ve konusu bir kamualacağı olmayan rücu davasının, Borçlar Kanunuhükümlerine göre adli yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,Tekirdağ İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesinin; 29.11.2018 gün veE:2018/549, K:2018/1243 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Tekirdağ İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesinin; 29.11.2018 günve E:2018/549, K:2018/1243 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 25.11.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy