T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 322
KARAR NO : 2019 / 736
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : Davacıların murisleri adına Devlet karayolu vasfıyla kayıtlı taşınmazın, “Sakarya Vilayeti İdaresince 13.06.1956 tarih ve 280 sayılı Kamu Yararı Kararı gereği Karayolları Genel Müdürlüğü lehine devlet karayolu nedeniyle 6830 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince istimlak edildiği ancak, Kamulaştırma nedeniyle herhangi bir bedelin ödenmediği” ileri sürülerek; kamulaştırma bedelinin tespiti ile el konulduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili istemi ile açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- İ.G. 2- Ö.B.G. ve Z.Ş.G.'a Velayeten -
Kendi Adına Asaleten N.G.
Vekili :Av. E.A.
3- S.A.(Adli yargıda davacı, idari yargıda ihbarolunması talepli)
Vekili :Av. E.A.K.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. Ç.D.Ö.
O L A Y :Davacılardan İ.G. dilekçesinde; Sakarya ili Geyveilçesi Karaçam mahallesi (eski) 569 parselde kayıtlı,yeni 143 Ada 2 Parsel olan 1.286,36 m2 Devlet Karayolu vasıflıtaşınmazın, murisi A.G. adına kayıtlıolduğunu; bu taşınmazın Sakarya Vilayeti İdareHeyetinin 13.06.1956 tarih ve 280 sayılı kamu yararı kararıgereği Karayolları Genel Müdürlüğü lehine, devlet karayolu nedeni ile 6830 sayılı Kanunun 13. maddesigereğince istimlak edildiğini; kamulaştırma nedeniile herhangi bir bedelin ödenmediğinin, Karayolları 1.Bölge Müdürlüğünün 04.10.2016 tarih ve41295115-752.99/E.229691 sayılı yazıları ile tarafınabildirildiğini; İdarece kamulaştırmasız el koymaişleminin gerçekleştiğini ifade ederek;kamulaştırma bedelinin tespiti ile (bu bedelin) el konulduğutarihten itibaren yasal faiziyle birlikte idareden tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Yargılamasürecinde, davacı vekilinin talebi üzerine, muris A.G.varisleri de davaya dahil edilmiştir.
GEYVEASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.7.2018 gün ve E:2017/143, K:2018/508sayı ile, “(…) Dava, kamulaştırmasız el atmanedeniyle tazminat isteminden ibarettir.
Getirtilentapu kaydına göre, Sakarya İli, Geyve İlçesi,Karaçam Mah. Balaban Mevkii 143 ada 2 parsel sayılı 1.286,36 m2 alanlı devlet karayolu vasıflı taşınmaz davacılarınmurisi A.G. adına kayıtlıdır.
Yapılankeşfe ve alınan 08.03.2018 havale tarihli fen bilirkişisitarafından düzenlenen raporlu krokiye göre: Karaçammahallesi 143 ada, 2 nolu parsel kadastral parseli olup, 1.286,36 m2 miktarlı ve karayolu vasfı ile tapuda kayıtlı olduğubelirtilmiş ancak fiilen el atma olupolmadığının belirtilmediğianlaşıldığından dosya celse arası fenbilirkişisine tevdi edilerek; fiilen taşınmaza elatılıp atılmadığı konusunda ek raporalınmıştır. Fen bilirkişisinin 18.05.2018 tarihli ekraporunda taşınmazın Devlet Karayollarının yolkullanımında kalmadığı olmadığına dairrapor verilmiştir.
Bilirkişikurulunun 08.03.2018 havale tarihli raporuna göre; dava konusutaşınmazın davalı idare tarafından el atılan 1.286,36 m2 alanlı kısmın bedeli, 188.878,75-TL olarak tespit etmiştir.
Kamulaştırmayetkisine sahip davalı idare, Anayasa ve yasalara uygun bir işlemoluşturmaksızın, davacı malikin taşınmazmalına fiilen değil hukuken el koyduğundan, mal sahibinintaşınmazı üzerinde dilediği gibi kullanma hakkınaengel olduğundan taşınmaz mala kamulaştırmasız elkoymuş sayılır. Bu durum Anayasanın 35. maddesinde ve10.3.1954 tarihli 6366 Sayılı Kanun ile onaylanan ve Anayasanın90/son maddesi gereği kanun hükmünde olan Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi(AİHS)'nin Ek 1 No'lu Protokoldedüzenlenen mülkiyet hakkına aykırılık teşkileder.
Yargıtayın16.5.1956 gün, 1/6 sayılı İçtihadıBirleştirme Kararında belirtildiği üzere, usulüdairesinde verilmiş bir kamulaştırma kararı olmadan vebedeli ödenmeden taşınmazına el konulan kimse, ilgili kamutüzel kişisi aleyhine el atmanın önlenmesi davasıaçabileceği gibi, değer karşılığınınverilmesini de isteyebilir. Kamulaştırmasız el atma halinde kamukurumu, Kamulaştırma Kanununa uygun hareket etmeden, ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunmuş durumdadır. Bu bakımdan dava, haksızfiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır.
Ancak davakonusu taşınmaz her ne kadar davalı idare tarafından13.06.1956 tarih ve 280 sayılı Menafî-i Umumiye Kararınagöre kamulaştırılmasına karar verilmiş ve bukarar muris A.G.’a 05.07.1957 yılında tebliğ edilmişolsa da fen bilirkişinin ek raporunda da belirtildiği üzere davakonusu taşınmazdan herhangi karayolu fiilen geçmemekte yanitaşınmaza fiili el atma gerçekleşmemiş bulunmaktadır.
Mahkememizdosyasında davacıların murisi üzerine kayıtlıdava konusu taşınmaza, davalı idare tarafından hukuken elatıldığı anlaşılmış olup nedenle dedavanın adli yargının görev alanıdışında olup uyuşmazlığınçözümünün idari yargıya ait olduğu tespitedilmiş ve 6100 sayılı H.MK nun 114/1-b ve 115/2 maddelerinegöre, dava şartı noksanlığından davanınusulden reddine ilişkin aşağıdaki hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
1-DavanınYargı yolu yanlışlığı nedeniyle HMK'nın115/2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE,(…)” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez; kamulaştırma yetkisine sahip davalı idarenin,Anayasa ve yasalara uygun bir işlem oluşturmaksızın,müvekkillerinin taşınmaz malına fiilen değil hukukenel koyduğundan, mal sahibinin taşınmazı üzerindedilediği gibi kullanma hakkına engel olduğundantaşınmaz mala kamulaştırmasız el koymuşsayıldığını; bu durumun, Anayasa ve Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesi(AİHS)'nin Ek 1 No'luProtokolde düzenlenen mülkiyet hakkına aykırılıkteşkil ettiğini; Yargıtay’ın 16.5.1956 gün, 1/6sayılı İçtihadı BirleştirmeKararında, usulü dairesinde verilmiş birkamulaştırma kararı olmadan ve bedeli ödenmeden taşınmazınael konulan kimsenin, ilgili kamu tüzel kişisi aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabileceği gibi,değer karşılığının verilmesini deisteyebileceğini, kamulaştırmasız el atma halindekamu kurumunun, Kamulaştırma Kanununa uygun hareket etmeden, ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunduğunu, bu bakımdan davanın, haksızfiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davası olduğunubelirttiğini; 07 Eylül 2016 tarih ve 6745 sayılıYasanın 33 maddesi ile 2942 sayılı Kanuna Ek.1.maddenineklendiğini; eklenen yasal düzenleme nedeniyle, taşınmazadavalı idare tarafından hukuken el atıldığıanlaşıldığından, dava açılmadanönce 20.11.2018 tarihinde davalı idareye başvuruyapıldığını ancak davalı idarenin 08.02.2019 tarihve 41295115-752.99/E.41934 sayılı yazı ile taşınmazmalikine bedel ödenmediğinin bildirilmiş olduğunu; ayrıca,müvekkili İ.G.’ın 04.01.2019 tarihli başvuru ileşerhin kaldırılması aksi halde bedelinin ödenmesinitalep ettiğini; davalı idarenin 22.01.2019 tarih ve41295115-752.99/E.22277 sayılı yazısı ile şerhinkaldırılmasının uygun görülmediğini; davalıidareye her türlü uzlaşma başvurularıyapılmış ise de bir sonuçalınamadığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla; kamulaştırılantaşınmazın bedeli tespit edildikten sonra harcıyatırılmak suretiyle artırılmak üzere, şimdilik1.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek faiziylebirlikte davalı idareden tahsili ile muris A.G.'ın mirasçısımüvekkillerine verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
SAKARYA2.İDARE MAHKEMESİ: 21.3.2019 gün ve E: 2019/195 sayı ile,“(…)2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nunEk-1.maddesinde ise; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere veresmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özünedokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanantaşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarınınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıksüre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarıyapılır ve bütçe imkânları dâhilinde butaşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veyaher hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engelteşkil edecek kısıtlılığı kaldıracakşekilde imar planı değişikliğiyapılır/yaptırılır. Bu süre içerisindebelirtilen işlemlerin yapılmaması hâlindetaşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunungeçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonrataşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idarealeyhine idari yargıda dava açılabilir." hükmü,aynı Kanunun Geçici 6.maddesinin 1.fıkrasında da;"Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veyakamulaştırması hiç yapılmamışolmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasındafiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin birihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılantaşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifakhakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızınfiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkındandoğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti vediğer işlemler bu madde hükümlerine göreyapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerdeöncelikle uzlaşma usulünün uygulanması davaşartıdır." hükmü yer almaktadır.
İdariyargı mercilerinde yargısal denetimi yapılarakçözümlenecek uyuşmazlıklarda, öncelikle davayakonu işlemin idari bir işlem olup olmadığı hususunun,başka bir anlatımla idare hukuku kurallarına göre tesisedilen bir işlem olup olmadığının ortayakonulması gerekmektedir. İdarî makamlar tarafından tesisedilmiş olsa bile, özel hukuk hükümlerine tabi olanişlem ve sözleşmelerden kaynaklananuyuşmazlıkların çözümünde adli yargımercileri görevlidir.
Yukardaanılan mevzuat hükümlerinden; uygulama imar planlarındaumumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıyapılarak anılan taşınmazların ilgili idarelercekamulaştırılacağı veya mülkiyet hakkınıkullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğinin yapılacağı, busüre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmamasıhâlinde taşınmazların malikleri tarafından, idaribaşvuru işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazınkamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıdadava açılabileceği anlaşılmaktadır.Kısacası imar planları ile tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar aleyhine idari yargıdakamulaştırmasız el atma/hukuki el atma nedeniyle davanınaçılabilmesi için öncelikle taşınmazınkullanım fonksiyonunun uygulama imar planlarında umumi hizmetlere veresmi kurumlara ayrılması ve 5 yıllık imar programlarıkapsamında kamulaştırılma işlemiyapılmamış olması gerekmektedir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacıların maliki olduğuSakarya ili, Geyve İlçesi, Karaçam Köyü, 143 ada,2 parsel sayılı taşınmazın 13/06/1956 tarih ve 280sayılı Menafi'i Umumiye kararı ilekamulaştırıldığı ve kamulaştırmabedelinin ödenmediği (Karayolları Genel Müdürlüğü1.Bölge Müdürlüğü'nün 08/02/2019 tarih ve41934 sayılı işleminden anlaşılmaktadır.),davacılar tarafından davaya konu taşınmazınkamulaştırıldığı ve kamulaştırmabedelinin ödenmediği iddiasıyla Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin2017/143 esas sayılı dosyasına kayıtlı davanınaçıldığı, dosya kapsamında keşif vebilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporualındığı, Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/07/2018 tarihve E:2017/143, K:2018/508 sayılı kararı ve "... davalıidare tarafından hukuken el atıldığıanlaşılmış olup bu nedenle de davanın adliyargının görev alanı dışında olupuyuşmazlığın çözümünün idariyargıya ait olduğu..." gerekçesi ile görevyönünden davanın reddedildiği ve anılan mahkemekararının 11/09/2018 tarihinde kesinleştiği, davacılartarafından 11/03/2019 havale tarihli dava dilekçesi iletaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığından bahisle şimdilik 1000,00-TL'nin yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Dosyadabulunan bilgi ve belgeler ile Geyve Asliye Hukuk Mahkemesincealdırılan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden;dava konusu taşınmazın 1956 yılındakamulaştırıldığı ve kamulaştırılmabedelinin ödenmediği, ödenmeyen bedelin tespit edilerektaşınmaza el konulduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikteödenmesi istemiyle Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/143 esasınakayıtlı davanın açıldığı, anılanmahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucudüzenlenen 05/03/2018 tarihli bilirkişi raporunun "dava konusutaşınmazın cinsi ve alanı" başlıklıkısmında;" .... Geyve Belediyesi İmar ve ŞehircilikMüdürlüğü'nün 12/04/2017 tarih ve 848sayılı yazılarında 'Sakarya ili Geyve ilçesiKaraçam Mahallesi 142 ada 2 nolu taşınmazın 1/1000ölçekli imar planı ve 1/5000 ölçekli nazımimar planı bulunmadığı, 1/25000 ölçekliçevre düzeni planında diğer tarım alanı olarakgörüldüğü..." yönünde tespite yerverildiği görülmüş olup dava konusutaşınmazın uygulama imar planlarında umumi hizmetalanlarına ve resmi kurumlara ayrılmadığı ve idariyargıda açılacak kamulaştırmasız el atma/hukukiel atmadan doğan tam yargı davasının asılşartının oluşmadığıanlaşıldığından kamulaştırılantaşınmazın bedelinin tespit edilerek yasal faiziyle birlikteödenmesi istemiyle açılan işbu davanın adliyargının görev alanına girdiğianlaşılmaktadır.
Bu durumda,davacıların taleplerinin çözüm vegörümünün, adli yargı merciilerinin görevalanına girdiği, uyuşmazlığın idari yargıyerinde görülüp çözümlenmesine hukuken olanakbulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna ulaşılan dava dosyasının, 2247sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevli yargımerciinin belirlenmesi için öncelikle Geyve Asliye HukukMahkemesi'nin E:2017/143 esas sayılı dosyası temin edilerek,Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dava konusu uyuşmazlığınesasının incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesitarafından karar verilinceye değin ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 25.11.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıların murisleri adına kayıtlı olup, Devletkarayolu vasıflı taşınmazın, Sakarya Vilayetiİdaresince 13.06.1956 tarih ve 280 sayılı Kamu YararıKararı gereği Karayolları GenelMüdürlüğü lehine devlet karayolu nedeniyle 6830sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince istimlak edildiğiancak, Kamulaştırma nedeniyle herhangi bir bedelinödenmediğinden bahisle, kamulaştırma bedelinintespiti ile el konulduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birliktedavalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
Davadosyalarının incelenmesinden; Ankara-Geyve- Bilecik-Karaköy Devlet yolunun bir kısmını teşkil eden(KM:0+000 - 20+333) arasında yol güzergahına rastlayan ve 50 metre genişliğindeki yol istimlak/kamulaştırma sahası içinde kalan(davacıların murislerine ait Sakarya İli, Geyveİlçesi, Karaçam Mahallesi, Eski 599- Yeni 143 Ada, 2 parselsayılı taşınmazı da kapsayan) gayrimenkullerinkamulaştırılmasının kamu yararına uygungörülmesinden dolayı, Sakarya Vilayeti İdareHeyetinin 13.06.1956 tarih ve 280 sayılı Menafi-i UmumiyeKararına göre; kamulaştırılmasına kararverildiği; istimlak planı, kıymet takdir tutanağı vemenafi’i umumiye kararının 5.7.1957 tarihindedavacıların murisi taşınmaz mal maliki A.G.’a,6830 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince tebliğedildiği; bu belgelere göre, taşınmazınkamulaştırma bedelinin 14127.26 Lira olarak hesapedildiğinin görüldüğü; davacı İ.G.tarafından sorulması üzerine, Karayolları 1. BölgeMüdürlüğünün 04.10.2016 tarih ve41295115-752.99/E.229691 sayılı yazısı ile, Kamulaştırmanedeniyle A.G.’a herhangi bir bedelin ödenmediğinin kendisine bildirildiği;bunun üzerine davacılar tarafından adli yargı yerinde;kamulaştırma bedelinin tespiti ile el konulduğu tarihtenitibaren yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesiistemiyle dava açıldığı; idari yargı yerindeise şimdilik 1.000,00-TL tazminatın davalı idareden tahsiliistemiyle dava açıldığı; 10.11.1958 tarihli TapulamaTutanağında 569 parsel no.lu yerin vasfının, evvelcetarla, halen Devlet karayolu olarak; tapu kaydının senetsiz vemüstakilen A.G. adına tespitinin yapıldığı;davalı idare tarafından verilen cevap dilekçesinde; davakonusu taşınmazın 13.06.1956 tarih ve 280 sayılıMenafi-i Umumiye Kararına göre kamulaştırılmasınakarar verildiği; 6487 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 2942sayılı Kanunun geçici 6. maddesinde yapılandeğişikliğin 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihleriarası yapılan kamulaştırmaları kapsadığı;oysa dava konusu taşınmaz üzerindeki kamulaştırmaişleminin, 09.10.1956 yılından öncegerçekleştirildiği; bundan dolayı 5999 sayılıKanun kapsamına girmediği; halen yürürlükte olan 221sayılı Kanun kapsamında kaldığı; 5/1/1961 kabultarihli ve halen cari 221 sayılı Amme HükmiŞahısları Veya Müesseseleri Tarafından Fiilen AmmeHizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanunun 4. maddesiuyarınca (Gayrimenkulün bedelini dava hakkı bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonradüşer.) davanın, hak düşürücüsüre geçtikten sonra (5/1/1963'ten sonra) açıldığı;dava konusu taşınmaz maliki A.G.'a 05.07.1957 tarihinde tebligatgönderildiği; tebliği üzerine 30 günlük tezyidibedel davası açma süresi geçtiğindenkamulaştırma işlemlerinin sonuçlandığıileri sürülerek, davanın reddi gerektiğininsavunulduğu; adli yargı dosyasında bulunan BilirkişiRaporunda/Ek Raporda, dava konusu taşınmazın,karayolunun kenarında olduğunun, parselin fiili zemindurumunda yapılan ölçümlerinde, Devletkarayollarının yol olarak kullanımındaolmadığının belirtildiği; davalı idarenin12.4.2017 tarih, …/E.109934 sayılı yazısında, davakonusu parselin tamamının yol inşaat ve emniyet sahasıyapımı nedeniyle kamulaştırılmasına kararverildiğinin ifade edildiği; Bilirkişi Raporundataşınmazın “yol inşaat ve emniyet sahası”kapsamında bulunup bulunmadığı yönünde birirdeleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davalıidare savunmasında, dava konusu taşınmaz üzerindekikamulaştırma işleminin, 09.10.1956 yılındanönce gerçekleştirildiği; bundan dolayı halenyürürlükte olan 221 sayılı Kanun kapsamındakaldığı ileri sürüldüğünden; görevuyuşmazlığının çözümü açısından221 sayılı Amme HükmiŞahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen AmmeHizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanunu irdelemek yararlıolacaktır ve toplam 9.maddeden oluşan Kanun şu şekildedir:
Madde 1 – 6830sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğegirdiği tarihe kadar, kamulaştırma işlerinedayanmaksızın, kamulaştırma kanunlarınıngözönünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmişolan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesiadına tahsis tarihinde kamulaştırılmışsayılır. Madde 2 – Gayrimenkuldeamme hizmetinin mahiyet ve gayesine uygun şekilde tesisler veyainşaat vücuda getirilmiş olması bu kanunun uygulanmasıbakımından fiilen tahsistir. Madde 3 – Birinci maddedeyazılı gayrimenkuller tapuda kayıtlı ise, kayıtsahipleri veya mirascıları ancak fiili tahsis tarihindekirayiç üzerinden gayrimenkul bedelini istiyebilirler. Tapudakayıtlı olmayan gayrimenkuller hakkında fiili tahsis tarihindenitibaren on sene geçmemiş ise o tarihte zilyedlikle iktisapşartları tahakkuk eden zilyedleri veya mirasçılarıbirinci fıkra hükmünden faydalanabilirler. Herhalde gayrimenkule müdahaleninmen'i (…)(1) davası dinlenmez.(1) Madde 4 – Gayrimenkulünbedelini dava hakkı bu kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren iki sene sonra düşer. Madde 5 – Gayrimenkulünbedeline ilişkin uyuşmazlıklar bu kanunda yazılıesaslar dairesinde ve bu esaslara aykırı olmıyan umumihükümler gereğince hallolunur. Madde 6 – Kanununyürürlüğe girmesinden önceaçılmış ve kesin karara bağlanmamışdavalar hakkında da bu kanun hükmü uygulanır.İlgilinin hakkı bu kanun gereğince bedele inhisar ettiğitakdirde evvelce açılmış ayın ve tazminatdavaları, mahkemece 3 üncü maddede yazılı esaslardairesinde bedel davası olarak görülüp hükmebağlanır. Madde 7 – Birinci madde uyarıncakamulaştırılmış sayılan gayrimenkuller esasentapuda kayıtlı ise, ilgili amme hükmi şahsı veyamüessesesinin talebi üzerine Asliye Hukuk Hakimliğinin karariylekayıt sicilden düşülür veya ilgili idare adınatescil yapılır. Tapuda kaydı olmıyangayrimenkuller tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise, idareadına kayıt tesis olunur. Hakim evraküzerinde ve lüzum gördüğü takdirde mahallindeinceleme yaparak karar verir. Bu işlemler harç ve resmetabi değildir. Bu madde gereğince yapılansicilden kayıt düşürme ve tescil işlemlerinin bukanuna aykırılığından bahisle ilgililerin davahakları mahfuzdur. Madde 8 – Bu kanunyayımı tarihinde yürürlüğe girer. Madde 9 – Bu kanunuBakanlar Kurulu yürütür. 221 sayılı Yasanın içeriğineilişkin olarak bir başka davada, YargıtayHukuk Genel Kurulunca, 18.11.2015 tarihli , E:2014/838, K: 2015/2654sayılı kararda; “Bilindiğiüzere, 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılıİçtihadı Birleştirme Kararında, usulüdairesinde verilmiş bir kamulaştırma kararı olmadan vebedeli ödenmeden taşınmazına el konulan kimsenin, ilgilikamu tüzel kişisi aleyhine el atmanın önlenmesi davasıaçabileceği gibi, değer karşılığınınverilmesini de isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Kamulaştırmasız el koyma kavramı ise,6830 sayılı İstimlak Kanunu’nunyürürlüğe girdiği 09 Ekim 1956 tarihinden sonrakiolgular için söz konusu olup; bu tarihten önceki el koymalar,05.01.1961 gününde kabul edilen ve 13.01.1961 tarihindeyürürlüğe giren, 221 sayılı “Amme HükmiŞahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen ammeHizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkındaki Kanun”ile “Kamulaştırılmış”sayılmıştır. Milli Birlik Komitesi zamanındaçıkarılan 221 sayılı Kanun, genel birkamulaştırma kanunu olmakla beraber, kapsamınıçizerken bir zamanla sınırlandırma yoluna gitmiştir. Bu cümleden olarak; 221 sayılı Amme HükmiŞahıslar veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme HizmetlerineTahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde,“6830 sayılı İstimlak Kanunununyürürlüğe girdiği tarihe kadar, kamulaştırmaişlerine dayanmaksızın KamulaştırmaKanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilentahsis edilmiş olan gayrimenkuller, ilgili amme hükmi şahsıveya müessesesi adına tahsis tarihindekamulaştırılmış sayılır.”hükmü öngörülmüştür.Dolayısıyla, 6830 sayılı İstimlak Kanunu 09.10.1956tarihinde yürürlüğe girdiğinden, 221 sayılıKanunun kapsamı 09.10.1956 tarihinden önce vuku bulmuş elkoymalardır. Öte yandan, 221 sayılı Kanunun uygulamaalanı; özel mülkiyet konusu olan taşınmazların,yetkili organ tarafından, kamulaştırma kanunlarınıngöz önünde tuttuğu bir kamu hizmetiningerçekleştirilmesi için, fiilen özgülenmiş olmasıhallerinin birlikte bulunması durumunda söz konusudur. Böyle bir durumda idare tapu iptal ve tescildavası açabileceği gibi (m.7); taşınmaz malsahibinin de, tazminat ve meni müdahale dışında, salttaşınmazın bedelini dava etme hakkı bulunmaktadır.(m.3). Ne var ki, 221 sayılı Kanunun 4.maddesinde, taşınmaz mal sahibinin bedeli dava hakkı iki yıllıkhak düşürücü süreylesınırlanmış olduğundan; bugün artık bedeldavası açma olanağı bulunmamaktadır. Buradaönemle vurgulanmalıdır ki; 221 sayılı Kanunun birtasfiye kanunu olduğu ve bu niteliği itibariyle de kamu düzeniniilgilendirdiği gözönüne alındığında,uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden bu Kanundaöngörülen koşulların gerçekleşipgerçekleşmediği ve buna bağlı olarak 221sayılı Kanun hükümlerinin uygulanıpuygulanmayacağının mahkemece re’sen nazaraalınması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.”denilmiştir. Anılan Yasa kapsamında, AnayasaMahkemesinin E:2004/25, K:2008/42 sayılı kararında da; “Yasa’nın 1. maddesinde, 31.8.1956 günlü, 6830sayılı İstimlâk Kanunu’nunyürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırmaişlerine dayanmaksızın, kamulaştırmayasalarının gözönünde tutulduğu amaçlara fiilen tahsis edilmişolan taşınmaz malların kamu kurum ve kuruluşlarıadına, tahsis tarihinde kamulaştırılmışsayılmaları öngörülmüş,kamulaştırılmadan el konulmuş taşınmaz mallaragenel ve yasal bir kamulaştırma düzenitanınmıştır. Kamulaştırılmışsayılmayla ilgili kural süreli olarak getirilmiştir.Kamulaştırma yapılmaksızın, amaca tahsis edilmeişleminin 6830 sayılı İstimlâk Kanununun yürürlüğegirdiği 9.10.1956 tarihine kadar yapılması gerekmektedir. İtiraz konusu 2. maddede ise fiilen tahsisintanımı yapılmıştır. Buna göre, 1. maddekapsamında olup kamulaştırılmış sayılantaşınmazların üzerinde kamu hizmetinin konu ve amacınauygun şekilde “tesisler ve inşaat”yapılmış olması, bu Yasa’nın uygulanmasıbakımından fiilen tahsis olarak nitelendirilecektir. Maddede, fiilentahsisin koşulları, “kamu hizmetinin nitelik ve amacınauygunluk”, “tesis veya inşaatın vücudagetirilmesi” ve “tahsisin varlığı veyeterliliği” olarak ortaya çıkmaktadır.”hususlarına yer verilmiştir. Öteyandan, istimlak planı, kıymet takdir tutanağı vemenafi’i umumiye kararı 5.7.1957 tarihinde davacılarınmurisi taşınmaz mal maliki A.G.’a, 6830sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince tebliğedilmiştir. Anılan Yasanın “Tebligat”başlığını taşıyan maddesi; “İstimlâki kararlaştırılanyerlerin tapu ve tapu kaydı yoksa vergi kayıtları ile veayrıca haricen yapılacak tahkikatla tesbit edilen mal sahibi, zilyedve diğer alâkalılarından ikametgâhı tesbitedilmiş olanlara istimlâk olunacak gayrimenkulun plân veyaebatlı krokisi, istimlâk kararı ve takdir olunan kıymetive istimlâkin hangi idare lehine yapıldığı veaçılacak davalarda husumetin kime tevcih edileceği 15 gün.içinde noter marifetiyle tebliğ olunur. Tebligatta Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu hükümleri tatbik olunur. Noterlertarafından tebligat masraflarından başka yalnız yüzkuruş maktu ücret alınır. Köy lehineistimlâklerde, tebligat ihtiyar meclisi huzurunda şahsayapılır. Tevsik edilen tebliğ muteberdir. Doğrudandoğruya tebligat ile beraber yukarıda yazılı hususlarayrıca ilân olunur. İlân: A)İstimlâki kararlaştırılan yerin umuma mahsusmahallerinden birine ve belediye dairesi veya köy odasına onbeşgün müddetle talik edilmek suretiyle; B) Gazeteçıkan mahallerdeki gazetelerden birisinde evrakhulâsalarının on bes gün ara ile en az iki defa neşrisuretiyle, yapılır. Köylehine istimlâklerde yalnız (A) bendi hükmü tatbik olunur. Açılacakdâvalarda hangi idareye husumet tevcih edileceğinin tebliğvarakasında açıkça gösterilmemiş veyayanlış gösterilmiş olması yüzündendâvada husumet yanlış tevcih edilmiş ise hakiki hasmatebligat “icrası suretiyle dâvaya devam olunur.” şeklinde; 6830 sayılıYasanın “İtirazve dâva” başlıklı 14.maddesi ise, “İstimlâk olunacak gayrimenkulun sahibi zilyed vediğer alâkalılar veya istimlâki yapan idaretarafından 13 üncü madde gereğinceikametgâhlarında tebligat yapılmış olanlartebliğ tarihinden itibaren 15 gün, bunlar haricindekiler sonilân tarihinden itibaren 30 gün içinde istimlâkmuamelesine karşı Şûrayı Devlette ve takdir edilenbedel ile maddi hatalara karsı da gayrimenkulun bulunduğu mahalasliye hukuk mahkemesinde dâva açabilirler. Şu kadar ki.Şûrayı Devlete müracaat edildiği takdirde mahkemeyemüracaat müddeti Şûrayı Devlet kararınınkatîleştiği tarihten, bu karar aleyhine karar tashihiistenmiş ise bu talebin reddine dair ilânım tebliğitarihinden cereyana başlar. Altıncımaddenin son fıkrasında gösterilen ve umumi menfaat kararıalınmasına ve tasdıkına lüzum olmıyan hususlardandolayı Şûrayı Devlete dâva açılamaz. İstimlâkdâvaları diğer dâvalara tercihan basit muhakemeusulü ile görülür.” Şeklindedir. Bu Kanun, 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu ileyürürlükten kaldırılmıştır. Bu arada, 221 ve 6830sayılı Yasalar kapsamında, görev yönünden bir aradeğerlendirme yapmak gerekirse; anılan Yasalar ve konuyailişkin çok sayıda Yargıtay kararıincelendiğinde; 221 sayılı yasaya göre, kayıt düşürme ve tescil işlemlerinin, 7.maddehükmüne göre Asliye Hukuk Hakimliğininkararı ile yapılacağı; bu işlemin iptalineilişkin davanın da aynı dereceli mahkeme olan Asliye HukukMahkemesinde yapılacağı; bedel davası için Yasadabir kayıt bulunmadığı ve görev sorununun, 5.maddekapsamında, kanunda yazılı esaslar dairesinde ve buesaslara aykırı olmıyan umumi hükümler gereğincehallolunacağı; 221 sayılı Kanunun özel bir Kanunolduğu, 5.maddeyle usul yönünden umumi hükümlereatıf yapıldığı; 6830 sayılı Kanunun daözel bir Kanun olduğu, ancak 221 Sayılı kanunda 6830sayılı Kanuna bir atıf bulunmadığıanlaşılmaktadır. Diğer taraftan;kamulaştırmalar konusunda halen yürürlükte bulunan2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, bu Kanununuygulanmasından doğan uyuşmazlıklar bakımındankarma bir esas benimsemiş olup, kamulaştırmaişlemlerine karşı idari yargıda; takdir olunan bedelile maddi hatalara karşı da adli yargıda davaaçılması öngörmüş bulunmaktadır. Konuya ilişkin mevzuathükümleri ve somut olay birlikte irdelendiğinde; davacılarınmurisleri adına kayıtlı, Devlet karayolu vasıflıtaşınmazın; Sakarya Vilayeti İdaresince 13.06.1956 tarih ve280 sayılı Kamu Yararı Kararı gereği KarayollarıGenel Müdürlüğü lehine devlet karayolu nedeniyle 6830sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince istimlak edildiğiancak, Kamulaştırma nedeniyle herhangi bir bedelinödenmediğinden bahisle, kamulaştırma bedelinin tespiti ileel konulduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıidareden tahsiline karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı; adli yargı yerinde, taşınmaza fiilen el atılmadığıdüşüncesiyle karar oluşturulduğu, ancak taşınmazın yol inşaat ve emniyet sahasıkapsamında olup olmadığı konusunda bilirkişi raporundabir değerlendirme bulunmaması nedeniyle; görevuyuşmazlığının, 221 sayılı Kapsamındaolup olmadığı açısından sağlıklıbir sonuca varılamamaktadır. Ancak, Karayolları GenelMüdürlüğü tüzel kişiliği haiz birkamu kurumudur. Kamu kurumlarının verdikleri kararlar sonundaplân ve projelere uygun olmak üzere tesisler yaptırmaları,bu tesisleri kullanmaları veya bakımları sırasındakişilere verdikleri zararlar idari eylem ve işlemlerden doğmaktave bunlardan doğan uyuşmazlıklar idari yargı alanınagirmekte ise de; burada kamulaştırma bedeliyle doğrudan ilgilibir uyuşmazlık söz konusudur. Ayrıca, taşınmazlarıkamulaştırılan davacı/davacılar,kamulaştırma işlemine karşı dava açmayıp;adli yargı yerinde, kamulaştırma bedelinin tespiti ile elkonulduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idaredentahsiline karar verilmesi istemiyle; idari yargı yerinde ise şimdilik1.000,00-TL tazminatın davalı idareden tahsili istemiyle dava açmışolmakla, kamulaştırmadan doğan dava hakkını idariaşamaya değil adli aşamaya yöneltmiştir. Belirtilen duruma vedavanın niteliğine göre, dava konusuuyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Sakarya2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Geyve Asliye HukukMahkemesinin, 9.7.2018 gün ve E:2017/143, K:2018/508 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Sakarya 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Geyve Asliye HukukMahkemesinin, 9.7.2018 gün ve E:2017/143, K:2018/508sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.11.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy