T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 629
KARAR NO : 2019 / 731
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarma başvurusu üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesinin idari yargıyı görevli kılan ve kesin olan kararı sonrasında, aynı görev uyuşmazlığının bu kez 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında, doğrudan başvuru yoluyla Uyuşmazlık Mahkemesi önüne yeniden getirilebilmesi imkanı bulunmadığından, BAŞVURUNUN REDDİ GEREKTİĞİ hk.
K A R A R
Adli Yargıda:
Davacılar :1- K.T.
2-Ke.T.
3- B.T.İ.
Vekili : Av. E.K.T.
Davalı : Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. M.S.
İhbar Olunan : Mamak Belediye Başkanlığı Vekili : Av. Leyla Demirel İdari Yargıda : Davacı : Ke.T. Vekili : Av. Ko.T. Davalı : Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.Genel Müdürlüğü Vekili : Av. Elif Yıldız O L A Y :A) 1-Davacılar 1- K.T., 2- Ke.T., 3- B.T.İ.vekili, müvekkillerinin Ankara İli, Mamak İlçesi,Üreğil mevkiinde kain, 50189 Ada, 4 Parsel sayılıtaşınmazın hissedar olarak malikleri olduğunu, sözkonusu taşınmazın imar planında tamamı üzerindenTEDAŞ tarafından yüksek gerilim hattıgeçirildiğini, kalan kısmının da imaraçısından kullanılamaz durumda olduğunu ilerisürerek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.498,00 TL tazminatın yasalfaiziyle birlikte tahsili istemiyle Türkiye ElektrikDağıtım Anonim Şirketi GenelMüdürlüğüne karşı, 23.10.2012 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır. Dava daha sonraMamak Belediye Başkanlığına da ihbar olunmuştur. 2-Davalıidarelerden TEDAŞ vekilince savunma dilekçesinde, dava konusuAnkara İli, Mamak İlçesi, Üreğil Mahallesi, 50189ada, 4 parsel üzerinden Başkent ELEKTRİK DağıtımA.Ş. işletmesinde bulunan şirketlerine ait Çankaya II TM– Kayaş II TM ENH geçmekte olup, bu hattınkamulaştırma işlemlerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının2.4.1990 tarih ve 687-3073 sayılı yazısı ile onaylanankamulaştırma planlarına göre, mülga TEK YönetimKurulundan alınan 18.4.1990 tarih ve 21-320 sayılı karar ilebaşlanıldığı, bu kapsamda söz konusu hattınisabet ettiği taşınmazların şirketleri adınatapuda tescil işlemlerinin yapıldığı belirtilmiş,birinci celsede de görev itirazında bulunulmuştur 3- Mamak BelediyeBaşkanlığı vekili de, süresi içindeverdiği dilekçede özetle, taşınmaza fiilen elatılmadığını, taşınmazın imarplanında enerji nakil hattı koruma bandı içinde“park” kullanımında kaldığını, imarplanına dayalı olarak açılan tazminatdavalarının görüm ve çözüm yerinin idaremahkemeleri olduğunu ileri sürerek görev itirazındabulunmuştur. 4- Ankara 3. AsliyeHukuk Mahkemesi: 19.3.2013 gün ve E:2012/517 sayı ile, görevitirazının reddine karar vermiştir. 5- Davalı TEDAŞ GenelMüdürlüğü vekili idari yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dosya örneği DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiş;Danıştay Başsavcısı; davacılarınpaydaşı olduğu 50189 ada, 4 parsel sayılıtaşınmazın üzerinde, davalı idareye ait enerji nakilhattının bulunduğu, bu hatta ilişkinkamulaştırmaların 1990 yılındabaşladığı ve hat güzergahında kalan 144, 120 ve121 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırmaişlemlerinin tamamlanarak davalı idare adına tescilişlemlerinin gerçekleştirildiği, davacılarınpaydaşı olduğu kadastral 115 sayılı parselin hatgüzergahına isabet etmemesi nedeniyle bu taşınmazailişkin herhangi bir kamulaştırma işlemi tesisedilmediği gibi, bu tarihten sonra davalı idarenin anılanbölgede herhangi bir işlemi veya eylemininbulunmadığı, ancak, uyuşmazlığa konu parselin de bulunduğualanda Güneydoğu Ankara Kentsel Gelişme Alanı I. Etap imarPlanının Mamak Belediye Meclisinin 05.06.2009 günlü, 448sayılı kararı ile uygun bulunarak, AnkaraBüyükşehir Belediye Meclisinin 17.07.2009 günlü, 1654sayılı kararı ile onaylandığı, bu planda enerjinakil hattının bulunduğu alanın park alanı olarakbelirlendiği, plan uyarınca yapılan parselasyon işlemisonucunda da bu bölgede 50189 ada, 4 sayılı parselinoluşturulduğu ve davacıların 115 sayılıparseldeki paylarına karşılık anılan parseldendavacıların her birine 722 m2 pay verildiğianlaşılmakla, davacıların zararının davalıidarenin taşınmaza el atmasından değil, belediyetarafından yapılan imar uygulamasından kaynaklandığısonucuna varıldığı; idari işlemlerin, idari makam vemercilerin idari faaliyet alanında idare hukukuçerçevesinde, tek taraflı irade açıklamasıylahukuk aleminde sonuç doğuran kesin ve yürütülmesizorunlu nitelikte tasarruflar olduğu; 3194 sayılıİmar Kanunu'nun "Arazi ve arsa düzenlemesi"başlıklı 18'inci maddesi uyarınca tesis edilen imaruygulaması işlemleri, tanımı yapılan idari işlemlerdenolduğundan; imar uygulamasından kaynaklanan zararın tazminineyönelik olarak açılan bakılmakta olan davanın, 2577sayılı Kanunun 2'nci maddesinde yer alan tam yargı davalarıkapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerektiği, bunedenle 2247 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. 6-Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü; 04.06.2013 gün ve E:2013/882, K:2013/1017 sayıile; imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerektiğinden bahisle;Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile, davalı TEDAŞ vekilinin görev itirazınınAnkara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılmasına, oy birliği ile kesin olarak kararvermiştir. 7- ANKARA 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 21/11/2013gün ve E:2012/517, K:2013/646 sayı ile, “İmarplanının uygulaması sonucu uyuşmazlığa konuparselin imar planında enerji nakil hattı korumakuşağının altına isabet ettiği için parkalanında kaldığı, taşınmaza idarece fiilen elatılmadığı, kamulaştırmasız el atma nedeniile taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddiaedildiği, davanın konusunun davalı idarece 3194 sayılıKanun uyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı iradeile yapılan imar planlarında yer alan davacının hissedarolduğu taşınmazın bedelinin tazminine ilişkinolduğu, belirtilen bu duruma göre imar planı ve buna dayalıimar uygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunun 2/1-b maddesinde yer alan "idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,"kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. 6487 sayılı Kanun ile değişik 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6.maddesi,uyuşmazlığın uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgilikanunların uygulaması ile tasarrufu kısıtlanantaşınmaz hakkında olduğu, dava konusu taşınmazaidarece fiilen el atılmadığı anlaşılmakladavanın çözümünde idari yargı mercilerigörevli olduğundan iş bu davanın yargı yolu caizolmadığından reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanannedenlerle; 1-Yargı yolu caiz olmadığındandavanın usulden REDDİNE…” karar vermiş, bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. B)1-Davacılardan Ke.T. vekili bu kez, müvekkilininhissedarı olduğu, Ankara İli, Mamak İlçesi,Üreğil mevkiinde bulunan 50189 ada 4 parsel sayılıtaşınmazın, davalı idarece kamulaştırmaişlemi yapılmaksızın yüksek gerilim hattıgeçirildiği, kalan kısmın ise imaraçısından kullanılamaz durumda olduğundan bahisle,kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 162.450,00-TLtazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilinekarar verilmesi istemiyle Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş. Genel Müdürlüğüne karşı idariyargı yerinde 20.3.2015 tarihinde davaaçmıştır. 2-Ankara 3.İdare Mahkemesi, bağlantınedeniyle 29.5.2015 gün ve E:2015/558, K:2015/926 sayı iledosyayı Ankara 6.İdare Mahkemesine göndermiştir. 3- Ankara 6.İdare Mahkemesi: 18.9.2015 gün veE:2015/1931, K:2015/1357 sayı ile, “(…)Ankara 3. Asliye HukukMahkemesi nezdinde, dava konusu uyuşmazlıkla aynı konudatazminat davası açıldığı, Ankara 3. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 21.11.2013 tarih ve E:2012/517, K:2013/646 sayılıkararı ile; davanın görev yönünden reddine kararverildiği, anılan kararın ise, 10.02.2014 tarihindekesinleştiği, ancak, Mahkememiz nezdinde 10.02.2014 tarihindenitibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken busüre geçirildikten çok sonra 13.03.2015 tarihindebakılmakta olan iş bu davanınaçıldığı anlaşıldığından,süre aşımı nedeniyle davanın esasınıinceleme olanağının bulunmadığı”gerekçesiyle 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun15/1-b maddesi uyarınca davanın süre aşımıyönünden reddine karar vermiş; bu karar temyiz edilmiştir. 4- Danıştay Altıncı Dairesi; 1.6.2017gün ve : 2016/13066, K:2017/4448 sayı ile,“(…)davacı tarafından ilk olarak 23.10.2012 tarihindeAnkara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırmasız el atmanedeniyle tazminat istemiyle dava açıldığı,çıkartılan olumlu görev uyuşmazlığısonucu Uyuşmazlık Mahkemesince uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin idari yargıolduğuna karar verildiği, ardından Mahkemenin 21.11.2013tarihli, E:2012/517, K:2013/646 sayılı kararı ile davanıngörev yönünden reddine karar verildiği, anılankararın 10.02.2014 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine20.03.2015 tarihinde ise bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının asliye hukukmahkemesinde açtığı davada verilen kararda; ne kadarsüre içerisinde, idari yargıya başvurmasıgerektiği yönünde bir açıklamaya yer verilmediğigibi, davacı tarafından taşınmazınkısıtlılık hali giderilmediği iddiasıyla davaaçıldığından, süregelen zararınvarlığı halinde, idari eylem veya işlem daha önceöğrenilmiş olsa bile, kısıtlılık hali devamettikçe dava açma süresinin geçmeyeceğininkabulü gerekir. Bu durumda, asliye hukuk mahkemesince verilen kararınkesinleştiği tarihten itibaren 30 günlük süreiçerisinde dava açılmadığından bahisledavanın süre aşımı yönünden reddi yolundaverilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmediği”gerekçesiyle Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 18/09/2015tarihli, E:2015/1931, K:2015/1357 sayılı kararın bozulmasına karar vermiştir. 5-Bozma sonrasında dosya Ankara 6. İdareMahkemesinin E:2017/3285 sayılı esasına kaydedilmiştir. 6-Öte yandan, Ankara Bölge İdare Mahkemesi5.İdari Dava Dairesi; 28.2.2018 tarihli, E:2018/201, K:2018/306sayılı Bağlantı Kararıyla; davacılar Bilge İkizler ve K.T. vekili tarafından Türkiye ElektrikDağıtım A.Ş.ne karşı Ankara 14.İdareMahkemesinde E:2018/171 sayısına kayden açılan davada bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davalara bakmaküzere Ankara 6. İdare Mahkemesinin yetkilikılınmasına karar vermiştir 7-ANKARA 6.İDARE MAHKEMESİ; 9.9.2019gün ve E:2017/3285 sayı ile, “(…)Dosyanınincelenmesinden, Mahkememizin 05/04/2019 tarihli ara kararına verilencevapta, dava konusu 50189 ada, 4 parsel sayılı taşınmazdaTEDAŞ'a ait elektrik direklerinin bulunduğunun bildirildiği,taşınmazın bir başka hissedarı olan YükselŞahin tarafından kamulaştırmasız el atmadankaynaklanan tazminat talepli Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeaçılan davada, anılan Mahkemenin 13.10.2015 tarih veE:2013/352, K:2015/440 sayılı kararı ile kişinin hissesioranında tazminata hükmedildiği, bu kararın Yargıtay5. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2018 tarih ve E:2016/23460, K:2017/20491sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı vekararın kesinleştiği, bu durumda dava konusu Ankara İli,Mamak İlçesi, Üreğil Mevkiinde bulunan 50189 ada, 4parsel sayılı taşınmaza ilişkin hem hukuki elatmanın hem de fiili el atmanın birlikte bulunduğuanlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusutaşınmazın bir kısmına fiilen elektrik direği(nakil hattı) yapılmak suretiyle kamulaştırmasız elatılması ve taşınmazın bir kısmınailişkin fiili bir el atma olduğu takdirde taşınmazınbütünü açısından el atmadan sözedilebileceğinden, başka bir ifadeyle taşınmazın birbütün olarak düşünülmesi ve el atmanınvarlığı halinde taşınmazın tamamıaçısından el atmanın varlığı kabuledilerek buna göre değerlendirilmesi gerektiğinden, el atmadandoğan zararın tazminine yönelik olan davanın, haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümü adli yargı yeriningörevine girmektedir. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 11/04/2016tarih ve E:2016/160, K:2016/207 sayılı kararı da buyöndedir. Mahkememizin işbu dava bakımındangörevsiz olduğuna ilişkin kanaat ile birlikte, bakılandavaya ait uyuşmazlığın ilk olarak Ankara 3. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2012/517 sayılı dosyasında kayden işlemgörmeye başladığı, açılan davanın21/11/2013 tarih ve E:2012/517, K:2013/646 sayılı karar ile"yargı yolu bakımından reddedilerek", davadaİdari yargının görevli olduğuna hükmedildiğigörüldüğünden, gelinen aşamada ortayaçıkan olumsuz görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu durumda, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesinde ifadesini bulan hükümler çerçevesindegörevli yargı yolunun belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvuru yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, İdari yargıyolunun görevsiz olduğu kanaatine ulaşılan işbudavada, görevli olan yargı yerinin belirlenmesi amacıyla davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesi'nce bu konuda bir karar verilinceye kadar işbu davanınincelenmesinin ertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 25.11.2019 günlü toplantısında: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, başvurunun reddi gerektiği yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın başvurunun reddi yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Ankara İli, Mamak İlçesi, 50189 ada,4 parsel sayılı, davacıların paydaşı olduğutaşınmazın üzerinden davalı idarece yüksekgerilim hattı geçirildiği, kalan kısmının daimar açısından kullanılamaz durumda olduğubelirtilerek, taşınmaza el atılması nedeniyle bedelininödenmesine hükmedilmesi istemiyleaçılmıştır. Adli yargıyerinde üç davacının birlikte davaaçtığı; idari yargı yerinde isedavacıların ayrı ayrı dava açmalarınakarşın bağlantı kararı verilerek davalarınbirleştirilmesi yoluna gidildiği gözetildiğinde; adli veidari yargı yerlerinde tarafların aynı olduğu, enazından davacılardan Ke.T. açısından olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmasınınkoşullarının oluştuğu söylenebilir ise de; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 1. Maddesinde; “UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari (2) yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir. Özelkanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu olduğuhallerde, eğer hakemlik görevi hakim tarafından yerine getirilmişise bu merci, davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkradayazılı adli veya idari yargı mercilerinden sayılır. ”şeklindeki düzeleme ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninfarklı yargı kolları arasında ortaya çıkangörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesinşekilde çözmeye yetkili yüksek bir yargı organıolduğu açıkça belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 29.Maddesinde; “(Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/183 md.) UyuşmazlıkMahkemesinin kararları kesindir. Başkanın uygungöreceği kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.”denilmek sureti ile de kararların kesinliği bir kez dahavurgulanmıştır. Söz konusu görevuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesi’neyargılamanın her aşamasında gecikmeksizin gelebilmesiamacı ile aynı kanunun 10. Maddesinde Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarma usulü, 14. Maddesinde Olumsuz GörevUyuşmazlığı usulü, 17. Maddesinde Olumlu GörevUyuşmazlığı usulü, 19. Maddesinde YargıMerciilerinin Görev Uyuşmazlığının Giderilmesiİstemi İle Başvurabilmesi usulü ve 20. Maddesinde de Temyizİncelemesi Yapan Yargı Merciilerinin UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvuru usulü düzenlenmiş, buşekilde göreve ilişkin uyuşmazlığınyargılamanın her safhasında ve gecikmeksizin kesin şekildesona erdirilmesi amaçlanmıştır. 2247sayılı Kanun’un 10. Maddesinde; “ Görevuyuşmazlığı çıkarma; adli ve idari (3)bir yargı merciinde açılmış olan davada ilerisürülen görev itirazının reddi üzerine ilgiliBaşsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafındangörev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesindenistenmesidir. YetkiliBaşsavcı veya Başkanunsözcüsünün UyuşmazlıkMahkemesinden istekte bulunabilmesi için, görevitirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda,(…) (3) idari yargı yerlerinde de dilekçe vesavunma evresi tamamlanmadan yapılmış olması ve yargıyerlerinin de kendilerinin görevli olduklarına karar vermişbulunmaları şarttır. Görevitirazının yargı merciince yerinde görülerekgörevsizlik kararı verilmesi halinde, görev konusununUyuşmazlık Mahkemesince incelenebilmesi, temyizen bu kararınbozulmuş ve yargı merciince de bozmaya uyularak görevliolduğuna karar verilmiş bulunmasına bağlıdır. Uyuşmazlıkçıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilengörevsizlik itirazı adli yargı yararına ilerisürülmüş ise Cumhuriyet Başsavcısı, idariyargı yararına ileri sürülmüş iseDanıştay (…) (3)Başkanunsözcüsüdür. ” denilmek sureti ile, yetkiliBaşsavcılıklar tarafından çıkarılacakgörev uyuşmazlığına ilişkin kurallar ortayakonulmuştur. Dava konusu olayda da, davacılar vekilitarafından adli yargıda açılan ilk davasırasında davalı tarafça ileri sürülen, davada idari yargının görevli olduğu yönündekiitiraz, Asliye Hukuk Mahkemesince reddedilmiş ve bunun üzerinedavalı vekili tarafından 2247 sayılı Kanun’un 10. maddesiuygulanmak sureti ile, görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın DanıştayBaşsavcılığına gönderilmesi talep edilmiş, DanıştayBaşsavcısı tarafından da söz konusu müracaatuygun bulunarak dava konusu olayda idari yargı mercileri yararınaolumlu görev uyuşmazlığıçıkartılmıştır. Başvuruyu usule uygunbulan Uyuşmazlık Mahkemesince de dava konu olayda idariyargının görevli olduğuna kesin ve bağlayıcışekilde karar verilmiş ve görev uyuşmazlığıbu şekilde nihai olaraksonuçlandırılmıştır. Hal böyle iken, Ankara 6.İdare Mahkemesinin;9.9.2019 gün ve E:2017/3285 sayı ile, 2247 sayılıYasanın 19.maddesi uyarınca yaptığı başvuru kararı, 2247 sayılı Kanun’un 1,10 ve 29. Maddeleri gereğincekesin ve bağlayıcı olan Mahkememizin 04.06.2013 gün ve E:2013/882,K:2013/1017 sayılı kararına aykırıdır.Aynı taraflar arasında aynı konuya ilişkin olarakverilmiş ve görev uyuşmazlığını nihai şekildesonlandıran Mahkememizin belirtilen kararı mevcut iken, aynıdavada ikinci kez inceleme yapılması ve tekrar karar verilmesimümkün değildir. Diğer bir deyişle, Uyuşmazlık Mahkemesininolumlu görev uyuşmazlığı çıkarmabaşvurusu üzerine idari yargıyı görevli kılan vekesin olan kararı sonrasında, aynı görevuyuşmazlığının bu kez 2247 sayılıYasanın 19. maddesi kapsamında, doğrudan başvuru yoluylaUyuşmazlık Mahkemesi önüne yeniden getirilebilmesiimkanı bulunmamaktadır. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaAnkara 6.İdare Mahkemesinin, 9.9.2019 gün ve E:2017/3285 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca Ankara 6.İdare Mahkemesinin, 9.9.2019 gün veE:2017/3285 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 25.11.2019gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy