T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/773
KARAR NO : 2019/718
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET: 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : T. Turizm Kongre ve Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Vekili : Av. N.B.
Davalı : Sarıyer Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. Z.İ.D.
OLAY : İstanbul Sarıyer BelediyesiZabıta Müdürlüğünün 22.11.2017 gün ve 9-0025sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağı ile,davacıya ait işyerinde başkalarının huzur vesükununu bozacak şekilde (canlı müzik) gürültüyapıldığının tespit edildiğinden bahisle, davacıya5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesinin ikincifıkrası uyarınca 5.000,00 TL idari para cezasıverilmiştir.
Davacıvekili, idari para cezasının iptali istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL 6. İDARE MAHKEMESİ; 08.02.2018 gün ve E:2018/233,K:2018/165 sayı ile, dava konusu idari para cezasının 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi uyarıncaverildiği, bu durumda Kabahatler Kanunu’na göre verilen idaripara cezasına karşı açılan davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kesinolarak karar vermiş, karara karşı davacı vekilitarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesi13.09.2018 gün ve E:2018/2195, K:2018/1942 sayılı kararıile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur.
İstanbul 5.Sulh Ceza Hâkimliğince 28.2.2018 gün ve D.İş:2018/711sayılı karar ile, süresi içinde itiraz edilmediğigerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmesi üzerine,davacı vekili tarafından yapılan itiraz, İstanbul 6.Sulh Ceza Hâkimliği’nin 16.3.2018 gün veD.İş:2018/1559 sayılı kararı ile kabul edilerek, İstanbul5. Sulh Ceza Hâkimliğinin süre yönünden redkararının kaldırılmasına, itirazın esasıyönünden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesineiadesine kesin olarak karar verilmiştir.
İSTANBUL 5.SULH CEZA HÂKİMLİĞİ; 19.03.2018 gün veD.İş: 2018/1544 sayı ile, 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun 26.4.2006 gün ve 5491 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değiştirilerek yürürlüğe giren cezahükümlerinin, 31.3.2005 tarihinde yayımlanan ve 1.6.2005tarihinde yürürlüğe giren 5326 Sayılı KabahatlerKanunu’na göre sonraki Kanun (lex posterior) olduğu, bu ikidüzenlemenin amacının özü ve ruhu birlikte elealındığında, Çevre Kanunu vebağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ileilgili düzenlemelerin Kabahatler Kanunu’na göre özel kanun(lex specialis) niteliği taşıdığıaçıklanarak, gürültü eylemi nedeniyle verilecekidari para cezasına karşı yapılacak itirazlarıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait olduğu gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, davacı vekilitarafından yapılan itiraz, İstanbul 6. Sulh CezaHâkimliği’nin 29.3.2018 gün ve D.İş:2018/1747sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesinin Hicabi DURSUN’un başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ınkatılımlarıyla yapılan 25.11.2019 tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdari veadli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasınındavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak idari yargı yerince verilen karar suretleri temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5326sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır.
Hangi fiil veeylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idari yaptırımtürleri ve bu türler arasında sayılan İdari ParaCezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itirazyolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır.
Kanun’un“Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Hangi fiillerin kabahatoluşturduğu, kanunda açıkçatanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşullarıbakımından belirlediği çerçeve hükmüniçeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle dedoldurulabilir.” hükmü, ikinci fıkrasında da“Kabahat karşılığı olanyaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancakkanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de genel vedüzenleyici işlemleriyle tanımlama yapabileceğibelirtilmiş, ayrıca işlenen bir kabahatinkarşılığı olan yaptırımıntürü, süresi, miktarının ancak kanun ilebelirlenebileceği de ifade edilmiş, 3. maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiş;
Kanun’un 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; Kanunun 27.maddesinin (1) bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ve (8). bendinde ise, “İdariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararlarında verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görülür”hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yasa’nın“Gürültü” başlığınıtaşıyan 36. maddesinde, “(1) Başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olankişiye, elli Türk Lirası idari para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyetiçerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibigerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasındanbeş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idari paracezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri kararverir” hükmü yer almıştır.
Olayda, Sarıyerİlçesi, Maslak Mahallesi, 1453 SöğütözüSokak No: 20H/B57 adresinde faaliyet gösteren davacıya aitişyerinde, şikâyet üzerine Sarıyer BelediyesiZabıta Müdürlüğü görevlilerince 22.11.2017 günüsaat 23.30’da yapılan denetimde, başkalarının huzurve sükûnunu bozacak şekilde gürültüyapıldığı belirtilerek, davacı adına 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca 5.000,00TL. idari para cezası verildiğianlaşılmıştır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36.maddesine göre idari para cezası verilmiş; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren başka bir karar verilmemiştir.
Bu durumda,davacıya verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu ve Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 19.03.2018gün ve D.İş: 2018/1544 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 5. Sulh CezaHâkimliğince verilen 19.03.2018 gün ve D.İş:2018/1544 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.11.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy