T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 248
KARAR NO : 2019 / 734
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : Davalı kurum tarafından, davacının 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa muhalefet teşkil eden eylemi sebebiyle 01/02/2017 tarih, 27660 sayı ile tesis edilen 5.600,00-TL tutarındaki av tazminatı işleminin iptaline karar verilmesi istemi ile açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.R.T.
Davalı : Orman ve Su İşleri Bakanlığı(2.Bölge Müdürlüğü Balıkesir ŞubeMüdürlüğü)
Vekili : Av. D.S.A.
O L A Y : Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2.BölgeMüdürlüğü- Balıkesir ŞubeMüdürlüğünün 30.1.2017 gün ve 2017/885sayılı İdari Yaptırım Kararı Tutanağıile, Alaçam Devlet Avlağında 4.11.2016 günü, M.Y., A.A., H.H. ve davacı M.R.T.’nun, avlanma içinkota almadan toplamda 14 adet çulluk avladıklarınıntespit edildiğinden bahisle, 4915 sayılı KaraAvcılığı Kanunu’nun 12. maddesinin ihlaledildiği belirtilerek, 4915 sayılı Kanun’un 23. maddesiuyarınca davacı adına 350,00 TL idari para cezası kesilmiş; aynı kurum tarafından düzenlenen 30.1.2017 tarihli TazminatRaporu ile de; 30.1.2017 tarih ve 2017/883, 2017/886, 2017/887,2017/885 sayılı İdari Yaptırım KararıTutanağı gereğince idare zararının 5.600,00 TLolarak belirlendiği ve kabahatlilerden tazmin edilmesigerektiği belirtilmiş; tazminatın 30 güniçinde ödenmesi gerektiği, aynı Kurumun 1.2.2017gün ve 96666750-858-27660 sayılı yazısı ile davacıyabildirilmiştir.
Davacı idari para cezası olaraknitelendirdiği toplam 5.950,00 TL’ninkaldırılarak iptali istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DURSUNBEY SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 28.3.2017gün ve D. İş. No:2017/57 sayı ile,“(…)Uyuşmazlık Mahkemesinin 2016/365 Esas 2016/406 Kararsayılı ilamında belirtildiği üzere ve tüm dosyakapsamı nazara alınarak, itiraza konu idarenin verdiğikararın salt idari para cezası olmadığı, kişilertarafından avlanma faaliyeti kapsamında hukuka aykırıdavranılması nedeniyle ortaya çıkan doğalzararın giderilmesi niteliğinde bir tazminat da olduğu, bu itibarla5326 Sayılı Kabahatler Kanununun kapsamına girmediği, idaritazminatın idarece tesis edilen bir idari işlem olduğu, 5326Sayılı Kabahatler Kanununun 27.maddesinin son fıkrasında'İdarî yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakİdarî yargının görev alanına girenkararların da verilmiş olması halinde; İdarîyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte İdarîyargı merciinde görülür.' dendiği bu nedenle itirazedenin talebinin idari para cezası ve idari tazminat kararına itirazailişkin olduğu, iptali istenen tasarrufun idari tasarruf ve kararolduğu bu yönü ile idare mahkemesinin karar vermesi gerekirkenidari para cezası ve idari tazminat kararının iptalineilişkin itirazı idari para cezası olarak değerlendirmesininusul ve yasaya aykırı olduğu, iptali istenen hususlardaHakimliğimizin görevli bulunmadığı bu sebepleHakimliğimizin yargı yolu sebebiyle görevsizliğine kararverilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Hakimliğimizin yargı yolu sebebiyleGÖREVSİZLİĞİNE ve görevli Mahkemenin İdareMahkemeleri olduğuna,(…)” karar vermiş; bu karar itirazedilmeden kesinleşmiştir.
Davacı, bu kez aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
Balıkesir İdare Mahkemesi: 10.5.2018 gün veE:2017/1861, K:2018/867 sayı ile, “(…)Dava dilekçesi veeklerinin incelenmesinden; davacı tarafından Orman ve Suİşleri Bakanlığınca tesis edilmiş olan 2 adetidari para cezası işleminin aynı dilekçe ile dava konusuedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, aralarında maddi veya hukuki yöndenbağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan idaripara cezası işlemlerinin ayrı ayrı olmak üzere ikiayrı dava açılması gerekirken aynı dilekçeile dava açıldığıgörüldüğünden, bu haliyle dava dilekçesininyukarıda anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olarakdüzenlenmediği sonucuna varılmıştır
Açıklanan nedenlerle 2577 Sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun bulunmayandava dilekçesinin aynı Kanun’un 15.maddesinin 1/d bendiuyarınca bu kararın bildirim tarihinden itibaren 30 (otuz) güniçinde belirtilen noksanlar tamamlanarak her bir işlemekarşı ayrı ayrı olarak (toplam iki farklı davadilekçesiyle) yeniden dava açılmakla serbest olmaküzere REDDİNE,(…)” karar vermiştir.
Davacı dilekçesini yenileyerek; Orman ve Suİşleri Bakanlığı, II. BölgeMüdürlüğü, Balıkesir ŞubeMüdürlüğünce 4915 sayılı KaraAvcılığı Kanunu'na muhalefet teşkil eden eylemisebebiyle 01/02/2017 tarih, 27660 sayılı işlemle hakkındatesis edilen 5.600,00-TL tutarındaki av tazminatı işlemininiptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
BALIKESİR 1.İDARE MAHKEMESİ: 6.3.2019gün ve E:2018/952 sayı ile, “(…)5326 sayılıKabahatler Kanununun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasanın31'inci maddesiyle değişik 3'üncü maddesinde ise, ”BuKanunun; a) İdarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, İdarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında, uygulanır"; 27'nci maddesinin1 inci fıkrasında ise "idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir." düzenlemeleri yeralmıştır.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden; KabahatlerKanununun, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerKanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacıtarafından ilk olarak Dursunbey Sulh Ceza Hakimliği 2017/57sayılı D.İş olarak davaaçıldığı, bu davada anılan Mahkemenin28/03/2017 tarihli kararıyla yargı yolunun caiz olmaması idariyargının görevli olması nedeniyle davanın görevnedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan benzer nitelikteki UyuşmazlıkMahkemesinin 04/07/2010 tarih, 2010/46 E., 2010/154 K. sayılı birkararında, "...İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen idari para cezasının 5326 sayılıKanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerindenbiri olduğu, 4915 sayılı Kara AvcılığıKanunu'nda idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumdaKabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değişik 3.Maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarla aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır." gerekçesiyleadli yargının görevli olduğu yönünde kararvermiştir.
Kabahatler Kanununun 3'üncü maddesiuyarınca, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanmasının gerekmesi ve görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, 4915 sayılı KaraAvcılığı Kanunu’na muhalefet edildiğindenbahisle 5.600,00-TL para cezası ile tecziye edilmesine karşıaçılan bu davanın görüm veçözümünde adli yargının (Sulh Ceza Mahkemesi)görevine girdiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığından, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanunun 15.maddesi uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesiiçin dosyanın Dursunbey Sulh Ceza Hakimliği 2017/57sayılı D.İş sayılı dosyası da Celp edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 25.11.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, Yasa’nın 14. maddesine göre olumsuz görevuyuşmazlığı bulunduğunun ileri sürülebilmesiiçin davanın “tarafları, konusu ve sebebininaynı” olması koşulunun öngörülmüşbulunması karşısında, adli ve idari yargı yerleriarasında her iki yargı yerinde ortak talep olan“davacının Orman ve Su İşleriBakanlığı, II. Bölge Müdürlüğü,Balıkesir Şube Müdürlüğünce 4915sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefetteşkil eden eylemi sebebiyle 01/02/2017 tarih, 27660 sayılıişlemle hakkında tesis edilen 5.600,00-TL tutarındaki avtazminatı işleminin iptali” istemi yönündengörev uyuşmazlığının doğduğu; idari yargıdosyasının onaylı örneğinin Mahkemece, ekindeadli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı kurum tarafından, davacının 4915sayılı Kara Avcılığı Kanununa muhalefetteşkil eden eylemi sebebiyle 01/02/2017 tarih, 27660 sayılıişlemle hakkında tesis edilen 5.600,00-TL tutarındaki avtazminatı işleminin iptaline karar verilmesi istemineilişkindir.
4915sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun‘Amaç ve kapsam’ başlıklı 1. maddesinde;“Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av ve yabanhayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarınındoğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını,geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını,avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarınınmillî ekonomi açısından faydalı olacak şekildedeğerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzelkişileri ile işbirliğini sağlamaktır.
(Değişikikinci fıkra: 23/1/2008 – 5728/505 md.) Bu Kanun av ve yabanhayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunlarınkorunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatıyönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi veişlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yabanhayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini,toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av veyaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunlarıntakibi ve cezalarını kapsar.” denilmek sureti ile kanunun, avve yaban hayvanlarının ve yaşama ortamlarınınkorunması da dahil av ve yaban hayvanları ile ilgili konularıdüzenlenmesi amacı ile çıkarıldığıortaya konulmuştur.
AynıKanunun ‘Av ve yaban hayvanlarının korunması ve korumaalanları’ başlıklı 4. maddesinde; “ Yabanhayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkçabelirlenen av hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez AvKomisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yabanhayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgilikuruluşların uygun görüşleri alınarakBakanlıkça koruma altına alınır. Bu kararResmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan yabanhayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüydeğiştirme ve göç dönemlerinde rahatsızedilemez, yavru ve yumurtaları toplanamaz, yuvalarıdağıtılamaz ve memeliler kış uykusunda rahatsızedilemez. Lüzumu halinde bu yaban hayvanlarının kendilerinden,yavru ve yumurtalarından, korundukları süre içindefaydalanma ve zararlı olanları ile mücadele ve men edilenavlanma usulleri ile geçici olarak avlanma esaslarıBakanlıkça tespit edilir.
Korumaaltında olmayan yaban hayvanlarının avlanmanınyasaklandığı gün ve sürelerde; tarımalanları ile besi ve yaban hayvanlarına zarar verecek sayıdaçoğalmaları veya bulaşıcı hastalıktaşıdıklarının tespiti durumunda, söz konusualanlarda konu mahallî tarım ve köyişleri ile ormanteşkilâtı görevlilerince incelenerek hazırlanacakortak rapor doğrultusunda belli sayıda yaban hayvanınınbelirlenecek esas ve usullerle avlattırılmasına GenelMüdürlükçe izin verilebilir.
Taraf olunanuluslararası sözleşmeler gereğince el konulan veyadoğal afetler, çevre sorunları, yaralanma ve sahipsiz kalmagibi nedenlerle bakıma veya tedaviye muhtaç olan av ve yabanhayvanlarının, tekrar doğal yaşama ortamlarınabırakılıncaya veya yabancı türlerin orijinülkesine gönderilinceye kadar bakım, tedavi verehabilitasyonlarının yapılacağı kurtarma merkezlerikurulur. Bu yerlerin kurulması ve işletilmesine ilişkin esaslarBakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
Av ve yabanhayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine vekorunmasına imkân veren doğal yaşama ortamlarızehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunlarındoğal yapıları değiştirilemez.
Yabanhayatı koruma ve geliştirme sahalarında yaban hayatı tahripedilemez, ekosistem bozulamaz, yaban hayatı koruma ve geliştirmesahaları ile üretme istasyonları dışında da olsabu sahalara olumsuz etki yapacak tesislere izin verilemez, varsa mevcuttesislerin atıkları arıtılmadan bırakılamaz,onaylanmış plânlarda belirtilen yapı ve tesislerdışında hiçbir yapı ve tesis kurulamaz, irtifakhakkı tesis edilemez. Bu sahalarda Bakanlıkçagerektiğinde ilave yasaklamalar getirilebilir. Bakanlığınuygun görüşü alınmadan diğer kamu kurum vekuruluşlarınca yasaklama getirilemez.
Yabanhayatı koruma ve geliştirme sahalarındaki kamuya aitaçıklıkların ve mevcut olan ağaçların,bitki örtüsünün yanması, her ne sebeple olursa olsunkesilmesi, sökülmesi, boğulması, budanması sonucundaoluşacak açıklıklar ve arazinin düzeltilmesisuretiyle elde edilecek sahalar işgal edilemez, kullanılamaz, buyerlere her türlü yapı ve tesis yapılamaz, bu yapı vetesisler tapuya tescil edilemez. Bu gibi yapı ve tesislere hiçbirkayıt ve şart aranmadan doğrudan doğruyaBakanlıkça el konulur. Bu sahalarda yaban hayatınıntahrip olmasına, ekosistemin bozulmasına neden olan olumsuzmüdahalelerden dolayı Bakanlıkça yapılacakiyileştirme çalışmalarına ait giderler sebebiyetverenlerden ayrıca tazmin edilir.
(Değişik:26/2/2014-6527/11 md.) Yaban hayatı koruma ve geliştirmesahalarında mülki alanı bulunan köy tüzelkişiliği, belde belediyeleri, büyükşehir belediyesibulunan illerdeki ilçe belediyeleri ile koruma hizmeti içiniş birliği yapılabilir. Koruma hizmetinin alınmasınailişkin esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir.
Yabanhayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretmeistasyonları, orman rejimine giren yerlerde Bakanlıkça,diğer yerlerde Cumhurbaşkanınca tefrik edilir. Bu sahalarınayrılması ve yönetimine ilişkin esas ve usullerBakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.(1).((1)2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin 55 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi“Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.)” denilmek sureti ile, yaban hayvanıtürleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen avhayvanlarından, korunması gerekenlerin Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarınındışında kalan yaban hayvanları ile diğer türlerinise gerektiğinde ilgili kuruluşların uygungörüşleri alınarak Bakanlıkça korumaaltına alınacağı belirtildikten sonra bu hayvanlarınne şekilde korunacağına ilişkin düzenlemelere yerverilmiştir.
AynıKanunun ‘Av Sezonu’ başlıklı 5. maddesinde; “Sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarınınsınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavrubüyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarakavlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile populasyondurumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını tespitetmeye, Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerinavını ve bazı avlaklarda avlanmayı belli bir süreyasaklamaya; il av komisyonlarının görüş veönerileri doğrultusunda Merkez Av Komisyonu, özel avlaklar ileörnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Nesli tehlike altındaolan, nadir, hassas ve benzeri statülerde yer alan türler ile endemikve göçmen türlerin korunması amacıyla gerekli korumatedbirlerini almaya, bu türler için bu Kanunda adıgeçen koruma alanlarını oluşturmaya ve bu alanlarıekolojik ihtiyaçlarına göre yönetmeye, doğaltürlerin azalması veya nesillerinin tehlike altına girmesidurumunda yeniden yerleştirme çalışmalarınınekolojik prensiplere göre yapılmasını sağlamaya, av yasağınailişkin esas ve usulleri tespit etmeye, avcılığındenetlenmesi ve izlenmesi çalışmalarını yapmaya veuygulamada gerekli tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir.
Merkez AvKomisyonunca tespit edilen av miktarları ve avlanma süreleridışında avlanılamaz.
Av ve yaban hayatınınkorunması, geliştirilmesi ve sürdürülebiliryönetiminde; kamuoyu desteğinin sağlanması içintoplumun bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ile avcıların vetoplumun eğitilmesi amacıyla; Türkiye sınırlarıiçinde yayın yapan ulusal, bölgesel, yerel radyo vetelevizyonlar; av sezonunun başlamasından onbeş günönce ve sona ermesinden itibaren de onbeş gün süreyleeğitici, uyarıcı ve tanıtıcı yayın yapmak zorundadırlar.Bu yayın ve tanıtım faaliyetleri her kuruluşun ana haberbültenlerinden sonraki kuşakta ve ücretsiz olarakyayınlanır. Bu programların süresi yılda toplamüç saatten az olamaz. Bu hizmetlerin yürütülmesindekurum ve kuruluşlar Bakanlık ile işbirliği yaparlar.”şeklindeki düzenleme ile av hayvanlarının sınıfve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme,erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanmasürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile popülasyondurumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını tespitetme, Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerinavını ve bazı avlaklarda avlanmayı belli bir süreyasaklama görevinin Merkez Av Komisyonu’na, özel avlaklar ileörnek avlaklarda ise bu yetkilerin Bakanlığa ait olduğubelirtilmiş, Merkez Av Komisyonunca tespit edilen av miktarları veavlanma süreleri dışında avlanılamayacağıhukuki güvence altına alınmıştır.
Kanunun “Avlanma esas veusulleri” başlıklı 6.maddesinde; “ Avlanma,avcılık belgesi ve avlanma izni almak şartıyla, yasalarlaizin verilen silâh, araç ve eğitilmiş hayvanlarla, avlanmaplânlarına veya Merkez Av Komisyonu kararlarına göreyapılır.(…)” hükmü; “İznetâbi, yasak ve serbest av sahaları” başlıklı12.maddesinde; “Özel avlaklarda avlanmak avlak sahibinin, Devletavlakları, genel avlaklar ve örnek avlaklarda avlanmakBakanlığın iznine bağlıdır. Sahipli arazilerdeavlanmayla ilgili esaslar Bakanlıkça tespit edilir.
Özelkanunlarla veya Merkez Av Komisyonunca avlanmanın yasak edildiğiyerlerde ve 2 nci maddenin 11, 12 ve 13 üncü bentlerindetanımlanan saha ve istasyonlarda avlanılamaz. Buralarda, ancak av veyaban hayvanlarının çoğaldığı vezararlı olduğu hâllerde avlanmaya Bakanlıkça izinverilebilir. 2 nci maddenin 12 nci bendinde tanımlanan sahalarda iseözel avlanma plânlarına göre Bakanlıkçaverilecek izinle avlanılabilir.(..)” hükmü yer almıştır.
AynıKanunun ‘Avlanma İzni’ başlıklı 14. Maddesinde;“ Avcılık belgesi sahibi avcılar, avlanmak istedikleri avyılına ait avlanma izin ücretini Döner Sermayeİşletmesine yatırmak suretiyle avlanma izni almakzorundadırlar. Avlanma izin ücreti Bakanlıkça, hayvangruplarına, avlanmanın il, bölge veya ülke genelindeyapılmasına göre farklı olarak tespit edilebilir. Avlanmaizni bir av yılı içindir.
Avlaklarda,avcılık belgesi ve avlanma izni olmadan avlanılamaz.
(…)” denilmek sureti ileusulüne uygun avlanma için avcılık belgesi ve avlanmaizninin alınması gerektiği belirterek buna ilişkin esaslardüzenlenmiştir.
Kanunun “İzinsiz veya yasakyerlerde avlanma” başlıklı 23.maddesinde;“Avlaklarda izin almadan avlananlara ve Merkez Av Komisyonunca avlanmanınyasaklandığı avlaklarda avlananlara ikiyüzTürk Lirası, özel kanunlarla avlanmanınyasaklandığı sahalar ile 2 nci maddenin 11, 12 ve 13üncü bentlerinde tanımlanan saha ve istasyonlarda avlananlara, üçyüzelliTürk Lirası idarî para cezası verilir.”şeklindeki düzenleme ile avlanma esaslarına uymama halinde,ilgilisi hakkında uygulanacak idari para cezasına yerverilmiştir.
AynıKanunun “Avdan men etme ve mülkiyetin kamuyageçirilmesi’ başlıklı 28. maddesinin 5.fıkrasında ise; “(Değişik: 23/1/2008 – 5728/513md.)(…)Bu madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesi kararı verilmiş olsa bile, yasak avlanma ile yabanhayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme nedeniylehükmolunacak tazminat av hayvanı türlerine göreBakanlıkça tespit edilen değerler üzerindenhesaplanır. Hükmolunan tazminat, Döner Sermayeİşletmesine gelir kaydedilir.” denilmek sureti ile, 4915sayılı Kanunda belirtilen esaslara uygun şekilde avlanmayankişilerin, doğal yaşama verdikleri zarar nedeni ile idari paracezası haricinde tazminat ödemeleri gerekeceği, söz konusutazminat miktarının av türüne göreBakanlıkça tespit edilecek değerler üzerindenhesaplanacağı belirtilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, Orman ve Su İşleriBakanlığı 2.Bölge Müdürlüğü-Balıkesir Şube Müdürlüğünün 30.1.2017 gün ve 2017/885 sayılı İdari YaptırımKararı Tutanağı ile, Alaçam Devlet Avlağında4.11.2016 günü, M.Y., A.A., H.H. ve davacı M.R.T.’nun, avlanma için kota almadan toplamda 14 adetçulluk avladıklarının tespit edildiğinden bahisle,4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 12. maddesinin ihlal edildiği belirtilerek, 4915 sayılıKanun’un 23. maddesi uyarınca davacı adına 350,00 TL idaripara cezası kesildiği; aynı kurum tarafından düzenlenen 30.1.2017 tarihli Tazminat Raporu ile de; 30.1.2017tarih ve 2017/883, 2017/886, 2017/887, 2017/885 sayılıİdari Yaptırım Kararı Tutanağı gereğinceidare zararının (hayvan başına 400 TLx14 adet) 5.600,00 TLolarak belirlendiği ve kabahatlilerden tazmin edilmesigerektiğinin belirtildiği; aynı Kurumun 1.2.2017 günve 96666750-858-27660 sayılı yazısı ile de tazminatın30 gün içinde ödenmesi gerektiğinin davacıyabildirildiği; davacı tarafından, 4915 sayılıKara Avcılığı Kanununa muhalefet teşkil eden eylemisebebiyle 01/02/2017 tarih, 27660 sayılı işlemle hakkındatesis edilen 5.600,00-TL tutarındaki av tazminatı işlemininiptaline karar verilmesi istemiyle (aynı işlem kapsamında 4915sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca adınakesilen 350,00 TL idari para cezasınınkaldırılması istemi haricinde) davaaçıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaincelenen yasal mevzuat ve dosya kapsamında incelenen bilgi ve belgelerbirlikte ele alındığında, bu davaya konu edilen davalıidare kararının, idari para cezası niteliğindeolmadığı, kişiler tarafından, avlanma faaliyetikapsamında hukuka aykırı davranılması nedeni ileortaya çıkan doğal zararın giderilmesi niteliğindebir tazminat olduğu, bu itibarla dava konusu olayda 5326 sayılıKabahatler Kanunu’na ilişkin hükümlerininuygulanmasının mümkün olmadığı,işlemin, idarenin tek taraflı kamu yararı amacı ile kamugücüne dayalı olarak tesis ettiği idari işlemniteliğinde kabul edilmesi gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
2577sayılı Kanun’un 2. Maddesinin 1. fıkrasında idaridava türleri sayılmış ve maddenin a bendinde;“(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları”denilmek sureti ile idari işlemler nedeni ile açılacak iptaldavalarının idari dava türleri içinde yeraldığı ortaya konulmuştur
Bu itibarla, davalıidarenin kamu yararı amacı ile tek taraflı ve kamugücüne dayalı olarak tesis ettiği dava konusu işleminiptali istemi ile açılan davanın 2577 sayılıKanun’un 2/1-a maddesi kapsamında idari yargı yerindegörülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden Balıkesir 1.İdareMahkemesinin 6.3.2019 gün ve E:2018/952 sayılı başvurusununreddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Balıkesir1.İdare Mahkemesinin 6.3.2019 gün ve E:2018/952 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 25.11.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy