T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/741
KARAR NO : 2019/766
KARAR TR: 25.11.2019
ÖZET: Davacı tarafından, Zonguldak İli, Merkez İlçesi, Asma Mahallesindeki taşınmazın, sokağın bitişiğindeki parseller ve konumuna göre tespitinin yapılması ve yapılan kadastro tespitinin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Ş.K.
Davalı : Maliye Hazinesi
O L A Y : Davacıdava dilekçesinde özetle;Zonguldak İli, Merkez İlçesi, Asma Mahallesindekitaşınmazlar, 3303 sayılı TaşkömürüHavzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına DairKanun uyarınca yapılan kadastro çalışmalarısırasında kullanıcısı olduğu 109 ada, 25 parseldekayıtlı taşınmazın harca esas değerinin,taşınmazın bitişiğindeki taşınmazlargözönünde bulundurulmaksızın, paftasındayazılan Yenişehir Sokak isminden dolayı, hatalıbelirlendiğini; taşınmaza gelen çıkmaz yolunYenişehir Sokak belirlenmesinin hatalı olduğunu;taşınmazın en büyük cephesi olduğunu; 109 ada,22,23 ve 35 parsel sayılı taşınmazlarınbağlı olduğu sokakları gerçeğe uygun olarakDağbaca Sokak olarak belirlendiğini ileri sürerek, dava konusutaşınmazın da bitişiğindeki parseller ve konumunagöre Sokak isminin belirlenerek, yapılan kadastro tespitinin iptaliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
ZONGULDAK KADASTRO MAHKEMESİ: 29.3.2019 gün veE:2018/127, K:2019/14 sayı ile, taraflar arasındaki ilişkininbaşlangıcının, kapsamının vesınırının Yasa ile belirlendiğini, davalınınbir kamu tüzel kişiliği olup, işlemlerinin kural olarakkamusal nitelik taşıdığını, davacının,davalı Kadastro Müdürlüğünün işleminidava ettiğini,dolayısıyla uyuşmazlığın idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiğigerekçesiyle, mahkemelerinin yargı yolu bakımındangörevsiz olması nedeni ile davanın; HMK'nın 114/1-b ve115/2 maddeleri gereğince yargı yolu caizolmadığından, dava şartı yokluğundan usuldenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ZONGULDAK İDARE MAHKEMESİ: 08.10.2019 gün veE:2019/843 sayı ile, açılan davada; davanıngörüm ve çözümünün Kadastro Mahkemesiningörevine girdiği gerekçesiyle, Mahkemelerinin bu davayabakmakla görevli olmadığını, 2247 sayılıKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dava dosyasının UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan25.11.2019 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı tarafından, Zonguldak İli, Merkezİlçesi, Asma Mahallesi 109 ada 25 nolu parseldekitaşınmazın sokağın bitişiğindeki parsellerve konumuna göre tespitinin yapılması ve yapılan kadastrotespitinin iptali istemiyle açılmıştır.
3303 sayılı Taşkömürü HavzasındakiTaşınmaz Malların İktisabına Dair Kanunun"Amaç" başlıklı 1.maddesinde, " Bu Kanununamacı, 17 Ocak 1326 (1910) tarih ve 289 sayılı Tezkerere - iSamiyye ile hudutları belirlenen ve 5/2/1958 tarih ve 4/9925sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla hudutlarıgenişletilen taşkömürü havzası dahilinde kalantaşınmaz malların zilyetleri adına tesciline imkansağlamaktır." denilmiş;
" Tescil şartı" başlıklı 2.maddesinde," 17 Ocak 1326 (1910) tarih ve 289 sayılı Tezkere-iSamiyye ile hudutları belirlenen ve 5/2/1958 tarih ve 4/9925sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile hudutlarıgenişletilen taşkömürü havzası dahilindekitaşınmaz mallar, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin,28/6/1966 tarih ve 766 sayılı Tapulama Kanununun, 15/12/1934 tarih ve2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununun taşınmaz malmülkiyetinin iktisabına dair hükümleri dahilinde zilyetleriadına tespit ve tescil edilir.
17 Ocak 1326 (1910) tarih ve 289 sayılı Tezkere - iSamiyye'ye istinaden Hazine adına tescil edilmiş taşınmazmalların zilyetleri yukarıdaki fıkrada yazılışartların tahakkuku halinde tescil talep ve dava hakkınıhaizdirler.
Zilyetlik müddetinin hesabında bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceki zilyetliksüreleri de dikkate alınır.
Tescil ilamlarında ve kadastro tespitlerinde arzınaltında bulunan madenlerin Devlete ait olduğu belirtilir.
3213 sayılı Maden Kanununun 4 üncü maddesihükümleri saklıdır." denilmiş;
Ek 1.Maddesinde, "(Değişik birinci fıkra:27/3/2015-6637/25 md.) Bu Kanun kapsamında kalan ve bu mad-deyi ihdas eden11/11/1999 tarihli ve 4479 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği tarih olan 14/11/1999 tarihindenönce yapılan tapulama ve kadastro çalışmalarısonucunda hükmen de olsa tapuda Hazine adına tescil edilentaşınmaz mallar ile tescil harici bırakılan Devletinhüküm ve tasarrufu altındaki yerler; 14/11/1999 tarihindekizilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve aynıtarih itibarıyla varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlereait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan berikullanıldığı kadastro tutanağının beyanlarhanesinde gösterilmek suretiyle, 21/6/1987 tarihli ve 3402sayılı Kadastro Kanununun 11 inci maddesinde belirtilen askıilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızınöncelikle fiili durumlarına uygun olarak ifraz ve/veya tevhit edilmeksuretiyle kadastroları yapılarak tapuda Hazine adına tesciledilir ve kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki bilgilertapu kütüğünün beyanlar hanesine de aynenaktarılır. Tapu kütüğünün beyanlar hanesindetaşınmazın zilyedi/kullanıcısı ve/veyaüzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişiler veyabunların kanuni ya da akdi halefleri, bu madde kapsamında hak sahibisayılır.
(Ek fıkra: 27/3/2015-6637/25 md.) Bu kapsamda yapılacakkadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz....
(Ek fıkra: 27/3/2015-6637/25 md.) Bu maddeye göre tapudaHazine adına tescil edilen taşınmaz mallardan hak sahiplerinedevrinde sakınca bulunmayanlar, kadastro işlemlerininkesin-leştiği tarihten itibaren beş yıl içinde ildefterdarlığına veya taşınmazın bulunduğuilçe mal mü-dürlüğüne müracaat etmelerihâlinde hak sahiplerine, 3402 sayılı Kanunun 14 üncümaddesinde belirtilen miktarları aşmamak kaydıyla 2/7/1964tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncümaddesine göre hesaplanacak harca esas değeri üzerindendevredilir..."denilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanun'un 1. maddesinde;Kanununamacının, ülke koordinat sistemine göre memleketinkadastral veya topoğrafik kadastral haritasına dayalı olaraktaşınmaz malların sınırlarını arazi veharita üzerinde belirterek hukukî durumlarını tespit etmeksuretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunununöngördüğü tapu sicilini kurmak, mekânsal bilgisisteminin alt yapısını oluşturmak olarak belirtildiğigörülmüş;
"Taşınmaz mallarınsınırlandırılması" başlıklı 7.Maddesinde, "Kadastro teknisyenleri hazır bulundukları takdirdemal sahipleri ile ilgililerin huzurunda, varsa harita, tapu ve vergikayıtları ile diğer belgeleri, en az üçbilirkişi ile muhtarın bilgilerinden yararlanarak inceler vemahalline uygular. Teknisyenler, elde ettikleri bilgi ve buna dair kanaatleriher taşınmaz mal için düzenleyecekleri kadastrotutanağına yazarak bu Kanun hükümlerine göre taşınmazmalı sınırlandırır ve hak sahiplerini tayin eder.Sınırlandırma, kadastral harita veyabüyütülmüş fotoğraf veya röperli krokiüzerinde gösterilir; ihtilaflı sınırlar ayrıcabelirtilir.
Kadastro teknisyenleri, bilirkişilerin bilgi ve beyanlarıylakanaate varamadıkları takdirde, bunların beyanlarına bağlıolmaksızın, diğer kimselerin bilgi ve şahadetlerinebaşvurabilirler. Ancak, bilirkişilerin bilgi ve beyanlarınauymayan tespitlerde durumun kayıt ve belgeleredayandırılması ve ayrıca sebeplerinin kadastrotutanağında açıklanması zorunludur.
Kadastro teknisyenleri arasında görüşayrılığı olduğu veya taraflarındayandıkları kayıt ve belgeler aynı kuvvet ve mahiyettegörüldüğü takdirde taşınmaza ait tutanakgerekçesi ile birlikte çözümlenmek üzere kadastrokomisyonuna gönderilir.
Çalışma alanı sınırı içindeveya bitişiğindeki taşınmaz mallar iledışında toplu olarak bulunan taşınmaz mallardankadastro tutanağı düzenlenmeyen yerlerin kadastroya tabiolması yolunda iddia vaki olursa, bu Kanun gereğince tahdit vetespiti yapılarak tutanak düzenlenir ve iddia sebepleriaçıklanarak kadastro komisyonuna tevdi edilir.
Bu çalışmalara, istedikleri takdirde Maliye veGümrük Bakanlığı ile Orman GenelMüdürlüğü temsilcileri de gözlemci olarakkatılabilirler." denilmiş;
"Kontrol" başlıklı 8. Maddesinde, "(Değişik: 22/2/2005 – 5304/4 md.) Kadastroçalışmaları esnasında, kadastromüdürü veya görevlendireceği kontrol elemanlarıtarafından kadastro tutanağı ve bunları tamamlayan belgelerüzerinde ve gerektiğinde arazide inceleme yapılır.İnceleme sonucu tespit edilecek teknik, idarî ve hukukî noksanve yanlışlıklar, kadastro ekibine tamamlattırılırveya düzelttirilir. Yapılan işlem ilgililerinhaklarını etkilemekte veya kontrol elemanları ile kadastroteknisyenleri arasında görüş ayrılığıbulunmakta ise, kadastro tutanağı ekleriyle birlikte kadastrokomisyonuna gönderilir.
Kadastro müdürlüğünce, kadastro ekibininçalışma alanındaki işinin bittiği tarihe kadaryaptırılacak inceleme ve denetimler sonucunda tespit edilecek noksanve yanlışlıklar hakkında da birinci fıkraya göreişlem yapılır." denilmiş;
"Kadastro tespitine itiraz" başlıklı 9.maddesinde, " Kadastro tutanağı düzenlendikten sonrakadastro ekibi çalışma alanında işlerini bitirinceyekadar tespitlere itiraz edilebilir.
İtiraz, kadastro teknisyenliğine veya kadastromüdürlüğüne yapılır. Bu durumda itirazlailgili tutanak veya ekleri en geç on gün içinde kadastrokomisyonuna intikal ettirilir.
İtiraz sadece uygulanan belgelerin geçerliliğihakkında yapılabilir. Bir belgeye dayanmayan itirazlar incelenmez.
İtiraz edenin ilan süresi içinde dava açmahakkı saklıdır."denilmiştir.
“Uyuşmazlıkların Kadastro MahkemesindeÇözümlenmesi” başlıklı BeşinciBölümü içinde yer alan, “Adli kuruluş”başlıklı 24. maddesinde “ Genel mahkemelere ait olup da buKanunun uygulanması ile ilgili dava ve işlere belirlenen usul veesaslara göre bakmak üzere her kadastro bölgesinde tek hakimlive Asliye Mahkemesi sıfatını haiz yeter sayıda kadastromahkemesi kurulur. Bu mahkeme hakimleri 2802 sayılı Hakimler veSavcılar Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmüne;
“Genel olarak görev” başlıklı25.maddesinde, “Kadastro mahkemesi; taşınmaz malmülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veyaşerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara,sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına,kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özelkanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ileilgili verasete ait uyuşmazlıklarıçözümleyebileceği gibi, istek üzerine verasetbelgesi de verebilir.
Kadastro mahkemesi, yalnız kadastro işlerinemünhasır olmak üzere;
A) Velisi veya vasisi bulunmayan küçüklere vekısıtlılara kayyım tayin eder. Bunların menfaatlerinikorumak amacıyla Türk Medeni Kanununun hakimin iznini şartkıldığı hallerde bu izni verir.
B) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 465 ve bunu takip edenmaddeleri gereğince adli yardım taleplerini inceleyerek kabuledebilir.
C) Tutanağı düzenlenen taşınmaz mallara aitihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu kararı hemen o yerin kadastro vetapu sicil müdürlüklerine bildirir. Tedbir kararı alantaraf karar gününden itibaren usulünörgördüğü süre içinde kadastromahkemesinde dava açmadığı takdirde tedbirkendiliğinden hükümsüz kalır.
Bu Kanunun 26 ve 40 ıncı madde hükümleri saklıkalmak üzere, kadastro tutanağının düzenlenmesigününden ve tutanak sonradan tamamlanmış vedüzeltilmiş ise, o günden sonra doğan haklara dairistekler, taksim şuyuun giderilmesi veya muhdesata bağlı olaraktaşınmaz malı iktisap, muhdesatın yıkılıpkaldırılması ve benzeri nitelikte olan ve mahkemeden yenilikdoğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerinincelenmesi, kadastro mahkemesinin görevidışındadır.” hükmüne;
“Çeşitli Hükümler”başlığı altındaki Yedinci Bölümdeki“Hataların düzeltilmesi” başlıklı41.maddesinde “ (Değişik birinci fıkra: 22/2/2005 –5304/9 md.) Kadastro sırasında veya sonrasında yapılanişlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olantaşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimatve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veyakadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerinetebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz güniçinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukukmahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılandüzeltme kesinleşir.
(Değişik :22/2/2005 – 5304/9 md.) Kadastrosırasında veya sonrasında yapılan işlemlerlekesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklikişlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümüfarklılıklarından, kadastronun dayandığı teknikkurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanlarınre’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleriyetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasında, 12 nci maddede belirtilen hakdüşürücü süre aranmaz.” hükmüneyer verilmiştir.
Diğer taraftan, 492 sayılı HarçlarKanununun"Kayıtlı değer, emlak vergisi değeri"başlıklı 63. Maddesinde " (Değişik:3/4/2002-4751/5 md.) Bu Kanunda sözü edilen "kayıtlıdeğer" veya " emlâk vergisi değeri" deyimi; 1319sayılı Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinegörebelirlenen vergi değerini ifade eder.
(Değişik ikinci fıkra: 4/6/2008-5766/11 md.) Gayrimenkuldevir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisideğerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeliüzerinden hesaplanır.
(Ek fıkra: 18/2/2009-5838/16 md.) Kat irtifaklı gayrimenkuldevir ve iktisaplarında harç, devir ve iktisap bedelinintamamı üzerinden hesaplanır.
(Değişik üçüncü fıkra:4/6/2008-5766/11 md.) Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisideğerinden daha düşük bir bedel üzerinden harçödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçekdurumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde,aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir. Busuretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası %25 nispetinde uygulanır. Takdir komisyonu kararlarına istinaden bufıkra uyarınca tarhiyat yapılamaz.
Harcın hesabında 10 Yeni Türk Lirasına kadar olanmatrah kesirleri dikkate alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarıtespite MaliyeBakanlığı yetkilidir." hükmüyeralmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Zonguldak İli, Merkezİlçesi, Asma Mahallesindeki taşınmazlar içinyapılan kadastro çalışmaları sırasındadavacının kullanıcısı olduğu 109 ada, 25 parselsayılı taşınmazın, harca esas değerinin,taşınmazın bitişiğindeki taşınmazlargöz önünde bulundurulmaksızın, paftasındayazılan Yenişehir Sokak isminden dolayı hatalıbelirlendiği; taşınmaza gelen çıkmaz yolunYenişehir Sokak belirlenmesinin hatalı olduğu;taşınmazın en büyük cephesi olduğu 109 ada, 22,23ve 35 parsel sayılı taşınmazların bağlıolduğu sokakları gerçeğe uygun olarak Dağbaca Sokakolarak belirlendiği dolayısıyla dava konusutaşınmazın da bitişiğindeki parseller ve konumunagöre, sokak isminin belirlenerek tescili istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, Zonguldak İli, Merkez İlçesi, Asma MahallesiKadastro çalışma alanı sınırlarıiçinde bulunan ve 3303 sayılı Kanun Hükümlerinegöre yapılan kullanıcı tespitleri ve güncellemeçalışmalarının 30/10/2018 tarihinde tamamlanaraksonuçlarını gösterir listelerin 31/10/2018 tarihinde ilanedilerek askıya çıkartıldığı, 109 ada, 25parsel sayılı taşınmaz için düzenlenen KadastroTutanağı'nın beyanlar hanesinde söz konusutaşınmazın 14/11/1999 tarihinden önce olmak üzeredavacının kullanımında olduğunun belirtildiği,davacının da askıya çıkartılan bu listelereitiraz ederek kullanıcısı bulunduğutaşınmazın da bitişiğindeki parseller ve konumunagöre sokak isminin belirlenerek tescili gerektiği iddiasıylakadastro tespitinin iptalini istediği görülmektedir.
Yukarıda ilgili hükümleri yazılan 3402sayılı Kadastro Kanununda, kadastro Mahkemelerinin görevleri,işlemlere karşı itiraz usulleri düzenlenmiş, yinekadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerlegeometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlardaölçü, sınırlandırma, tersimat vehesaplamalardan doğan hatalara ilişkin itirazların adliyargı teşkilatı içinde çözümekavuşturulması amaçlanmıştır.
Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikteirdelendiğinde; taşınmazın kadastro tespitinin hatalıyapılması ile başlayan ve yine, Kadastro Kanunu uyarıncayapılan çalışmalar ile ortayaçıktığı iddia edilen işlemin düzeltilmesive nihayet ödenmesi gereken harca esas değeri belirleyentaşınmazın kadastro tespitinin iptali istemiyle davaaçıldığı; dolayısıylauyuşmazlığın, görüm veçözümünün, Kadastro Kanunu hükümlerinegöre adli yargının görevine girdiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle Zonguldak İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Zonguldak Kadastro Mahkemesince verilen 29.3.2019gün ve E:2018/127, K:2019/14 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Zonguldakİdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile ZonguldakKadastro Mahkemesince verilen 29.3.2019 gün ve E:2018/127, K:2019/14sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.11.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy