T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/776
KARAR NO : 2019/781
KARAR TR: 25.11.2019
ÖZET : Davacının satın aldığı aracın, Ağır Ceza Mahkemesince fiilen el konulduğundan (ihtiyati tedbir) bahisle, aracın yurda kaçak olarak sokulması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : İ.S.
Vekili : Av. F.R.T.
Davalı : 1- İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. SBA.Y.
2-Ticaret Bakanlığı
Vekili : Av. F.K.S.
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesindeözetle; davacının 11/08/2017 tarihinde42 VF 631 plakalıaracı satın aldığını ve 42 AY 747 plakasayısı ile Konya Trafik Tescil Müdürlüğü'ndetescil ettirilen aracın maliki olan davacı tarafından,aracın ülkeye yasal olmayan yollardan ithal edilmek suretiyle tesciledildiği hususunun tespiti üzerine; Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2014/733 sayılı dava dosyasıkapsamında bahse konu araca fiilen el konulduğundan (ihtiyati tedbir)bahisle aracın yurda kaçak olarak sokulması sebebiyleuğranıldığı ileri sürülen zararakarşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmaküzere- şimdilik 10.000,00-TL'nin ihtiyati tedbir tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
Davalılardan Ticaret Bakanlığı vekili, süresiiçinde verdiği cevap dilekçesinde,davanın adliyargı yerinde çözülmesi gerektiğinden bahislegörev itirazında bulunulmuştur.
İSTANBUL 6. İDARE MAHKEMESİ: 18.7.2019 günve E:2018/2385 sayı ile,tazminat talebinin temelinde, davalı idareninmevzuatla kendisine verilen denetim görevini gereği gibi yerinegetirmemesi sonunda, idarenin kayıtlarına güvenerek tasarruftabulunan kişilerin zarara uğramasına sebebiyet verildiği,hizmetin kusurlu işletildiği iddiasının bulunmasıkarşısında davanın görüm veçözümünde idare mahkemesinin görevli olduğusonucuna varıldığı gerekçesiyle, davalı idareningörev itirazının reddi ile Mahkemelerinin bu davaya bakmaklagörevli olduğunaitirazın reddine karar vermiştir.
Davalılardan Ticaret Bakanlığı vekilitarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, davadosyası ile birlikteYargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "... Her nekadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet vereneylemler, Gümrük Müdürlüğünde görevli memurlartarafından araç ithalat ve tescil işlemlerinin hukukaaykırı şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, kamugörevlilerinin kusurundan kaynaklanan ve idari hizmetin kötüişlemesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte eylemler isede, davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanunun 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasına yönelikKarayolları Trafik Yönetmeliğinin 29, 30 ve 31. maddelerindedüzenlenen araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinde de,madde ayrımı yapılmaksızın 2918 sayılıKanundan kaynaklanan sorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkça belirtildiği;bu düzenlemenin, genel idare esaslarına ilişkin sorumlulukhükümlerini düzenleyen diğer kanunlara nazaran özelnitelikte olduğu ve bu nedenle kamu görevlilerinin eylemlerindenkaynaklansa dahi davaya konu uyuşmazlıkta öncelikli olarakuygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 15/02/2016 tarihli ve E.2015/926,K.2016/50 sayılı, 15/02/2016 tarihli ve E.-K.2016/29-65sayılı, 26/02/2018 tarihli ve E.2017/574, K.2018/80 sayılıkararlarında da "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanununuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm ve çözümündeadli yargının görevli olduğu" denilmek suretiyle butür davaların görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalara göre, somut olayailişkin davanın da özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247sayılı Kanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine... " şeklinde karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, MehmetAKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan25.11.2019 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nca, 10. maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, satın alınan araca, Ağır Ceza Mahkemesincefiilen el konulduğundan (ihtiyati tedbir) bahisle, aracın yurdakaçak olarak sokulması sebebiyleuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Emniyet Genel Müdürlüğünün, merkez,bölge, il ve ilçe trafik kuruluşları, görev veyetkileri” başlıklı 5. Maddesinin‘kuruluş’ başlıklı (a) alt bendinde;“(Değişik: 17/10/1996 - 4199/3 md.) Bu Kanunla, Emniyet GenelMüdürlüğüne verilen görevler, Emniyet GenelMüdürlüğüne bağlı olarak kurulan TrafikHizmetleri Başkanlığınca yürütülür.Trafik Hizmetleri Başkanlığı, Emniyet Genel MüdürYardımcısı tarafından yürütülür.Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez bölge, ilve ilçe trafik zabıta kuruluşları Trafik HizmetleriBaşkanlığına bağlı olarakçalışır.
Araçlara ve sürücülere ait işlemleri yapmak,plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelik hizmetleriyürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulur.
Tescil şube veya bürolarında emniyet hizmetlerisınıfı personelinden ayrı olarak teşkilat vekadrolarında gösterilen sayıda genel idare ve teknik hizmetlersınıfında personel ile sözleşmeli personelçalıştırılabilir.” denilmek sureti ilearaçlara ve sürücülere ilişkin işlemleriyapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelik hizmetleriyürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulacağıbelirtilmiş;
Aynı maddenin ‘ görev ve yetkiler ‘ altbaşlıklı b bendinin 7. fıkrasında“Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek”, 8. fıkrasında “(Değişik: 25/6/2010-6001/35 md.) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak, bunlarailişkin teknik ve hukukî değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak vedeğerlendirmek” görevleri oluşturulacak bu şube vebürolara bırakılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun“Araçların satış, devir ve tescili ile buişlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk” başlıklı20.maddesinde,
“Tescil süreleri, satış ve devirler, noterlerinsorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır:
a) Araç sahipleri,
1. (Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilktescili yapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2. (Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilinyapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ileyönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,
Zorundadırlar.
b) Araçların giriş işlemlerini yapangümrük idareleri bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracın başkasına satış veyadevrine, hurdaya çıkarılmasına veya araçta,yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadargeçerli sayılır.
3. (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezasıve trafik idari para cezası borcu bulunmadığınıntespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılır. Noterler tarafındanyapılmayan her çeşit satış ve devirlergeçersizdir.
Satış ve devir işlemi, siciline işlenmek üzereüç işgünü içerisinde ilgili trafik tescilkuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcıadına trafik tescil işlemi gerçekleşmişsayılır. Satış ve devir tarihi itibariyle, 197sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleriuyarınca eski malikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikinvergi mükellefiyeti başlar.
Yapılan satış ve devir işlemi üzerine noterlertarafından yeni malik adına bir ay süreyle geçerlitescile ilişkin geçici belge düzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alansorumluluk hükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılanmaddede ve bu bentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamdayaptırmaya ve bu konuda yükümlülük getirmeye,elektronik bildirmelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelirİdaresi Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüyetkili olup, bu kurumlar satış, devir ve tescile ilişkinişlemlerin gerçekleştirilmesi için gerekli elektronikveri akışını sağlarlar. Satış ve devirişlemlerini yapanlar, bu işlemler sırasında edindikleribilgileri ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncumaddesi uyarınca cezalandırılırlar.
Satış ve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren biraylık süre içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün uygungördüğü kamu kurum veya kuruluşları tarafındanyeni malik adına tescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
Bu bentte düzenlenen satış ve devir işlemleri hertürlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenenkâğıtlar damga vergisi ve değerli kâğıtbedellerinden istisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malikadına yapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gerekendeğerli kâğıtların bedelleri, satış vedevir esnasında noterler tarafından tahsil edilir ve 1512sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesi uyarınca beyanedilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemler sebebiyle noterlereherhangi bir pay veya aidat ödenmez.
1512 sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenenücret uygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusuücret, her takvim yılı başından geçerli olmaküzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının oyıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarıncatespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranındaartırılması suretiyle hesaplanır.
Haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle;icra müdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri,milli emlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgelerisağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisindeadlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye İçişleri ve Maliye Bakanlıklarıyetkilidir.
e) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satınalıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1)numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 TürkLirası idari para cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadartrafikten men edilir.” denilmek sureti ile, ülkeye gümrükkanalı ile giriş yapan araçların ilk tescilişlemlerinin araç sahiplerinin gümrüktengeçişi yapılan araçların tescili içingümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmaları gerektiği, busırada araçların giriş işlemlerini yapangümrük idarelerinin bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlü oldukları, tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirlerinin,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisinin, gecikme faizinin, gecikme zammının,vergi cezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılacağıve araç satın alıp, bu maddenin birincifıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine uymayanlarile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerine göre biray içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara 130 TürkLirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlere ise her birişlem için 1.000 Türk Lirası idari para cezasıverileceği ve tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçların tescil yapılıncayakadar trafikten men edileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun “Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar:” başlıklı 22.Maddesinde;“(Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/8 md.; Aynen kabul:28/3/1985 - 3176/8 md.)
Yönetmelikte gösterilen esaslara göre:
a) Askeri maksatlarla kullanılan Türk SilahlıKuvvetlerine ait bütün araçlar ile çeşitlianlaşmalara göre askeri amaçla yurdumuzda bulunankuruluşlara ait araçların tescilleri Türk SilahlıKuvvetlerince,
b) Raylı sistemle çalışan araçlarıntescilleri, kullanıldığı yerlere göre ait olduğukuruluşlarca,
c) İş makinesi türünden araçlarıntescilleri;
1. Kamu kuruluşlarına ait olanlar ilgilikuruluşlarınca,
2. (Değişik: 17/10/1996 - 4199/10 md.) Özel veyatüzelkişilere ait olanlardan; tarım kesiminde kullanılanlarziraat odalarınca, tarım kesiminde kullanılanlarındışında kalan ve sanayi, bayındırlık vediğer kesimlerde kullanılanların tescilleri, üyesioldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayi odalarınca,
d) Tarım kesiminde kullanılanlar hariç, İl TrafikKomisyonlarından karar alınmak şartı ile motorsuztaşıtlardan gerekli görülenlerin tescilleri belediyelerce,
e) (Mülga: 13/2/2011-6111/57 md.)
Yapılır, belge ve plakaları verilir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Birinci fıkradasayılanlar dışında kalan bütünaraçların tescilleri, araca ait belgelerin düzenlenmesi,kişiselleştirilmesi, kişiselleştirilen belgelerinbasımı ve ilgililerine elden veya posta aracılığıile teslimi işlemleri Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca yapılır.Emniyet Genel Müdürlüğü; ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere,elektronik ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerlitescile ilişkin geçici belgeyi basmak ve araç sahibinevermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilir. Yetkilendirilenbu gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri,yapacakları işlemleri aralarında düzenleyecekleri protokolçerçevesinde başka gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine de yaptırabilirler. Araca aitkişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta yoluyla teslimi, Emniyet Genel Müdürlüğütarafından belirlenen kamu kurum veya kuruluşları ile özelhukuk tüzel kişilerine de yaptırılabilir. Buişlemlerin yapılmasına dair usul ve esaslar yönetmeliktebelirlenir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescil belgesinin bir ayiçinde teslim edilememesi hâlinde, buna ilişkin olarakaraç sahibine sorumluluk yüklenemez.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Genel hükümlerdenkaynaklanan sorumlulukları saklı kalmak üzere, ikinci fıkrahükmüne göre yetkilendirilmiş gerçek veya özelhukuk tüzel kişilerine, belirlenen usul ve esaslara aykırıhareket etmeleri halinde tespitin yapıldığı yerinmülki amiri veya bu konu ile ilgili olarak yetkilendireceği trafiktescil birim amiri tarafından on bin Türk Lirası idarîpara cezası verilir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescile ilişkingeçici belge, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunununuygulanmasında resmî belge sayılır” denilmek sureti1. fıkrada bentler halinde sayılan istisnalar haricindekalanaraçlara ilişkin tescile yönelik işlemlerin EmniyetGenel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescil kuruluşlarıncayapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluylayapacağıdüzenlenmiştir.
01.05.2010 gün ve 27568 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan yönetmelikle değişik 18.07.1997 tarih ve 23053sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğegiren Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “YeniKayıt” başlıklı 31. maddesinde;
İlk defa tescili yapılacak araçların tescilişlemi, sahiplerinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleriGenel Müdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yerinin bulunduğu yerdeki trafik tescil şube veyabürosunda yapılır. Kamu kurum veya kuruluşlarıncafinansal kiralama yoluyla kiralanan ve ilk defa tescili yapılacakaraçlar, kiracının bulunduğu yerin trafik tescilkuruluşunda da tescil ettirilebilir.
Araçların ilk tescilleri, araç sahiplerinin, kanunitemsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum veya kuruluşları iletüzel kişiliklerce yetkilendirilen kişilerin ibrazı mecburibelgeleri göstererek üzerindeki bilgiler tam, okunaklı,örneğine uygun olarak doldurulmuş, bu Yönetmeliğinekinde yer alan "Araç Trafik Tescil Müracaat veİşlem Formu” (Ek-1)’nu veya işlemi yapan trafiktescil kuruluşunca elektronik ortamda düzenlenen “AraçTescil İşlem Formu” (Ek-43/A, Ek-43/B)’nu trafik tescilşube veya bürolarında yetkili memurun önündeimzalaması suretiyle yapılır.
Trafik tescil kuruluşlarına müracaat sırasındasahiplik belgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasıpoliçesi ile özel tüketim vergisi ödeme belgesininaslının ibraz edilmesi zorunludur. Ancak, bu belgelere ait bilgilerintrafik tescil kuruluşlarınca, ilgili kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya diğertüzelkişilerinden elektronik sistemle alınabilmesi halinde, ibrazzorunluluğu aranmaz.
Araç sahibince beyan edilen bilgilerden araca ait olanlar ibrazedilen belgelerle, kişiye ait olanlar ise nüfus hüviyetcüzdanı ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri GenelMüdürlüğü Merkezi Nüfus İdaresi Sistemikayıtlarından karşılaştırılarak yetkilimemurca tasdik edilir.
Araca ait ibraz edilen belgelere "............... plakaya tescilyapılmıştır" kaşesi vurulur ve bu belgelermuhafaza edilmek üzere araç sahibine iade edilir.
Yaşı itibariyle Araç Muayeneİstasyonlarının Açılması, İşletilmesive Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelikte belirtilen ilk muayenesüresini geçirmiş araçların muayenesininyaptırılması zorunludur.
Araç Tescil Belgesi ile Motorlu Araç Trafik Belgesiaraç sahibine veya kanuni vekiline veya kamu kurum veyakuruluşları ile tüzel kişiliklerce yetkilendirilenkişiye elden teslim edilir.
Araç Tescil Belgesinin Emniyet GenelMüdürlüğünce elektronik sistemle gönderilenbilgiler esas alınarak Darphane ve Damga Matbaası GenelMüdürlüğünce düzenlenmesi halinde, belgegerçek kişiler için araç sahibinin Nüfus veVatandaşlık İşleri Genel MüdürlüğüAdres Kayıt Sisteminde belirtilen yerleşim yeri adresine, tüzelkişiler için ticaret sicil gazetesi, tüzük veya diğerresmi kayıt belgelerinde belirtilen adreslerine postaaracılığı ile teslim edilir. Yabancılar içinise belgelerin gönderileceği adrese ilişkin hususlar EmniyetGenel Müdürlüğünce belirlenir ve Darphane ve DamgaMatbaası Genel Müdürlüğüne bildirilir.
Araca ve tesciline dair bilgiler Emniyet GenelMüdürlüğünce elektronik ortamda tutulur. Ayrıca,tescile dair müracaat formları (Ek-1, Ek-43/A, Ek-43/B) ve gereklidiğer belgelerin saklanacağı dosya oluşturularak, tescilplaka numarasına göre arşivlenir.
Tescili yapılan araçların tescille birlikte aynıanda trafikten çekilmesi talebinde bulunulması halinde,öncelikle tescil işlemi yapılır, ancak motorlu araçtrafik belgesi düzenlenmez ve tescil plakası bastırılmaz.Tescil işlemini takiben 41 inci madde hükümleri doğrultusundatrafikten çekme işlemi yapılır.” denilmek suretiile, ilk kaydı yapılacak araçlara ilişkin usuliprosedür ayrıca düzenlenmiş, bu maddede de tescilişlemlerinin 2918 sayılı Kanun’un 5. Maddesigereğince oluşturulacak trafik tescil şube ve bürolarıaracılığıyla gerçekleştirileceği bir kezdaha ortaya konulmuştur.
Tüm bu yasal mevzuat ve yargı kararları kapsamındadava konusu olay ele alındığında, davayakonu aracın2008 yılında dava dışı kişilerin hukukaaykırı işlemleri ile idare yanıltılarak ülkeyesokulduğu; trafiğe tescilleri için gerekli işlemlerin2918 sayılı Kanun’un 5, 20, 22 ve bu Kanunun uygulanmasınayönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29, 30 ve31. maddelerine aykırı şekilde sağlandığı;aracın ilk kezbir şirket adına, başka bir plakanumarasıyla ilk kaydının yapıldığı; dahasonra dava dışı bir kişiye, ondan sonra da davacıadına trafiğe tescilinin gerçekleştiği; dava konusuaraca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıncakaçakçılıkla mücadele kapsamındabaşlatılan soruşturması kapsamında, yurtdışından yasa dışı yollarla ithalatyapıldığı gerekçesi ile Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/733 sayılı dosyası ileverilen el koyma kararı doğrultusunda el konulduğudolayısıyla; davacı vekili, müvekkilinin aracı trafikkaydına güvenerek noterden iyi niyetli olarak, devletin resmikayıtlarına güvenerek satın aldığını;motorlu araçların trafiğe tesciliişlemlerinin mevzuattagösterilen şekilde idarelerin sorumluluğunda bulunduğunu;söz konusu aracı alan müvekkilinin,bu nedenle maddi zararauğradığını iddia ederek zararın olayda kusurubulunan davalı idarelerden tazmini için eldeki davayıaçtığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında,mevzuatın emredici hükümlerine aykırı şekildegerçekleştirilen işlemler nedeni ileuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemi ile açılan davada, bu konuyu düzenleyen 2918sayılı Kanunun göreve ilişkin düzenlemesinin dikkatealınması ve görevli yargı yerinin bu kapsamda belirlenmesigerekmektedir.
Nitekim 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlüResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “…buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür”Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmeksureti ile 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan zararların tazmini istemi ile açılacak sorumlulukdavalarında adli yargı yerlerinin görevli olacağıayrıca ve açıkça belirtilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışmausullerini kapsadığı, dolayısıyla 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararınasebebiyet veren eylemler, dava dışı kişilerin hileliişlemleri ile idare yanıltılarak ülkeye sokulduktan sonra,trafiğe tescilleri için gerekli işlemlerin hukukaaykırı şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davayakonu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerindenkaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Ayrıca davaya konu araca ilişkin olarak hukukaaykırı olarak gümrük kabul ve trafik tescilişlemlerinin ilk olarak gerçekleştirildiği 2008yılında 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesiyürürlükte değil ise de; görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulüileİstanbul 6. İdare Mahkemesinin 18.7.2019 gün ve E:2018/2385sayılı görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 18.7.2019 gün veE:2018/2385 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.11.2019 gününde, Üyeler Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
UyuşmazlıkMahkemesinin 15/02/2016 gün, E:2015/926, K:2016:50 sayılıkararındaki karşı oy gerekçesinde belirtildiği gibi;"Uyuşmazlık, davacıya ait araca, gümrükmevzuatına aykırı olarak yurda sokulduğundan bahisleemniyet yetkililerince el konulması üzerineuğranıldığı ileri sürülen maddi zararınyasal faizi ile birlikte tazmini isteminden doğmuştur.
Adli veİdari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarınedeniyle oluşan olumsuz görev uyuşmazlığıüzerine sayın çoğunluk görüşüdoğrultusunda “Uyuşmazlığınçözümünün 2918 sayılı yasanın 110.maddesi gereğince adli yargının görev alanındabulunduğu” gerekçesiyle adli yargının görevliolduğuna karar verilmiştir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesine 6099sayılı Kanunla eklenen 1. fıkra ile "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Eldekiuyuşmazlık ise anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır.
Zira, 2918sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle araç işleteninin hukukisorumluluğunu düzenlemektedir. Oysa ki somut uyuşmazlıktadavacı, noter yoluyla satın aldığı aracagümrük mevzuatına aykırı olarak yurdasokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince el konulduğunu vemülkiyetin kamuya geçirilmesi sebebiyleuğradığı zararda davalı idarenin hizmet kusurubulunduğunu ileri sürmektedir.
Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır.
İdare kuralolarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukukukuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuzsorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
Davalıkamutüzel kişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleri idarinitelik taşır. Somut olayda, bu davalının yasa ilekendilerine verilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerinegetirmedikleri ileri sürülmüştür. Görevinhiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuruniteliğindedir. İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardandolayı, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-bmaddesi gereğince İdare’ye karşı idari yargıyerinde tam yargı davası açılması gerekir.
Trafik tescil vebüro amirliği tarafından araç tesciline ilişkinolarak yapılan işlemlerin idari nitelikte olup hiçyapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibiyapılıp yapılmadığı hususunun idari yargıyerinin denetimine tabi bulunmasına göre 2577 sayılıİ.Y.U.K 2/1- b maddesinde sayılan dava çeşitlerinden olaneldeki tam yargı davasında uyuşmazlığınçözümünde idari yargı görevlidir.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.25.11.2019
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy