T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 585
KARAR NO : 2019 / 739
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olduğundan bahisle yıkılması sonucu arsa haline gelen taşınmazda hissedar olan ve anılan Kanun hükümlerine göre anlaşma sağlayamayan davacıların hissesinin satışı için değerinin tespitine yönelik tesis edilen işlemin iptali ile; (ek olarak adli yargı yerinde) değerin düşük tespit edilmesi nedeniyle uğranılan zarara karşılık tazminat ödenmesi istemi ile açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-S.D.
2-F.D.
3-A.D.
4-H.Y.
Vekili : Av. E.D.
Davalı : Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı
Vekilleri : Av. E.K., Av. N.O.O.
O L A Y
:Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin İstanbulili, Üsküdar İlçesi, Altunizade Mahallesi, 2.Bölgeköyü, Nişantaşı Sokağı mevkiinde 168 Pafta,160 Ada, 28 Parselde kayıtlı taşınmazda bulunan N.Apartmanı kat malikleri olduğunu; davalı idarenin, 6306sayılı kanuna dayanarak müvekkillerin apartmanınıriskli yapı olduğu gerekçesiyleyıktırdığını; akabinde arsa haline gelentaşınmazdaki hisselerini satışaçıkardığını; müvekkillerinin hisselerinin23.09.2014 günü saat 09:00 da satıldığını;taşınmazın tespit edilen bedelinin müvekkilleresatış sırasında şifahi olarak söylendiğini;tespit edilen bedelin 521.150,00 TL olduğunu; müvekkillerinin 1985m2’lik arsa üzerinde 12/320 oranında hissesinin bulunduğunu;davalı idarece metrekare birim fiyatının 7.000,00 TL olaraktespit edildiğini; oysa davalı idarenin komşu arsadametrekare fiyatını 7500,00 TL olarak tespit ettiğini; bufarkın nedeninin anlaşılamadığını; beyanlarınıntutanağa geçirilmediğini, tutanaklardan birer örneğinmüvekkillerine verilmediğini; idarece belirlenen metrekarefiyatının oldukça düşük olduğunu; yıkılanbinanın, yeni yapılacak binanın değerinin dikkatealınmadığını; davalı idareninarsasını düşük bedelle satarak müvekkilininmuhtemel gelirinin önüne geçtiğini; idari işleminmevzuata aykırı olduğunu; 6306 sayılı kanundaaçıkça bina yıkıldıktan sonra yeniyapılacak binanın nasıl yapılacağına ilişkinkat maliklerinin oybirliğinin esas olduğunun yazdığını;davalı idarenin bu aşamada tüm kat maliklerineyardımcı olmakla yükümlü bulunduğunun yine 6306sayılı kanunda ve ilgili yönetmelikte açıkçayazdığını; Kanunun amacının deprem riskinekarşı vatandaşların korunması olduğu halde, bunaaykırı davranıldığını ifade ederek; fazlayadair talep ve hakları ile tazminat hakları saklı kalmakkaydıyla, 23.09.2014 tarih ve 09:00’da yapılansatış işlemi sırasında müvekkillerine şifahiolarak bildirilen değer tespiti işleminin iptaline; taşınmazıdevir alan kişinin dava konusu taşınmazı 3.kişileredevrinin engellenmesi için yürütmenin durdurulmasıkararı verilmesine karar verilmesi istemiyle, 22.10.2014 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul7.İdare Mahkemesi; 28.10.2016 gün ve E:2014/2101, K:2016/1520sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek;dava konusu taşınmazın 6306 sayılı Kanun ve buKanun'un Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göresatışına esas alınan m2 birim değerinin 7.000-TLolarak tespitine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunlukbulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işleminiptaline karar vermiş, bu karara karşı istinaf yolunabaşvurulmuştur.
İSTANBULBÖLGE İDARE MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ İDARE DAVADAİRESİ: 23.5.2017 gün ve E:2017/706, K:2017/434 sayı ile,“(…)6306 sayılı Afet Riski Altındaki AlanlarınDönüştürülmesi Hakkında Kanun’un"Uygulama işlemleri" başlıklı 6. maddesinin 1.fıkrasının, dava konusu işlem tarihindeyürürlükte olan şeklinde; "Üzerindeki binayıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda dahaönce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyetinin, ilgililerinmuvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebiüzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkinedilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malikile yapılan anlaşmanın şartları tapukütüğünde belirtilerek malikleri adına paylarıoranında tescil edileceği, bu taşınmazların sicilindebulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar iletemlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan hertürlü şerhin, hisseler üzerinde devam edeceği, buşekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği,tevhit ve ifraz işlemlerinin Bakanlık, TOKİ veya İdaretarafından resen yapılacağı veya yaptırılacağı,bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesinin esasolduğu, bu çerçevede, parsellerin tevhit edilmesine,münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulamayapılmasına, yeniden bina yaptırılmasına,payların satışına, kat karşılığıveya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yenidendeğerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranındapaydaşların en az üçte iki çoğunluğu ilekarar verileceği, bu karara katılmayanlarınbağımsız bölümlerine ilişkin arsapaylarının, Bakanlıkça rayiç değeri tespitettirilerek bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayandiğer paydaşlara açık artırma usulü ilesatılacağı, bu suretle paydaşlara satışgerçekleştirilemediği takdirde, bu payların,Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedelide Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adınaresen tescil edileceği ve yapılan anlaşmaçerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığatahsis edilmiş sayılacağı veya Bakanlıkça uygungörülenlerin TOKİ’ye veya İdareye devredileceği,bu durumda, paydaşların kararı ile yapılan anlaşmayauyularak işlem yapılacağı" hükmebağlanmıştır.
Dosyanınincelenmesinden; davacıların kat maliki olduğu, İstanbulİli, Üsküdar İlçesi, Altunizade Mahallesi, 2.Bölge Köyü, Nişantaşı Sokağı Mevkii,168 pafta, 160 ada, 28 parsel üzerinde bulunan ve riskli yapı olaraktespit edilen yapının 6306 sayılı Kanun uyarıncayıkım işleminin gerçekleştirildiği, buşekilde arsa haline gelen 1.985,00-m2 yüzölçümlütaşınmazdaki riskli yapının yerine yeni yapınınyapılması ve paylaşımına yönelik olarak,anılan Kanun'un 6. maddesi ve bu Kanun'un UygulamaYönetmeliği'nin 15. ve 15/A maddesi doğrultusunda katmaliklerince 2/3 oranında oy çokluğuyla kararalındığı, paydaşlardan anlaşma sağlayamayanmaliklerin 1/3 oranındaki arsa paylarının satışıişlemlerine başlanıldığı, bu amaçladavalı idare tarafından her bir hissedar için ayrıayrı Tahmin Edilen Bedel Tespit Raporu düzenlenmek suretiyle,davacıların söz konusu arsadaki toplam 12/320 oranına(74,437-m2) isabet eden hisselerinin Bedel Tespiti ve SatışKomisyonu'nca 22.09.2014 tarihinde, günün alım satımrayiçlerine göre tespit edilen m2 birim fiyatı 7.000,00-TLbedel üzerinden ihaleye çıkarıldığı ve23.09.2014 tarihinde açık arttırma usulüyle anlaşmasağlayan paydaşlara satışınınyapıldığı, görülmekte olan davanın isedavacıların hisselerinin satışı için tespitedilen bedelin düşük olduğundan bahisle söz konusudeğer tespitine yönelik işlemin iptali istemiyleaçıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemesinceyapılan keşif-bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenenbilirkişi raporu esas alınarak işin esasıyönünden incelenmesi sonucunda işlemin iptaline kararverildiği görülmüştür. Ancak öncelikledavanın konusunun idari yargının görev alanına giripgirmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Olayda,davacıların yapısının riskli olduğununbelirlenmesi sonrasında davacıların çoğunlukkararına katılmaması üzerine paylarınınsatışına karar verildiği, bu satış işleminekarşı açılan davanın İstanbul 9. İdareMahkemesinin 31.12.2014 tarih ve E:2014/711, K:2014/2517 sayılıkararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.Davacıların bu davada ise paylarının m2 birim fiyatı7.000,00-TL bedel üzerinden ihaleye çıkarılaraksatıldığı, m2 birim değerinin daha yüksekolduğu iddiasına ilişkindir.
Bu durumda,idari işlem mahiyetinde olan satış işleminin davaya konuedilerek reddedilmesi sonrasında yapılan ihalede bedelindüşük olduğuna, taşınmazın daha yüksekdeğerde olduğuna dair itirazın ihaleye yönelik bedeleilişkin olması nedeniyle Adli Yargının görevalanına girdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne İstanbul 7. İdareMahkemesi'nce verilen 28.10.2016 tarih ve E:2014/2101 K:2016/1520sayılı kararın kaldırılmasına, davanıngörev yönünden reddine…” kesin olarak karar vermiştir.
Davacılarvekili bu kez, davalı idarece satışı yapılantaşınmazın bedeli olarak idarenin yapmış olduğubedel tespiti işleminin iptali ile; bu değerin düşüktespit edilmesi nedeniyle; HMK 107.madde gereğince yapılacak tahkikatsonucunda müvekkillerinin uğradığı zararın tam vekesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu andaarttırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin ilk davatarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBULANADOLU 7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 8.3.2018 gün ve E:2017/235,K:2018/112 sayı ile, “(…)Dava, idari işlemin iptali ilekomisyonca düşük bedel ile satılantaşınmazın bedelinin arttırılmasıdavasıdır.
Davacılaraait Üsküdar ilçesi, Altunizade Mahallesi,Nişantaşı Sokağı mevkii, 160 ada 22 parselde bulunan N.Apartmanının davalı idare tarafından 6306 sayılıkanunu uyarınca riskli yapı olduğu gerekçesi iledavalı idarenin yıkım yazısından sonra davacılaraait hisselerin yine idarece 23/09/2014 günü satılmasındandolayı yapılan idari işlemin iptali talep edilmektedir.Davalı idare 6306 sayılı kanunun uygulamayönetmeliğinin "taşınmazların değeritespiti" başlıklı 12. Maddesinin 2.fıkrasıuyarınca davacılara ait taşınmazın değeri ilgilikurum bünyesinde bulunan kıymet takdiri komisyonunca belirlenerekaçık arttırma usulü ile satılmış olupdavacı taraf idari işlem niteliğindeki davacılara aittaşınmaz hisselerinin satışına ilişkinkararın iptalini istemekte olup bahse konu talep idari bir işleminiptali olduğundan davaya İdare Mahkemesince bakılmasıgerektiğinden davanın idari yargı yolu bakımındangörevsizliğine dair aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklanan nedenlerle:
1-Açılandavanın 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolu bakımındanGÖREVSİZLİĞİNE,(…)” karar vermiş;istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul BölgeAdliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince; 20.2.2019 gün ve E:2018/4014,K:2019/372 sayı ile, davacıların istinaf başvurusununesastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 25.11.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyasınınUYAP üzerinden temin edilen bir örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, İstanbulİli, Üsküdar İlçesi, Altunizade Mahallesi, 2.Bölge Köyü, Nişantaşı Sokağı Mevkii,168 pafta, 160 ada, 28 parsel üzerinde bulunan yapının 6306sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olduğundan bahisleyıkılması sonucu arsa haline gelen taşınmazda hissedarolan ve anılan Kanun hükümlerine göre anlaşmasağlayamayan davacıların hissesinin satışıiçin değerinin tespitine yönelik tesis edilen işleminiptali ile; (ek olarak adli yargı yerinde) değerindüşük tespit edilmesi nedeniyle uğranılan zararakarşılık şimdilik 1.000,00TL’nin faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır.
6306sayılı Afet Riski Altındaki AlanlarınDönüştürülmesi Hakkında Kanunun; “Amaç” başlıklı1.maddesinde; “ (1) Bu Kanununamacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlardışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa vearazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun,sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleriniteşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dairusul ve esasları belirlemektir.” hükmüne yerverilmiş;
"Uygulamaişlemleri" başlıklı 6. maddesinin 1.fıkrasının, dava konusu işlem tarihindeyürürlükte olan şeklinde; üzerindeki binayıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda dahaönce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyetinin,ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığıntalebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resenterkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veyamalik ile yapılan anlaşmanın şartları tapukütüğünde belirtilerek malikleri adına paylarıoranında tescil edileceği, bu taşınmazların sicilindebulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar iletemlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlüşerhin, hisseler üzerinde devam edeceği, bu şekildebelirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit veifraz işlemlerinin Bakanlık, TOKİ veya İdaretarafından resen yapılacağı veyayaptırılacağı, bu parsellerin malikleri tarafındandeğerlendirilmesinin esas olduğu, bu çerçevede,parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veyaimar adası bazında uygulama yapılmasına, yeniden binayaptırılmasına, payların satışına, katkarşılığı veya hasılat paylaşımıve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, sahipoldukları hisseleri oranında paydaşların en azüçte iki çoğunluğu ile karar verileceği, bukarara katılmayanların bağımsız bölümlerineilişkin arsa paylarının, Bakanlıkça rayiçdeğeri tespit ettirilerek bu değerden az olmamak üzereanlaşma sağlayan diğer paydaşlara açıkartırma usulü ile satılacağı, bu suretlepaydaşlara satış gerçekleştirilemediğitakdirde, bu payların, Bakanlığın talebi üzerine,tespit edilen rayiç bedeli de Bakanlıkça ödenmekkaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edileceği veyapılan anlaşma çerçevesinde değerlendirilmeküzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılacağıveya Bakanlıkça uygun görülenlerin TOKİ’yeveya İdareye devredileceği, bu durumda, paydaşlarınkararı ile yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılacağıhükme bağlanmış;
Aynı maddenin 9.fıkrasında, “(9) Bu Kanun uyarınca tesis edilen idariişlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz güniçinde 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir.(…)” hükmüne yer verilmiş;
6306 Sayılı Kanun'a dayanılarakçıkartılan ve 15.12.2012 tarih, 28498 sayılı ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6306sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin "Riskli yapılarınbulunduğu parsellerde, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarındayapılacak uygulamalar" başlıklı 15. maddesinin davakonusu işlem tarihinde yürürlükte olanşeklinde;"(l) Riskli alanlarda ve riskli yapılarda Kanunkapsamında öncelikle maliklerce uygulama yapılmasıesastır. Kanun kapsamında yapılacak bu uygulamalara ilişkiniş ve işlemlerde ilgili kurum maliklere yardımcı olmaklayükümlüdür.
(2) Riskliyapılarda, Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasıuyarınca, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veyabirleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına,yeniden bina yaptırılmasına, paylarınsatışına, kat karşılığı veyahasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yenidendeğerlendirilmesine esas karar alınmak üzere, yöneticininveya denetçinin veya kat maliklerinin üçte birinin istemiüzerine, noter vasıtası ile yapılacak tebligat ile katmalikleri kurulu toplantıya çağrılır, a) Butoplantıda yürütülecek uygulamalar konusundabütün maliklerce oybirliği ile anlaşma sağlanamamasıhalinde, öncelikle riskli yapının değeri, SermayePiyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösterenlisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilir ve budeğer gözetilerek oybirliği ile anlaşmayaçalışılır.
b) (a)bendinde belirtilen usule göre oybirliği ile anlaşmasağlanamaması durumunda, yapılacak uygulamaya sahipoldukları hisseleri oranında paydaşların en azüçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karartutanağa bağlanır ve toplantıda bulunan bütün katmaliklerince imzalanır. En az üçte iki çoğunlukile alınan karar, karara katılmayanlara ve kat malikleri kurulutoplantısına iştirak etmeyenlere noter vasıtasıylatebliğ edilir ve bu tebliğde, onbeş gün içinde bukararın kabul edilmemesi halinde bağımsızbölümlerine ilişkin arsa paylarının, Bakanlıkçatesbit edilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşmasağlayan diğer paydaşlara açık artırmausulü ile satılacağı, bu suretle paydaşlarasatış gerçekleştirilemediği takdirde, bupayların, rayiç bedeli Bakanlıkça ödenmekkaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edileceği bildirilir.
3) En azüçte iki çoğunluk ile alınacak karara katılmayanmaliklerin bağımsız bölümlerine ilişkin arsapaylarının rayiç değeri; ikinci fıkranın (a)bendi uyarınca tespit edilen riskli yapının değerinegöre belirlenir.
(4) En azüçte iki çoğunluk ile alınacak kararlar veanlaşma şartları Müdürlüğe bildirilir.Anlaşmaya katılmayan maliklerin bağımsızbölümlerine ilişkin arsa payları; ikinci fıkranın(a) bendi uyarınca tespit edilen veya Bakanlıkça tespitettirilen arsa payı değeri üzerinden anlaşma sağlayandiğer paydaşlara açık artırma usulü ilesatılır. Bu suretle paydaşlara satışgerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar,Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiçbedeli de Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adınaresen tescil edilir ve yapılan anlaşma çerçevesindedeğerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmişsayılır veya Bakanlıkça uygun görülenlerTOKİye veya İdareye devredilir." hükmü yeralmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden;davacıların kat maliki olduğu, İstanbul İli,Üsküdar İlçesi, Altunizade Mahallesi, 2. BölgeKöyü, Nişantaşı Sokağı Mevkii, 168 pafta,160 ada, 28 parsel üzerinde bulunan ve riskli yapı olarak tespitedilen yapının 6306 sayılı Kanun uyarıncayıkım işleminin gerçekleştirildiği, bu şekildearsa haline gelen 1.985,00-m2 yüzölçümlütaşınmazdaki riskli yapının yerine yeni yapınınyapılması ve paylaşımına yönelik olarak,anılan Kanun'un 6. maddesi ve bu Kanun'un UygulamaYönetmeliği'nin 15. ve 15/A maddesi doğrultusunda katmaliklerince 2/3 oranında oy çokluğuyla kararalındığı, paydaşlardan anlaşma sağlayamayanmaliklerin 1/3 oranındaki arsa paylarının satışıişlemlerine başlanıldığı, bu amaçladavalı idare tarafından her bir hissedar için ayrıayrı Tahmin Edilen Bedel Tespit Raporu düzenlenmek suretiyle,davacıların söz konusu arsadaki toplam 12/320 oranına(74,437-m2) isabet eden hisselerinin Bedel Tespiti ve SatışKomisyonu'nca 22.09.2014 tarihinde, günün alım satımrayiçlerine göre tespit edilen m2 birim fiyatı 7.000,00-TLbedel üzerinden ihaleye çıkarıldığı ve23.09.2014 tarihinde açık arttırma usulüyle anlaşmasağlayan paydaşlara satışınınyapıldığı; davacılar vekili tarafındanidari yargı yerinde, müvekkillerinin hisselerininsatışı için tespit edilen bedelin düşükolduğundan bahisle söz konusu değer tespitine yönelikişlemin iptali istemiyle; adli yargı yerinde ise, iptalitalebine ek olarak; bu değerin düşük tespit edilmesinedeniyle; HMK 107.madde gereğince yapılacak tahkikat sonucundamüvekkillerinin uğradığı zararın tam ve kesinolarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırmaküzere şimdilik 1.000,00 TL’nin ilk dava tarihindenitibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idaredentahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
Kamuidarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler," idari işlem " , herhangi bir işlem ya da kararadayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle,görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır.
İdari işlemlerin iptali ileidari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerininise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nunilgili maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerindeaçılacak iptal veya tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereğidir.
Konuyailişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birliktedeğerlendirildiğinde; davacıların hisseli kat malikioldukları taşınmazın bulunduğu Sitenin 6306sayılı Afet Riski Altındaki AlanlarınDönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskliyapı tespit edilerek yıkıldığı; davacılartarafından, taşınmazın değerinin tespitive ihaleyle satışı sırasında davalı idareninmevzuata aykırı iş ve işlemlerinin bulunduğuiddiasıyla zarara uğradıklarından bahisle, işleminiptali ve tazminat istemiyle açılan davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmüve 6306 sayılı Yasanın 6/9 maddesindeki düzenlemegereğince idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, uyuşmazlığın çözümündeidari yargı yeri görevli olduğundan, İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesinin;23.5.2017 gün ve E:2017/706, K:2017/434 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare DavaDairesinin; 23.5.2017 gün ve E:2017/706, K:2017/434 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.11.2019gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy