T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 591
KARAR NO : 2019 / 749
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : Polis memuru olan davacının görevi esnasında meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralandığı ve %28 oranında engelli kaldığından bahisle, yaşadığı acı ve üzüntüsünden dolayı uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık manevi tazminat ödenmesi istemi ile açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Y.Y.
Vekilleri :Av.C.T., Av. Z.Ö.
Davalı : 1-İstanbul Valiliği(İl EmniyetMüdürlüğünü izafeten)
Vekili : Av. G.K.
2-İçişleriBakanlığı
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; polismemuru olarak görev yapmakta olan müvekkilinin, EmniyetMüdürlüğü’ne ait olup, bir başka polismemurunun sevk ve idaresindeki 34 A... plaka sayılı otomobilile 22.11.2016 günü, saat:17:00 sularında, İstanbul,Arnavutköy merkez istikametinden, Eski Edirne asfaltı caddesinitakiben Çilingir istikametine seyir halinde iken, 1469 nolu mevkide(trafiğin yavaşlaması/durması üzerine),karşı yönden gelen, (sürücü) E.Ö.’ninsevk ve idaresindeki 06 FY... plaka sayılı kamyona çarptığını;kaza sonucunda, otomobilin içinde bulunan 3 polis memurunun, araçsürücüsünün, araç içindeki diğerbir kişinin ve müvekkilinin yaralanarak hastaneye kaldırıldığını;müvekkilinin defalarca ameliyata maruz kaldığını,görme kaybı oluştuğunu; Hastane Sağlık Kurulunun %28maluliyet raporu verdiğini; başvurusu üzerine araçsigorta şirketinin müvekkilinin maddi zararını tazmin ettiğini;manevi zararının tazmini için 11.06.2018 tarihindeİçişleri Bakanlığına başvuruda bulunulduğunu;İstanbul Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğünün29.06.2018 tarihli yazısıyla taleplerini reddettiğini;araç içinde yolcu koltuğunda olup, hiçbir kusurubulunmayan müvekkilinin, gerek (görev sırasında) meydanagelen trafik kazası nedeniyle görme kaybına maruz kalmasıve gerekse çektiği acılar ve gerekse çok sevdiğimesleğini yaparken (görme kaybı nedeniyle) maruzkalacağı kısıtlamalar nedeniyle, tarifi imkansızacılara maruz kaldığını; bu acıların paraylatelafisi mümkün olmamakla birlikte, başkaca bir tatmin yoluolmadığından, manevi tazminat talep etmek gerektiğini ifadeederek; 40.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarakmüvekkiline verilmesi istemiyle 10.10.2018 tarihinde İstanbulValiliğine karşı idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 6.İdare Mahkemesi 17.10.2018 tarihinde,İçişleri Bakanlığını da hasımmevkiine almıştır.
Davalılardan İstanbul Valiliği vekili süresinde verdiği 2.cevapdilekçesinde; davanın adli yargının görev alanınagirdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur.
İSTANBUL6.İDARE MAHKEMESİ: 29.4.2019 gün ve E:2018/1913 sayı ile,“(…)Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlüeylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açıkolduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendieylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, idari dava türleri arasındasayılmış, aynı kanunun 13. maddesinde; "idarieylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari davaaçmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerineveya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yılve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgiliidareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerigereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudakiişlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkındaaltmış gün içinde cevap verilmediği takdirde busürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içindedava açılabilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenenuyuşmazlıkta; polis memuru olan davacının göreviesnasında meydana gelen trafik kazası sonucundayaralandığı ve %28 oranında engellikaldığından bahisle yaşadığı acı veüzüntüsünden dolayı uğradığı ilerisürülen zararlara karşılık 40.000,00-TL manevitazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı, açılan davada kazanındavacının görevli olduğu esnada meydana geldiğindenbahisle davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu ilerisürülerek manevi tazminat talep edildiğigörüldüğünden, davanın idare hukukukurallarına göre incelenmesi gerekmektedir. Bu durumda, davarıngörüm ve çözümünde idari yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; davalı idarenin görev itirazınınreddine…” ve mahkemeleriningörevliliğine karar vermiştir.
Davalılardan İstanbulValiliği vekilinin olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması yolundaverdiği dilekçesi üzerine dava dosyasınınonaylı örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: “(…)2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85.maddesinin birinci fıkrasında, "Bir motorlu aracınişletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasınayahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorluaracın bir teşebbüsün unvanı veya işletmeadı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilenbiletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."hükmüne, beşinci fıkrasında ise"İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun106. maddesinde ise "Genel bütçeye dahil dairelerle katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunun 6099sayılı Kanunun 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde,“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. / Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmübulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarihli ve E.2014/834, K.2015/79 sayılı; 02/02/2015tarihli ve E.-K.2015/1-43 sayılı; 15/02/2016 tarihli veE.-K.2016/29-65 sayılı kararlarında da “2918sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininyukarıda anılan kararları ve konuya ilişkinUyuşmazlık Mahkemesi kararları göz önündebulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve bu durumuntrafik güvenliği ve denetimi kapsamında bulunduğu"denilmek suretiyle bu tür davaların görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın daadli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine …” kararvermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılıYasa’nın 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısından da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; “(…) 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun, 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez.”; Geçici 21. maddesinde de “ Bu Kanunun110'uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmü yer almaktadır.
Dosyanınincelenmesinden; davanın, işleteni davalı idareİçişleri Bakanlığına ait olantaşıtın trafik kazası yaptığından bahisle,uğranıldığı ileri sürülen manevizararın, 2918 sayılı Yasaya göre işleteninmüteselsil sorumluluğu bulunduğu dolayısıyla kusursuzsorumluluk ilkesi uyarınca yasal faiziyle birlikte ödenmesine kararverilmesi gerektiği iddialarıyla, tazminine karar verilmesi istemiyleaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,2918 sayılı Kanunun 110'uncu maddesinde 6099 sayılı Yasaylayapılan değişiklikle, işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğansorumluluk davalarının, adli yargıda görüleceği,zarar görenin kamu görevlisi olmasının, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemeyeceğininaçıkça belirtilmiş olmasıkarşısında, uyuşmazlığa konu edilen davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Kanunun13'üncü maddesi uyarınca yapılan başvurununkabulü gerektiği…” yolunda düşüncevermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 25.11.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; davalılardan İstanbulValiliği vekilinin anılanYasa’nın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygunolarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, polis memuru olan davacının,görevi esnasında meydana gelen trafik kazası sonucundayaralandığı ve %28 oranında engelli kaldığındanbahisle, yaşadığı acı veüzüntüsünden dolayı uğradığı ilerisürülen zararlara karşılık 40.000,00-TL manevitazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; ancakaksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardankamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcuve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolutaşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de bu Kanunhükümlerinin uygulanacağı; Kanunun, 4.maddesi vedevamında, Karayolu güvenliği konusunda hedefleri tespit etmek,uygulatmak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla oluşturulanKuruluşlar ve, Komisyonlar ile bunların görev ve yetkilerine,Kanunun 5 ila 12 maddelerinde; Emniyet Genel Müdürlüğünün,merkez, bölge, il ve ilçe trafik kuruluşlarının; JandarmaGenel Komutanlığı trafik kuruluşlarının, Trafik zabıtası ve genelzabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının, Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının, Belediye trafik birimlerinin, İl veilçe trafik komisyonlarının bu Kanunla ilgili görev veyetkilerinin sayıldığı; bu kapsamda da, Kanunun 10.maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu; 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının polismemuru olarak görev yaparken, bir başka polis memurununsevk ve idaresindeki 34 A... plaka sayılı resmiaraçla 22.11.2016 günü, saat:17:00 sularında,İstanbul, Arnavutköy merkez istikametinden, Eski Edirne asfaltıcaddesini takiben Çilingir istikametine seyir halinde iken, 1469 nolumevkide (trafiğin yavaşlaması/durması üzerine),karşı yönden gelen, 06 FY... plaka sayılı kamyonaçarptığı; kaza sonucunda, davacının yaralanarakhastaneye kaldırıldığı; kendisine %28 maluliyet raporuverildiği; maddi zararının sigorta şirketince tazminettiği; uğradığı manevi zararlarakarşılık 40.000 TL tazminatın, kaza tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiliistemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalılardanİstanbul Valiliği vekiliningörev itirazının reddine ilişkin İstanbul6.İdare Mahkemesinin, 29.4.2019 gün ve E:2018/1913 sayılı görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalılardan İstanbul Valiliği vekiliningörev itirazının reddine ilişkin İstanbul6.İdare Mahkemesinin, 29.4.2019 gün ve E:2018/1913 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.11.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy