T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/683
KARAR NO : 2019/783
KARAR TR: 25.11.2019
ÖZET: Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : N.Ş.N.
Vekili : Av. T. E.
Davalı : 1-Seyhan İlçeBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. İ.S.
2- ASKİ Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. P.K.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin 01 NS 990 plaka numaralı aracınınseyir halinde iken motoruna, 18.09.2014 günü saat 16:30civarında geçekleşen şiddetli yağış sonucusokağın eğimli ve alçalıp yükselen tarzdaçukur oluşturacak şekilde yapılması ve altyapıçalışmalarının ve kanalizasyon sistemininyetersizliği nedeniyle sokakta oluşan su birikintisi içindengeçerken, su girmesinden dolayı aracında hasar ve değerkaybı meydana geldiği, aracının 2,5 ay servistekaldığı, yolda mahsur kaldığı, iki buçuk ayaracı olmadığı için gerek iş gerek özelhayatı açısından zorluklar çektiğindenbahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Davalı idarelerden ASKİ Adana Su ve Kanalizasyon İdaresiGenel Müdürlüğü vekili savunma dilekçesindedava konusu açısından görevli yargı yerinin adliyargı olduğunu ileri sürerek görev itirazındabulunmuştur.
Adana 1. İdare Mahkemesi : 21.1.2016 gün ve 2015/179 sayıile, zararın kamu hizmetinin yürütülmesisırasında doğduğu nedeniyle idarenin hizmet kusurunadayanılmış olması, zarara neden olduğu iddia edileneylemin abone ilişkisi kapsamında da bulunmamasıkarşısında, olayda kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygunolarak yürütülüp yürütülmediğinin,hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektireceği;buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Yasa’nın 2/1 -bmaddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerleriningörevli olduğu gerekçesiyle davalı ASKİ GenelMüdürlüğünün görev itirazınınreddine karar vermiştir.
Davalı ASKİ Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü vekilinin olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içerisinde verdiği dilekçesi üzerine davadosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı: 2918sayılı Kanunun 110. maddesinde yapılan değişiklikle,karayollarında meydana gelen trafik kazalarından doğansorumluluk davalarında araç işletenin bir kamu kuruluşuolması halinde bile davaya adli yargı yerinde bakılmasıgerekeceğinden, somut olaya ilişkin davanın da özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerektiği; bu nedenle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13 maddelerigereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Danıştay Başsavcısı’nında yazılı düşüncesi istenilmiştir.
Danıştay Başsavcısı:Uğranıldığı ileri sürülen zarar, 2560sayılı Kanun uyarınca kamu tüzel kişisi olarakkurulmuş olan ASKİ Genel MüdürlüğününKanunda belirlenmiş olan kamu hizmeti niteliği taşıyan altyapı tesisini kurma ve işletme yetkisi kapsamında sunmuşolduğu hizmetinkötü işlemesi, hiç işlememesi yada eksik işlemesi, bir başka anlatımla hizmet kusuruiddiasına dayandığından uyuşmazlığıngörümü ve çözümünün idariyargının görevine girdiği sonucunaulaşıldığı, bu nedenle2247 sayılıYasanın 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddininuygun olacağı yönünde düşüncevermiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 20.2.2017gün ve E:2016/439, K:2017/4 sayı ile; davanınçözümünde adli yargının görevliolduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü iledavalı idare vekilinin görev itirazının reddineilişkin Adana 1. İdare Mahkemesince verilen 21.1.2016 gün ve E:2015/179sayılı görevlilik kararının 2247 sayılıKanunun 12.maddesi gereğince müracaatta bulunan Adana Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüyönünden kaldırılmasına karar vermiştir.
Bunun üzerine, Adana 1. İdare Mahkemesi 11.4.2017 gün veE:2015/179, K:2017/567 sayı ile, davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasası'nın 15/1-a maddesihükmü uyarınca her iki davalı idareaçısından görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 1.10.2019 gün veE:2017/321 sayı ile, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce sadecedavalılardan ASKİ yönünden adli yargınıngörevli olduğuna dair karar verilmiş olması gözönüne alındığında, bu karar neticesinde Adana 1.İdare Mahkemesi'nce 2015/179 E 2017/567 K sayılı karar ile heriki dâvâlı yönünden .de adli yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar verilmiş olması ve bu kararınkesinleşmiş olması doğrultusunda, davalı SeyhanBelediyesi yönünden 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi'nin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'un19/1 - maddesi gereğince görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, Adana 1. İdareMahkemesi'nce 2015/179 E 2017/567 K sayılı kesinleşmişdosyasının aslının ivedi olarak temini sonrasıdosyanın bir kül halinde Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, İşbu dosyaların da devam etmekte olanyargılamanın, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi'nin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'un19/1 maddesi gereğince Uyuşmazlık Mahkemesi'nce kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan25.11.2019 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının Seyhan BelediyeBaşkanlığı yönünden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının aracıyla seyirhalindeyken,sokaktaki çukurda oluşan su birikintisininaracının motoruna girmesi nedeniyle araçta oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özelhukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde Seyhan Belediye Başkanlığıyönünden de adli yargının görevli olduğudolayısıyla, Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan1.10.2019 gün ve E:2017/321 sayılı başvurunun reddigerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeSeyhan Belediye Başkanlığı yönünden de ADLİYARGININ görevli olduğuna, Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan 1.10.2019 gün ve E:2017/321 sayılı BAŞVURUNUNREDDİNE, 25.11.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy