T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 715
KARAR NO : 2019 / 754
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. C.Y.
Davalılar : 1-KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekili : Av.G.Ç.Ü.
2-Adana Büyükşehir Belediyesi
Vekili : Av.E.A.T.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde özetle,müvekkili şirket nezdinde sigortalı 34 JC... PlakaSayılı aracın, 11.03.2014 Tarihinde Adana İli Seyhanİlçesi Fevzipaşa Mah. istikametinden HalKavşağı istikametine doğru seyir halinde iken, yoldaki 15 cm yüksekliğindeki fiziki engelin araca zarar vermesi sonucu maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini; hasar nedeniyle sigortalıya ödemeyapıldığını; karayolunun bakım veonarımından sorumlu davalı idarenin araçlar içintehlike arz eden fiziki engelleri kaldırmayıp kazanınoluşumuna sebebiyet verdiğini iddia ederek; edilerek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalınınkusur oranına tekabül eden hasar bedeli 4.177,50 TLalacağın, ödeme günü olan 21.5.2014 tarihindenitibaren işlemiş ve işleyecek olan yasal faiziyle birlikte rücuen tazmini istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
MERSİN2.İDARE MAHKEMESİ: 7.5.2015 gün ve E:2015/693, K:2015/708sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin, anılan kuralı Anayasayaaykırı görmeyerek iptal istemini oy birliğiylereddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararına yer verdikten sonra;”(…) Bu durumda;2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.04.2014 tarih ve E:2014/280, K:2014/325sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasası'nın 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine..." karar vermiş, itirazedilmesi üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi; 31.3.2016gün ve E:2015/3053, K:2016/748 sayı ile, itirazlarınreddine kararın onanmasına karar vermiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Mersin3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.11.2016 gün ve E:2016/474, K:2016/670sayı ile, "(...) Dava, sigorta şirketinceaçılmış rücuen tazminat davasıdır.
Davacısigorta şirketi 20875741 nolu kasko poliçesi ile sigortalı 34 JC...plakalı aracın 11/03/2014 tarihinde seyir halinde iken yoldaki 15 cm yüksekliğinden fiziki engelin araca zarar vermesi sonucu maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini iddia etmiş, davalı idarelerinhizmet kusuru nedeni ile sigortalısına ödediği hasartazminatını rücuen davalılardan talep etmiştir.
Hizmetkusurundan kaynaklanan davaların Özel Hukuk Hükümlerinetabi olmayıp tam yargı davası şeklinde idari yargıyerinde açılması gerektiği kabul edilmişmahkememizin görevsiz olması sebebinden davanın, yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine karar vermekgerekmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntılarıgerekçeli kararda açıklandığı üzere ;
Davacınındavasının yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usuldenreddine..." karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Dördüncü HukukDairesi: 26.3.2019 gün ve E:2018/1886, K:2019/442 sayı ile,"(...) eldeki dava dosyasında davacı sigorta şirketininevvela İdare mahkemesine başvurduğu, söz konusu merciitarafından adli yargıya yönelik görevsizlikkararının kesinleşmesi üzerine davanın ikameedildiği, mahkemece bu kez de idare mahkemesi görevli olduğundanbahisle, yargı yolu caiz olmadığından söz edilerekdava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş ise devarılan sonuç usul ve yasaya uygun değildir. Şöyle ki,yapılması gereken açıklanan Yasa maddesi gereğinceilgili idare dosyası aslı ya da onaylı bir sureti de teminedilerek gerekçeli başvuru kararı ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine görevli yargı kolunun belirlenmesiiçin müracaat ile sonucuna göre gereken kararı vermektir.Bu sebeple HMK'nın 355’inci maddesinin verdiği imkan çerçevesindekamu düzenine ilişkin olarak bu husus nedeniyle kararın resenkaldırılması gerekmiştir. Karar gerekçe ve sonucunagöre bu aşamada davalı idarenin istinaf itirazınınincelenmesine gerek görülmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
I-HMK'nın353/1-a,4 ve HMK'nın 355'lnci maddeleri uyarınca kararınkaldırılmasına, ve mahkemesine gönderilmesine,
II-Davalıidarenin istinaf itirazlarının bu aşamada incelemesine yerolmadığına..." kesin olarak karar vermiş ve dosyaMahkemesine gönderilmiştir.
MERSİN3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.10.2019 gün ve E:2019/171 sayıile, "(...) G.D:/ Davanın görev yönünden idariyargı alanına girmesi nedeni ile idari yargınıngörevli olduğuna, bu hususta Mersin 2 İdare Mahkemesinin2015/683 esas 708 karar sayılı Adli Yargının görevliolduğuna ilişkin kesinleşmiş kararı olduğundandosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilerek yargıyolunun belirlenmesinin istenilmesine..." karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 25.11.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucu hasarauğrayan sigortalı aracın uğradığı hasarbedelini karşılayan sigorta şirketinin, zararın davalıidarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşunateslim etmek,
k)(Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamındatakoğraf ve çalışma-dinlenme süreleriyönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmakve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemek,
l)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,
m)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak,
n)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşamalanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarındauyarıcı levhalara yer vermek,
o)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.) hükmüne yerverilmiş; Kanun’un 10. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, davacı şirketin sigortalısı olan 34 JC...plakalı aracın 11.03.2014 tarihinde, trafikte seyir halindeyken yoldaki 15 cm yüksekliğindeki fiziki engelin araca zarar vermesi sonucumaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; kazanınoluşmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle; araçta oluşan ve davalının kusurunatekabül eden 4.177,50 maddi zararın, sigortalıyaödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte rücuentazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamadavar olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mersin 3.Asliye HukukMahkemesinin 3.10.2019 gün ve E:2019/171 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.10.2019gün ve E:2019/171 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,25.11.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.25.11.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy