T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 714
KARAR NO : 2019 / 756
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken özelleştirme nedeniyle bir kamu kurumuna atanan davacının; maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalı düzenlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirildiğinden bahisle bu eksik ve hatalı bildirim sebebiyle uğradığı maddi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle davalı Şirkete karşı açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : F.E.
Vekili : Av. S.Ö.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. S.T.
O L A Y : DavalıŞirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı YasanınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen davacı16.12.2011 tarihinde, Manisaili Salihli ilçesinde bulunan Devlet Hastanesi emrineatanmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin DevletPersonel Başkanlığı’na bildirim tarih olan 31.08.2009tarihi itibariyle davalı kurumdan alması gerekli olan ancakalamadığı ücret ve ücrete eklenmesi gerekenfarkların, ayrıca 112 günlük ikramiye tutarınınsabit bir değer olarak eklenecek şekilde maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve düzenlenen yeni maaşnakil ilmühaberinin düzenlenmiş haliyle Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilmesi gerektiğinin tespitiile maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalıdüzenlenmesi nedeniyle, kamuda çalışmayabaşladığı tarihten itibaren eksik ücret almasınedeniyle uğramış olduğu alacak haklarından, fazlayailişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL’ninbankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz iledavalı kurumdan tahsili istemiyle 25.1.2013 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 2.İŞMAHKEMESİ: 8.7.2013 gün ve E:2013/147, K:2013/880 sayı ile,"(...) Dava davacının başka kuruma geçişyapması nedeni ile maaş nakil ilmühaberinin 4046sayılı yasanın 22. maddesi ve ek 29. maddesine göre yenidendüzenlenmesi ve tespiti yapılacak tespit sonucunda da zamlarıneklenerek davacı kurumda çalıştığı tarihekadar hak ettiği yıllar itibari ile değişen ve kendisineödenmeyen ek ödeme ve denge tazminatları olmak üzere veikramiye tutarı olmak üzere fazlaya ilişkin haklarınınsaklı tutulması ile 700,00 TL nin ödenmesi gereken tarihlerdenen yüksek banka mevduat faizi ile karar verilmesi talebineilişkindir.
Mahkemecetarafların tüm delilleri toplanmıştır. Bucümleden olarak davacının işverenlikte bulunan şahsisicil dosyası ve ekleri, Maaş nakil ilmühaberi vegösterilen tüm deliller toplanmış ve Mahkememizceincelenmiştir.
Yargıtay9. HD nin 01/10/2012 tarih 2012/27071 esas, 2012/32336 karar sayılıbozma ilamına göre, davacı durumunda olanlar hakkındayapılan işlemin idari işlem olması nedeni ile, uyuşmazlığınidari yargıda çözülmesi gerektiği bu nedenle deyargı yolu caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddinekarar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
YargıtayHukuk Genel Kurulunun 26/12/2012 gün 2012/9-1518 esas, 2012/1388 kararsayılı ilamı ile bu yöndedir.
Mahkememizcebu nedenle dava dilekçesinin usulden reddine karar vermekgerekmiştir.
HÜKÜMYUKARIDA AÇIKLANAN NEDENLER İLE :
1-DAVAYABAKMAKLA GÖREVİ İDARİ YARGI MERCİLERİNİNGÖREVİ OLDUĞUNDAN HMK NİN 115/2 MADDE HÜKMÜNEGÖRE, DAVANIN USULDEN REDDİNE..." karar vermiş, temyizyoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 22.Hukuk Dairesince; 23.6.2014gün ve E:2014/17294, K:014/18545 sayı ile onanan Mahkeme kararıkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR2.İDARE MAHKEMESİ: 4.1.2019 gün ve E:2018/1698, K:2019/6sayı ile, "(...) telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasız olupözelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55’i, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Türk Telekom)’nin %55 oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca da, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
(…)
Olayda,davalı Türk Telekom A.Ş. bünyesinde görev yapmaktaiken, 406 sayılı Kanun'un Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıKanun'un 22. maddesine göre diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilmesi nedeniyle yenigörevine başlayan davacı tarafından, maaşilmühaberinin eksik ve hatalı düzenlenerek Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildiğinden bahisle bu eksik vehatalı bildirim sebebiyle uğradığı, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi zararın,02.12.2009 tarihinden itibaren bankaların mevduatauyguladığı en yüksek faiz ile birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bunagöre, dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümleriuyarınca çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 02.06.2014günlü, E:2014/636 ve K:2014/681 sayılı kararı daaynı yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi uyarınca görevyönünden reddine...." karar vermiş, istinaf yolunagidilmesi üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinciİdari Dava Dairesi: 20.6.2019 gün ve E:2019/1278, K:2019/1488sayı ile, "(...) 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 45/1 maddesinde (Değişik 18/06/2014- 6545 /19.mad.); ‘'İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarınakarşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi,mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idaremahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içindeistinaf yoluna başvurulabilir.
Ancak, konusubeş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları,tam yargı davaları ve idari işlemlere karşıaçılan iptal davaları hakkında idare ve vergimahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinafyoluna başvurulamaz." hükmü yer almıştır.
Davacıtarafından, davanın fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi zararın, 02.12.2009 tarihindenitibaren bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyleaçıldığı, tazmini talep edilen bu miktarın dayukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, (2019 yılıiçin) altı bin Türk lirasını geçmediğigörüldüğünden, İdare Mahkemesince verilen kararistinaf başvurusuna konu edilemeyecek kesin karar niteliğindedir.
Davacıvekili, istinaf başvuru dilekçesinde Yargıtay 22. Dairesinin23.06.2014 günlü ve E:2014/17294, K:2014/18545 sayılıkararıyla onaylanan Ankara 2. İş Mahkemesinin 08.07.2013günlü ve E:2013/147, K:2013/880 sayılı görev retkararı üzerine İzmir 4. İdare Mahkemesinde bakılandavanın açıldığını ve UyuşmazlıkMahkemesine başvurulması gerektiğini ileri sürmekte ise de,başvuruya konu bu kararın kesin olması nedeniyle oluşanolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununun 14 ncü ve15 nci maddeleri uyarınca başvuruda bulunabileceğiaçıktır.
Açıklanannedenlerle; istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine...." kesinolarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 25.11.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiğive usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkette görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrineatanan davacının, maaş nakil ilmühaberinineksik ve hatalı düzenlenerek Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildiğinden bahisle bu eksik vehatalı bildirim sebebiyle uğradığı, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 1.000,00 TL maddizararın, faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.
Ancak, özelleştirme kapsamında bulunanTürk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye aitbulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.
Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacının vekili tarafından; müvekkilininDevlet Personel Başkanlığı’na bildirim tarih olan31.08.2009 tarihi itibariyle davalı kurumdan alması gerekli olanancak alamadığı ücret ve ücrete eklenmesi gerekenfarkların, ayrıca 112 günlük ikramiye tutarınınsabit bir değer olarak eklenecek şekilde maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve düzenlenen yeni maaşnakil ilmühaberinin düzenlenmiş haliyle Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilmesi gerektiğinin tespitiile maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalıdüzenlenmesi nedeniyle, kamuda çalışmayabaşladığı tarihten itibaren eksik ücret almasınedeniyle uğramış olduğu alacak haklarından, fazlayailişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL’ninbankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz iledavalı kurumdan tahsili istemiyle ilk olarak 25.1.2013 tarihindeadli yargı yerinde dava açıldığıanlaşılmıştır.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:
“a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerinekarşı açılan davalara bakılabilir.
Buna göre, dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle Ankara 2. İşMahkemesinin 8.7.2013 gün ve E:2013/147, K:2013/880 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 2. İş Mahkemesinin 8.7.2013 gün ve E:2013/147,K:2013/880 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.11.2019gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
TürkTelekomünikasyon A.Ş.'de görevyapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrineatanan davacı, maaş nakil ilmühaberinin eksik vehatalı düzenlenerek Devlet Personel Başkanlığınabildirildiğinden bahisle bu eksik ve hatalı bildirim sebebiyleuğradığı, fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile, 1.000,00 TL maddi zararın, faizi ile birliktetazminine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Uyuşmazlığınçözümünde görevli yargı yerinin belirlenmesiaçısından öncelikle, dava konusu edilen işlemi tesiseden Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin ve bu kuruluştaçalışan personelin özelleştirme öncesi vesonrasındaki hukuki statüsünün ortaya konulmasıgerekmektedir.
TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi, 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu’nun, 18/06/1994 günlü, 21964 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Kanunladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğü’nce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklinde yapılandırılmasısuretiyle kurulmuş ve 233 ile 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadi kuruluşustatüsü verilmiştir.
29/01/2000günlü, 23948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren ve Türk Telekom'unözelleştirilmesi amacıyla yapısının yenidendüzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıKanun'un 1. maddesi ile, 406 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenendokuzuncu fıkrada, Türk Telekom’un, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuatın Türk Telekom’a uygulanmayacağıkuralına yer verilmiş; anılan kural, 23/05/2001 günlü,24410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 4673 sayılı Kanun'un 1. maddesiile değiştirilmiş ve Türk Telekom’un, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu,bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuatın Türk Telekom’a uygulanmayacağıbelirtilmiştir. Ayrıca, 4502 sayılı Kanun'un Geçici3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
4502 ve 4673sayılı Kanunlar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Kanuna 4502 sayılı Kanunile eklenen Ek 22.madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom’daki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklardaDevlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve enaz dört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranacağı, bunların dışındakalan personelin iş mevzuatı uyarınca istihdam edileceği,iş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıtve şartların Yönetim Kurulu tarafından tayinolunacağı kurallarına yer verilmiş, ayrıca, aynıKanunun Geçici 4. maddesinde, 4502 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği tarihte Türk Telekom’da399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışmakta olanlardan isteyenlerin iş mevzuatınatabi personel statüsüne geçirileceği, işmevzuatına tâbi personel statüsüne geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devam olunacağı kurala bağlanarak, işmevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük hakları korunmuştur.
4502sayılı Kanun'un Resmi Gazete’deyayımlandığı 29/01/2000 gününden,özelleştirme sürecinin tamamlanmasının ardındanhisse satış sözleşmesinin imzalandığı14/11/2005 tarihine kadar geçen bu dönemde, sermayesinin yüzdeellisinden fazlası kamuya ait olan Türk Telekom'un bir kamukuruluşu olduğu ve personeliyle arasında doğanuyuşmazlıklara idari yargıda bakılacağıDanıştay kararlarında kabul edilmiştir. (ÖrneğinDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/06/2010günlü, E:2010/329,K:2010/1310 sayılı kararı.)
Hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi”nin imzalandığı 14/11/2005 tarihindensonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşuniteliğini kaybetmiştir.
Belirtilentarihten sonra, kural olarak, Türk Telekom personelinin kamu personeli veişlemlerinin idari işlem sayılamayacağı, bir özelhukuk tüzel kişisi olan Türk Telekom'a karşı idariyargıda dava açılamayacağı açıktır.
Ancak, 406sayılı Kanun'un Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre, Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom’da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam edecek, malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir. Aynıfıkranın, 5457 sayılı Kanunla değiştirilen cümlesindeise , maddede sayılanlardan aylıksız iznin bitiminden sonra T.Telekom'un tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkraya istinaden akdedilensözleşmeye göre çalışmaya devam edenlerdenhisse devir tarihinden itibaren en geç beş yıl içindeiş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erenlerin, bu maddehükümlerine göre işlem yapılmak üzere,sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihindeki 3.fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirilecekleri, Türk TelekomYönetim Kurulu'nca 15/04/2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına, bu tarihtenDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadargeçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacakartış, oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacaktutarın dikkate alınacağı hükmebağlanmıştır.
Aktarılankanuni düzenleme ile, T. Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinlisayılmasına ve aylıksız izin süresinin bitimindenitibaren beş yıl süre ile nakil hakları korunarak özelhukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statülerinin devam ettiği , izinsüresinin bitiminden itibaren beş yıl süreyle de kamupersoneli statüsüne nakil haklarının korunduğuanlaşılmaktadır.
Diğeryandan, İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir.
Bugörevler kapsamında, 406 sayılı Kanun hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelinindevlet personel başkanlığına bildirilmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılanişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.
Sözkonusu işlemler, içerikleri itibarıyla idari işlemniteliğinde olmakla beraber, bir özel hukuk tüzel kişisiolan davalı şirketçe tesis edilmiş olmalarınedeniyle idari yargı denetimine tabi olup olmayacağı daayrıca değerlendirilmelidir.
Davalışirketin, Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasındaimzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu yukarıdabelirtilmiştir.
Belirtilenstatüsü ve özel kanun hükümleri gereğincebazı kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülükleresahip olması nedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özelhukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statüiçinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzerdurumdaki özel hukuk tüzel kişileri ile ilgili olarakDanıştay tarafından verilen kararlarda, kamusalayrıcalıklarla donatılan veya kamu kesimi ile, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı bir ilişkisibulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin, nitelikleri esasalınmak suretiyle idari işlem olarak kabul edildiği ve idariyargıda dava konusu edilmesinin olanaklı olduğunun belirtildiğigörülmektedir. Örneğin, Danıştay Onuncu Dairesinin21/05/1996 günlü, E:1995/4326, K:1996/2769 sayılıkararıyla, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile AtatürkOrman Çiftliği tarafından kurulan adi ortaklıkniteliğindeki Şehirlerarası Terminal İşletmesinin,kamu kaynaklarından yapılan harcamalarla kamu hizmeti görmeküzere kurulması ve personelinin kamu personeli olması dikkatealınarak tesis ettiği işlemler, idari işlemsayılmıştır. Danıştay Onbirinci Dairesinin,25/01/2011 günlü, E:2010/5904, K:2011/570 sayılıkararıyla da, TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesindensonra, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan personele kıdemtazminatı ödememesi yolunda tesis ettiği işlemler,nakledilen personelin kamu personeli olması ve anılan şirketenakil süreci ile ilgili olarak bazı görevler yüklenmesinedeniyle, idari işlem kabul edilerek idari yargı denetimine tabiolduğu sonucuna varılmıştır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 13/02/1995 günlü, E: 1995/2, K: 1995/1 sayılıkararında da, Dernekler Kanununa tabi bir özel hukuk tüzelkişisi niteliğinde olan Türkiye Jokey Kulübübünyesinde yer alan Komiserler Kurulunun işlemleri,müşterek bahis tertip etme yetkisine sahip olması ve kurulüyeleri arasında idarenin temsilcilerinin de yer almasıgözetilerek idari işlem sayılmıştır.
Bu durumda;imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.25.11.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy