T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 711
KARAR NO : 2019 / 752
KARAR TR : 25.11.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Z. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.C.Y.
Davalı : Mersin Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.N.S.Ç.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilsigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesiylesigortalı 33 DAT... plaka sayılı aracın, 03.08.2016tarihinde Mersin İli, Toroslar İlçesi, Mithat ToroğluMahallesi, H. Okan Merzeci Caddesi ile 207 Cadde Lider Gediklerışıklı kavşak alanı içinde, trafikışıklarının hepsinin aynı renkte yanmasısonucu 33 B... plakalı araç ileçarpıştığını ve sigortalı aracınhasar gördüğünü, olayda kazanın davalı idaresorumluluğundaki trafik ışıklarından kaynaklandığıve sorumlu olan idarenin kazanın oluşumunda asli kusurluolduğunun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğindenbahisle; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla;sigortalıya ödenen 40.080,00 TL alacağın ödemetarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan yasal faiziylebirlikte davalı idareden tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
MERSİN1.İDARE MAHKEMESİ: 27.9.2018 gün ve E:2018/1119, K:2018/1095sayı ile,"(...) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.ve geçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesinin, anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmeyerek iptal istemini oy birliğiyle reddettiği 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdiktensonra;”(…) Bu durumda; 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine..." karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine Konya Bölge İdareMahkemesi 4.İdari Dava Dairesi; 10.1.2019 gün ve E:2018/1736,K:2019/6 sayı ile, istinaf isteminde bulunulan mahkeme kararındahukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,istinaf isteminin reddine, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesiuyarınca kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
MERSİN9.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:4.10.2019 gün ve E:2019/263 sayıile, (...)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin 17/01/2018tarih, 2017/1310 esas, 2018/23 karar sayılı ilamı ile;"Somut olayda; davacının aynı olayla ilgili Mersin2.İdare Mahkemesinin 2014/883 esas, 2014/696 Karar sayılıdosyasında açtığı davada "davanın adliyargının görev alanında olduğundan görevyönünden reddine" karar verildiği, kararınkesinleştiği anlaşılmıştır.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluşu veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinde “Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesi'nin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilirdüzenlemesi yer almaktadır. Yukarıdaki açıklamalarışığında mahkemenin, eldeki uyuşmazlıkyönünden idari yargı yolunun görevli olduğunugözeterek, derdest bulunan dava dosyasındaki yargılamayıdurdurmak suretiyle (UMK m. 19/1), dosyayı kül halinde yargıyolu uyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesi,bu mahkemece verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar vermesigerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde kararvermiş olması, doğru bulunmadığından mahkememizinkararının kaldırılmasına" karar verildiğigörülmüştür.
Yargıtay17. HD'nin 11/10/2016 tarih, 2016/6392-8766 karar sayılı ilamı,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. HD'nin 14/02/2019 tarih, 2018/234 esas2019/216 karar sayılı ilamı ve Antalya Bölge AdliyeMahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2018 tarih, 2017/1310 esas, 2018/23 kararsayılı ilamında belirtildiği üzere idarenin hizmetkusuruna dayalı olarak açılan tazminat davalarındagörevli yargı yolunun idari yargıya ait olması,davamıza konu olayda davalının sorumluluğunda olan trafikışıklarının hatalı olarak yanmasındankaynaklı trafik kazası meydana geldiği iddia edildiğinegöre uyuşmazlığın davalının hizmet kusurunadayandığı ve Mersin 1. İdare Mahkemesi'nin 27/09/2018 tarih,2018/1119-1095 EK. sayılı ilamı ile Adli Yargınıngörevli olduğuna dair verilen kararın kesinleşmişolması nedeniyle yargı yolu yönünden görevuyuşmazlığı ortaya çıktığından2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkındaki Kanunun 19.maddesi uyarıncagörevli mahkemenin belirlenmesi açısındanUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, karar vermekgerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklanan nedenlerle;
1-Davaya bakmagörevinin idari yargıya ait olması ve Mersin 1. İdareMahkemesinin 27/09/2018 tarih, 2018/1119 esas ve 2018/1095 kararsayılı kararla adli yargının görevli olduğunadair verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyleyargı yolu yönünden görev uyuşmazlığıortaya çıktığından 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkındaki Kanunun 19. Maddesi uyarınca görevli mahkemeninbelirlenmesi açısından Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına,
2-Uyuşmazlık Mahkemesikararına kadar DAVANIN DURMASINA …” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 25.11.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğuve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirket tarafından, kasko sigorta poliçesi ile sigorta edilen33 DAT... plakalı aracın, davalı idarenin bakım vegözetim sorumluluğundaki yol üzerinde bulunan kavşaktakitrafik ışıklarının hepsinin aynı renkyanması nedeniyle 33 B... plakalı araca çarpması sonucumeydana gelen trafik kazasında, idarenin hizmet kusuru bulunduğuileri sürülerek; araç sahibine kaza nedeniyle ödenen40.080,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecekolan yasal faiziyle birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mersin 9. Asliye Hukuk Mahkemesince, 4.10.2019 gün veE:2019/263 sayı ile yapılan başvurunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Mersin 9. Asliye Hukuk Mahkemesince, 4.10.2019 gün veE:2019/263 sayı ile yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 25.11.2019gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.25.11.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy