T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/640
KARAR NO : 2019/654
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET: 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.S.
Davalı : Şarköy BelediyeBaşkanlığı
O L A Y :Şarköy Belediyesinin 24.07.2018 gün ve 237 sayılı EncümenKararı ile, Şarköy Belediyesi Zabıta Müdürlüğüekiplerince yapılan denetimlerde, turizm sezonu inşaatyasağı ile ilgili karara uymadan çalışmaya devamedildiği ve gürültü yaparak çevreyerahatsızlık verdiğinin tespit edildiğinden bahisle, davacıadına 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesinin ikincifıkrası uyarınca 2.661,00 TL idari para cezasıverilmiştir.
Davacı, idari para cezasının iptali istemiyle adliyargı yerine başvuruda bulunmuştur.
ŞARKÖYSULH CEZA HÂKİMLİĞİ; 30.05.2019 gün veD.İş No:2018/196 sayı ile, itiraza konu idari paracezasının idari işlemlerden olması, idare tarafındantek taraflı tesis edilmesi sebebiyle dayanağı encümenkararı olan para cezalarına karşı açılacak davalarıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait olduğu gerekçesiyle başvurunun görev nedeniylereddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı, bukez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
TEKİRDAĞ 1. İDAREMAHKEMESİ; 06.09.2019 gün ve E:2019/931 sayı ile, dava konusuidari para cezasının 5326 sayılı Kanun uyarıncaverildiği, anılan Kanun uyarınca verilen idari paracezasına karşı idari yargıda davaaçılabileceğine ilişkin bir hükümbulunmadığı, aksine kararın tebliğ veya tefhimitarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh cezahakimliğine başvurulabileceği düzenlemesinin yeraldığı, bu durumda 5326 sayılı Kanun’un 27.maddesi uyarınca davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıylayapılan 21.10.2019 tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesininikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasınıniptali istemiyle açılmıştır.
Hangi fiil veeylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idari yaptırımtürleri ve bu türler arasında sayılan İdari ParaCezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itirazyolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır.
Kanun’un“Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Hangi fiillerin kabahatoluşturduğu, kanunda açıkçatanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşullarıbakımından belirlediği çerçeve hükmüniçeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle dedoldurulabilir.” hükmü, ikinci fıkrasında da“Kabahat karşılığı olanyaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancakkanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkça tanımlanabileceğihususunun yanı sıra, idarenin de genel ve düzenleyiciişlemleriyle tanımlama yapabileceği belirtilmiş,ayrıca işlenen bir kabahatin karşılığıolan yaptırımın türü, süresi,miktarının ancak kanun ile belirlenebileceği de ifadeedilmiş, 3. maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiş;
Kanun’un 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; Kanunun 27.maddesinin (1) bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, Sulh Ceza Mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”ve (8). bendinde ise, “İdari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararlarındaverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işleminiptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörülür” hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yasa’nın“Gürültü” başlığınıtaşıyan 36. maddesinde, “(1) Başkalarınınhuzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüyeneden olan kişiye, elli Türk Lirası idari para cezasıverilir.
(2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyetiçerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibigerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasındanbeş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idari paracezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri kararverir” hükmü yer almıştır.
Olayda, davacıyaait inşaatta, Şarköy Belediyesi ZabıtaMüdürlüğü görevlilerince yapılan incelemede,başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüyapıldığı belirtilerek, davacı adına 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesinin ikincifıkrası uyarınca 2.661,00 TL idari para cezasıverildiği anlaşılmıştır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görevkurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36.maddesine göre idari para cezası verilmiş; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren başka bir karar verilmemiştir.
Bu durumda,davacıya verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu ve Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Şarköy Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 30.05.2019gün ve D.İş No:2018/196 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Tekirdağ 1. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Şarköy SulhCeza Hâkimliğince verilen 30.05.2019 gün ve D.İşNo:2018/196 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 21.10.2019 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy