T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 648
KARAR NO : 2019 / 680
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. M. K. D. - Av. Ş. Saadet Ö.V.
Davalı : Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.D. B.G.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirkete sigortalı, sürücü Ö. K.'in sevk veidaresindeki 06 … 8615 plaka sayılı aracın, 15.09.2017tarihinde 21.30 sıralarında, Ankara ili, Etimesgut ilçesi,Bağlıca Mahallesi, 1353.sokak istikametinden gelipÇambayırı caddesi kavşağında, kavşaktankarşı yola geçmek isterken davalının yeni asfaltyaptığı yolda, kavşak içindeki orta refüje(kanal) düşmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini; bu kazada; asfalt çalışmasıyapılırken, olay mahallinde yaklaşımında veyakınında hiçbir uyarı işaretleme ve tedbirininalınmadığını, yolun bozuk olduğunu, yoldaçalışma olduğunu gösteren duba ve gerekliişaretlemelerin yapılmaması ve yol ile ilgili gereklitedbirlerin alınmaması nedeniyle davalı idarenin %100 kusurluolduğunu, kaza neticesinde sigortalı araçta 20.957,44 TL hasartespit edildiğini ve bu tutarın yetkili serviseödendiğinden bahisle; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 15.718,08 TL rücuen tazminatın ödeme tarihiolan 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA17.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.2.2018 gün ve E:2018/97, K:2018/32sayı ile, “(…) 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesigereğince "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davalarının" idaremahkemelerinde açılması gerektiği, somut olayda ise, davacıtarafın, meydana gelen trafik kazası sonucu kendisine sigortalıaraçta meydana gelen hasar ve zararı sigortalısınaödediği, TTK.nun 1472 ve devamı maddeleri gereğince, kendisigortalısının yasal haklarına halef olduğundanbahisle ödenen miktardan, yolda gerekli güvenlik tedbirlerinialmayan, işaretleme yapmayan ve görev ve sorumluluğunu usulenyerine getirmediği belirtilen Ankara BüyükşehirBelediyesinin sorumlu olduğundan bahisle, davalı belediyenin hizmetkusuruna dayandığı, buna karşın, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarargörenler tarafından açılacak tam yargıdavalarının, idari yargı mercilerine açılmasıgerektiği ve HMK.nun 114/b- 115/2 maddesi gereğince, yargıyolunun caiz olmasının,dava şartı olduğu veyargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden mahkemecegöz önünde tutulması gerektiği dikkate alınarak,aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Açılandavanın yargı yolu bakımından REDDİNE..." karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmamasıüzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 16.İDARE MAHKEMESİ: 31.5.2019gün ve E:2018/567, K:2019/1162 sayı ile, “(…)2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, trafik kazalarınailişkin yedinci kısmını izleyen hukuki sorumluluk vesigorta hakkındaki sekizinci kısmının,"İşleten ve Araç İşleticisinin BağlıOlduğu Teşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu"başlıklı birinci bölümünde aynı başlıklayer alan 85.maddesi, değişik birinci fıkrasında "Birmotorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veyayaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebepolursa motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veyaişletme adı altında veya bu teşebbüs tarafındankesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." vedeğişik beşinci fıkrasında "İşleten vearaç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur." hükümlerini taşımakta; bu bölümünsonunda yer alan, 90.maddesinde; "Maddi tazminatın biçimi vekapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunununhaksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."denilmekte; aynı kısmın "Özel Durumlar"başlıklı üçüncü bölümündeDevlete ve kamu kuruluşlarına ait araçların durumunudüzenleyen değişik 106.maddesi ise, "Genelbütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, ilözel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerineve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebepoldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır."hükmüne yer verilmektedir.
Anılanhükümlerin incelenmesinden, 106. maddede sayılan kamu kurum vekuruluşlarının, sahip oldukları motorluaraçların sebep olduğu zararlardan dolayı idare hukukukurallarına değil, bu Yasa'da düzenlenen "işleten vearaç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüssahibinin hukuki sorumluluğu" çerçevesinde BorçlarKanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerine tabikılındığı; bu suretle 2918 sayılı Kanun’da,motorlu aracın işletilmesinden doğan zararların tazminikonusunda, motorlu aracın sahibinin özel ya da kamu tüzelkişisi olması bakımından bir farklılıkgözetilmeyerek işaret edilen kamu kurum vekuruluşlarının da özel hukuk tüzel kişileri gibiaynı esaslara göre sorumlu olduklarının kabul edildiğianlaşılmaktadır.
Yukarıdasözü edilen Kanun hükümlerine ek olarak, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1 .maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulanmasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş, 2918sayılı Kanun'un 19/01/2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir; Geçici 21. maddesinde de"Bu Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz."denilmiştir.
Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
2918sayılı Kanun'un anılan açık hükümlerikarşısında, davacının sigortalısına aitmotorlu aracın, trafik kural ve gereklerine tabi olarak karayolunda seyirhalinde iken uğradığı zararların tazmini istemiyleaçılan davanın, idarenin anılan mevzuathükümlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğuçerçevesinde, özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğikuşkusuzdur.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine…”karar vermiştir.
Davacı vekili adli ve adli yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 21.10.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının birkısmının davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirkete sigortalı 06 … 8615 plaka sayılı aracın,15.09.2017 tarihinde 21.30 sıralarında, Ankara ili, Etimesgutilçesi, Bağlıca Mahallesi, 1353.sokak istikametinden gelipÇambayırı caddesi kavşağında, kavşaktankarşı yola geçmek isterken davalının yeni asfaltyaptığı yolda, kavşak içindeki orta refüje(kanal) düşmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiği ve araçta hasar oluştuğu; trafikkazasında, gerekli önlemleri almayan davalı idarenin kusurve sorumluluğu bulunduğu iddia edilerek; sigortalıya ödenen15.718,08 TL nin ödeme tarihi olan 01.11.2017 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.2.2018 gün ve E:2018/97,K:2018/32 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.2.2018 gün ve E:2018/97,K:2018/32 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,21.10.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.21.10.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy