T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 653
KARAR NO : 2019 / 684
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : H.G. ve diğ.
Vekilleri :Av. Ş. F., Av.E.D.
Davalı : Senirkent Ovası Sulama Birliği
Vekili :Av.T. A., Av.D. A.B.
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; 19.05.2016 günüsaat:12.48 sularında Yassıören Köyü Delipınarmevkiinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkillerinin murisi vemuini, 32 NE 404 plakalı aracın sürücüsü Y. G.'invefat ettiğini, müteveffanın H. ve N.'in oğlu, Ş.'nınise erkek kardeşi olduğunu, meydana gelen ölümlü veyaralanmalı trafik kazasının, davalı Senirkent OvasıSulama Birliği'nin ağır kusurundan meydana geldiğini, olaygünü davalı Sulama Birliğinin sulama kanallarına suverdiğini ve gerekli dikkat ve özeni göstermediğini,kanaldan taşan suyun uzun süre karayolunaaktığını, bu esnada araç ile yoldan geçmekteolan müvekkillerin murisinin aracını suyakaptırdığını ve karşısından gelmekteolan 32 …420 plakalı çekici ile çarpıştığını,bu kazada murisin hayatını kaybettiğini, tutulan trafikkazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumundaasli kusurlu olarak, yola su taşmasına sebebiyet veren davalıidarenin olduğundan bahisle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkısaklı kalmak kaydıyla, Müteveffa Y. G.'in annesi N.G. vebabası H. G. için ayrı ayrı 500,00 TL maddi ve ayrıayrı 40.000,00 TL manevi, ablası S. G.N. için 20.000,00 TLmanevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kazatarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
SENİRKENTASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 19.9.2018 gün ve E:2017/28, K:2018/84sayı ile, "(...) 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun1/2. maddesi uyarınca sulama birlikleri kamu tüzelkişiliğine sahiptirler. Aynı Kanun hükümleriuyarınca; DSİ'nin uygun görüşü alınmaksuretiyle ana statülerinin ilgili bakanlıkça onaylanmasısonucu tüzel kişilik kazanırlar ve hizmet alanlarıiçerisinde DSİ'nin sahip olduğu görev ve yetkileresahiptirler. Görev alanı içindeki tesislerin işletme,bakım, onarım ve yönetim hizmetleri sulama birlikleriningörevleri arasındadır.
Davaya konuolayda, bir kamu kurumu olan davalı Senirkent Ovası SulamaBirliği Başkanlığının gerekli hizmetisunmaması nedeniyle davaya dayanak teşkil eden olayın meydanageldiği ve sürücü Yılmaz Gülez'in vefatettiği ileri sürülmüştür. Bu olgu, kamu hizmetiile ilgili ve hizmet kusuruna ilişkindir. İdarenin, hizmet kusuruniteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2/1 -b maddesi gereğinceidareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir. Görev sorunu, açıkçaveya hiç ileri sürülmese kendiliğinden (re’sen)yargılamanın her aşamasında dikkate alınmakzorundadır. Gerek mahkemece, açıklanan olgular, gerekmahkememiz yargı çevresi bağlı olduğu bölgeadliye mahkemesi kararları, gerek içtihat boyutundaki Yargıtaykararları da gözetilerek yargı yolu bakımındanmahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair kararvermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısıyukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılandavanın yargı yolunun caiz olmasına ilişkin davaşartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE..." kararvermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine AntalyaBölge Adliye Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesi: 10.4.2019gün ve E:2018/1972, K:2019/533 sayı ile, davacılarvekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermiş ve Mahkemekararı kesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ISPARTAİDARE MAHKEMESİ: 2.8.2019 gün ve E:2019/924 sayı ile,"(...) 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir’; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz" hükümleri yer almaktadır.
Ötenyandan, 22.3.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6172 sayılı Sulama BirlikleriKanununun 1. maddesinde "(1) Bu Kanunun amacı; ülkenin suvarlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımımaksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğü tarafındaninşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşaedilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak,işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemektir. (2) Sulama birlikleri kamu tüzel kişiliğinesahip olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukukhükümlerine tabidir." hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 19.05.2016 tarihinde Isparta iliSenirkent ilçesi Ortayazı köyü yakınlarında 32 …404 plakalı aracın sürücüsü müteveffa Y. G.'inaracını suya kaptırması ve karşısındangelmekte olan 32 … 420 plakalı tır çekici ileçarpışması sonucu hayatını kaybettiği,kazaya Senirkent Ovası Sulama Birliğine ait olan su kanalındantaşan suların neden olduğu ileri sürülerek 1.000.00 TLmaddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 101.000,00 TLtazminatın 19.05.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikteödenmesi istemiyle bakılan davanın 23/07/2019 tarihindeaçıldığı; davacı tarafından sözkonusu kaza nedeniyle daha önce adli yargıda açılantazminat davasının Senirkent Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.09.2018tarih ve E:2017/28, K:2018/84 sayılı kararıyla görevsizliknedeniyle usulden reddedildiği ve bu kararın istinaf yoluna gidilmesisonucu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Dördüncü HukukDairesi'nin 10.04.2019 tarih ve E:2018/1972, K:2019/533 sayılıkararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastanreddine karar verildiği, iş bu kararın davacıya 23/06/2019tarihinde, davalıya 01/07/2019 tarihinde tebliğ edildiğianlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvurulan üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun'dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kollan arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...’' (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasamın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarındaAnayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun'dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa'ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasamın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda;karayollarında meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanansorumluluk davalarının adli yargı yerindegörüleceğine ilişkin 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ve AnayasaMahkemesi'nin anılan kararı ile sulama birliklerinin özel hukukhükümlerine tabi olduğuna ilişkin 6172 sayılı Kanunun1.maddesi hükmünün birlikte değerlendirilmesinden;davacının 32 NE 404 plakalı araç ile 19.05.2016 tarihindeIsparta İli Senirkent ilçesi Ortayazı köyüyakınlarında seyir halindeyken geçirdiği trafikkazası nedeniyle uğranıldığı önesürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyleaçılan iş bu davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 24/12/2018 tarih E:2018/869, K:2018/850sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanannedenlerle, Senirkent Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.09.2018 tarih ve E:2017/28,K:2018/84 sayılı kararı ile verilen görevsizlikkararının istinaf incelemesinden sonra kesinleşmesi üzerineMahkememizde açılan davada görevsizlik kararı verenmerciin görevli olduğu sonucuna varıldığından,Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesi uyarınca, adli yargı yerince verilen öncekigörevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da temin edilmeksuretiyle görevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvuru yapılmasına, UyuşmazlıkMahkemesinden karar gelinceye kadar iş bu dava hakkında kararverilmesinin ertelenmesine..." karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21.10.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın, davalı Kurumun hizmet kusurundan kaynaklandığındanbahisle tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; ancakaksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardankamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcuve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolutaşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de bu Kanunhükümlerinin uygulanacağı; Kanunun, 4.maddesi vedevamında, Karayolu güvenliği konusunda hedefleri tespit etmek,uygulatmak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla oluşturulanKuruluşlar ve, Komisyonlar ile bunların görev ve yetkilerine,Kanunun 5 ila 12 maddelerinde; Emniyet GenelMüdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşlarının; Jandarma GenelKomutanlığı trafik kuruluşlarının, Trafik zabıtası ve genelzabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının, Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının, Belediye trafik birimlerinin, İl veilçe trafik komisyonlarının bu Kanunla ilgili görev veyetkilerinin sayıldığı; bu kapsamda da, Kanunun 10.maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu; 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; 19.05.2016 tarihinde Isparta iliSenirkent ilçesi Ortayazı köyü yakınlarında 32 …404 plakalı aracın sürücüsü,davacıların yakını müteveffa Y. G.'in aracınısuya kaptırması ve karşısından gelmekte olan 32 …420 plakalı tır çekici ile çarpışmasısonucu hayatını kaybettiği; kazaya Senirkent OvasıSulama Birliğine ait olan su kanalından yola taşan sularınneden olduğu iddia edilerek; uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Isparta İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Senirkent Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.9.2018 gün ve E:2017/28,K:2018/84 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Isparta İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileSenirkent Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.9.2018 gün ve E:2017/28,K:2018/84 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,21.10.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy