T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/620
KARAR NO : 2019/688
KARAR TR: 21.10.2019
ÖZET : 2247 sayılı Yasa’nın 14. ve 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
KARAR
Davacı : U.E. adına V.B.E.
Davalı : İdari YargıdaAdli Yargıda
Adalet Bakanlığı Hasımsız
O L A Y: Davacı dava dilekçesinde özetle;Kocaeli - Kandıra 1 Nolu TTipi Ceza İnfaz Kurumunda tutukluolduğunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun'un 56. maddesi ile 05/06/2015 tarihli ve167 nolu Genelge uyarınca, Adalet Bakanlığı Ceza veTevkifevleri Genel Müdürlüğünün 29.05.2018 tarihve 75726 sayılı işlemiyle 01.06.2018 tarihinde Bandırma 2Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, nakilişleminin usul ve hukuka aykırı olduğunu ilerisürerek, nakil işleminin iptali istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
Kocaeli 2. İdare Mahkemesi : 31.7.2018 gün veE:2018/867, K:2018/990 sayı ile, 4675 sayılı İnfazHakimliği Kanununun ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunanhükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlerveya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikayetleri incelemek,karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerinegetirmek üzere kurulan infaz hakimliklerine ilişkinhükümleri kapsadığı; Kanunun 4.maddesinde,hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları vetutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri,barındırılmaları, sevk, nakil gibi işlem veyafaaliyetlere ilişkin şikayetleri incelemek ve kararabağlamanın İnfaz Hakimliklerinin görevleri arasındasayıldığı; ceza infaz kurumları ve tutukevlerindekihükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlerveya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelikhükümleri ile genelgelere aykırı olduğugerekçesiyle şikayet yoluyla infaz hakimliğinebaşvurabileceği anlaşıldığından,davacının daha önce kaldığı Kocaeli 1 Nolu T TipiKapalı Ceza İnfaz Kurumundan alınarak, Bandırma 2 Nolu TTipi Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilmesi işlemine karşıaçılan dava, adli yargı yerinin (infaz hakimliğinin)görevi kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı istinafisteminde bulunmuştur.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare DavaDairesi: 21.3.2019 gün ve E:2019/367, K:2019/833 sayı ile, davayakonu işlem Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri GenelMüdürlüğü tarafından tesis edildiğinden,2577 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralıuyarınca davayı görmeye, işlemi tesis eden merciinbulunduğu yerin bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesiyetkili olduğundan, İdare Mahkemesince dava dosyasınınyetkili Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden,karar bu yönüyle usule aykırı olduğu, öte yandan,dava açarken tutuklu bulunan davacı hakkındaki ceza kararınınkesinleşmesi üzerine davacıya vasi tayini yoluna gidilmişolup, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/2393 esas numaralıdavasında vesayet davasının görüldüğüanlaşılmakla, Mahkemesince bu hususun ayrıca gözönüne alınacağı tabii olduğu gerekçesiyle,davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdareMahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmeküzere Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
Kocaeli 2. İdare Mahkemesi: 25.4.2019 gün veE:2019/407, K:2019/455 sayı ile, bakılanuyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunda düzenlenenözel yetki hallerine girmediği ve davanınçözümünün yukarıda belirtilen genel yetkikuralı uyarınca işlemi tesis eden AdaletBakanlığının bulunduğu Ankara İlinin yargıçevresi yönünden bağlı bulunduğu Ankaraİdare Mahkemelerini yetkisinde olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılıKanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarıncadavanın yetki yönünden reddine, dava dosyasınınyetkili Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, istinaf ya datemyiz yolu açık olmaksızın karar vermiştir.
Dava dosyası Ankara 16. İdare Mahkemesinin 2019/957 Esassayısına kaydedilmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
KOCAELİ İNFAZ HAKİMLİĞİ: 11.2.2019gün ve E:2018/6539, K:2019/817 sayı ile,hükümlünün başka ceza infaz kurumlarına nakiltalebinde bulunduğu; ancak bilindiği üzere bir ilden başkabir ilde bulunan ceza infaz kurumlarına hükümlülerin vetutukluların nakli konusunda karar verme yetkisinin AdaletBakanlığına ait olduğu; hakimlikleriningörevinin ise,4675 sayılı Yasada açıklanmış olan, ceza infazkuramlarında bulunan hükümlü ve tutukluların cezaeviidaresinin işlem ve eylemlerine karşı şikayetleriniincelemek olduğunu; bu nedenle talebin Hakimliklerinin görevalanı dışında kaldığı sonucunavarıldığı gerekçesiyle, Uğur Eldemir'inşikayeti konusunda hakimliklerinin görevsizliğine, olumsuzgörev uyuşmazlığı olması nedeniyle görevlimahkemenin belirlenmesi için dosyanın sakarya bölge adliyemahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu karara davacı itirazetmiştir.
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi: 25.2.2019gün veD.İş: 2019/308 sayı ile, İncelenenevrak kapsamına veKocaeli İnfaz Hakimliğinin görevsizlik kararındaaçıklanan gerekçeye göre, kararda usul ve yasayaaykırı bir husus bulunmadığından, itirazınreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı istinafisteminde bulunmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi : 19.4.2019gün ve E:2019/1123, K:2019/826 sayı ile, Anayasa'nın 158/1maddesinde "adli ve idari yargı mercileri arasındaki görevve hüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesi tarafından çözüleceğinin", 5235Sayılı Yasanın ceza dairelerinin görevlerinidüzenleyen 37/2 maddesinde ise "Yargı çevresiiçerisinde bulunan adli yargı ilk derece ceza mahkemeleriarasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarınınçözüleceğinin" belirtilmesi ışığındasomut olayımız incelendiğinde; görevuyuşmazlığının bir tarafının İdareMahkemesi, diğer tarafının ise İnfaz Hakimliğiolması itibariyle görev uyuşmazlığınıinceleme yetki ve görevi Uyuşmazlık Mahkemesine ait olduğuanlaşılmakla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmek üzere Mahkemesi'ne iadesine kesin olarak kararvermiş,bu karar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 21.10.2019 günlütoplantısında: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın 2247sayılı Yasa’da öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
2709 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasa’sının 158. maddesinin birinci fıkrasında“Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkilidir”. denilmiş; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 1. maddesinde “ Uyuşmazlık Mahkemesi;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli veidari yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu Kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir.
Özel kanun uyarınca hakeme başvurulmasınınzorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlik görevi hakimtarafından yerine getirilmiş ise bu merci, davanın konusunagöre, yukarıdaki fıkrada yazılı adli veya idari yargımercilerinden sayılır.” hükümleri yeralmıştır.
2247 sayılı Yasanın 14.maddesine göre; olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerindenikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararın kesin veyakesinleşmiş olması gerekmekte; buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilmektedir.
19. Maddesine göre ise; “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.)Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararıile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." hükmüne göre ise, adli yargı yeri,davaya bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki,başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Aynı Yasa’nın 27. maddesinde ise, UyuşmazlıkMahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayanveya süresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddedeceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan hükümlere göre, UyuşmazlıkMahkemesi’nce bir görev ya da hükümuyuşmazlığının incelenebilmesi için,uyuşmazlığa konu edilen karar veya kararların, adli veyaidari yargı mercilerince ya da hakemliğin hakim tarafındanyerine getirilmesinde olduğu gibi yargı merci sayılanlarcaverilmesi ve 14. ve 19. madde kapsamında görev uyuşmazlığınınvarlığından söz edebilmek için de; adli veya idariyargımerciilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davalarda kesinolarak verilmiş veya kesinleşmiş görevsizlikkararlarının bulunması gerekmektedir.
Olayda, Uyuşmazlık Mahkemesi BaşkanlığıHukuk Bölümünün 31.5.2019 gün ve KayıtNo:2019/448 sayılı yazısı ile, Kocaeli İnfazHakimliğine dosya iade edilerek, Kocaeli 2. İdare MahkemesininE:2018/867 sayılı dava dosyası aslı ilekesinleşmiş kararının örneğinin de eklenerekgönderilmesi istenilmiş, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 19.6.2019gün ve E:2019/407 sayılı yazısında Kocaeli İnfazHakimliğine gönderilen cevabı yazısında MahkemelerininE:2018/867 sayılı dosyasında görevsizlikkararının bozulması üzerine dosyanın MahkemelerininE:2019/407 esasına kaydedildiği, buesasta verilen yetkiyönünden ret kararı üzerine dosyanın Ankara 16.İdare Mahkemesinde 2019/957 Esasına kayıt edildiğininanlaşıldığı; Kocaeli İnfaz Hakimliğince30.7.2019 tarihinde Hakimliklerine ait E:2019/6539 sayılı dosya ileKocaeli 2. İdare Mahkemesine ait dosyanın Uyap sistemindeki kayıtlarıylabirlikte tekrar Başkanlığımızcagönderildiği; Mahkememizin 3.9.2019 gün ve 2019/589 Kayıtnolu yazısı ile, Ankara 16. İdare Mahkemesine müzekkereyazılarak, Mahkemelerine ait E:2019/957 sayılıdosyalarının karara çıkmış ise kesinleşipkesinleşmediği, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhlibir örneğinin, kesinleşmemiş ise kesinleşmediğinedair yazının ve mahkeme dosyası aslının mahkememizegönderilmesinin istenildiği; Ankara 16. İdare Mahkemesinin12.9.2019 gün ve E:2019/957 sayılı cevabı yazısıile, dosyanın derdest olduğunun belirtilerek, dosyanınaslının gönderildiğianlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı vekili tarafından görevli merciinbelirlenmesi için 2247 sayılı Yasanın 14.maddesikapsamında Mahkememize başvurulmamış olmasınakarşın, adli yargı merciince kendi dosyaasıllarının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ancak Ankara 16. İdare Mahkemesi’nindosyasının derdest olması nedeniyle kararaçıkmadığının ve kesinleşmediğininkabulünün gerektiği ve 2247 sayılı Yasanın 14. ve19. maddesinde öngörülen “kesin ve kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine” koşulunungeçekleşmediği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılıYasa’nın 14. ve 19. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : 2247 sayılı Yasa’nın 14.ve 19. maddesinde öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca REDDİNE, 21.10.2019 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZERAKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy