T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 669
KARAR NO : 2019 / 677
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET : Ankara Büyükşehir Belediyesinde usta öğretici olarak çalışırken iş akdini 24.06.2015 tarihinde fesheden davacının, fazla mesai alacağının tahsili istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.Ç.
Vekili : Av.Ö.G.
Davalı : Ankara Büyükşehir Belediyesi Vekili : Av.M. A. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalı belediyeSosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk Korumabölümünün Usta Öğrenci kısmında18.05.2010-24.06.2015 tarihleri arasında fasılasızişçi- en son çocuk koruma olarakçalıştığını; iş akdini 24.06.2015tarihinde ağır çalışma koşulları,psikolojik yıpranma ve paranın ödenmemesi sebeplerindendolayı fesih ettiğini, davalıya ait iş yerindeçalışmasından dolayı ücreti haricinde yemekyardımı aldığını, iş yerinde haftalık96 saat çalıştığını, buçalışma saatleri içinde aylık ortalama 2.000,00 TLmaaş aldığını, İş hukukuna görehaftalık çalışma süreleri kat ve kataşılmış olmasına rağmen davalı işverentarafından hiçbir fazla mesai ücreti ödenmediğindenbahisle; fazlaya ve faize dair hakları saklı kalmak kaydıile, şimdilik 1.000,00 TL fazla mesai alacağın iş akdininfeshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizioranıyla birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır. Davacıvekili 30.1.2017 havale tarihli dilekçesiyle davayııslah ederek 7.743,68 TL tazminat talebinde bulunmuştur. ANKARA14.İŞ MAHKEMESİ: 24.4.2017 gün ve E:2015/1151, K:2017/242sayı ile, "(...) GEREKÇE; Taraflararasındaki uyuşmazlık, Mahkemenin yetkili olupolmadığı noktasında toplanmaktadır. 657sayılı Kanunun 89'uncu maddesinde "Her derecedeki eğitim veöğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (AskeriAkademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda vebenzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesibulunmaması halinde öğretmenlere, öğretimüyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktanatanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretleokutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacaklarınnitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi veBakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur."açıklamasına ve yine aynı kanunun 176'ncımaddesinde, "Bu Kanunun 89 uncu maddesine göre kendilerine dersgörevi verilenlere, ders saati başına gündüzöğretimi için 140, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında yarıyıl ve yaz tatillerinde, cumartesi ve pazargünleri ile saat 18.00'den sonra başlayan öğretimfaaliyetleri için 150 gösterge rakamının bu Kanunagöre belirlenen aylık katsayısı ileçarpımından oluşan miktar üzerinden ek dersücreti ödenir. (Değişik ikinci fıkra: 27/3/2015 -6639/9 md.) Bu ücretler, özel eğitime muhtaçöğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğükurumlarda görevli öğretmen ve yöneticiler ile buöğrencilere yönelik olarak açılan özel sınıföğretmenlerine ve cezaevlerinde görevli öğretmenlere%25, Millî Eğitim Bakanlığı Örgün veYaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme KurslarıYönergesi kapsamında görev alan yönetici veöğretmenlere %100 fazlasıyla ödenir. Bu maddekapsamında ücretle ders vermek üzereyükseköğretim kurumlarından görevlendirilenöğretim elemanlarına 2914 sayılı Kanunhükümlerine göre ek ders ücreti ödenir. Konferansücreti her yıl bütçe kanunlarındagösterilir." açıklamalarına yer verilmiştir. Davalıtarafından yapılan itiraz doğrultusunda davacının 657sayılı Devlet Memurları Kanunun 89. Maddesihükümlerine tabi olduğu anlaşılmakla 657sayılı kanunun 89, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanununun47. maddesi ve buna göre çıkarılmışyönetmelik çerçevesindeçalıştığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin20.06.2011 tarih, 2011/1879 esas, 2011/18391 karar ve Ankara Bölge AdliyeMahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2016 tarih, 2016/118 esas, 2016/182 kararsayılı kararları nazara alındığındadavacının çalışmalarının İşKanunu kapsamında olmadığınınanlaşıldığı, Uyuşmazlık statü hukukunuilgilendirdiğinden davaya bakma görevi idari yargıyadavanın dava şartı yokluğu ve Mahkememizingörevsizliği ve yargı yolunun caiz olmaması nedeniylereddine karar vermek gerekmiştir. (…) Tüm dosyakapsamı birlikte incelendiğinde davacının davalıBelediye bünyesinde 657 sayılı kanun kapsamındaçalıştığı, anılan kanun maddelerigereğince davacının İş Mahkemesi Kanunu'na tabiolmadığı anlaşıldığındandavacının davasının Mahkememizin görevsizliğinedeniyle HMK'nın 114/b ve 115/2. Maddeleri nazara alınarak reddinekarar vermek gerekmiş ve aşağıda belirtilen şekildehüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıdaaçıklanan nedenlerle; 1)-Davanındava şartı yokluğu ve Mahkememizin görevsizliği veyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nun 114/b ve 115/2.Maddelerine göre usulden REDDİNE, 2)-Görevlimahkemenin İdare Mahkemeleri olduğuna, 3)-HMK.nun20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlikkararının kesinleştiği tarihten itibaren iki haftaiçinde mahkememize başvurarak dava dosyasınıngörevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, aksi taktirdemahkememizce davanın açılmamış sayılmasınakarar verileceğine..." karar vermiş ve istinaf yolunabaşvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5.HukukDairesince, 15.2.2018 gün ve E:2017/2427, K:2018/294 sayı ile,istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve Mahkemekararı kesinleşmiştir. Ankara14.İş Mahkemesi; 10.12.2018 gün ve 2015/1151-1152Esas sayılı bir üst yazıyla, dava dosyasınıAnkara Bölge İdare Mahkemesi Hakimliğine göndermiştir. Ankara2.İdare Mahkemesi: 15.1.2019 gün ve E:2018/2546, K:2019/58 sayıile, davacının talep ettiği hususların idari yargımercilerince denetlenerek karar verilebilecek konular arasında olmadığı,özel hukuk hükümlerine göre adli yargı mercilerinceçözülmesinin gerektiğinden bahisle; davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş; istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7.İdari Dava Dairesi:3.7.2019 gün ve E:2019/440, K:2019/534 sayı ile, “(…)Uyuşmazlıklailgili olarak davacı tarafından önce adli yargı yerindedava açıldığı, bu davanın Ankara 14.İş Mahkemesinin 24/04/2017 tarih ve E:2015/1151, K:2017/242sayılı kararıyla idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımındanreddedildiği; bu karar üzerine davacı vekili tarafındanBölge Adliye Mahkemesine istinaf talebinde bulunulduğu, Ankara BölgeAdliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 15/02/2018 gün ve E.2017/2427, K:2018/294sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddinekarar verildiği, kararın 15/02/2018 tarihinde kesinleşmesiüzerine dosyanın 14/12/2018 tarihinde idare Mahkemesinegönderildiği ve davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bu durumdaİdare Mahkemesi'nce 2247 sayılı Yasanın yukarıdaanılan hükmü uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi amacıyla uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurması gerekir iken davanın görev yönündenreddi yönünde verilen kararda usul hükümlerine uygunlukbulunmamaktadır. Açıklanannedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 2. İdareMahkemesi'nce verilen 15/01/2019 gün ve E:2018/2546, K:2019/58sayılı kararın KALDIRILMASINA; dava dosyasının yenidenbir karar verilmek üzere mahkemesineGÖNDERİLMESİNE..." 2577 sayılı Yasanındeğişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesinolarak karar vermiştir. ANKARA2.İDARE MAHKEMESİ: 26.9.2019 gün ve E:2019/1729 sayıile,"(...) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinde; kısa ve/veyauzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişisigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayanDördüncü Kısmında, primlere ilişkinhükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir. Öteyandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde.Kanunun amacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan “İşSözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8. maddesive devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirimsüresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklarailişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yerverilmiştir. 12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren, 7036 sayılıİş Mahkemeleri Kanunu’nun "Görev"başlıklı 5. maddesinde; "(1) İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler. 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı Iş Kanununaveya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk BorçlarKanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdaripara cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar."denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacının, Ankara BüyükşehirBelediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ÇocukKoruma bölümünde usta öğretici olarak görevyaptığı döneme ilişkin hak etmiş olduğufazla mesai alacağının ödenmesine karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Uyuşmazlıklailgili olarak davacı tarafından önce adli yargı yerindedava açıldığı, bu davanın Ankara 14.İş Mahkemesinin 24/04/2017 tarih ve E:2015/1151, K:2017/242 sayılıkararıyla idari yargının görevli olduğugerekçesiyle yargı yolu bakımından reddedildiği; bukarar üzerine davacı vekili tarafından Bölge AdliyeMahkemesine istinaf talebinde bulunulduğu, Ankara Bölge AdliyeMahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 15/02/2018 gün ve E.2017/2427, K:2018/294sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddinekarar verildiği, kararın 15/02/2018 tarihinde kesinleşmesiüzerine dosyanın 14/12/2018 tarihinde idare Mahkemesine gönderildiğigörülmüştür. Olayda,davacıyla idare arasındaki ilişkinin bir iş ilişkisiolduğu, talep edilen tazminatın İş Kanunundan kaynaklananhak olduğu anlaşılmakta olup, yukarıda anılandüzenlemeler uyarınca uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm ve çözümündeadli yargı yerinin (iş mahkemelerinin) görevli olduğusonucuna varılmıştır. Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.05.2018 tarihli ve E:2018/328, K:2018/345sayılı ve Danıştay 10. Dairesinin 30.01.2014 tarihli veE:2014/l 89, K:2014/548 sayılı ve Ankara Bölge İdareMahkemesi 3.İdari Dava Dairesinin 12.12.2018 tarih ve E:2017/345,K:2018/3665 sayılı kararları da bu yöndedir. Ayrıca,UYAP sistemi üzerinden Yargıtay kararları arasındayapılan araştırmada adli yargı yerlerinin aynımahiyetteki çok sayıda uyuşmazlığa baktıklarıda görülmektedir. Açıklanannedenlerle, davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından bakılan davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunu'nun 19.maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Mahkememizin E:2019/1729 sayılıdosyasının, Ankara 14. İş Mahkemesinin E:2015/1151,K:2017/242 sayılı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine..." karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21.10.2019günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyanın,2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaincelenmesinden:2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde,“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıile görevlendirilmiş, adli ve idari (2) yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir." ve 27. maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder" denilmiştir. Öte yandan; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesininbirinci fıkrasında(Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.),“İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergimahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmışimzalı dilekçelerle açılır" ve 9. maddesininbirinci fıkrasında; “1. (Değişik: 5/4/1990-3622/2md.) Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergimahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargıyerlerine açılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde, bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargımerciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergimahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.(1) "hükmü yer almıştır. Hukuk uyuşmazlıklarında, görevliveya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veyayetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevliveya yetkili mahkemeye gönderilmesi, ancak aynı yargıdüzeni içinde yer alan mahkemeler arasında olanaklı olup;bu hususa ilişkin 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 20. maddesiyle 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikincicümlesinde yer alan “görev” kuralları,aynı yargı düzeni içindeki mahkemelerinişbölümü esasına ilişkin düzenlemelerdir.Oysa yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararıverilmesi durumunda, görevli olduğundan bahisle farklı bir yargıdüzeninde yer alan mahkemeye dava dosyasınıngönderilebilmesine olanak tanıyan bir düzenlemebulunmamaktadır. Göreve ilişkin kararın,işbölümü esasına göre veya yargı yolubakımından verilmiş olması farklı sonuçlardoğurmaktadır. Şöyle ki; işbölümü esasınagöre verilen görevsizlik kararı sonucu dava dosyasınıngörevli mahkemeye gönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihiitibariyle görevli mahkemede açılmışsayılmaktadır. Yargı yolunu değiştirengörevsizlik kararı verilmesi durumunda ise, görevli olduğuişaret edilen yargı yerine, bu yargı yerininuyguladığı usul kurallarına uygun olarak yeniden davaaçılması zorunlu bulunmaktadır. Olay kısmında belirtildiği üzere, adliyargı yerince, “3)-HMK.nun 20/1 maddesi gereğincetaraflardan birinin görevsizlik kararının kesinleştiğitarihten itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak davadosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesine,aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamışsayılmasına karar verileceğine..." karar verildikten sonra,karar kesinleştikten sonra bir üstyazıyla dava dosyası idari yargı yerine gönderilmiş vebu yargı yerince, kendisine gelen adli yargı yerine ait davadosyası üzerinde inceleme yapılarak, -sonuç itibariyle-2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına kararverilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalaragöre, 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 3. ve 9. maddelerindeöngörülen şekilde usulüne uygun olarak idariyargı yerine açılmış bir dava bulunduğundansöz etmek olanaksızdır. Durum böyle olmakla birlikte, kamu düzenineilişkin bulunan usul eksikliğinin tespiti ve düzeltilebilmesiUyuşmazlık Mahkemesi’nin görev ve yetkisidışında kaldığından, Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının varlığı kabul edilerekçözüme kavuşturulması, Anayasa’nınekonomiklik ve sürerlilik prensiplerine, dava ekonomisine veUyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacına da uygundüşecektir. Diğer taraftan; Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu–Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04); İdariYargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığı hususu dagözetildiğinde; olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi amacıyla, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre yapılanbaşvurunun esasının incelenmesine oy birliği ilekarar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Ankara Büyükşehir Belediyesinde ustaöğretici olarak çalışırken iş akdini24.06.2015 tarihinde fesheden davacının, fazlaya ve faize dair haklarısaklı kalmak kaydı ile, şimdilik 1.000,00 TL fazla mesaialacağının iş akdinin feshi tarihinden itibarenişleyecek en yüksek banka mevduat faizi oranıyla birliktetahsili istemiyle açılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür”denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Ankara BüyükşehirBelediyesi bünyesinde 18.05.2010-24.06.2015 tarihleriarasında usta öğretici olarakçalıştığı, daha sonra iş akdinifeshettiği; ustaöğretici olarak görev yaptığı dönemeilişkin hak etmiş olduğu fazla mesai alacağınınödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara14.İş Mahkemesinin 24.4.2017 gün ve E:2015/1151, K:2017/242 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 14.İşMahkemesinin 24.4.2017 gün ve E:2015/1151, K:2017/242 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 21.10.2019gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy