T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 650
KARAR NO : 2019 / 683
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: H. B.
Vekili : Av. H.B.
Davalı lar : 1- Gaziantep Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri : Av. Z. Y.Av.F. C. K.
2- Şahinbey BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri : Av. Ö.D., Av.M.E.Y.
Av.O.Çiftçi, Av.M.O.
O L A Y : Davacı dilekçesinde; 17.03.2017tarihinde saat 20.50 sıralarında kendi sevk ve idaresinde olan 27 …84 plakalı aracıyla Akkent Mah. 24 Nolu Sokak üzerinde seyirhalinde iken, aniden önüne çıkan yeni yapılan vegerekli ikaz ve uyarıların yerleştirilmemiş ortarefüje çarpması neticesinde aracında hasar meydanageldiğini, bu hasar nedeniyle 9.094,30 TL tamir masrafıolduğunu, ayrıca aracında değer kaybı meydanageldiğini, kazada sorumlu ve kusurlu idarenin tespiti vezararlarının karşılanması için davalıidarelere defalarca başvuruda bulunduğunu, en son gelenyazılarda gerekli ikaz ve uyarıların kazadan sonra 21.03.2017tarihinde yerleştirildiği yönünde cevap verildiğini,bu cevap üzerine davalı Gaziantep Büyükşehir Belediyesinezararını tazmin etmeleri için başvuruda bulunduğunu,ancak davalı idarenin 13.04.2018 tarihli cevap yazısında dahaönceki yazılarını ve eklerini inkar edercesine gerekli ikazve uyarıların kazadan önce 21.03.2017 tarihindeyerleştirildiğini ve idarenin kusurununbulunmadığını beyan ettiğini ve zararınınkarşılanmayacağının bildirildiğini, oysa kiGaziantep Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama veRaylı Sistemler Daire Başkanlığı Trafik SinyalizasyonŞube Müdürlüğü Yatay Düşeyİşaretlemeler Şefliği Düşey İşaretlemeAmirliğinin günlük iş takip formunda gerekli ikaz veuyarıların yerleştirilmesi işleminin 21.03.2017 tarihindeyapıldığının yer aldığını,ayrıca tutulan trafik kaza tespit tutanağında “ortarefüj üzerinde herhangi bir uyarı ve ikaz tabelasınınolmadığı”nın tespit edilerek tutanak altınaalındığından bahisle; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile 9.094.30 TL'si tamir masrafı, 905.70TL si aracında meydana gelen değer kaybı olmak üzere toplam10.000 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı idarelerden tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
GAZİANTEP1.İDARE MAHKEMESİ: 18.9.2018 gün ve E:2018/1231, K:2018/890sayı ile, “(…)“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.,2., 7., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin,anılan kuralı Anayasaya aykırı görmeyerek iptalistemini oy birliğiyle reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;”(…)Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğim ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu anlaşılmakta olup; karayolunda meydana gelen kazadaidarelerin kusurlu olduğundan bahisle açılan işbudavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, 28/11/2016 tarih ve E: 2016/569, K:2016/574sayılı kararı da bu yöndedir.
(…)
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-(a) maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine(…)” karar vermiş,istinaf yoluna başvurulmaması üzerine bu kararkesinleşmiştir.
Bu kez davacı vekili, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, kazadan dolayımüvekkilinin aracında meydana gelen 9.094,30 TL tamirmasrafının ve değer kaybı zararının kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tazmini istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
GAZİANTEP9.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20.6.2019 gün ve E:2019/136,K:2019/112 sayı ile, “(…)Davanın davacınıntrafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle açılan madditazminat davası olduğu, davacı tarafça davalıbelediyenin hizmet kusuruna dayanarak kusurlu ve sorumlu olduğuiddiasıyla davanın açıldığıanlaşıldı.
Gaziantep 1.İdare Mahkemesinin 18/09/2018 tarihli 2018/1231 esas 2018/890 kararsayılı ilamı ile davacı tarafınaçtığı tazminat davasında da davanın görevyönünden reddine karar verildiği ve Gaziantep BİMtarafından kararın onandığı anlaşıldı.
GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin en son tarihlikararlarında da belirtildiği üzere; Karayollarınailişkin hizmetlerin yürütülmesi bir kamu hizmeti olup, bunedenle doğacak zararlardan davalı BelediyeBaşkanlığının sorumluluğunun dayanağıise hizmet kusurudur. İdari Yargılama Usulü HakkındakiKanunun 2. maddesi uyarınca Davalı idare aleyhine hizmet kusurunadayanarak açılacak davaların Yerleşik Yargıtayiçtihatları uyarınca da tam yargı davası olarakİdari Yargı yerinde açılması gerekmektedir. Bunedenle adli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın 6100sayılı HMK madde 114/1-b ve 115 uyarınca dava şartıyokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın 6100 Sayılı HMK 114-1 (b) ve 115-2 uyarınca davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Dosyanın idariyargı tarafından da görevsizlik kararı verilmişolması nedeniyle uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesine..." karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21.10.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyenadli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için idari ve adli yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idari yargı yerinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir.
2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasa koyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte bununlayetinilmemiş, “Dosyanın idari yargı tarafından dagörevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyleuyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine” de kararverilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılıYasa’da öngörülen yönteme uymamakta ise de, Mahkemekararı doğrultusunda davacı vekilinin de talepte bulunduğugözetilerek, Gaziantep 9.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılanbaşvurunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacaktır. Öte yandan, adı geçen Mahkemeceidari yargı dosyası temin edilerek gönderilmediğinden, İdareMahkemesi kararının kesinleşme durumunun Mahkemesinden sorulmasıylayetinildiği, usule ilişkin başkaca bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, idari veadli yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın, davalı idarelerin hizmet kusurundankaynaklandığından bahisle tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden;davacının 17.03.2017 tarihinde Akkent Mahallesi, 24 NoluSokakta 27 …. 84 plakalı aracı ile seyir halindeyken yeniyapılan orta refüje çarpmasından dolayıaracında meydana gelen hasar meydana geldiği; orta refüjüzerinde herhangi bir uyarı ve ikaz tabelasınınolmaması nedeniyle olayda davalı idarelerin kusur vesorumluluklarının bulunduğu iddia edilerek; uğranılanzararların tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Gaziantep 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddiyle,aynı Mahkemece ayrıca verilen 20.6.2019 gün ve E:2019/136,K:2019/112 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Gaziantep 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNREDDİYLE, aynı Mahkemece ayrıca verilen 20.6.2019 gün veE:2019/136, K:2019/112 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 21.10.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞIOY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.21.10.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy