T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 668
KARAR NO : 2019 / 686
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : İ.K.
Vekili : Av. A.T.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. G. Ç.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiliadına kayıtlı 06 … 17 plakalı aracınüzerine, Artvin Şavşat karayolunun 20 km.sinde dağyamacından kopan kaya parçasının düşmesisonucunda müvekkilinin yaralandığını ve aracıniçinde bulunan imam nikahlı eşi Ahmet Çoban'ın isevefat ettiğini; meydana gelen kaza sebebi ile Şavşat CumhuriyetBaşsavcılığının 2017/554 E.sayılıdosyasından başlatılan soruşturma kapsamındaalınan bilirkişi raporuna göre "meydana gelenölüm olayının Karayollarının görevalanında olduğu, Karayolları GenelMüdürlüğü’nün yolun bakımı veemniyetli kullanımını sağlamadığı, aslikusurlu olduğu" nun tespit edildiğini, kazada aracınkullanılamaz hale geldiğini ve yeniden onarılmasıiçin yapılacak harcamanın da, araç bedelinden fazlaolacağını ve bu sebeple araçta meydana gelen hasar sebebiile Şavşat Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/17D.İş.sayılı dosyasından yapılan tespit ilearacın piyasa değerinin 27.500,00 TL.olduğunu, hurda bedelinin1.500,00 TL.olduğunu ve müvekkilinin 26.000,00 TL.zararıolduğunun hesap edildiğinden bahisle; fazlaya dair hak vealacakları saklı kalmak kaydı ile hesap edilecek destektenyoksun kalma tazminatının tam olarak belirlenebilir olduğu andaartırılmak üzere şimdilik 1.000.00 TL.tazminat, 120.000,00TL.manevi tazminat ile araçta oluşan hasar içinşimdilik 1.000.00 TL.tazminatın olay tarihinden itibarendavalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara12.Asliye Hukuk Mahkemesi: 28.11.2018 gün ve E:2018/413, K:2018/547sayı ile, "(...) idarenin sebep olduğu bir işlem nedeniylebu olayda asli kusurlu olduğu iddiasında bulunulduğu, bunun dahizmet kusuru kapsamında kalıp 2577 sayılı İdariyargılama usulü kanununun 2/1-b maddesinin idari işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan ziyana uğrayanlartarafından açılan tam yargı davalarınınİdari yargıda açılması gerektiği, bu sebepledavanın idari yargıda görülmesi gerektiğindenaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan reddine, Mahkememizingörevsizliğine, davaya bakmakta İdari Yargınıngörevli olduğuna..." karar vermiş, bu kararakarşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26.HUKUK DAİRESİ: 15.2.2019gün ve E:2019/258, K:2019/240 sayı ile, "(...) 2-Dava,davalı KGM'nün hizmet kusuruna dayanılarak açılanmaddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İYUK 3vd. Maddelerinde davaların nasıl açılacağıaçıkça gösterilmiştir. Bir idari davaaçılırken orada gösterilen yöntemlere uyulmasıgerekir. Adli yargı yerinde açılan bir davanın, idarinitelikte olduğunun anlaşılması üzerine, dosyanınidare veya vergi mahkemelerine gönderilmesine karar verilmekle,başlangıçta adli yargı yerinde açılmışolan dava, idari yargı yerinde açılmış olmaz.Mahkemenin görevli olmadığından dolayıdilekçenin reddine karar verildiği takdirde, davadosyasını görevli olduğu mahkemeye göndereceğinedair HMK'nın 20. maddesi hükmü, adli yargı yerleri arasındakigörev konusunda uygulama alanı bulur.
Somut olaydamahkemece, KGM hakkında açılan davada hizmet kusurundandolayı görevsizlik kararı verilmiştir. Her ne kadargörevsizlik kararı doğru gerekçeye dayanmakta ise de,hükümde sadece davanın idari yargıdagörüleceği, mahkemenin bu nedenle görevsizliğine kararverilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hüküm yerinde yazılışekilde "karar kesinleştiğinde ve talep halindedosyanın görevli idare mahkemesine gönderilmesine,başvurulmaması halinde açılmamış sayılmasınakarar verileceğinin ihtarına” şeklinde karar verilmesiusule aykırı ve doğru olmadığı gibi bu karar ilemahkemece işten el çekildiğinden yargılama gideri veharç yönünden de karar verilmesi gerekirken, buhususların görevli mahkemece değerlendirilmesine şeklindekarar verilmesi de doğru görülmediğinden, harç kamudüzenine ilişkin olduğundan bu husustakiyanlışlığın resen düzeltilmesi mümkünise de, istinafa gelenin sıfatına ve lehine oluşan usulükazanılmış müktesep hak nedeniyle yargılama giderleri(dolayısı ile davalı taraf lehine vekalet ücretiyönünden hüküm kurulamayacağından) HMK'nın353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf talebininkabulü ile yerel mahkeme kararının bu nedenlekaldırılması ve düzeltilerek yeniden karar verilmesigerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere,
A-Yukarıda2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı İsminurKöker vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-2 maddesigereğince kabulü ile Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.11.2018tarihli, 2018/413 Esas-2018/547 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
Buna göreHMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzelterek yeniden esashakkında karar verilmesi gerektiğinden (infazda tereddütyaşanmaması için yerel mahkemenin hükümfıkrasının dairemizce düzeltilmeyen kısımlarınınhükme aynen yazılmasına);
1-Davanın dava şartı yokluğundan reddine, Mahkememizingörevsizliğine, davaya bakmakta İdari Yargı'nıngörevli olduğuna..." karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
Ankara 10.İdare Mahkemesince, 15.5.2019 gün veE:2019/833, K:2019/1018 sayı ile, 2577 sayılı Kanun'un15.maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın yetki yönündenreddine karar verilmiş ve dava dosyası Erzurum İdare Mahkemesinegönderilmiş; Erzurum 2.İdare Mahkemesince de; 13.6.2019 günve E:2019/794, K:2019/858 sayı ile 2577 sayılı Kanun'un15.maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın yetki yönündenreddine karar verilerek dava dosyası Rize İdare Mahkemesinegönderilmiştir.
RİZEİDARE MAHKEMESİ: 19.9.2019 gün ve E:2019/396 sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun1., 2., 3., 13., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin,anılan kuralı Anayasaya aykırı görmeyerek iptalistemini oy birliğiyle reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;”(…) Tüm bu hususların bir bütün olarakdeğerlendirilmesinden, 2918 sayılı Kanun'daöngörülen önlemlerin alınmaması,karayollarının yapım ve bakımında gereklititizliğin gösterilmemesi gibi hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülenler de dahil olmaküzere 2918 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğansorumluluk davalarının 6099 sayılı Kanun'un ilgilimaddelerinin yürürlüğe girdiği 19/01/2011 tarihindenitibaren adli yargı mercilerinde açılabileceğianlaşılmaktadır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28/12/2015 tarih ve E:2015/858K:2015/593 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda;davacının, Artvin -Şavşat Karayolunun 20. km.’sindedağ yamacından kopan kaya parçasınındüşmesi sonucu yaralanması ve imam nikahlı eşininmeydana gelen kaza sebebiyle vefat etmesi nedeniyle 120.000.00 TL manevitazminat ile imam nikahlı eş için 1.000,00-TL destekten yoksunkalma tazminatı ve araçta maddî hasar oluştuğuileri sürülerek şimdilik 1.000.00-TL maddî zararıntazmini istemiyle açılan davanın, anılan Yasahükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca adliyargı merciilerinin görevine girdiği ve Mahkememiz'ingörevsiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda,görev uyuşmazlığının giderilmesi ve görevliyargı merciinin belirlenmesi için dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle;
1.2247sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için işbu dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine,
2.Dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine..." karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21.10.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleri arasındagörev uyuşmazlığının doğduğu ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararların, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisletazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.) d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j) (Değişik:17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev veyetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenlerhakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 ncimaddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespitihalinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekli işleminyapılması için en yakın trafik kuruluşuna teslimetmek, k)(Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamındatakoğraf ve çalışma-dinlenme süreleriyönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmakve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemek, l)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak, m)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak, n)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşamalanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarındauyarıcı levhalara yer vermek, o) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Son fıkraMülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.) hükmüne yerverilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının adına kayıtlı 06 … 17plakalı aracın Artvin Şavşat karayolunda trafikte seyirhalindeyken, üzerine karayolunun 20 km.sinde dağyamacından kopan kaya parçasının düşmesisonucunda davacının yaralandığı, aracıniçinde bulunan imam nikahlı eşinin vefat ettiği;olayın meydana gelmesinde, yolun bakımı ve emniyetlikullanımını sağlamayan Karayolları Genel Müdürlüğü’nünsorumlu ve kusurlu olduğu iddia edilerek; uğranılan maddi vemanevi zararların tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Rize İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesinin 15.2.2019 gün veE:2019/258, K:2019/240 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Rize İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesinin 15.2.2019 gün veE:2019/258, K:2019/240 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 21.10.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.21.10.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy