T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 624
KARAR NO : 2019 / 679
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. J. S. A.Ş.
Vekili : Av.S.O.
Davalı : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.N. I.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirket nezdinde dava dışı sigortalı O.Ç.’aait 34 … 4004 plakalı aracın, 08/01/2018 günü saat01:35 sıralarında, E-80 Kurtköy Bağlantı Yolu Tershaneyönünden-Sabiha Gökçen Havalimanı yönünedoğru sevk ve idaresinde seyrederken davalı idareninsorumluluğunda bulunan mazgala düşerek maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini; yapılan ekspertiz incelemesi sonucundasaptanan toplam 34,657.70- TL. hasar bedelinin; 34.378,98-TL.sinin 05/03/2018tarihinde hasarlı aracın onarımınıgerçekleştiren Doğuş Oto Pazarlama firmasına,227,00-TL. si de 28/02/2018 tarihinde B.Otomotiv firmasınaödendiğini, 08/01/2018 tarihli Trafik Kazası TespitTutanağına ve Ekspertiz raporuna göre; davalı idaresigortalı araçta meydana gelen hasardan hukuken sorumluolduğundan bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile müvekkili şirketçe hak sahibineödenen bedelden şimdilik 25.954,60-TL.nin ödeme tarihi olan05/03/2018’den itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıidareden tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBULANADOLU 18.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20.12.2018 gün ve E:2018/308,K:2018/500 sayı ile,"(...) Kaza tespit tutanağı ve hasardosyasının incelenmesinde kazanın sigortalı aracın yolkenarındaki boş olan mazgal girişine düşmesi sonucukazanın meydana geldiği, davalıya atfedilen kusurun yolkenarındaki mazgal ağzının açıkbırakılması nedeniyle hizmet kusurunadayanıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi nin 2015/17570 E, 2018/9131 K. sayılı 16/10/2018tarihli kararında benzer hususta vermiş olduğu kararda"Dava hizmet kusuruna dayalı olarak sigortalıya ödenenbedelin rücusuna ilişkindir. Davacı, davalıyı hizmetkusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafındankendilerine görev ve yetkilerin kullanılması sırasındaoluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklananzararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarınadayalı olarak idari Yargılama Usulü HakkındakiKanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargıyerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. O haldemahkemece, davanın HMK 114/1-b. maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK 115/2. maddesi gereğince davaşartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir "Denilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı bu yöndenbozulmuştur. Yargıtayın konu ile ilgili yerleşikiçtihatları da bu yöndedir.
SONUÇ :somut olayda davalının hizmet kusuru nedeniyle davalıya husumetyöneltildiği davalı belediyenin kamu kurumu olup hizmet kusurunedeniyle yol açtığı zararların idari yargıdagörünmesi gerektiği sonucuna varılmış veyargı yolu bakımından davanın reddine karar vermekgerekmiştir.
HÜKÜM :Ayrıntıları yukarıda açıklandığıüzere;
1-HMK 114/1-b,115/2 gereğince davanın USULDEN REDDİNE..." karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi:14.3.2019 gün ve E:2019/786, K:2019/382 sayı ile, istinafbaşvurusunun HMK’nın 353/1 -b-1. maddesi gereğince esastanreddine kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
İSTANBUL9.İDARE MAHKEMESİ: 26.6.2019 gün ve E:2019/1079, K:2019/1586sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin,anılan kuralı Anayasaya aykırı görmeyerek iptalistemini oy birliğiyle reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;”(…)Bu durumda, 2918 sayılı Kanun’un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi'nin 24.12.2012 tarih ve E:2012/523, K:2012/422 sayılı kararıda bu yöndedir.
Nitekim,İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi'nin04/11/2016 tarih, E:2016/117, K:2016/127 sayılı kararı ile,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 22/10/2018 tarihli, E:2018/683, K:2018/673sayılı kararı da bu yöndedir.
Öteyandan daha önce aynı taleple İstanbul Anadolu 18. Asliye HukukMahkemesinde açılan davada sözü edilen mahkemenin20/12/2018 tarih E:2018/308, K:2018/500 sayılı kararıylagörev yönünden reddedildiği, görülmüşolup bu durumda davacının 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunhükümleri uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığı çıkarabileceğikuşkusuzdur.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncadavanın görev yönünden reddine…”karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 21.10.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının birkısmının davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalı 34… 4004 plakasayılı aracın, 08/01/2018 tarihinde E-80 KurtköyBağlantı Yolu üzerinde seyir halinde iken davalı idareninsorumluluğunda bulunduğu ileri sürülen mazgaladüşmesi sonucu araçta hasar meydana geldiği; ekspertizincelemesi sonucu toplam 34.657,70-TL hasar bedeli saptandığı;kazanın meydana gelmesinde davalı idarenin kusur ve sorumluluğubulunduğu iddia edilerek; hasar miktarının şimdilik25.954,60-TL'sinin, sigortalıya ödeme tarihi olan 05/03/2018tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2018gün ve E:2018/308, K:2018/500 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul Anadolu 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2018gün ve E:2018/308, K:2018/500 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 21.10.2019 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞIOY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.21.10.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy