T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 655
KARAR NO : 2019 / 685
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.Z.
Vekili : Av.S. G.
Davalı : İzmir Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı
Vekil i : Av.Ö.A.Ü.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Kara KuvvetleriKomutanlığında uzman çavuş olarak görevyaptığını, görevi sırasında, Ege Ordusuyük aktarma noktası olan Ege Ordusu Ulaştırma Oto TaburKomutanlığı'na malzeme teslim etmek maksadıyla gelirkendava konusu kazanın meydana geldiğini, davalı UzmanÇavuş E. K.ın sevk ve idaresindeki …. plakalıMercedes 2628 konteyner taşıyıcı aracın, 19.11.2008günü saat 19.00 sularında Hacılarkırı CaddesindenPınarbaşı istikametine seyrederken, Ege OrdusuUlaştırma Oto Tabur Komutanlığı'na 150-200 metre kalayolun dışına çıkması, sağ tarafınayatması ve elektrik direğine çarpması şeklindemeydana geldiğini, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibitarafından tutulan trafik kazası tespit tutanağında,kazanın, havanın yağışlı, zeminin ıslakolması, cadde üzerinde herhangi bir işaret olmaması veasfaltın düşük banket olması sebebiyle meydanageldiğinin belirtildiğini, yolda gerekli şerit,düşük banket ve aydınlatma önlemlerini almayandavalı İzmir Büyükşehir Belediyesinin, araçişleten konumundaki davalı Milli Savunma Bakanlığı vearacın sürücüsü davalı E.K.'ınmüştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,olayda, araçta bulunan müvekkilinin ise hiçbir kusuruolmadan, olayın mağduru, zarar göreni olduğunu,yaklaşık 2 yıl süren uzun bir tedavi dönemigeçirdiğini, en son Etimesgut Asker HastanesiBaştabipliği'nce TSK'da görev yapamaz raporu verildiğini,bu rapor ile birlikte müvekkilinin malulen emekli sevkine kararverildiğini; yine kaza sonucu müvekkilinde kalıcıhasar, yürüyüş bozulduğu oluştuğunu,aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını düzenleyenGüneş Sigorta şirketinin 17.08.2010 tarihinde müvekkilineuğradığı zarara mahsuben 21.315,00 TL ödemeyaptığını, kaza sonucu çalışıp eldeedeceği gelirinden yoksun kalan müvekkilinin büyük maddikayıpları bulunduğunu, yine kaza sonucu müvekkilininailesiyle sorunlar yaşamaya başladığım, özürlübir vatandaş olarak hayatını idame ettirmek zorundakaldığını ifade ederek; müvekkilininyaşadığı maddi ve manevi zararın bir nebze olsunkarşılanabilmesi için fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile, olay tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatıntahsili istemiyle 1- İzmir Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı, 2-E.K., 3-Milli SavunmaBakanlığı'na karşı adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İzmir7.Asliye Hukuk Mahkemesi: 14.7.2015 gün ve E:2010/552, K:2015/191sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek“1-Davanın ıslahla birlikte kısmen kabulü ile ;95.986,20.-TL maddi, 15.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan19.11.2008 tarihinden itibaren davalılar Milli SavunmaBakanlığı, İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı ve E.K.'dan müştereken vemüteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkintalebin reddine..." karar vermiş, temyiz yoluna gidilmesiüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi: 21.6.2018 gün veE:2015/18596, K:2018/6218 sayı ile, "(...) 1-)Dava, trafikkazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminatistemine ilişkindir.
Davaya konuolayda, yolda gerekli şerit, düşük banket veaydınlatma önlemlerini almayükümlülüğünün gereği gibi yerinegetirilmemiş olması nedeniyle kazanın meydana geldiğiiddiası ile davalı İzmir Büyükşehir Belediyesialeyhine husumet yöneltilmiştir.
Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunludur.
YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarih ve 2015/17-731, 2015/2366 K. sayılıkararı ile de; " davalının hizmet kusuruna dayalızararın tazmini için açılan eldeki davanın bir tamyargı davası olması nedeniyle davada idari yargı mercileri görevli olduğundan yerel mahkemece dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddine karar verilmesi gerekirken önceki karardadirenilmesi usul ve yasaya aykırıdır. " denilmek suretiylehizmet kusuruna dayanılarak açılan davalarda idariyargının görevli olduğu belirtilmiştir.
O haldemahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak belediye aleyhineaçılan bu davada davalı Belediye bakımından davatefrik edilerek HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK'nın 115/2. maddesi gereğincedava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararverilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde kararverilmesi verinde görülmemiştir.
(…)
SONUÇ: Yukarıda(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Belediyevekilinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerledavalı Bakanlık vekilinin temyiz itirazlarının kabulüile hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentteaçıklanan nedenlerle davalı Belediye vekili ile davalıBakanlık vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilikincelenmesine yer olmadığına..." karar vermiştir.
İZMİR7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.11.2018 gün ve E:2018/575,K:2018/616 sayı ile, "(...) Dava, trafik kazası sonucuuğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemineilişkindir.
Mahkememizin14/07/2015 tarih 2010/552 esas 2015/191 karar sayılı kararı ile"Davanın ıslahla birlikte kısmen kabulü ile ;95.986,20.-TL maddi, 15.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan19.11.2008 tarihinden itibaren davalılar Milli SavunmaBakanlığı, İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı ve E.K.'dan müştereken vemüteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkintalebin reddine," dair verilen karar taraf vekilleri tarafındantemyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesinin 21/06/2018 tarih 2015/18596 esas 2018/6218 kararsayılı ilamı mahkememiz kararı bozulmuş,
MahkememizceYargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş,davalı İzmir büyükşehir belediye Başkanlığıhakkında açılan dava mahkememizin bozmadan sonra 2018/462 esasalan dosyadan tefrik edilerek yukardaki esasa kayıt edilmiştir.
Her ne kadardavacı tarafça 19.11.2008 günü meydana gelen kazada yoldagerekli şerit, düşük banket ve aydınlatma önlemlerinialma yükümlülüğünün gereği gibi yerinegetirilmemiş olması nedeniyle kazanın meydana geldiğiiddiası ile davalı İzmir Büyükşehir Belediyesialeyhine husumet yöneltilmiş ise de;
Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi hükmüuyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikameedilmesi gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup ilerisürülmese bile yargılamanın her aşamasındamahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
YargıtayHukuk Genel Kurulunun 04.1.2015 tarih ve 2015/17-731, 2015/2366 K.sayılı kararı ile de; "davalının hizmet kusurunadayalı zararın tazmini için açılan eldekidavanın bir tam yargı davası olması nedeniyle davada idariyargı mercileri görevli olduğundan yerel mahkemece davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararverilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır."denilmek suretiyle hizmet kusuruna dayanılarak açılandavalarda idari yargının görevli olduğubelirtilmiştir.
Somut olayda;davalı İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı hakkında hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davaya bakma görevi Yargıtay bozma ilamındada belirtildiği üzere İdari Yargı yerine aittir. Bunedenlerle açılan davanın HMK’nun 115/2 maddelerigereğince yargı yolu nedeni ile usulden reddine yönelik olarakaşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DavanınYargı yolu bakımından HMK'nun 115/2 maddesi uyarıncaUSULDEN REDDİNE..." karar vermiş, temyiz yolunabaşvurulmaması üzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez fazlaya ilişkinhakkı saklı kalmak kaydı ile, meydana gelen trafikkazasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisleuğranıldığı ileri sürülen 1.000,00-TL maddi.15.000.00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle İzmir BüyükşehirBelediyesine karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
İZMİR4.İDARE MAHKEMESİ: 18.9.2019 gün ve E:2019/738 sayı ile, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra; "(...) Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın, getirtilen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2018/575,K:2018/616 sayılı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, dosyanın incelenmesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine...”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21.10.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu,İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığıyönünden görev uyuşmazlığı doğduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın BelediyeTrafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanınvuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 19/11/2008tarihinde, davacının, Kara Kuvvetleri Komutanlığındauzman çavuş olarak görev yaptığı sırada,Milli Savunma Bakanlığına ait …plakalı Mercedes, …konteyner taşıyıcı aracın uzman çavuşE.K'nın sevk ve idaresinde iken Hacılarkırı CaddesindenPınarbaşı istikametine seyrederken trafik kazasımeydana geldiği, davacının aracın içindebulunduğu trafik kazasında; yolda gerekli şerit,düşük banket ve aydınlatma önlemlerini almayandavalı İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığının kusur ve sorumluluğununbulunduğu iddia edilerek; uğranılan maddi ve manevizararın tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İzmir 4.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2018 gün ve E:2018/575,K:2018/616 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 4.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2018 gün ve E:2018/575,K:2018/616 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 21.10.2019 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy