T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/662
KARAR NO : 2019/662
KARAR TR : 21.10.2019
ÖZET: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.D.
Vekili :Av. İ.K.
Davalılar : 1- AdaletBakanlığı
Vekili : Av. U.B.
2-Ambarlı Gümrük Müdürlüğü
Vekili : Av. R.P.
O L A Y : İstanbul GümrükMuhafaza Kaçakçılık ve İstihbaratMüdürlüğü’nce yapılan soruşturmasırasında, davacı M.D.’in yönetim kurulu üyesive yetkilisi olduğu D. Plastik Sanayi ve Tic. A.Ş. adına tanzimli04.11.2010 tarihli 2010/D1-06025 sayılı Dahilde İşlemeİzin Belgesi kapsamında, Ambarlı GümrükMüdürlüğünce D. Plastik Sanayi ve Tic. A.Ş.adına tescilli 03.08.2011/IM123760, 11.08.2011/IM128765 ve 24.01.2011/IM011371tarih ve sayılı ithalat beyannameleri muhteviyatıeşyaları, gümrük muafiyetli olarak yurda ithal ettiğiürünü, süresi içinde tamamen ihraçetmediği, verilen 30 günlük süre içinde degümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanımatabi tutmadığından bahisle yapılan ihbar üzerine,“geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi kapsamındakiithal edilen eşyayı gümrüksüz olarak serbestdolaşıma sokmak” eyleminin kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı adına BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosunun 09.10.2012gün ve Kabahat Defteri No:2012/3477, Karar No:2012/2394 sayılıkararı ile, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca528.444,00 TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı vekili, idari yaptırımkararının kaldırılması istemiyle adli yargıyerine başvuruda bulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE 2. SULHCEZA MAHKEMESİ; 18.7.2013 gün ve D.İş:2012/2097 sayıile; 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi ile yenidendüzenlendiği ve bu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesiolarak gösterildiği gerekçesiyle başvurunun görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İstanbul7. İdare Mahkemesi, 27.02.2015 gün ve E:2013/2194, K: 2015/359sayılı kararı ile, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarıncaCumhuriyet Savcısı tarafından verilen idari paracezasının idari makam ve mercilerce değil de soruşturmakonusu fiilin suç olmayıp kabahat olarak değerlendirilmesisonucu Cumhuriyet Başsavcılığı’ncaverildiği dikkate alındığında, kararın idariişlemden çok, yargısal nitelikte bir yetkininkullanılması sonucu verilen ceza niteliğinitaşıdığının açık olduğunubelirterek, davanın çözümünün Kabahatler Kanunuhükümleri uyarınca adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davacı tarafından temyiz edilen kararın,Danıştay Onuncu Dairesinin 12.09.2018 gün ve E:2015/3942,K:2018/2555 sayılı kararı ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken, davanın görev yönündenreddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiylebozulmasına karar verilmiş, Adalet Bakanlığıvekilinin karar düzeltme talebi, DanıştayOnuncu Dairesinin 12.03.2019 gün ve E:2019/45, K:2019/1986sayılı kararı ile reddedilmiştir.
İSTANBUL 7.İDARE MAHKEMESİ; 16.07.2019 gün ve E:2019/1142 sayı ile,5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunuuyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılan davanın çözümününKabahatler Kanunu hükümleri uyarınca adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurul-masına karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıylayapılan 21.10.2019 tarihli toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre;
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasıMahkemece, ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinindokuzuncu fıkrasında, “Geçici ithalat, dahildeişleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokan kişiye, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir”,“Yetkili merciler” başlığıaltında düzenlenen 17. maddesinin birinci fıkrasında,“Bu Kanun hükümlerine göre idari para cezasına kararvermeye Cumhuriyet savcısı, 14 üncü maddehükümlerine göre mülkiyetin kamuya geçirilmesine iseCumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza mahkemesiyetkilidir. Bu kararlara karşı, 30/3/2005 tarihli ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre kanun yolunabaşvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3. maddesininbaşlığı “Kaçakçılıksuçları”, maddenin dokuzuncu fıkrası ise,“İhracat gerçekleşmediği haldegerçekleşmiş gibi göstermek ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik göstererek ilgili kanunhükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasaliadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayankişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve ekibelgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşyaarasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde,sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunuhükümlerine göre işlem yapılır”şeklinde önce 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54.maddesi ile yeniden düzenlenmiş, fıkrada yer alan“İhracat gerçekleşmediği haldegerçekleşmiş gibi göstermek ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik göstererek ilgili kanunhükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasaliadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkarsağlayan” ibaresi “İlgili kanun hükümlerinegöre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmakamacıyla ihracat gerçekleşmediği hâldegerçekleşmiş gibi gösteren ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik gösteren” şeklinde,18.6.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunun 89. maddesi iledeğiştirilmiş, 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birinci fıkrasıyürürlükten kaldırılmış, aynı Kanunun64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır.
4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde,“Teminat alınmış olsa bile, gümrükişlemlerine başlanmadan veya bu işlemler bitirilipgümrük idaresinin izni alınmadan antrepolardan veyagümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerdenkısmen veya tamamen eşya çıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“1. Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda;
a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin dört katı idari para cezası verilir.
b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
c) Eşyanın ithali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşlarınvereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu haldeuygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belgealınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde,eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda;
a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir.
b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğuhalde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belgealınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde,eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idari paracezası verilir.
3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. (Ek cümle:18/1/2017 - 6770/12 md.) Kara, deniz ve hava ulaşımaraçları hakkında verilen el koyma kararları, buaraçların siciline şerh verilmek suretiyle icra olunarak elkoyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi işlemlerine devamedilir.
5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerine ilişkinkabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un “İtirazlar ” başlığı altında düzenlenen242. maddesinde ise, “1.Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrükvergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makamyoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir.
3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4.İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir” hükmü yer almıştır.
30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23. maddesinde ise, “(1) Cumhuriyet savcısı, kanundaaçıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahatdolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeyeyetkilidir.
(2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuru yolu”başlığı altında düzenlenen 27. maddesininaltıncı fıkrasında, “Soruşturma konusu fiilinsuç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyleidari yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvuru da bu itirazmerciinde incelenir” ;
5252sayılı “Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun”un, “Lehe olanhükümlerin uygulanmasında usul” başlığı altında düzenlenen 9. maddesindede,
“….. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonrakikanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır.
Dosyanınincelenmesinden, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılıkve İstihbarat Müdür-lüğü’nce yapılansoruşturma sırasında, davacının yetkilisi olduğu D.Plastik Sanayii A.Ş. adına işlem gören DİİB.kapsamında, yurda ithal edilen eşyaların gümrükişlemine tabi tutulmadan serbest dolaşıma sokulduğundanbahisle yapılan ihbar üzerine, “geçici ithalat vedahilde işleme rejimi kapsamındaki ithal edilen eşyayı gümrüksüzolarak serbest dolaşıma sokmak” eyleminin kabahatolduğu değerlendirilerek, davacı adınaBüyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosunun 09.10.2012 gün ve Kabahat Defteri No:2012/3477,Karar No:2012/2394 sayılı kararı ile, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinindokuzuncu fıkrası uyarınca 528.444,00 TL idari paracezası verildiği anlaşılmıştır.
30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır”; Kanunun“Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemeleregöre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olay tarihindeyürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326sayılı Kanun uyarınca, Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64. maddesiile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında da,bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanmasıusulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi hükmünegöre yapılacağı belirtildiğinden, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,İstanbul 7. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinceverilen 18.7.2013gün ve D.İş:2012/2097 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, İstanbul 7. İdare Mahkemesince yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Büyükçekmece 2. Sulh CezaMahkemesince verilen 18.7.2013 gün ve D.İş:2012/2097sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,21.10.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ahmet
ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy