T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 589
KARAR NO : 2019 / 565
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B. S.
Vekilleri : Av. M. Y., Av.A. İ.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av.S. Ç.Ö.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilininadına kayıtlı, sevk ve idaresindeki 27 ... 3809 plakasayılı araçla 20/08/2017 tarih ve saat 20:20 de Beşiriilçesinden Siirt istikametine giderken KM 26+500’e geldiğindearacın yoldaki mıcıra kaptırarak gidişe göreyolun solundaki iki köprü kavşağının ortarefüj bariyer taşlarına aracın komple sol önkısımlarıyla vurarak taklalar atıp geliş istikametindekişeritte tekerlerin üzerinde durması ile tek taraflıyaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini; kazadan sonra, müvekkilinin Hastanede tedavigördüğünü ve %6 sürekli iş gücükaybına uğradığını, tedavigördüğü süre boyunca geçici ve ömrüboyunca katlanmak zorunda olacağı sürekli iş kaybınauğradığını; meydana gelen kazada yolunmıcırlı olmasına rağmen uyarıcı işaretve levhaların bulunmaması ve yolun bakımınınyapılmaması nedeniyle davalı idarenin tam kusurlu olduğunuifade ederek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzereşimdilik bilirkişi raporu ile belirlenecek tutardan şimdilik1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMAN 4.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ; 19.2.2019 gün ve E:2018/466, K:2019/34 sayıile, “(…) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminattalebine ilişkindir.
Davacı,meydana gelen kazada davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün yolun mıcırlıolmasına rağmen uyarıcı işaret ve levhalarınbulunmaması ve yolun bakımının yapılmamasınedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek tazminat talebindebulunduğuna göre hizmet kusuruna dayanmaktadır. DavalıKarayolları Genel Müdürlüğü kamu tüzelkişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlübulunması nedeniyle kamu hizmeti sırasında verdiği iddiaolunan zararlardan dolayı oluşan sorumluluğu özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerineyasalar tarafından verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusuruna dayalı olarakİdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Yargı yolunun caiz olmasıhususunun dava şartlarından olduğu, bu nedenle de kamudüzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarcayargılamanın her aşamasında ilerisürülebileceği gibi, mahkemece re'sen gözetilmesi gerekenbir husustur. Bu açıklamalar ışığında,yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddinekarar verilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığıüzere;
Yargıyolu caiz olmadığından davanın USULDENREDDİNE..." karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmamasıüzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMAN İDAREMAHKEMESİ: 27.6.2019 gün ve E:2019/631 sayı ile, “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.,2., 3., 10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyledeğişik 110. ve geçici 21. maddesi hükmüne;ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin iptalistemini reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararına yer verdikten sonra;”(…) Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda, 27 N 3809 plakalı aracın yoldaki mucura kapılmasınedeniyle direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu meydana geldiğibelirtilen trafik kazasının, davalı idarenin yol yapım,trafik işaret ve levhaların temin ve tesisi hususundasorumluluğunu yerine getirmediği ileri sürülerek meydanagelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim, adlive idari yargı kolları arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918 sayılı Kanun'un110. maddesinin yürürlüğe girdiği 19/01/2011tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlı olarakverdiği kararlarda adli yargının görevli olduğunaişaret edilmektedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıylaUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve bakılmaktaolan davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin konuhakkında karar vermesine kadar ertelenmesine …” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisletazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının 27 ... 3809 plakalı araç ileBeşeri İlçesinden Siirt ili istikametine trafikte seyirhalindeyken, yoldaki mucura aracın kapılarak direksiyonhakimiyetinin kaybedilmesi sonucu trafik kazası meydana geldiği;yolun mıcırlı olmasına rağmen uyarıcıişaret ve levhaların bulunmaması ve yolunbakımının yapılmaması nedeniyle kazanın vezararın oluşmasında davalı idarenin sorumluluğubulunduğu iddia edilerek; şimdilik 1.000.00-TL tutarındakizararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Batman İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.2.2019 gün ve E:2018/466, K:2019/34sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Batman İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.2.2019 gün ve E:2018/466, K:2019/34sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.9.2019gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülenkamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke vekurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın,özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksizyerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy