T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/485
KARAR NO : 2019/588
KARAR TR: 30.09.2019
ÖZET: Esnaf olarak faaliyette bulunan davacının emekli edilmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile kurum tarafından ödenmeyen emeklilik aylığı ile bu süre zarfında kendisinin ve ailesinin yapmış olduğu sağlık giderlerinin ve maddi ve manevi kayıplarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tazmin edilmesiistemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : B.A.
Vekili : Av. B.H.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av. M.T.
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin 7.2.1982 tarihinden beri esnaf olarak faaliyetgösterdiğini, 2008 yılında çıkan torba yasadanistifade ile emekli başvurusu yaptığını, ancakdavalı kurumun kendisini 1982 tarihli girişi başlama tarihiolarak esas almadığını bunun üzerine BingölAsliye Hukuk Mahkemesine dava açtığını Mahkemenin07/02/1982 tarihinde 16/06/1986 tarihine kadar olan sürenin Bağkur4/b kapsamında sigortalı olduğunun tespitine kararverildiğini, Yargıtayca bu kararınınonandığını; emsallerinin 8-10 yıldan beri emekliolduklarını, yasadan istifade edenlerin 2008 yılından beriemekli olduğunu ve bugün itibariyle aylık 1.700,00-TL maaşaldığını, emsallerinin 10 yıldır emekli olduklarını,10 yıl süre ile emekliliğinin inkitayauğradığını, bu süreç içinde kurumunhatasından kaynaklı alamadığı maaştoplamının ve yine kurumun hatasından kaynaklısağlık giderlerinin bilirkişiye hesaplatılaraktoplamının maddi tazminat emsallerine göre emekliedilmediğinden, 10 yıl süre ile maruz kaldığıpsikolojik ve ruhsal deformasyon sebebiyle 50.000,00-TL manevi tazminatındavalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BİNGÖL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.12.2018gün ve E:2018/183, K:2018/462 sayı ile, davacınındavalı kuruma yönelik taleplerinin idarenin eylem ve işlemlerineilişkin olduğu, idari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleri uyarınca,İdari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmeleri gerektiği, Yargıtay'ın 4. H.D.2014/13110 E, 2014/17585 K sayılı ilamında da "...Davalı kurum, bir kamu kurumu olup, eylem ve işlemleri kamusalnitelik taşımaktadır. Davaya konu alacağın,davalı kurum görevlilerinin kendisine tevdii edilen görevi,kusurlu ve görev gereklerine aykırı olarak yerine getirmesi,davalı kurumun da gerekli tedbirleri almayarak bu duruma engelolmamasından kaynaklandığı, savunulduğuna göre;istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idariyargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir. ..."şeklinde değerlendirmelere yer verildiği, dolayısıyladavalı kuruma yöneltilen iş bu davada mahkemeleriningörevli olmadığı, uyuşmazlığın idariyargının görev alanına girdiğianlaşıldığından, HMK 115/2. maddesi uyarınca davaşartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekilibu kez emekli edilmesi istemiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile kurumtarafından ödenmeyen emeklilik aylığı ile bu sürezarfında kendisinin ve ailesinin yapmış olduğusağlık giderlerine yönelik şimdilik 5.000,00.-TL emekliaylık ve sağlık giderlerinin yasal faiziyle birlikte tahsiliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ERZURUM 2. İDARE MAHKEMESİ: 26.6.2019 gün veE:2019/749 sayı ile, davacınınçalışmalarının 5510 sayılı Kanun'un 4/amaddesi (Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafındançalıştırılanlar) ve 4/b maddesi (Köy ve mahallemuhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendiadına ve hesabına bağımsızçalışanlar) kapsamında kaldığı,uyuşmazlığın çözümünde, idariyargının görev alanına ilişkin 5510 sayılıYasa'nın 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununayönelik geçiş hükümlerinin uygulanmayacağıkanaatiyle, adli yargının görevli olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle, adli yargınıngörev alanına giren davada Mahkemelerinin görevliolmadığına, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan30.09.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, esnaf olarak faaliyette bulunan davacının emekliedilmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkinişlemin iptali ile kurum tarafından ödenmeyen emeklilikaylığı ile bu süre zarfında kendisinin ve ailesininyapmış olduğu sağlık giderlerinin ve maddi ve manevikayıplarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun"Bu Kanundan önce yürürlüktebulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçençalışmalar için bağlanacak aylıklarınhesabı" başlıklı geçici 2. Maddesinin ilkparagrafında;“Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihlive 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, buKanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara tabiolanlara bağlanacak yaşlılık aylıklarıaşağıdaki şekilde hesaplanır:” denilmiş,maddenin(c) fıkrasının son bendinde ise, " Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalıveya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklısosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilensigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlaraaylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunlamülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespitolunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindekihükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanunhükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılıKanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleriuygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birincifıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendihükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. BuKanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 ncimaddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerinbirleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmaksuretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriuygulanır.”hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Yasa'nın 106. Maddesinin 5.fıkrasıile yürürlükten kaldırılan 24/5/1983 tarihli ve 2829sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak GeçenHizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun, 1.maddesinde, Kanununamacının; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarınatabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyleilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul veesaslarının düzenlenmesi olduğu; 2.maddesinde; Kanunun,T.C.Emekli Sandığına,Sosyal Sigortalar Kurumuna,Esnaf ve Sanatkarlarve Diğer Bağımsız Çalışanlar SosyalSigortalar Kurumuna, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununungeçici 20 inci maddesine göre kurulan emeklisandıklarına, tabi çeşitli hizmet süreleribulunanların emeklilik, malullük, yaşlılık vebölümleri halinde kendilerine ve hak sahiplerine sağlanacakhakları kapsadığı; 4.maddesinde; kurumlara tabiçeşitli işlerde çalışmışolanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamakkaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasınahakkazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmetsüreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterliolmaması halinde, bu Kanun hükümlerininuygulanmayacağı belirtilmiş; “Aylığıbağlayacak kurum” başlıklı 8.maddesinde;“Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamıüzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresiiçinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmetsürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmetsürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatınagöre aylık bağlanır ve ödenir.”
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma(Ek ibare: 27/1/2000 - 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelereatanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunladeğiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerindensonuncusunun tabi olduğu kurumca,kendi mevzuatına göreaylık bağlanır.”Hükmüne; Uygulanacakesaslar“ başlıklı 10.maddesinde; “Bu Kanunuyarınca bağlanacak aylıkların ödenmesinde vekesilmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatındakiesaslar uygulanır. ”Hükmüne yer verilmiş;yine konuylabağlantılı,mülga 506 sayılı Sosyal SigortalarKanununun 60.maddesinde de; yaşlılık aylığındanyararlanma esas ve şartlarının neler olduğu belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanununun“5434 sayılı Kanunailişkin geçiş hükümleri”başlıklı Geçici 4. maddesinin birincifıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğüzammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödemeverilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haizoldukları müddetçe devam edilir.” hükmüne,aynı maddenin beşinci fıkrasında ise; “Bu maddekapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10.md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olanöğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun bazı hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan“…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin veAnayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, kendisinin7.2.1982 tarihinden itibaren esnaf olarak faaliyette bulunduğu, 2008yılında yürürlüğe giren 6111 sayılıKanun kapsamında primlerini ödemek suretiyle emekliliğe hakkazanacak iken idarece emeklilik statüsünün tevdii edilmemesinedeniyle emekli olamadığından bahisle 2008 yılındanberi emekli sayılması ve ödenmeyen emeklilikaylığı ile bu süre zarfında kendisinin ve ailesininyapmış olduğu sağlık giderlerinin ödenmesiistemiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun emeklilikşartlarını taşımadığından bahisleBingöl Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü'nün 3.4.2019 tarih ve 5133660sayılı işlemi ile reddi üzerine bu işlemin iptali ilekurum tarafından ödenmeyen emeklilik aylığı ile busüre zarfında kendisinin ve ailesinin yapmış olduğusağlık giderlerine yönelik emekli aylık ve sağlıkgiderlerinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle budavanın açıldığıanlaşılmıştır.
Bu durumda, 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, hizmetbirleştirmesinde son yedi yıllık fiili hizmet süresiiçinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca kendi mevzuatınagöre aylık bağlanacağının veödeneceğinin kurala bağlandığı, bu kapsamdadavacının da son yedi yıllık fiili hizmet süresininçoğunu Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi işyerinde geçirdiği;dolayısıyla, sigortalılık süresininbaşlangıcı ve yaşlılık aylığıbağlanmasına yönelik talebinin de bu kapsamdadeğerlendirildiği ve davacının EmekliSandığına tabi hizmetlerinin davalı idarece sayılarakhizmet birleştirmesi ile yaşlılık aylığı bağlanmasıtalebinin 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumKanunuuyarınca yapıldığı; dava konusu işlemin iseemeklilik tarihinin yanlış hesaplanması nedeniyleuğradığı zararların tazminine ilişkin olduğudolayısıyla; idari yargının görev alanınailişkin 5510 sayılı Yasa'nın 5434 sayılı EmekliSandığı Kanununa yönelik geçişhükümleriyle ilgili olmayan, 1479 sayılı Esnaf veSanatkarlar ve Diğer Bağımsız ÇalışanlarSosyal Sigortalar Kurum Kanunu hükümleri değerlendirilmeksuretiyle çözümlenmesi gerekenuyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı mercilerine aitolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Erzurum 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 26.12.2018 gün ve E:2018/183, K:2018/462 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bingöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.12.2018 gün ve E:2018/183, K:2018/462sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,30.09.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy