T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 458
KARAR NO : 2019 / 554
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : U. B.
Davalı : Edirne Belediye Başkanlığı
Vekil leri : Av.Ş.B., Av.A. A.
O L A Y :Davacı dilekçesinde; Edirne ili Yolüstü Köyündeikamet eden öğrencileri sabah ve akşam Edirne Merkezdekiokullarına bırakmak ve almak için İl Milli EğitimMüdürlüğü tarafından görevlendirildiğini,13.03.2018 tarihinde sevk ve idaresindeki 22 ... 497 plakalı aracıylaEski Toki istikametinden Edirne istikameti Acıçeşmemezarlığı önünde, normal seyir halinde iken, asfaltyol üzerindeki iki adet rögar kapağınınçıkmış vaziyette olması nedeni ilearacının dingil ve şase kısımlarındabüyük hasarlar oluştuğunu, ayrıca kendisi ve servisaracında bulunan öğrenciler arasında büyük korkuve panik oluştuğunu, aracının 4 gün boyuncaçalışamadığını, aracın tamir vebakımının kendisi tarafından yaptırılarak polisraporunda sorumlu olarak belirtilen tamir ve bakım masrafları ileçekici bedeli dahil toplam 5.743,76 TL. nı davalı idaredenistediğini, ancak talebinin reddedildiğini ifade ederek;uğradığı zarara karşılık 5.743,76TL ninyasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
EDİRNE2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:20.9.2018 gün ve E:2018/191, K:2018/259sayı ile,"(...) Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birliktedeğerlendirildiğinde; davacı tarafça asfalt yolüzerideki iki adet logar kapağınınçıkmış olması nedeniyle aracında hasaroluştuğu, aracın 4 gün boyuncaçalışmadığı, aracını 5.743,76 TL'yetamir ettiğinden bahisle 5.743,76 TL'nin davalıdan tahsilinin talepedildiği, davalı Edirne BelediyeBaşkanlığı'nın, kamu tüzel kişisi olup,davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediği, yani yürütülen kamu hizmetinin kusurluişletildiği, meydana gelen kazada hizmet kusuru bulunduğu vedavalı idarenin görmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetleri sırasında bu hizmetleri eksik ve gereği gibivermemesi nedeniyle meydana geldiği iddia olunan zararlardan dolayısorumluluğunun özel hukuk hükümlerine tabiolmadığı, Kamu tüzel kişilerinin, yasalartarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırkenoluşan zararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmaktaolup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelerekarşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmüuyarınca, idari yargı yerinde tam yargı davası ikameedilmesi gerekeceği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19/07/2018 tarih,2015/13993 E., 2018/7324 K., 19/07/2018 tarih, 2015/13968 E., 2018/7301 K.,sayılı ilamlarının da bu doğrultuda olduğuanlaşıldığından, davacınındavasının, HMK'nun 114/1 (b) maddesinde belirtilen "yargıyolunun caiz olması" dava şartının bulunmamasısebebiyle, HMK'nun 115/2. madde uyarınca usulden reddine dairaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının,HMK'nun 114/1 (b) maddesinde belirtilen "yargı yolunun caizolması" dava şartının bulunmaması sebebiyle,HMK'nun 115/2. madde uyarınca USULDEN REDDİNE..." kararvermiş, istinaf yoluna başvurulmaması üzerine bu kararkesinleşmiştir.
Davacı bu kez aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
EDİRNEİDARE MAHKEMESİ: 19.6.2018 gün ve E:2018/1573 sayı ile, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra; "(...) Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekimbenzer bir uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümünün 20/04/2018 günlü, E:2018/243,K:2018/276 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Bununlabirlikte, aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak, davacıtarafından davalı idareye karşı açılandavanın, Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/10/2018 tarih ve E:2018/191K.2018/259 sayılı kararı ile görev yönündenreddedildiği, söz konusu kararın kesinleştiğianlaşılmakta olup, görevsizlik kararı vermiş olan adliyargı merciinin görevli olduğu kanaatinevarıldığından, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un19'uncu maddesi hükmü gereğince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek suretiyle, görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması ve davanın esasının incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine kadar ertelenmesigerekmektedir.
Açıklanannedenlerle;
-2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19'uncu maddesi hükmügereğince Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2018/191 sayılıdosyasının mahkemesinden istenilmesine,
- Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2018/191 sayılı dosyası teminedildikten sonra bu karar ile birlikte dava dosyaları UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmek suretiyle görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına,
-Davanınesasının incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararvermesine kadar ertelenmesine...” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğuve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının22 ... 497 plakalı aracıyla, 13/03/2018 tarihinde seyirhalinde iken yolda bulunan rögar kapağının yerindençıkması sonucu meydana gelen kazada araçta hasaroluştuğundan bahisle, kazanın meydana gelmesinde sorumluolduğu iddia edilen davalı idareden 5.743,76 TL hasar bedelinintazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Edirne İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Edirne2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.9.2018 gün ve E:2018/191, K:2018/259 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Edirne İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.9.2018 gün ve E:2018/191, K:2018/259sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.9.2019gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy