T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/443
KARAR NO : 2019/590
KARAR TR: 30.09.2019
ÖZET : Davacı şirketin "lisanssız elektrik üretimi" için yaptığı bağlantı başvurularının reddine ilişkin davalı şirket işleminin iptali ve tazminat istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk
KARAR
Davacı : A.D.
Vekili : Av. A.K.
Davalı : Meram ElektrikDağıtım A.Ş.
Vekili : Av. B.A.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkili tarafından adına kayıtlı Konyaİli, Emirgazi İlçesi, Eskikışla Mevkii, 4447parselde kayıtlı gayrimenkulü üzerine lisanssızelektrik üretim tesisi kurmak için davalıyabaşvurduğunu, müvekkilinin başvurusunundeğerlendirmede olumlu sonuçlandığını,bağlantı için çağrı mektubu başvurusununyapılmasının istendiğini, müvekkilinin 09/09/2014tarihinde 234268 numara ile çağrı mektubu talebindebulunduğunu, davalının 25/12/2014 tarih ve 149373 numaralıyazısı ile internet sayfasında müvekkilininbaşvurusunun sehven olumlu olarak yayınlandığını,bağlanacak noktanın bağlanabilirlik oranının 1 MW'lıktesisler için karşılanmadığını belirterekmüvekkilinin lisanssız elektrik üretim talebinin olumsuzsonuçlandığının bildirildiğini, bu aradabağlanabilirlik oranının 1 MW olduğu diğerbaşvurularınınred ile sonuçlanması üzerine, bubaşvuru sahibinin gerçek/tüzel kişilerin kapasitelerini0,5 MW'a çekerek yeniden başvuruda bulunduğunu ve olumlusonuç alındığını, davalının kusurlueylem ve davranışı nedeniyle müvekkilinden sonrabaşvuranların hak sahibi olduklarını, müvekkilinekapasite kalmadığının bildirildiğini, bu durumunmüvekkiline büyük zarar ve mağduriyetine nedenolduğunu, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyladavalının kusurlu eylemi ile müvekkilininmüracaatının reddi sebebiyle uğramış olduğuzarara ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
Konya 1. İdare Mahkemesi: 9.12.2015 gün veE:2015/1392, K:2015/1535 sayı ile, tazminat talebine konu Kurumunişlem veya eyleminin idari işlem/eylem özelliğitaşımadığı gibi, davacının olayda nihaitalebi olarak akdedilmesini istediği bağlantıanlaşmasının tamamen borçlar hukukuçerçevesinde değerlendirilecek bir özel hukuksözleşmesi olduğu, idari sözleşme niteliğini detaşımadığı açık olup, davacınınbir özel hukuk tüzel kişisinin idari nitelikte olmayanişlemi veya eylemi nedeniyle ve yine bir özel hukuksözleşmesine (bağlantı anlaşması) ilişkinolarak açtığı işbu tazminat davasınıngenel hükümler doğrultusunda görüm veçözüm yerinin de adli yargı mahkemeleri olduğusonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 1-a bendi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu karara karşıdavalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi: 27.4.2016 gün veE:2016/603, K:2016/1510 sayı ile, itiraz edilen mahkeme kararında,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerininbulunmadığı anlaşıldığından, itirazisteminin reddine, itiraza konu mahkeme kararının onanmasınakarar vermiş, bu karara karşı davalı vekili tarafındankarar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi:1.3.2017 gün ve E:2016/1240, K:2017/206 sayı ile, Bölgeİdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltilebilmesi,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54.maddesinde yazılı sebeplerden birinin bulunması halindemümkün olup, kararın düzeltilmesi istemine ilişkindilekçede ileri sürülen sebepler bunlardan hiçbirineuymadığından karar düzeltme isteminin reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.4.2019 gün veE:2017/286, K:2019/199 sayı ile, davanın; davalı idarenin eylemve işlemlerine yönelik olarak açılan zararın tazminiistemli tam yargı davası niteliğinde bulunduğu; bu sebeplemahkemelerinin bu davaya bakmakla görevli ve yetkilibulunmadığı gerekçesiyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının halli için dosyanınişlemlerin durdurularak Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu 19.Maddegereğince Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu önesürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan30.09.2019 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Olay kısmında belirtildiği üzere, tarafları,konusu ve sebebi aynı olan davada; idare mahkemesince adli yargıyerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan,“ Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idariyargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancakdavanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir. ”hükmüne göre,idare mahkemesinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki“Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.)Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararıile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." hükmüne göre ise, adli yargı yeri,davaya bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki,başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğması halinde her ikiyargı merciince işten el çekilmiş olduğundanbaşvurma iradesini davanın taraflarına bırakmışiken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, öncelikle görevsizlikkararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciinbelirtilmesi için re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle, Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’senyapılan başvuru, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamaktadır.
Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren MahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve sonuçtausule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
III-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimineİlişkin Yönetmelik kapsamında lisanssız olarakelektrik üretimi ve ticareti yapmak amacıyla davalı Kurum ilebağlantı anlaşması yapmak isteyen davacıtarafından, kurumca önce bağlantı başvurusunun olumlusonuçlanması, sonrasında ise başvurunun sehven olumlukabul edildiğinden bahisle davacının talebinin reddedilmesineticesinde uğranıldığı ileri sürülen maddizararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktetazminiistemiyle açılmıştır.
Elektrik sektöründeki dağınık yapıyıortadan kaldırmak ve işletmebütünlüğünü sağlamak amacıyla 1970yılında çıkarılan 1312 sayılı Kanun ileTürkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmuş, imtiyazlı şirketleringörev bölgeleri ve belediye sınırlarıdışında tüm yurtta elektriğin üretim, iletim,dağıtım ve satış hizmetleri TEK bünyesindetoplanmıştır. Hizmetlerin daha etkin, daha verimli veçağdaş bir şekilde sürdürülebilmesiamacıyla ve özelleştirme politikalarıçerçevesinde TEK, Bakanlar Kurulunun 12.08.1993 tarih ve 93/4789sayılı Kararı ile, Türkiye Elektrik Üretim-İletimA.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş.(TEDAŞ) adı altında iki ayrı İktisadi DevletTeşekkülü olarak yenidenyapılandırılmıştır. 1994 yılındaTEAŞ ve TEDAŞ tüzel kişiliklerine kavuşmuşlar,233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listede Enerjive Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendiliren"Teşekkül" olarak gösterilmişlerdir.
233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1.maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin: iktisadi devletteşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarının vebunların müesseselerinin, bağlıortaklıklarının kurulmasını, iştiraklerininteşkilini, özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarına uygunolarak yönetilmelerini ve amaçlarına ulaşabilmelerinisağlamak için denetlenmelerini düzenlemek amacıtaşıdığına işaret edilmiş; 2. maddesinde,iktisadi devlet teşekkülü "Teşekkül",sermayesinin tamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara görefaaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisaditeşebbüsüdür." şeklindetanımlanmış; değişik 15. maddesinde, sermayesinintamamı Devlete ait teşebbüslerin, işletmelerinimüessese halinde teşkilatlandırabilecekleri vemüesseselerin, teşebbüs genel müdürününteklifi, yönetim kurulunun kararı ile kurulacağıbelirtilmiş, 4. maddesinde teşebbüslerin, 16. maddesinde demüesseselerin, tüzel kişiliğe sahip oldukları vebuKanun Hükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulundukları ifade edilmiştir.
Buna göre, TEDAŞ' nin, 233 sayılıKanunHükmünde Kararnamede işaret edildiği üzere, özerkbir tarzda ve ekonominin kurallarına uygun olarak faaliyette bulunmaküzere kurulup işletmelerini müessese olarakteşkilatlandıran, sermayesinin tamamı Devlete ait,tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumu olduğu kuşkusuzdur.Ancak, 233 sayılıKanun Hükmünde Kararnamede saklıtutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerinetabi bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Bugün Elektrik dağıtım ve perakende satışsektöründe rekabete dayalı bir ortamınoluşturulması ve gerekli reformların yapılmasınıteminen dağıtım bölgeleri baz alınarak kamu mülkiyetindekielektrik işletmelerinin yeniden yapılandırılmasısuretiyle elektrik enerjisi dağıtım hizmetlerininözelleştirilmesine karar verilmiş ve TEDAŞ 02.04.2004 tarihve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek KuruluKararı ile özelleştirme kapsam ve programınaalınmıştır. Dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır. 31.08.2013 tarihi itibariyle şirketlerleTedaş arasındaki hisse devri sözleşmeleritamamlanmıştır.
Diğer taraftan, Yüksek Planlama Kurulunun 25.11.1993 tarih ve93/T-103 sayılı kararı ile Türkiye ElektrikDağıtım A.Ş.'ne bağlı ortaklık olarak 7Genel Müdürlük kurulmuştur. Bu bağlıOrtaklık Genel Müdürlüklerinden biri olan ve merkeziKonya'da olmak üzere, Konya ve Karaman illerinde hizmet vermekamacıyla kurulan; 01.03.2005 tarihinde Aksaray-Nevşehir-Niğde veKırşehir İşletme Müdürlüklerininbağlanması nedeniyle, hizmet sahası genişleyen "MeramElektrik Dağıtım A.Ş."nin ÖzelleştirmeYüksek Kurulunun 30.04.2009 tarih ve 2009/16 sayılı kararıuyarınca %100 oranındaki hissenin satışınailişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığıile Alcen Enerji Dağıtım ve Perakende Satış HizmetleriA.Ş. arasında 30.10.2009 tarihinde imzalanan Hisse SatışSözleşmesi ile Şirket özelleştirilmiş olupaynı isim altında "Meram Elektrik DağıtımA.Ş." olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
233 sayılıKanun Hükmünde Kararname'nin 35.maddesinde, "Teşebbüs, müessese ve bağlıortaklıklar, işletmelerinde üretilen mal ve hizmetfiyatlarını tespitte serbesttirler." denilmiş; 1.7.2004tarih ve 6083 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeyayımlanan Ana Sözleşmenin 3. maddesinin 1. bendindeŞirketin amacının, "... elektrik enerjisinindağıtımı, perakende satışı ve perakendesatış hizmeti faaliyetlerini "kârlılık veverimlilik" ilkesi çerçevesinde, ticari, ekonomik ve sosyalgerekçelere uygun biçimde yürütmek…
…" olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda davanın açıldığı tarihtedavalı kurumunda kamu kuruluşu niteliği taşımayanMEDAŞ (Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.)'nin olmasıkarşısında idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmekolanaksız olduğundan, uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.4.2019 gün veE:2017/286, K:2019/199 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Konya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.4.2019 gün ve E:2017/286, K:2019/199sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,30.09.2019 gününde Üye Aydemir TUNÇile Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
Dava. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimineİlişkin Yönetmelik kapsamında lisanssız olarakelektrik üretimi yapmak amacıyla davalı Kurum ilebağlantı anlaşması yapmak isteyen davacıtarafından, kurumca önce bağlantı başvurusunun olumlusouçlanması, sonrasında ise başvurunun sehven olumlukabul edildiğinden bahisle davacının talebinin reddedilmesineticesinde uğranıldığı ileri sürülen maddizararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 2.1.a maddesinde; İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları İdarî davatürleri arasında sayılmış olup, idare tarafından,bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamugücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesinve yürütülmesi zorunlu İdarî işlemlerekarşı açılacak davalarda İdarî yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Elektrik enerjisine ilişkin faaliyetleri, temel olarak“üretim”, “iletim”,“dağıtım” ve “ticaret”başlıkları altında toplamak mümkündür.Hizmetin kesintiye uğramasının alternatif maliyetleri çokyüksek olduğu için bütün bu faaliyetlerin birkoordinasyon içinde yürütülmesi şarttır. Bu amaçla,4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile, 2001 yılındakamu tüzel kişiliğini haiz, İdarî ve maliözerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleriyerine getirmek, enerji piyasasını düzenlemek ve denetlemeküzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur.
Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun veilgili mevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628sayılı Kanun'un mülga 2. maddesi, elektrik piyasasıfaaliyetlerini: “piyasada faaliyet gösterecek tüzelkişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptansatış, perakende satış, perakende satış hizmeti,ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olaraksıralamıştır. Kanun'da elektrik enerjisi“iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve TürkiyeElektrik İletim Anonim Şirketi tarafındanyürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğerfaaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuktüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesinekatılabileceği öngörülmüştür. Elektrikpiyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özelayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisansalınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilenyaklaşım, 30.3.2013 tarih ve 28603 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile desürdürülmüştür.
Bu itibarla, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arzgüvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyumiçinde yürütülmesi için düzenleme, denetlemeve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyleyerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucunaulaşılmaktadır.
Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği,"dağıtım" faaliyeti açısından elealındığında, 6446 sayılı Kanun'un"Dağıtım Faaliyeti" başlıklı 9.maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarındabelirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasite artırımyatırımlarını yapma, dağıtım sisteminebağlı ve/veya bağlanacak olan tüm sistem kullanıcılarına,eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin elektrikenerjisi dağıtımı ve bağlantı hizmeti sunmayükümlüğü getirmiştir. Kanun'da ve ilgili yönetmeliklerde"dağıtım" faaliyetini yerine getirecekişletmelerin uyması gereken yükümlülükleraçıkça düzenlenmiştir.
Elektrik dağıtım piyasasının en temelaktörü Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ(TEDAŞ); tüzel kişiliğe sahip, özel hukukhükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla,elektriğin tüketicilere perakende satışı vetüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadidevlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindekielektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanunöncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken,4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtımsektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtımlisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesiöngörülmüştür. 17/03/2004 tarihinde YüksekPlanlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarakyürürlüğe giren "Elektrik Enerjisi SektörüReformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi)ile elektrik dağıtım ve üretim alanları içinözelleştirme girişimi başlatılaraközelleştirme uygulamalarına dağıtımsektöründen başlanacağı belirtilmiş; StratejiBelgesi'ndeki eylem planına uygun olarak ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılıkararıyla TEDAŞ özelleştirme programınaalınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu YüksekPlanlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtımbölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ'ınhissedarı olduğu ve dağıtım ve perakendesatış hizmeti yürüten 20 dağıtımşirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2.maddesinde yer verilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yeralan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletmeve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydıile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyetgöstermek üzere kurulan elektrik dağıtımşirketleri arasında işletme hakkı devirsözleşmesi düzenlenebilir." kuralı uyarınca,TEDAŞ ile % 100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrikdağıtım şirketi arasında dağıtımvarlıklarının işletilmesine yönelik İdarîsözleşme niteliğine sahip "İşletme HakkıDevir Sözleşmesi" imzalanmış ve ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 7.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılıkararıyla da; sermayesinin % 100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrikdağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sistemininişletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacakdağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olaraksatış yöntemi ile özelleştirilmesine kararverilmiştir.
Öte yandan, 14/02/2018 günlü, 30332 sayılıResmi Gazetede yayımlanan Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş. Ana Statüsünün 5. maddesinde, TEDAŞ’ıntüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk vesorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadi devletteşekkülü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde"İşletme Hakkı Devri"ne dayalı olarak uygulanan"Hisse Satış Modeli"ne göre yatırımcı,özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğubölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tekşirket olmaktadır. Ancak, yatırımcınınişletme hakkını devraldığı dağıtımtesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunluunsurların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalmaya devam etmektedir.Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerininsahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkıdevir sözleşmesi çerçevesinde dağıtımvarlıklarının işletme hakkını elde etmektedir.Yani, "hisse satış modeli"nde, mevcut varlıklar ileözelleştirme sonrası yatırımcı tarafındangerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yenivarlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken,yatırımcı, dağıtım tesislerinin ve bu tesislerinişletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurlarınişletme hakkını kazanmakta ve tüm yeniyatırımları gerçekleştirmeyükümlülüğünü üstlenmektedir.Yatırımcı ayrıca, işletme hakkıçerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiğiyükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili altdüzenlemeler uyarınca ve EPDK'nın denetimi altındagerçekleştirmektedir. Davalı dağıtımşirketinin de belirli bölgeler dâhilinde bölgesel tekelolarak elektrik enerjisinin dağıtımıyla görevliolduğu söz konusu kamusal hizmet kapsamında, lisanssızelektrik üretimine ilişkin bağlantıbaşvurularının 02/10/2013 tarihli ve 28783 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında LisanssızElektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Yönetmelikuyarınca çıkarılan Tebliğ çerçevesindedağıtım şirketlerine yapılacağıbelirtilmiştir. Yönetmeliğin "Bağlantı ve SistemKullanımına İlişkin Hükümler"başlıklı bölümünde, bağlantıesasları, bağlantı başvuru süreci, bağlantıbaşvurularının değerlendirilmesi vesonuçlandırılması ve bağlantı ve sistemkullanımı süreci, bu süreçte dağıtımşirketinin yetki ve sorumluluğu, her aşamada hangi idariişlemlerin nasıl tesis edileceği ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı şirketin özel hukuk tüzelkişisi ve dava konusu işlemlerin de özel hukuk işlemiolduğu ifade edilmişse de, özel faaliyetler için sözkonusu olamayacak üstün ayrıcalıklara sahip olan,yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamuhizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiniyürüten davalı şirket ile davacı şirketarasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olarakdeğerlendirilemeyeceği, bu kapsamda kamu gücükullanılarak tek yanlı irade açıklamasıyla tesisedilen dava konusu işlemlerin yargısal denetimini yapma ve buişlemlerden doğan tazminat istemini (ve diğer istemleri) kararabağlama görevinin idari yargı merciine ait olduğuaçıktır.
Bu itibarla, davacı tarafından yapılan söz konusubaşvurunun reddine ilişkin işlemden doğanuyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararma katılmıyoruz.
ÜyeÜye
AydemirTUNÇ Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy