T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 487
KARAR NO : 2019 / 560
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-T. İ. ve diğ.
Vekili :Av. M. Y.Ş.
Davalı : Emniyet Genel Müdürlüğü
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkili Talhaİbiş’in İl Emniyet Müdürlüğüemrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 18.06.2018tarihinde saat 19.00 sıralarında maddi hasarlı ve tektaraflı bir trafik kazasında trafik kaza tutanağıdüzenlemek için olay yerinde bulunduğu ve kaza yeriişaretlemesi yapmak amacıyla 58 ... 0164 resmi plakalı ekiparacının bagajından trafik konilerini almak içingittiği sırada; R. E.’in sevk ve idaresindeki 88 ...776-10 plakalı aracın kendisine çarpması sonucuyaralanarak sakatlandığını; olayda davalıİdarenin, görev esnasında personelinin güvenliğinisağlamak için gerekli özenyükümlülüklerini yerine getirmediği ve gerekli önlemlerialmayıp emniyeti sağlamadığı için kusurlu veyakusursuz sorumluluğunun bulunduğunu; olay sebebiylemüvekkilinin geçici ve sürekli iş gücükaybına uğradığını; büyüksıkıntılar çektiğini, psikolojiksıkıntılar yaşadığını; aynışekilde, müvekkilinin eşi ve çocuklarının dabüyük sıkıntı ve acılar yaşadıklarını;davalının müvekkillerinin zararlarını karşılamadığıiçin bu davayı açtıklarını ifade ederek; 2.000,00TL maddi ve toplam 250.000,00TL manevi tazminatın davalıidareden alınarak müvekkillerine yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.2.2019 gün ve E:2019/26, K:2019/79sayı ile, "(...) Davalı kamu tüzel kişisiolduğundan görmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmeti sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayısorumluluğu, özel hukuk hükümlerine tabi değildir.Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerini kullanırken oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazminiamacıyla idareye karşı hizmet kusurlarına dayanılarak2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerindetam yargı davası açılması gerekir. Davacılardavasını meydana gelen trafik kazasından kaynaklananyaralanmasının davalı idareninyükümlülüklerini yerine getirmediği ve gerekliönlemleri almayıp güvenliği sağlamadığıiçin olayın meydana gelmesinden ve davacılarınyaralanmasından davalının sorumluluğu bulunduğuiddiasıyla hizmet kusuruna dayandırmıştır. Görevkonusu kamu düzenine İlişkin olup ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetilir.
Bu olgularkarşısında; Davacıların davasının yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile H.M.K.'nun 114/b ve 115/2 maddesigereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç vekanaatine varılmakla;
HÜKÜM:
1-Davacılarındavasının yargı yolu yönünden USULEN REDDİ ilemahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE..." karar vermişve bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA1.İDARE MAHKEMESİ: 21.5.2019 gün ve E:2019/626 sayı ile,"(...) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 19/1/2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanunun 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu yasadan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmüyer almaktadır.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişme paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir, itiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idarivargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan. 2918 sayılı Kanun'da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamakladır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2., 125. ve 155.maddelerine aykırı değildir, itirazın reddi gerekir..." (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı: R.G. 27.3.2014. Sayı: 28954, s. 136-147.)
Davadosyasının incelenmesinden davacılar tarafından, görevesnasında meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralanıp sakatkalan T. İ.'e geçici iş göremezlik kaybı vesürekli iş göremezlik kaybından dolayı 2.000,00-TLmaddi 100.000.00-TL manevi, eşi S. İ.ve çocukları B. C.İ. ile H.Z. İ.'e ayrı ayrı olmak üzere 50.000.00'er TLmanevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davadaAnkara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25/02/2019 tarihli ve E: 2019/26,K:2019/79 sayılı kararı ile idari yargının görevalanında olduğu belirtilerek davanın görevyönünden reddine karar verildiği, bu kararınkesinleşmesi üzerine davacının aynı taleplemahkememizde görülen davayı açtığıanlaşılmaktadır.
Yukarıdaaçıklanan 2918 sayılı Kanunun 19/1/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararlangözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 01/06/2015 gün ve E:2015/407,K:2015/417 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce kararverilinceye kadar ertelenmesine..." karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; görevesnasında meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralanıp sakatkalan davacılardan polis memuru Talha İbiş ile eşi veçocuklarının uğradığı zararlarakarşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacılardan Talhaİbiş’in İl Emniyet Müdürlüğüemrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 18.06.2018tarihinde, bir trafik kazasında trafik kaza tutanağıdüzenlemek için olay yerinde bulunduğu ve kaza yeriişaretlemesi yapmak amacıyla 58 ... 0164 resmi plakalı ekiparacının bagajından trafik konilerini almak içingittiği sırada; bir sürücünün sevk veidaresindeki 88 ... 776-10 plakalı aracın kendisineçarpması sonucu yaralanarak sakatlandığı; olayda davalı İdarenin, görev esnasında personeliningüvenliğini sağlamak için gerekli özenyükümlülüklerini yerine getirmediği ve gerekli önlemlerialmayıp emniyeti sağlamadığı için kusurlu veyakusursuz sorumluluğunun bulunduğu iddia edilerek; olaynedeniyle adı geçen ile eşi veçocuklarının uğradığı maddi vemanevi zararların tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 1. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 4. Asliye HukukMahkemesi’nin 25.2.2019 gün, E:2019/26, K:2019/79 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileAnkara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.2.2019 gün, E:2019/26,K:2019/79 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,30.9.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idare tarafındangörevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy