T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/472
KARAR NO : 2019/582
KARAR TR: 30.09.2019
ÖZET : Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında kurum hekimi olarak görev yapan davalıya fazladan ödenen yabancı dil tazminatı ile özel hizmet tazminatı, iş riski, iş güçlüğü zamlarının ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
Vekili : Av. Z.Ö.
Davalı:E.K.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilininBilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında kurum hekimi olarakgörev yapan davalının (A) seviyesinden faydalanmakta olduğuyabancı dil tazminatının geçerlilik süresinindolduğu ve idarece bir alt seviye olan (B) düzeyine indirilmeyerek1.435,24 TL yabancı dil tazminatı tutarının fazlaödendiğinden bahisle borç çıkarılmasınailişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Ankara14. İdare Mahkemesince kesin olmak üzere 02/10/2018 gün veE:2017/876, K:2018/1935 sayılı kararla, dava konusu işleminiptaline karar verildiği, yine aynı rapor esas alınarakmaaşında 21.939,68 TL özel hizmet tazminatı, iş riski,işgüçlüğü zammı tutarının fazlaödendiğinden bahisle borç çıkarılmasınailişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ise;Ankara 18. İdare Mahkemesince 05/04/2018 gün ve E:2017/861,K:2018/466 sayılı kararla, dava konusu işlemin iptaline kararverildiği, yapılan istinaf başvusunun, Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi 27/09/2018 gün veE:2018/801, K:2018/1091 sayılı kararıyla kesin olmak üzerereddedildiği halde davacı kurum tarafından bu defa yineaynı denetim raporu esas alınmak suretiyle 1.435,24 TL yabancıdil tazminatı tutarı ile 21.939,68 TL özel hizmettazminatı, iş riski, iş güçlüğüzammı tutarı olmak üzere toplam 23.374,92 TL'nın fazla ödendiğindenbahisle borç bildirimi ve tebliğ belgesi ile sebepsizzenginleşme hükümleri uyarınca ödemeninyapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziylebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı, süresi içinde verdiği cevapdilekçesinde, davanın idari yargı yerindeçözülmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunulmuştur.
ANKARA 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 5.3.2019 günve E:2018/426 sayı ile, davanın ihtilafın yersiz ödemenedeniyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasıolduğu, yargı yoluna ilişkin görev itirazınınreddi ile mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir.
Davalı tarafından, süresi içinde verilendilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası örneği ile birlikteDanıştay Başsavcılığı’na gönderilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI:"...Uyuşmazlığınçözümünde; ilgiliye yersiz ödendiği belirtilenyabancı dil tazminatı ile özel hizmet tazminatı, işriski, iş güçlüğü zamlarının geriistenilmesine ilişkin işlemin niteliği önemkazanmaktadır.
Yabancı dil tazminatı ile özel hizmet tazminatı,iş riski, iş güçlüğü zamlarınınödenmesine dair olan işlem, idarenin tek yanlı iradesiyle tesisetmiş olduğu, kesin ve yürütülmesi zorunlu niteliktebir idari işlem olup, İdare Hukukunun usulde paralellik ilkesinegöre, bir idari işlemin geri alınmasına ilişkinişlemin de aynı nitelikte olması gerekir. Başka biranlatımla bir idari işlemin geri alınmasına ilişkinişlemler de icrai nitelikte işlemlerdir.
Tümüyle idari nitelikte olan işleme ilişkinuyuşmazlığın idari yargı usul ve esaslarınagöre çözümlenmesi Anayasanın 155. maddesi ilekurulan "idari rejim" sistemi gereğidir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 631sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi ile zam vetazminatlar başlığı altında yeniden düzenlenen, 152.maddesinin (II) "Tazminatlar" başlıklıfıkrasında, görevin önem, sorumluluk ve niteliği,görev yerinin özelliği, hizmet süresi, kadro unvan vederecesi ve eğitim seviyesi gibi hususlar göz önünealınarak bu Kanunda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının(ek gösterge dahil) brüt tutarının bu maddede belirtilenoranları aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca belirlenecek esas,ölçü ve nispetler dahilinde tazminat olarak ödeneceğiöngörülmüş, ödenecek tazminatlar, farklıadlar altında ve farklı kapsamdaki personele ödenebilecekşekilde ayrı ayrı belirtilmiş; bunlar arasındaözel hizmet tazminatı ile diğer zam ve tazminatlara da yerverilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı Bakanlık İçDenetim Birimi Başkanlığının Destek Hizmetleri DairesiBaşkanlığında yaptığı denetim sonucudüzenlenen rapor esas alınarak, kurum hekimi olarak görev yapandavalının (A) seviyesinden faydalanmakta olduğu yabancı diltazminatının geçerlilik süresinin dolduğu ve idarecebir alt seviye olan (B) düzeyine indirilmeyerek 1.435,24 TL yabancıdil tazminatı tutarının fazla ödendiğinden bahisleborç çıkarılmasına ilişkin işleminiptali istemiyle açılan davada; Ankara 14. İdare Mahkemesincekesin olmak üzere 02/10/2018 gün ve E:2017/876, K:2018/1935sayılı kararla, dava konusu işlemin iptaline kararverildiği, yine aynı rapor esas alınarak maaşında21.939,68 TL özel hizmet tazminatı, iş riski,işgüçlüğü zammı tutarının fazlaödendiğinden bahisle borç çıkarılmasınailişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ise;Ankara 18. İdare Mahkemesince 05/04/2018 gün ve E:2017/861,K:2018/466 sayılı kararla, dava konusu işlemin iptaline kararverildiği, yapılan istinaf başvusunun, Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi 27/09/2018 gün veE:2018/801, K:2018/1091 sayılı kararıyla kesin olmak üzerereddedildiği halde davacı kurum tarafından bu defa yineaynı denetim raporu esas alınmak suretiyle 1.435,24 TL yabancıdil tazminatı tutarı ile 21.939,68 TL özel hizmettazminatı, iş riski, iş güçlüğüzammı tutarı olmak üzere toplam 23.374,92 TL'nın fazlaödendiğinden bahisle borç bildirimi ve tebliğ belgesi ilesebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödemeninyapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziylebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde iş budavanın açıldığıanlaşılmıştır.
Danıştay İçtihatları BirleştirmeKurulunun 22.12.1973 gün ve E: 1968/8, K:1973/14 sayılıkararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçekdışı beyanı veya hilesi hallerinde sürearanmaksızın hatalı ödediği meblağı herzaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerdehatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemeninyapıldığı tarihten başlamak üzere davaaçma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süregeçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup;anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralıüzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukukaaykırı işlemine, idare edilenlerin gerçekdışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da gerialınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlıktaşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolaycaanlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bukonuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanakbulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeleriçin süre düşünülemeyeceği, buödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunundışındaki hatalı ödemeler için memurun iyiniyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bunedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındakihatalı ödemelerin dava açma süresi içinde gerialınabileceği belirtilmiştir.
Söz konusu İçtihadı Birleştirme KuruluKararı hatalı ödemelere ilişkin olmakla berabergetirdiği ilkelerin idari işlemlerin geri alınmasına dairgenel ilkeler olduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idare yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veyahilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı işleminiher zaman geri alabilecek, ancak bunun dışında kalan hallerdehatalı işlemini sadece dava açma süresi içindegeri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idari istikrar ve hukukigüvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır.
Bu durumda, ilgilinin kurumda 15/05/2009 tarihinde görevebaşladığı, bu tarihten önce farklısağlık ocaklarında tabip olarakçalıştığı, davaya konu olan fazla ödemelerin,Bakanlığın İç Denetim BirimiBaşkanlığının, Destek Hizmetleri DairesiBaşkanlığında yaptığı denetimde tespitedebildiği, ilgiliye yapılan yersiz ödemelerin, basit birinceleme ile anlaşılabilecek bir hata olmaması nedeniyleaçık hata olarak nitelendirilmesinin mümkünolmadığı, ilgilinin gerçek dışıbeyanı ve hilesi bulunduğunun da idarece ortayakonulamadığı hususları dikkatealındığında, idare ve idari yargı yerleriyönünden bağlayıcı nitelikte olan ve yukarıdaanılan Danıştay İçtihadı BirleştirmeKurulu kararında benimsenen ilkeler karşısında, sözkonusu miktarların ilgiliden tahsili yoluna gidilmesine dair tesis edilenişleme karşı açılan davanın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, durumun anılan Mahkemeye bildirilmesine,22/05/2019 tarihinde kesin olarak karar verildi." şeklinde kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ veAhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan30.09.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalıvekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, 10. maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında kurumhekimi olarak görev yapan davalıya fazladan ödenen yabancıdil tazminatı ile özel hizmet tazminatı, iş riski, işgüçlüğü zamlarının ödemeninyapıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birliktetahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı” başlığınıtaşıyan 2. maddesinin birinci fıkrasında, “1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları,
İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar" hükmüne yer verilmiştir.
İdari davalardan olan iptal ve tam yargı davalarındadavalı daima idaredir. Bir başka deyişle, idari yargıyerinde açılan bir iptal ya da tam yargı davasınabakılabilmesi için, diğer dava koşullarınınyanı sıra, davanın idare aleyhine açılmışolması gerekmekte; idari yargı yerinde gerçek kişileraleyhine dava açılabilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın, ortada idarece kamu gücünedayalı olarak ve idari usul ve esaslara göre re'sen ve tek yanlıbiçimde tesis edilmiş bir işlem veya eyleminden dolayıhak ve menfaati ihlâl edilenler tarafından idare aleyhineaçılmış 2577 sayılı Yasa'nın 2. maddesindebelirtilen davalardan biri olmayıp; davacı idare tarafından,fazla ödendiği ileri sürülen tazminatların iadesinekarar verilmesi istemiyle, gerçek kişi aleyhine açılandava olması karşısında, idari yargınıngörevine giren bir dava bulunduğundan söz etmek olanaksızdır.
Buna göre, idarenin, alacak istemiyle gerçek kişialeyhine açtığı davanın, özel hukukhükümleri çerçevesinde görüm veçözümünde adli yargı yeri görevlidir.
Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı'nca yapılan 22.5.2019 gün ve E:2019/41sayılı başvurunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı'nca yapılan 22.5.2019gün ve E:2019/41 sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 30.09.2019gününde Üye Aydemir TUNÇ'un KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
(X)KARSI OY :
Dosyanın incelenmesinden, davacı Bakanlık İçDenetim Birimi Başkanlığının Destek Hizmetleri DairesiBaşkanlığının yaptığı denetim sonucudüzenlenen rapor esas alınarak, kurum hekimi olarak görev yapandavalının (A) seviyesinden faydalanmakta olduğu yabancı diltazminatının geçerlilik süresinin dolduğu ve idarecebir alt seviye olan (B) düzeyine indirilmeyerek 1435,24 TL yabancı diltazminatı tutarının fazla ödendiğinden bahisleborç çıkarılmasına ilişkin işleminiptali istemiyle açılan davada; Ankara 14. İdare Mahkemesincekesin olmak üzere 02/10/2018 günlü, E:2017/876, K:2018/1935sayılı kararla, dava konusu işlemin iptaline kararverildiği, yine aynı rapor esas alınarak maaşında21.939,68 TL özel hizmet tazminatı, iş riski, işgüçlüğü zammı tutarının fazlaödendiğinden bahisle borç çıkarılmasınailişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ise;Ankara 18. İdare Mahkemesince verilen 05/04/2018 günlü,E:2017/861, K:2018/466 sayılı kararla, dava konusu işleminiptaline karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun, AnkaraBölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 27/09/2018günlü; E:2018/801, K:2018/1091 sayılı kararıyla kesinolmak üzere reddedildiği halde davacı kurum tarafından budefa yine aynı denetim raporu esas alınmak üzere 1.435,24 TLyabancı dil tazminat tutarı ile 21.939,68 TL özel hizmettazminatı, iş riski, iş güçlüğüzammı tutarı olmak üzere toplam 23.374,92 TL'nin fazlaödendiğinden bahisle borç bildirimi ve tebliğ belgesi ilesebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödemeninyapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde iş budavanın açıldığıanlaşılmıştır.
Danıştay İçtihatları BirleştirmeKurulunun 22/12/1973 günlü, E: 1968/8, K:1973/14 sayılıkararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçekdışı beyanı veya hilesi hallerinde sürearanmaksızın hatalı ödediği meblağ her zaman gerialabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalıödemelerin istirdadının hatalı ödemeninyapıldığı tarihten başlamak üzere davaaçma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süregeçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup;anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralıüzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukukaaykırı işlemine, idare edilenlerin gerçekdışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa yada yenialınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlıktaşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolaycaanlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bukonuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanakbulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılanödemeler için süre düşünülemeyeceği,bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunundışındaki hatalı ödemeler için memurun iyiniyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bunedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındakihatalı ödemelerin dava açma süresi içinde gerialınabileceği belirtilmiştir.
Söz konusu içtihadı Birleştirme Kurulukararı hatalı ödemelere ilişkin olmakla berabergetirdiği ilkelerin idari işlemlerin geri alınmasına dairgenel ilkeler olduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idari yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanıveya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalıişlemini her zaman geri alabilecek, ancak bunun dışındakalan hallerde hatalı işlemini sadece dava açma süresiiçinde geri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idariistikrar ve hukuki güvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır.
Bu durumda ilgilinin kurumda 15/05/2009 tarihinde görevebaşladığı, bu tarihten önce farklısağlık ocaklarında tabip olarakçalıştığı davaya konu olan fazlaödemelerin, Bakanlığın iç Denetim BirimiBaşkanlığının Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığındayaptığı denetimde tespit edilebildiği, ilgiliyeyapılan yersiz ödemelerin, basit bir inceleme ileanlaşılabilecek bir hata olmaması nedeniyle açıkhata olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı,ilgilinin gerçek dışı beyanı ve hilesibulunduğunun da idarece ortaya konulamadığı hususlarıdikkate alındığında, idare ve idari yargı yerleriyönünden bağlayıcı nitelikte olan ve yukarıdaanılan Danıştay içtihadı Birleştirme Kurulukararında benimsenen ilkeler karşısında, söz konusumiktarların ilgiliden tahsili yoluna gidilmesine dair tesis edilenişleme karşı açılan davanın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu açıktır.
Tümüyle idari nitelikte olan işleme ilişkinuyuşmazlığın idari yargı usul ve esaslarınagöre çözümlenmesi Anayasanın 155. maddesi ilekurulan "idari rejim" sistemi gereğidir.
Her ne kadar idarenin alacak istemiyle gerçek kişi aleyhineaçtığı davanın, özel hukuk hükümleriçerçevesinde görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olmakla birlikte tarafları, konusu vedava sebebi aynı olan söz konusu uyuşmazlığınhükme bağlanması sonrası ortaya çıkacakhüküm uyuşmazlığının giderilmesi içinuyuşmazlık mahkemesine başvurulması halinde hükümuyuşmazlığının giderilmesinde adli yargı yerindeverilen kararın kaldırılarak idari yargı kararlarınınesas alınmak suretiyle hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verildiği vebu kararların istikrar bulduğu gözetildiğinde, anılanbaşvurunun bu gerekçe eklenmek suretiyle reddi gerektiğigörüşü ile çoğunluk kararınakatılmıyorum.
Üye
Aydemir TUNÇ
Full & Egal Universal Law Academy