T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 602
KARAR NO : 2019 / 566
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : İ. K.
Vekil i :Av.K.B.
Davalı : Körfez Belediye Başkanlığı
Vekil i : Av.N. Ç.A.
O L A Y :Davacı dilekçesinde; şahsına ait bulunan 41 ... 422plakalı aracıyla seyir halinde iken, İrfan CaddesiKavşağında geçirdiği tek taraflı kazasonrasında aracında hasar oluştuğunu; Körfez 1. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 2015/30 D.İş sayılı dosyasındayapılan keşif sonrasında oluşturulan bilirkişi raporunda "trafik açısından eksik ve doğru olmayan altyapı" nedeniyle gerçekleşen kazada kusurun tamamenidarede olduğunun ve araçta oluşan hasarın giderilmesiiçin gerekli masrafın 9.565,00TL olarak tespit edildiğini,araçta oluşan değer kaybının 3.480,00TL. vearaç yokluğu dolayısıyla doğan zararınında 1.200,00TL olmak üzere toplam 14.256,61 TL zararınınolduğunun anlaşıldığını ifade ederek; toplam14.256,61 TL.nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili istemiyle 201.11.2015 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
KÖRFEZ1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20.4.2017 gün ve E:2015/313,K:2017/110 sayı ile, “(…) Dosya kapsamındaki belgeler vetrafik kazası tespit tutanağından 19/10/2015 tarihindesürücü "İhsan KARAAS" idaresindeki 41 NV 422plakalı aracın İrfan Caddesi üzerinde seyir halindeyken tektaraflı yapmış olduğu kaza dolayısıyla maddihasar ile sonuçlanan davaya konu kazanın meydana geldiğianlaşılmıştır.
2918sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin sekizincikısmında yer alan hükümler birliktedeğerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamukuruluşlarına ait motorlu araçların karıştığıkazalar nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla kamuidareleri ve kuruluşlarına karşı açılacaklar dadahil bütün araç sahibi ve işleticilerine karşıaçılan davaların görüm veçözümü adli yargının görev alanınagirmektedir. Fakat davacı, davalı Körfez BelediyeBaşkanlığını hizmet kusuru nedeniyle davaetmiştir. Kamu hizmeti görmekte yükümlü olanbelediyeler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamutüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04/11/2015tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı ile diğeryerleşik kararları da bu yöndedir.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. Bu sebepleaçılacak tam yargı davalarının da idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın davaşartı yokluğundan reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
1-Davada idaremahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, yargı yoluyokluğu nedeni ile davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddelerigereğince usulden REDDİNE..." karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi8.Hukuk Dairesi: 21.2.2019 gün ve E:2017/1671, K:2019/340 sayı ile,istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere kararverilmiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı bu kez vekiliaracılığı ile, aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
KOCAELİ1.İDARE MAHKEMESİ:11.7.2019 gün ve E:2019/720 sayı ile, 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal isteminireddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararına yer verdikten sonra; “(…) Bu durumda, 2918sayılı Kanun'un 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi'ninanılan kararı birlikte değerlendirildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin, karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümündeadli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nce, benzer uyuşmazlıklarailişkin olarak verilen 26.12.2016 tarih ve E:2016/703, K:2016/692sayılı. 28.11.2016 tarih ve E:2016/614. K:2016/606 sayılıve 30.11.2015 tarih ve E:2015/786, K:2015/801 sayılı kararlar da budoğrultudadır.
(…)
Olayda, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca,trafik kazasından kaynaklanan zarara ilişkin olarak doğansorumluluk nedeniyle daha önce Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeaynı konuda açılan davanın 20/04/2017 tarih veE:2015/313. K:2017/110 sayılı kararla görev yönündenreddedildiği de dikkate alınmak ve anılan davadosyasının mahkemesinden getirtilmek suretiyle 2247 sayılıKanun'un 19. maddesine göre görevli yargı merciinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına..." karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 30.9.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruyapıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının 41...422 plaka noluaracıyla 11/10/2015 günü trafikte seyir halindeyken Körfezİlçesi, İrfan Caddesi Kavşağındageçirdiği tek taraflı kaza sonucunda aracında hasaroluştuğu; idarenin sorumluluğunu yerine getirmemesi sonucukazanın ve maddi hasarın meydana geldiği iddia edilerek; toplam14.256.61-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ilebirlikte davalı idareden tahsili istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Körfez 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.4.2017 gün ve E:2015/313,K:2017/110 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Körfez 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.4.2017 gün ve E:2015/313,K:2017/110 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.9.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019 ÜYE AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy