T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 595
KARAR NO : 2019 / 543
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken özelleştirme nedeniyle bir kamu kurumuna atanan davacının, maaş nakil belgesine ek ödeme ve zamların yansıtılması istemiyle davalı Şirkete karşı açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.Ü.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.S.H.Ç.
O L A Y :Türk Telekomünikasyon A.Ş. GenelMüdürlüğü emrinde müfettiş olarak görev yapmaktaiken, 4046 sayılı Kanun hükümleri kapsamında29.10.2010 tarihli müşterek kararname ile DenizcilikMüsteşarlığı Müfettişliğine atanandavacı, söz konusu atama işlemi sırasındadüzenlenmiş olan maaş nakil belgesine ek ödeme vezamların yansıtılması yönünde TürkTelekomünikasyon A.Ş.'ye yaptığı 14.12.2010 tarihlibaşvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin, hukukaaykırı olduğunu ileri sürerek iptali ve işlemnedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle, 22.2.2011 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul2.İdare Mahkemesi: 28.2.2011 gün ve E:2011/333, K:2011/469 sayıile, "(...) davacının 29.10.2010 tarihli müşterekkararname üzerine Türk Telekomünikasyon A.Ş.denilişiği kesilerek Denizcilik MüsteşarlığıMüfettişliğine atandığı ve buna bağlıolarak hakkında maaş nakil ilmühaberinin düzenlendiğitarih itibariyle özel hukuk hükümlerine tabi bir kuruluşolan ve idari makam olma niteliğini kaybeden TürkTelekomünikasyon A.Ş. 'ye karşıaçtığı iş bu davada, taraflar arasındakiilişkinin özel hukuk hükümlerine dayanmasıkarşısında, bakılan davanın görüm veçözümünün adli yargının görevinegirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 15/1. maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine..." karar vermiş; temyiz yolunabaşvurulması üzerine;
DanıştayBeşinci Dairesi: 25.11.2011 gün ve E:2011/3663, K:2011/6876 sayıile, "(...) imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetininyürütmekle görevli ve yetkili kılınmasınedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıolarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasahükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunanpersoneli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiğiişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna varılmakta olup,aksi yöndeki kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanannedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle İstanbul2. idare Mahkemesi'nce verilen 28.2.2011 tarihli, E:2011/333, K:2011/469sayılı kararın 2577 sayılı idari YargılamaUsulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarıncabozulmasına..." karar vermiş; karar düzeltme yolunagidilmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesi: 4.6.2012gün ve E:2012/2993, K:2012/3965 sayı ile, karar düzeltmeisteminin reddine karar vermiştir.
İstanbul2.İdare Mahkemesi: 2.10.2012 gün ve E:2012/1305, K:2012/1655sayı ile, "(...) davacının maaşınınbelirlenmesine ilişkin olarak yeni görev yaptığı DenizcilikMüsteşarlığına başvurması ve uyuşmazlıkçıkması halinde bu kuruma karşı davaaçması gerekirken; 29.10.2010 tarihli müşterek kararnameüzerine Türk Telekomünikasyon A.Ş.den ilişiğikesilerek Denizcilik Müsteşarlığı Müfettişliğineatanan davacının buna bağlı olarak hakkında maaşnakil ilmühaberinin düzenlendiği tarih itibariyle özelhukuk hükümlerine tabi bir kuruluş olan ve idari makam olmaniteliği bulunmayan Türk Telekomünikasyon A.Ş. 'yekarşı açtığı iş bu davadauyuşmazlığın görüm ve çözümününadli yargının görevine girdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle; Danıştay bozma kararına uyulmayarak Mahkememizceverilen 28.02.2011 günlü, E:2011/333, K:2011/469 sayılıkararda ısrar edilmesine ve davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine..." karar vermiş, temyiz yoluna gidilmesi üzerine;
Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulu:23.10.2013 gün ve E:2013/849, K:2013/3263sayı ile, "(...) imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmekle görevli ve yetkili kılınması nedeniyle,diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimikamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabiolan, 406 sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarınanakil hakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusalgörevler yüklenen davalı şirketin, belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varılmakta olup, aksi yöndeki kararda hukukiisabet görülmemiştir.
Açıklanannedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, İstanbul2. İdare Mahkemesi'nin 02/10/2012 günlü, E:2012/1305,K:2012/1655 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA..."karar vermiştir.
Davadilekçesinin tebliğ edilmesi üzerine, davalı TürkTelekom A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili,süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın adliyargının görev alanına girdiğini öne sürerekgörev itirazında bulunmuştur.
İstanbul2.İdare Mahkemesi:30.10.2014 gün ve E:2014/897, K:2014/2036 sayıile, "(...) davanın, 2577 sayılı Yasanın 14/3-e ve15/1-b maddeleri gereğince süre aşımıyönünden reddine..." karar vermiş, temyiz yoluna gidilmesiüzerine Danıştay Onbirinci Dairesi: 24.10.2017 gün veE:2016/6268, K:2017/5672 sayı ile, "(...) açılandavanın süresinde açılmış olduğununkabulü gerekirken, sehven 16.03.2011 tarihinde açılandavanın süresinde olmadığı gerekçesiyle reddiyolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanannedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile mahkemekararının BOZULMASINA..." karar vermiş, karar düzeltmeyoluna gidilmesi üzerine Danıştay Onikinci Dairesi: 21.11.2018gün ve E:2018/3634, K:2018/5513 sayı ile, karar düzeltmeisteminin reddine karar vermiştir.
İSTANBUL2.İDARE MAHKEMESİ: 29.5.2019 gün ve E:2019/614 sayı ile,"(...) Bu durumda; imtiyaz sözleşmesi ile bir kamuhizmetini yürütmekle görevli ve yetkili kılınmasınedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıolarak kimi kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülükleretabi olan, 406 sayılı Yasa hükümleri ile, kamukurumlarına nakil hakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazıkamusal görevler yüklenen davalı şirketin, belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; davalı idarenin görev itirazının reddine…”ve davaya bakmakla Mahkemelerinin görevli olduğuna kararvermiştir.
Davalıvekilinin olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI: “(…)telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003 tarihine kadar "tekelolarak yürütmekle görevli kılınan veçoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekomun, tekelkapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulunun25/07/2005 tarihli ve 2005/9146 sayılı "Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55 oranındaki Hissesinin BlokOlarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14/11/2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OjerTelekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır.
Anayasanın128. maddesinde, "Devletin, kamu İktisadîteşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür" hükmü yer almaktadır.
406sayılı Kanunun Ek 29. maddesinin 03/07/2005 tarihli ve 5398sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında,"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer almaktadır.
Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihindeçalışmakta iken 406 sayılı Kanunun Ek-29. maddesiile 4046 sayılı Kanunun 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen ve sonrasında kamukurumu emrine atanan davacı tarafından; 5473 sayılı Kanunuyarınca ek ödemelerden yararlanma talebiyle yaptığıbaşvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali veişlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarınınyasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle davaaçılmıştır.
Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, / b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, / c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar." idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir.
Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin özel hukuk tüzel kişisiolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğudüşünülmektedir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine …” karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısından yazılıdüşüncesi istenilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde aynıİdarece başvuruda bulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Türk Telekomünikasyon A.Ş. GenelMüdürlüğü emrinde müfettiş olarak görev yapmakta iken, 4046 sayılı Kanun hükümleri kapsamında29.10.2010 tarihli müşterek kararname ile DenizcilikMüsteşarlığı Müfettişliğine atanandavacı tarafından, söz konusu atama işlemisırasında düzenlenmiş olan maaş nakil belgesine eködeme ve zamların yansıtılması yönündeTürk Telekomünikasyon A.Ş.'ye yaptığıbaşvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin, hukukaaykırı olduğunu ileri sürerek iptali ve işlemnedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmıştır.
Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak,özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon AnonimŞirketine satılmıştır.
Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre 29.10.2010 tarihli müşterek kararname ileDenizcilik Müsteşarlığı Müfettişliğineatanan davacı tarafından, söz konusu atama işlemisırasında düzenlenmiş olan maaş nakil belgesine eködeme ve zamların yansıtılması yönündeTürk Telekomünikasyon A.Ş.'ye yaptığı 14.12.2010tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin, hukukaaykırı olduğunu ileri sürerek iptali ve işlemnedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle, 22.2.2011 tarihinde davaaçılmıştır.
2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:
“a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir.
Bunagöre, dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilennedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekilinin yaptığıgörev itirazının reddine ilişkin İstanbul 2.İdareMahkemesinin, 29.5.2019 gün ve E:2019/614 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin yaptığıgörev itirazının reddine ilişkin İstanbul 2.İdareMahkemesinin, 29.5.2019 gün ve E:2019/614 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.9.2019 günündeÜye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
TürkTelekomünikasyon A.Ş. Genel Müdürlüğüemrinde müfettiş olarak görev yapmakta iken 4046sayılı Kanun kapsamında 29/10/2010 tarihinde müşterekkararname ile Denizcilik Müsteşarlığımüfettişliğine atanan davacı, söz konusu atamaişlemi sırasında düzenlenmiş olan maaş nakilbelgesine ek ödeme ve zamların yansıtılmasıyönünde Türk Telekomünikasyon A.Ş.’yeyaptığı 14/12/2010 tarihli başvurusunun zımnen reddineilişkin işlemin, hukuka aykırı olduğunu ilerisürerek iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığıparasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle dava açmıştır.
Uyuşmazlığınçözümünde görevli yargı yerinin belirlenmesiaçısından öncelikle, dava konusu edilen işlemi tesiseden Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin ve bu kuruluştaçalışan personelin özelleştirme öncesi vesonrasındaki hukuki statüsünün ortaya konulmasıgerekmektedir.
TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi, 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu’nun, 18/06/1994 günlü, 21964 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Kanunladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğü’nce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir.
29/01/2000günlü, 23948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren ve Türk Telekom'unözelleştirilmesi amacıyla yapısının yenidendüzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıKanun'un 1. maddesi ile, 406 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenendokuzuncu fıkrada, Türk Telekom’un, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuatın Türk Telekom’auygulanmayacağı kuralına yer verilmiş; anılan kural,23/05/2001 günlü, 24410 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 4673 sayılıKanun'un 1. maddesi ile değiştirilmiş ve TürkTelekom’un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi biranonim şirket olduğu, bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesininyarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuatın Türk Telekom’a uygulanmayacağıbelirtilmiştir. Ayrıca, 4502 sayılı Kanun'un Geçici3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
4502 ve 4673sayılı Kanunlar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Kanuna 4502 sayılı Kanunile eklenen Ek 22.madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom’daki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği, iş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağı kurallarına yer verilmiş,ayrıca, aynı Kanunun Geçici 4. maddesinde, 4502 sayılıKanunun yürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekom’da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışmakta olanlardan isteyenlerin iş mevzuatınatabi personel statüsüne geçirileceği, işmevzuatına tâbi personel statüsüne geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devam olunacağı kurala bağlanarak, işmevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük hakları korunmuştur.
4502sayılı Kanun'un Resmi Gazete’deyayımlandığı 29/01/2000 gününden,özelleştirme sürecinin tamamlanmasının ardındanhisse satış sözleşmesinin imzalandığı14/11/2005 tarihine kadar geçen bu dönemde, sermayesinin yüzdeellisinden fazlası kamuya ait olan Türk Telekom'un bir kamukuruluşu olduğu ve personeliyle arasında doğanuyuşmazlıklara idari yargıda bakılacağıDanıştay kararlarında kabul edilmiştir. (ÖrneğinDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/06/2010günlü, E:2010/329,K:2010/1310 sayılı kararı.)
Hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi”nin imzalandığı 14/11/2005 tarihindensonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşuniteliğini kaybetmiştir.
Belirtilentarihten sonra, kural olarak, Türk Telekom personelinin kamu personeli veişlemlerinin idari işlem sayılamayacağı, bir özelhukuk tüzel kişisi olan Türk Telekom'a karşı idariyargıda dava açılamayacağı açıktır.
Ancak, 406sayılı Kanun'un Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre, Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom’da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam edecek, malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir. Aynıfıkranın, 5457 sayılı Kanunla değiştirilencümlesinde ise , maddede sayılanlardan aylıksız izninbitiminden sonra T. Telekom'un tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkrayaistinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmayadevam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beşyıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sonaerenlerin, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmaküzere, sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocaktarihindeki 3. fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle DevletPersonel Başkanlığı'na bildirilecekleri, Türk TelekomYönetim Kurulu'nca 15/04/2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına, bu tarihtenDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadargeçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacakartış, oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacaktutarın dikkate alınacağı hükmebağlanmıştır.
Aktarılankanuni düzenleme ile, T. Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinlisayılmasına ve aylıksız izin süresinin bitimindenitibaren beş yıl süre ile nakil hakları korunarak özelhukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statülerinin devam ettiği , izinsüresinin bitiminden itibaren beş yıl süreyle de kamupersoneli statüsüne nakil haklarının korunduğuanlaşılmaktadır.
Diğeryandan, İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir.
Bugörevler kapsamında, 406 sayılı Kanun hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelinindevlet personel başkanlığına bildirilmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılanişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.
Sözkonusu işlemler, içerikleri itibarıyla idari işlemniteliğinde olmakla beraber, bir özel hukuk tüzel kişisiolan davalı şirketçe tesis edilmiş olmalarınedeniyle idari yargı denetimine tabi olup olmayacağı daayrıca değerlendirilmelidir.
Davalışirketin, Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasındaimzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmek görevve yetkisi ile donatıldığı, bu görev ve yetkilerdahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu yukarıdabelirtilmiştir.
Belirtilenstatüsü ve özel kanun hükümleri gereğincebazı kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülükleresahip olması nedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özelhukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statüiçinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzerdurumdaki özel hukuk tüzel kişileri ile ilgili olarakDanıştay tarafından verilen kararlarda, kamusalayrıcalıklarla donatılan veya kamu kesimi ile, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı bir ilişkisibulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin, nitelikleri esasalınmak suretiyle idari işlem olarak kabul edildiği ve idariyargıda dava konusu edilmesinin olanaklı olduğunun belirtildiğigörülmektedir. Örneğin, Danıştay OnuncuDairesinin 21/05/1996 günlü, E:1995/4326, K:1996/2769sayılı kararıyla, Ankara Büyükşehir Belediyesiile Atatürk Orman Çiftliği tarafından kurulan adiortaklık niteliğindeki Şehirlerarası Terminalİşletmesinin, kamu kaynaklarından yapılan harcamalarla kamuhizmeti görmek üzere kurulması ve personelinin kamu personeliolması dikkate alınarak tesis ettiği işlemler, idariişlem sayılmıştır. Danıştay OnbirinciDairesinin, 25/01/2011 günlü, E:2010/5904, K:2011/570sayılı kararıyla da, TÜPRAŞ'ınözelleştirilmesinden sonra, kamu kurumlarına nakil hakkıbulunan personele kıdem tazminatı ödememesi yolunda tesisettiği işlemler, nakledilen personelin kamu personeli olması veanılan şirkete nakil süreci ile ilgili olarak bazıgörevler yüklenmesi nedeniyle, idari işlem kabul edilerek idariyargı denetimine tabi olduğu sonucunavarılmıştır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 13/02/1995 günlü, E: 1995/2, K: 1995/1 sayılıkararında da, Dernekler Kanununa tabi bir özel hukuk tüzelkişisi niteliğinde olan Türkiye Jokey Kulübübünyesinde yer alan Komiserler Kurulunun işlemleri,müşterek bahis tertip etme yetkisine sahip olması ve kurulüyeleri arasında idarenin temsilcilerinin de yer almasıgözetilerek idari işlem sayılmıştır.
Bu durumda;imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkıbulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.30.9.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy