T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/555
KARAR NO : 2019/617
KARAR TR: 30.09.2019
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar: Adli Yargıda
F.Y.
İdari Yargıda
1-F.Y.
2-A.Y.
3-İ.Y.
4-N.Y.
5-Ş.Y.
6-M.Y.
7-Y.E.Y.
8-A.Y.
Vekili :Av. B.H.
Davalı :Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili :Av. Ö.Y.
Birleşen Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/279 Esas sayılıdosyası
O L A Y : Davacılarvekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi (eşi) CanerYazıcı'nın sürücüsü olduğu 12 AF 593plakalı araç ile Karlıova - Yedisu Karayolunda seyir halindeiken direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki PerisuyuDeresine düşmesi sonucunda meydana gelen tek taraflı trafikkazasında yaşamını yitirdiğini, kazanınoluşumunda müteveffa kadar davalı idarenin de kusur ve ihmalibulunduğunu, kaza yapılan yolun Bingöl İli'nin ikiilçesini birbirine bağladığını; ancak, yolüzerinde asgari hiç bir önleminalınmadığını, müvekkilinin desteği olanmüteveffanın, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan kaza nedeni ileyaşamını yitirdiğini, davacınınmüteveffanın desteğinden yoksun kaldığınıileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davacı vekili 09/10/2017 tarihli dilekçesi ile madditazminat talebini toplam 42.306,89-TL olarak ıslah etmiştir.
Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi: 8.2.2018 gün veE:2016/215, K:2018/69 sayı ile, Müteveffanınyakınlarının kaza nedeniyle uğradıkları manevizarara göre, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek fakat caydırıcılıkda sağlayacak oranda bir manevi tazminat miktarı takdir edilerekkısmen kabul şeklinde hüküm tesis edildiği"gerekçesiyle; Asıl davanın kabulü ile 42.306,89-TL tazminatınkaza tarihi olan 28/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşendavanın Kısmen kabulüne karar vermiş, bu kararakarşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinafisteminde bulunulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi: 11.12.2018gün ve E:2018/949, K:2018/2021 sayı ile, mahkemece, davalıKarayolları Genel Müdürlüğü aleyhine hizmetkusuruna (yolda gerekli işaretlemelerin ve bakımınyapılmadığı iddiasına) dayanılarakaçılan asıl ve birleşen davada, adli yargının,yargı yolu bakımından caiz olmaması nedeniyle davanınusulden reddine karar verilmesi gerekirken, asıl ve birleşendavanın esasına girilerek yazılı olduğu şekildekarar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle,davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nm353/(l)-a-4 maddesi uyarınca, yerel mahkeme kararının esasıincelenmeksizin kaldırılmasına ve yukarıda izahedildiği şekilde karar verilmek üzere, dosyanın yerelmahkemesine gönderilmesine; kararın kaldırma sebep veşekline göre davacılar vekilinin istinaf itirazlarınınbu aşamada incelenmesine yer olmadığına kararvermiştir.
BİNGÖL 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 7.2.2019gün ve E:2019/14, K:2019/71 sayı ile, kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı idarenin kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundankaynaklanan zararlar yönünden açılan davalarınİdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesihükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tamyargı davası olarak açılması gerektiğigerekçesiyle, davanın yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez,kaza nedeniyle hayatınıyitirmesinden dolayı, Eş Fatma için 42.306,89-TL maddi,30.000,00-TL manevi, diğer davacılar için 85.000,00-TL manevitazminatın kanuni faizi ile birlikte tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
ERZURUM 2. İDARE MAHKEMESİ: 3.7.2019 günveE:2019/516 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ veAhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan30.09.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların murisininaracıyla seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kaza neticesindeoluştuğu önesürülen zararın tazmini talebiylebakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Erzurum 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 7.2.2019 gün ve E:2019/14, K:2019/71 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 7.2.2019 gün ve E:2019/14,K:2019/71 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,30.09.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idare tarafındangörevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy