T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 608
KARAR NO : 2019 / 568
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-A. T.
2-E..T.
Vekili : Av. F.K.
Davalılar
(Adli Yargıda) : 1-Kahramanmaraş BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı
Vekili : Av. T.G.
2- Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. S.C.
(İdari Yargıda) : Kahramanmaraş BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; 16.11.2018 tarihindemüvekkillerinden Abidin TANIRLI tarafından kullanılan 46 ... 435plakalı araçla davalı idarenin alması gerekenönleyici tedbirleri almaması (bariyer, uyarıcı trafiklevhaları vs. bulunmaması) nedeniyle Çukurhisar Mahallesimevkiinde maddi hasarlı ve yaralanmalı bir trafik kazası meydanageldiğini; bahsi geçen trafik kazasında müvekkillerininhiçbir kusurunun bulunmadığını, trafik kazasıtespit tutanağında her ne kadar davacı A. T.’nınbirinci dereceden kusurlu olduğu belirtilmişse de, düzenlenentutanağın birçok maddi hata ve eksiklikiçerdiğini, sözkonusu tutanakta müvekkilinin"Aracın Hızını Uydurmaması Sonucu” diye biribareye yer verildiğini ancak tutanakta kazaya konu aracınhızının ne olduğunun, kazanın oluş seyri ilealakalı bir bilgiye yer verilmediğini, ayrıca kazanınmeydana geldiği yolun; kar ve buzla kaplı olduğunu, bu yolda buşartlarda hız yapılmasının hayatın olağanakışına aykırı olduğunu, davalı idaretarafından kazanın meydana geldiği yola bariyer,sürücüleri uyarmak amaçlı uyarıcı levhavs. konulmadığını, kazanın oluşunda herhangi birkusuru bulunmayan müvekkillerinin ağır yaralanmış olduğunu, uzun süre hastaneden yatarak tedavi gördüklerini, kazanınolumsuz etkilerinin sürdüğünü ifade ederek; müvekkillerininuğramış oldukları maddi ve manevi zararları gidermekmaksadıyla her biri için ayrı ayrı 1.000TL maddi, 50.000TL manevi tazminat olmak üzere toplam 102.000 TL'nin kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle 31.12.2018tarihinde, 1-KahramanmaraşBüyükşehir Belediyesi Başkanlığıve 2- Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı adliyargı yerinde dava açmıştır.
KAHRAMANMARAŞ2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.4.2019 gün ve E:2018/681,K.2019/167 sayı ile, “(…) Eldeki dava Hizmet Kusuru NedeniyleMaddi ve Manevi Tazminata yönelik davadır.
Toplanandelillere göre dosyanın bir bütün olarak incelenmesineticesinde: Dosyaya sağlanan bilgi ve belgeler ile tüm dosyakapsamına göre; Her ne kadar davaya konu olayda araçtrafiğine mahsus yolda gerekli düzenlemelerinyapılmadığını, yola sürücüleri uyarmakamaçlı uyarıcı levha konulmadığını,davacıların trafik kazasından dolayı ağıryaralandıkları belirtilerek kazanın meydana geldiğiiddiası ile davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminat davasıyöneltilmiş ise de, Kamu tüzel kişilerinin, yasalartarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunun 2. Maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiğindenbu nedenle davanın HMK'nun 114/1 -b maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davaşartı yokluğundan usulden reddine ilişkin aşağıdakişekilde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatinevarılmıştır
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda;
1-) DavanınHMK'nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK’nın 115/2 maddesi gereğincedava şartı yokluğundan usulden REDDİNE.." kararvermiş, istinaf yoluna başvurulmaması üzerine bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemleKahramanmaraş Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığına karşı idari yargıyerinde dava açmıştır.
KAHRAMANMARAŞ İDARE MAHKEMESİ: 21.8.2019gün ve E:2019/701 sayı ile,“(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 3., 10., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.ve geçici 21. maddesi hükmüne yer verdikten sonra;“(…) Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un. trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 29/04/2019 tarih ve E:2018/257, K:2016/352sayılı kararı ve müstekar kararları da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca, işbu dava dosyasının ve Kahramanmaraş 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2018/681 sayılı dava dosyasınıngörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine …”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekindeadli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararların, davalı idarelerin hizmet kusurundankaynaklandığından bahisle tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgiligörev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne; Kanunun 10. maddesindede, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görevve yetkileri arasında olduğu hükmüne yer verilmiştir.. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyaların incelenmesinden; davacılardan AbidinTanırlı’nın, kullandığı 46 ... 435plakalı araçla Kahramanmaraş İli Onikişubatİlçesi Çukurhisar Mahallesi'nde trafikte seyir halindeyken,yolda koruyucu bariyer, uyarıcı trafik levhaları vs.nin bulunmaması nedeniyle meydana geldiği iddia olunan maddi hasarlıve yaralanmalı trafik kazasında, idarenin/idarelerin hizmet kusurubulunduğundan bahisle, uğranılan zarara karşılık toplamda102.000 TL maddi ve manevi tazminatın kaza tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan/davalılardantahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özelhukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Kahramanmaraş İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Kahramanmaraş 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.4.2019gün ve E:2018/681, K.2019/167 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kahramanmaraş İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Kahramanmaraş 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.4.2019gün ve E:2018/681, K.2019/167 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.9.2019gününde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞI OY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy